İş kazası sonucu yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat talebinin, çoklu davalı işverenler ve sürücü arasındaki sorumluluk tartışmasıyla Yargıtaya taşınması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 26.09.2015 tarihinde davalıların iç içe geçmiş organizasyonlarında araç tamiri sırasında meydana gelen iş kazası sonucu yaralanması üzerine açtığı maddi (ıslahla 789.796,51 TL) ve manevi (200.000 TL) tazminat davasına ilişkin olup; davacının kaza nedeniyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararlarını talep etmesi karşısında, davalıların olaydaki kusur oranları, hukuki sorumlulukları ve iş güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığı konularında birbirlerinden farklı savunmalar sunarak davanın reddini talep ettikleri bir yargılama sürecini özetlemektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2243 E., 2025/1881 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş MahkemesiSAYISI : 2024/206 E., 2024/306 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... ...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... A.Ş. kadrosunda olup davalı ... Genel Müdürlüğüne ait Bayraklı Soğukkuyu ... garajında çalıştığını, her iki şirketin .. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ulaşım alanında hizmet veren iç içe geçmiş organizasyonlar olduğunu, diğer davalı ...’ın ise ... Genel Müdürlüğünde kadrolu şoför işçisi olarak çalıştığını, olaya neden olan .. plakalı aracı kullandığını, 26.09.2015 tarihinde araçların tamiri esnasında davacı müvekkilinin yaralandığını, ...’nın karşılamadığı gözlük ve ulaşım masrafları olduğunu, olay nedeniyle parasal kazancı düştüğünü artık daha düşük maaşla geçimini kazanmaya çalıştığını, çalışma gücünün azalması sebebiyle kazanç kaybı meydana geldiğini, ekonomik geleceğinin sarsılması sebebiyle kazanç kaybı oluştuğunu beyanla fazlaya yönelik hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan zararları ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan zararlar için 1.000TL olmak üzere 4.000,00.-TL maddi, 200.000,00.-TL manevi tazminatın 26.09.2015 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacı vekili 22.02.2021 tarihli ıslah dilekçesinde, maddi tazminat talebi 789.796,51 TL olarak artırmıştır.II. CEVAP Davalı ... vekili, müvekkilinin ... Genel Müdürlüğünün .. Mahallesinde bulunan atölyesinde irtibat şoförü olarak 2007 yılından beri çalışmakta olduğunu, görevinin atölyedeki arızalı araçları kanallara koyup çıkarmak ve servis sırasında arızalanan araçları atölyeye çekmek olduğunu, müvekkilinin atölye çalışanlarının talimatları ile araçları istenilen ve belirlenen yerlere çektiğini, olay günü müvekkilinin davacının talimatı ile .. plakalı otobüsü çektiğini, ancak davacının çekme zinciri gevşeyince henüz otobüs durmadan acele ederek iki araç arasına girdiğini, müvekkilinin fren yapmasına, korna ve sesle uyarmasına rağmen kazanın oluşumuna engel olamadığını, bu nedenle müvekkilinin olayda kusurunun olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, İdareleri ile ... A.Ş. arasında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15... . maddesi uyarınca imzalanan “Toplu Ulaşım Hizmetleri ve Araç Bakım Onarım Hizmetlerinde Çalıştırılmak Üzere Personel Temini Sözleşmesi” imzalanmış olup, davacının idarelerinde bu sözleşme kapsamında çalıştığını, davacının bu sözleşme kapsamında Araç Bakım Onarım Dairesi Başkanlığı 2. Bölge Şube Müdürlüğünde 14.06.1998 tarihinde karoser ustası olarak çalışmaya başlamış olup, 01.12.2016 tarihinden itibaren ise Atölyeler Bilgi Yönetimi ve Planlama Müdürlüğünde arşiv görevlisi olarak çalıştığını, idarelerinde hizmet alım sözleşmesi ile çalışan personelin her türlü özlük işleri, e-bildirge, işe giriş ve çıkış işlemlerini gerçekleştirenin yüklenici şirket olduğunu, iş kazası ve meslek hastalığı vb. durumların yaşanması durumunda doğacak sorumluluğun da yüklenici şirkete ait olduğunu, gerek idareleri tarafından gerekse ... A.Ş. tarafından İşgüvenliği ile ilgili her türlü tedbirin alındığını, davacının işinde 18 yıllık tecrübeli bir kişi olduğunu, arızalı olduğunu bildiği otobüsün kullanılmasını kendisinin talep ettiğini, bu nedenle iş kazasının meydana gelmesine kendi kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, davacının talep ettiği tazminat tutarının fahiş olduğunu, diğer yandan davacının her ne kadar görevi değiştirilmiş ise de iş değişikliğinin (Vasıflı İşçi) .. Görevlisi olarak yapıldığını, davacıya ... tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ve tedavi giderlerinin karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/90 E. sayılı dosyasında idareleri taraf olmadığından bu dosyada idareleri aleyhindeki hususları kabul etmediklerini beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili, dava konusu kaza nedeni ile müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kaza tarihinde ... Genel Müdürlüğünün gözetim ve denetimi altında çalıştığını, davacının kaza olayının meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkili şirketin işin yapılmasına herhangi bir müdahalesinin uyarıda bulunmasının mümkün olmadığını, işverenin işi ile zararlı sonuç arasındaki illiyet bağının davacının ağır kusuru nedeni ile kesildiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumuna gönderilerek belirlenmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek şartı ile talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Davacının maruz kaldığı iş kazası nedeni ile uğradığı (kazanç kaybı ve sürekli iş görmezlik maluliyetine dayalı maddi kazanç kaybı ve tedavi giderine dayalı) maddi zarar yönünden taleple bağlı kalınarak ıslahta talep edildiği üzere toplam 789.796,51-TL maddi tazminatın 26.09.2015 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, kabul edilen maddi tazminat miktar itibariyle davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 116.571,51-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacının maruz kaldığı iş kazası nedeni ile uğradığı manevi zarar yönünden 50.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde, davacının iş yerinde şoför olarak çalıştığını, kendisinin sorumluluğunda olmayan yükleme boşaltma işine, işveren talimatı olmadan katılması nedeniyle iş kazasının gerçekleşmesinde kendi kusuru olduğunu, müvekkiline verilen %70 oranında verilen kusurun yerinde olmadığını, kusur raporuna itirazlarının karşılanmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu bulunduğunu, illiyet bağının kesilmiş olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle kendileri yönünden reddi gerektiğini, hesaplamaya esas alınan ücret miktarının fahiş olduğunu, maluliyet oranının da fahiş olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen kısım yokmuş gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Mahkemece kabul edilen maddi tazminat miktarının, talep edilenin üzerinde olduğunu, ıslahın 1 haftalık süre içerisinde yapılmaması nedeniyle geçerli olmadığını, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ....A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.