Tanınmış seri markanın gıda sektöründe iltibasa yol açtığı iddia edilen "bi damla mutluluk" markasının hükümsüzlüğü ve YIDK kararının iptali taleplerinin reddedilerek onanması.
Özet: Gıda sektöründe köklü ... markasının sahibi olan davacı şirket, bir gerçek kişinin bi damla mutluluk ibareli marka başvurusunun kendi tescilli ve tanınmış markalarıyla karıştırılmaya yol açacağını, ticari unvanına tecavüz teşkil ettiğini ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek marka başvurusunun hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5379 E.  ,  2026/2264 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/923 Esas, 2025/1158 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/347 E., 2023/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1972’de Gaziantep’te kurulduğundan bu yana gıda sektöründe "..." markası tahtında faaliyetlerini sürdürdüğünü, yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucunda müvekkili markalarının tüketici nezdinde tanındığını, davalı gerçek kişinin 2020/119098 sayılı "Bi damla mutluluk" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkili adına tescilli ve tanınmış olan ve seri marka hüviyetinde bulunan “...” ibareli markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olabilecek nitelikte bulunduğunu, taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, bu markanın davacının markaları ile tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak davalıya haksız avantaj sağlayacağını ve müvekkili markalarının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, bu markanın müvekkili markalarının yeni bir versiyonu/devamı olduğu izlenimini yarattığını, "..." ibaresinin müvekkili ticaret unvanının ayırıcı unsuru olması nedeniyle de korunması gerektiğini, davalının davaya konu marka başvurusunu yaparken kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2020/119098 sayılı marka başvurusu ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzerlik olmadığı, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtia açısından emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmış marka ve ticaret unvanından ... hak iddialarının yerinde olmadığı, davacının kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.