Demir çelik ve lastik kaplama endüstrisi için makine üreten şirketin, eski çalışanlarının ticari sır ve teknik çizimleri kullanarak haksız rekabet oluşturması iddiasıyla açtığı maddi tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, eski çalışanlarının kendi bünyelerinde edindikleri teknik çizimleri, proje detaylarını ve müşteri çevresini kullanarak davalı şirketi kurup, birebir aynı makinaları üreterek haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek önlenmesini ve maddi tazminat talep ederken; davalılar, rekabet yasağının iş akdi sona erdikten sonra yazılı bir anlaşma olmadan geçerli olmadığını, üretilen makine ve ekipmanların evrensel standartlara uygun olup ticari sır niteliği taşımadığını ve kendi ürünlerinin davacınınkilerden farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/919 Esas, 2025/1077 KararKARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2018/756 E., 2023/254 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 1990 yılında kurulan ve demir çelik endüstrisi ve lastik kaplama sanayisi için makinalar ile farklı endüstri kollarına otoklav ve basınçlı ekipman imalatı yapan müvekkilinin eski elemanları tarafından kurulan davalı şirketin, ortaklarından ...'ın 02.07.2009-29.03.2017 tarihleri arasında müvekkilinin lastik kaplama makinaları proje yöneticisi, ...'ın 03.06.2014-13.04.2015 tarihleri arasında elektrik otomasyon servis personeli ve ...'nin 07.09.2010-09.11.2015 tarihleri arasında proje satış mühendisi olarak çalıştığını, yine davalı şirket çalışanlarından ..., ... ve ...'in müvekkilinin eski çalışanları olduğunu, ...'ın müvekkili ile iş akdini feshettikten yedi gün sonra diğer davalı ... ile davalı şirketi kurduğunu, ...ın lastik kaplama makinaları proje yöneticisi olarak çalışmış olması nedeniyle, müvekkilinin uzun yıllardan beri araştırma ve çalışmasının sonucu ürettiği makinalara ait teknik çizimlerine, proje detaylarına ve ticari sırlarına sahip olduğunu, davalı ...'nin proje satış mühendisi olarak müvekkilinin müşteri çevresini bildiğini, yine davalı ...'ın müvekkilinin ticari sırları ve ... ile ilgili tüm bilgilere vakıf olduğunu, davalı ... Makina Mühendislik İnşaat ve Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bu ortakları vasıtası ile elde ettiği teknik çizimleri birebir kullanarak müvekkilinin ürettiği makinaların bire bir aynısını müvekkilinin portföyündeki müşterilerine sattığını, anılan bu davranışın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, davalılara ihtarname keşide edilerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son verilmesi ihtar edilmiş ise de davalıların bu eylemlerini sonlandırmadıklarını ileri sürerek davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle önlenilmesine, durdurulmasına, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiş, 07.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davalılardan ... Makina Mühendislik İnşaat ve Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve ... ile "Sulh ve İbra Sözleşmesi" düzenlenmiş olması nedeniyle bilirkişi tarafından tespit edilen 30.750,00 TL maddi zararın 07.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; rekabet yasağının iş akdinin devamı süresince geçerli olduğunu, iş akdi sona erdikten sonra müvekkilinin rekabet etmeme yükümlülüğünden söz edebilmek için yazılı bir anlaşmanın varlığı gerektiğini, basınçlı kap (... vb.) ekipmanları üretiminin 1930 öncesi yıllara dayandığını, dünyanın dört bir tarafında aynı metot ve yöntemler ile yapıldığını, lastik kaplama ve kauçuk imalatı yöntem ve metotlarının aynı olmasından dolayı dünya çapında üretilen tüm makine ve ekipmanların genel olarak birbiri ile benzerlik gösterdiğini, davalı şirket tarafından üretimde kullanılan makinaların ilave teknik özelliklerini belirleyen hususun müşterinin teklifi olduğunu, davacının ürettiğini iddia ettiği ürünlerin patentinin bulunmadığını, davacının kullandığı makinalar ile davalı şirket tarafından kullanılan makinaların, evrensel standart özelliklerinin dışında kalan özellikleri ve bu özellikleri meydana getiren teknik çizimleri bakımından karşılaştırıldığında farklı olduklarını, bilirkişi incelemesi neticesinde davacının iddia ettiğinin aksine, ticari sır niteliğinde bir özel bilginin müvekkili tarafından kullanıldığının tespit edilmediğini, lastik kaplama sektöründe yer alan müşterilere ulaşmanın davacının tekelinde olmadığını ve bu sektörde yaklaşık 250 civarında kaplamacı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından üretilen makinaların davacının ürettiği makinadan tamamen farklı olduğunu, müvekkillerinin davacı şirketten ayrılarak ayrı bir şirket kurmasının haksız rekabet oluşturmayacağını, müvekkillerinden ... ile...'in davacı şirketteki konumları gereği davacının teknik çizim ve planlarına erişemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ..., ... ve ... Makina Ltd. Şti. ile davacı arasında sulh sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmenin şartlarının yerine getirildiği, davalı ...'ın, davacının ürettiği makinalara ait teknik çizim, proje ve ticari sırlarını kopyalamak suretiyle davacının ürettiği otoklav makinasının birebir aynısını veya taklitlerini üretmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, haksız rekabet teşkil edecek üretim tüm davalılar tarafından gerçekleştirilmekle birlikte, üretilen makineyi satıp doğrudan menfaat elde eden yalnızca davalı şirket olduğundan tazminat ve diğer hususlara ilişkin taleplerin ürünü doğrudan satmayan, kazanç sağlamayan davalı ...'dan talep edilmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliği taşıdığı gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... Makina Mühendislik İnşaat ve Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'a yönelik davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın, davacının ürettiği makinalara ait teknik çizim, proje ve ticari sırlarını kopyalamak suretiyle davacının ürettiği otoklav makinasının birebir aynısını veya taklitlerinin üretimini sağlamasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacı şirketin eski çalışanı olan ve davacının teknik verilerine erişim yetkisi bulunan davalı ...'a ait taşınabilir bellekte bulunan teknik çizimlerde davacı şirkete ait amblem ve teknik çizimler, mailler ve dosyaların yer aldığı, davalı şirkete ait teknik çizimlerin bu çizimlerle bire bir aynı olduğu, davalı şirket tarafından bu veriler esas alınarak üretim yapılarak elde edilen ürünlerin satışının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine, davacının davasını 6102 sayılı TTK 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabete dayalı olarak olarak bu fiili gerçekleştiren ve aralarında davalı ...'ın da bulunduğu birden fazla kişiye yönelttiği, Mahkemece, davalıların eylemlerinin bir bütün halinde haksız rekabet teşkil ettiği ve davalıların eyleminin aynı olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, davalı ...'ın gerçekleşen zarardan sorumlu olmadığının kabulünün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 61 ve devamı maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk hükümlerine aykırılık taşıdığı, davalı ...'ın bilirkişi tarafından tespit edilen ve 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesine uygun olarak belirlenen 30.750,00 TL maddi zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, haksız rekabetin men'i ile maddi tazminat talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.