Hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünde kazanılmış hak ve lehe bozma sonrası yargılama giderleri hatalarının Yargıtay tarafından düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin, sanık müdafisinin temyizi sonrası oluşan kazanılmış hakkının ihlal edilerek cezanın ağırlaştırılması ve lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi hataları nedeniyle, önceki mahkumiyet süresi olan 5 yıl 15 ay hapis cezasının korunması ve lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması suretiyle, 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi gereği düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/478 E., 2025/559 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onamaBozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. Fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın adli sicil kaydında yer alan Pazar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2012 tarihli ve 2011/493 E., 2012/181 K. Sayılı 05.04.2012 tarihinde kesinleşen ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle anılan bu ilam tekerrüre esas alınarak sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1) Dairemizin 10.01.2024 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edilen 07.06.2016 tarihli kararda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca hükmolunan 5 yıl 15 ay hapis cezalarının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine 5237 sayılı Kanun'un aynı maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezalarına hükmedildikten sonra sonuç olarak sanığın 5 yıl 15 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2) Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan " 5237 sayılı Kanun'un142/2-h, 143, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç olarak sanığın 5 yıl 15 ay hapiscezaları ile cezalandırılmasına " ve "bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama gideri olan 411,65 TL'nin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" karar verilmek suretiyle sair yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.