İş yerinde kalp krizi sonucu vefat eden işçi mirasçılarının açtığı tazminat davasında, işverenin kusursuzluğu ve kaçınılmazlık gerekçesiyle verilen davanın reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Çay ocağı görevlisinin işyerinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmesi üzerine açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve istinafın, olayın işverenin kusuru olmadığı ve kaçınılmazlık etkisiyle meydana geldiği gerekçesiyle davayı reddetmesi üzerine, Yargıtayın eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu gerekçesiyle bozduğu kararın ardından, bozmaya uyularak alınan yeni bilirkişi raporları neticesinde işverenin sağlık gözetimi yükümlülüklerini yerine getirdiği ve kazalı işçinin kalp rahatsızlıklarının seyrinde kaçınılmazlık unsurunun etkili olduğu belirtilerek davanın tekrar reddedilmesi, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/474 E., 2024/406 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacı müvekkillerinin murisi ...'in davalı şirkette çay ocağı bölümünde işçi olarak çalışmakta iken 01.03.2016 tarihinde iş yerinde çalışırken fenalaşarak baygınlık geçirdiğini, bu baygınlık sonrasında kaldırıldığı hastanede müvekkillerin murisi ...'in kalp krizi geçirdiği anlaşılmış ve işçinin, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin de kusuru bulunduğunu, davalı işveren, ilgili mevzuatta yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla, maddi tazminat ve manevi tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli kararı ile davalı ... Sağlık Ürünleri San ve Tic. A.Ş. ünvanlı işverenliğin kaza olayının meydana gelmesinde etkisinin olmadığı,... ... 'in kaza olayının meydana gelmesinde etkisinin olmadığı, bu etkenlere dayalı kaçınılmazlığın olayda tamamen etkili olduğu görüşünün bildirilmiş olduğu başka kişilerin kazaya etkileri olmadığı belirlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin18.05.2022 tarihli kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.11.2023 tarihli kararı ile "...8.Dosya kapsamından, sigortalının olay günü 08.30 sıralarında kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu teftiş raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği, olaya ilişkin iki makine mühendisi ve bir kalp damar cerrahı uzmanından müteşekkil heyetten alınan kusur raporunda olayda kaçınılmazlığın tamamen etkili olduğunun belirtilmesi üzerine Mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmış ise de düzenlenen kusur raporunun yeterli olmadığı, müteveffaya ait işyeri sahşi sicil dosyası irdelendiğinde 09.09.2014 tarihinde düzenlenen sağlık raporunda 6 ayda bir kardiyoloji polikliniğine kontrol kaydının bulunduğu, bu tarih sonrası için kontrol kayıtlarının dosya kapsamında bulunmadığı belirgindir. Belirtilen açıklamalar ışığında Mahkemece, müteveffanın kardiyoloji polikliniğine başvurup başvurmadığı araştırılıp iş yeri hekimliği, iş gücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden kontrollerinin yapılıp yapılmamasının somut olaya ne kadar etkili olduğunu kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir... " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Bozma ilamına uyularak eksik evraklar dosyaya kazandırılarak alınan 03.04.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre İşveren şirket yönünden işe başlangıcında ve devamında sağlık raporlarının aldırılarak sağlık gözetiminin yapılması nedeniyle işverenin kusurunun olmadığını, kazalı ... yönünden müteveffanın 31.07.2012 tarihinde hastaneden yattıktan sonra tekrar tekrar sekiz defa düzensiz hastaneye yatışının yapıldığını, iş yerinde fenalaşarak ambulans ile ... Hastanesine götürüldüğünü, 01.03.2016 tarihinde ... Devlet Hastanesine yatırıldığını, yoğun bakıma medikal ile tedavi görmesine rağmen 22.03.2016 tarihinde hayatını kaybettiğini bu olayda kaçınılmazlık unsurunun etkili olduğunu, müteveffanın kusuru olmadığı kanaatine varılmış ve sağlık kontrollerinin yapılıp yapılmaması hususunun somut olaya ne kadar etkili olduğuna ilişkin alınan 07.07.2024 tarihli ek raporda da kaçınılmazlık unsuru etkili olduğundan ... ve davalı işverenin kusuru olmadığına ilişkin olduğundan bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporlarına itibar ile davalının kusuru olmadığından davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Davacılar murisi ...'in davalı ... Sağlık Ürünleri San. Tic. A.Ş. işyerinde çay ocağı bölümünde işçi olarak çalışmakta iken 01.03.2016 tarihinde fenalaşarak baygınlık geçirdiği, bu baygınlık sonrasında kaldırıldığı hastanede müvekkillerin murisi ...’ in kalp krizi geçirdiği anlaşıldığı ve yoğun bakım servisine alındığı, yoğun bakımda yaklaşık 22 gün sonra tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin de kusurunun bulunduğu, ilgili mevzuatta yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği,kusur raporunun hatalı olduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetince bozma nedeni olan hususla ilgili herhangi bir tespitte bulunmadığı, 09.09.2014 tarihinden müteveffanın iş kazası geçirdiği 01.03.2016 tarihine kadar 4 defadan fazla 6 aylık kontrol süresi geçmesine rağmen neden kardiyoloji polikliniğine kontrol için gönderilmediği irdelenmediğini, yine iş yerinde iş yeri hekiminin olmaması iş kazası esnasında ilk müdahalenin iş yeri hekimi tarafından yapılmamasının işçinin ölümüne sebep olması nedeni ile bu husus hakkında herhangi bir inceleme yapmadığı, bu nedenlerle bilirkişi heyetinden kontrollerinin yapılıp yapılmamasının somut olaya ne kadar etkili olduğunu kapsar şekilde tespit eden kusur raporu hazırlanmaması nedeni ile bu sebeple hazırlanan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun açık buyruğudur. İşverenin, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, ... ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır. Öte yandan kaçınılmazlık; hukuksal ve teknik anlamda; fennen önlenmesi mümkün bulunmayan başka bir anlatımla, işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder. Olayın önlenemezliği hususunu açmak gerekirse; buradaki önlenemezlik olayla ilgili değildir. Önlenemezlik unsuru, tamamen davranış normu ve borca aykırılıkla ilgili olup alınabilinecek tüm tedbirler alınmış olunsa dahi bir davranış normunun veya sözleşmeden doğan bir borcun ihlalinin ifadesidir. Yani olay önlenemez olmasına rağmen bir davranış kuralına ya da sözleşmeden doğan borca aykırılık önlenebiliyorsa artık kaçınılmazlıktan söz etme imkanı yoktur. Kalp krizi sonucu gerçekleşen iş kazalarında kaçınılmazlığın söz konusu olmayacağı dikkate alınarak işveren kusuru ile bünyesel faktör arasındaki dağılımın ne miktarda olduğunun tespiti gerekmektedir. Zira, kaçınılmazlıktan farklı olarak bünyesel faktörden davalı işverenin sorumlu tutulması mümkün değildir. Buna göre Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporlarına göre yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenden davacının şahsi sicil dosyasının tümü getirtilerek, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada "kalp rahatsızlığı" nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, ayrıca, kalp krizinde, kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumunun, cinsiyetinin de faktör olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği; ayrıca işyerinde çalışma şartlarının kalp krizini tetikleyip tetiklemediği hususlarının kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınacağı işyeri hekimliği, iş gücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden iş kazası ile çalışma şekli arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı, kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığını, kalp krizinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu ve tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, temyiz eden davacılar vekilince bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, bozmanın niteliğine göre İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.