Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, otel işletmesine dair banka erişimi, muhasebe kontrolü ve iskele kullanımıyla ilgili sözleşme ihlali iddialarını içeren gerekçeli karar metni.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya ait otel, restoran ve iskele işletmesi için yapılan hizmet sözleşmesinden doğan alacak davasının dilekçesi kısmını özetlemektedir; davacı, tesis işletme sözleşmesi kapsamında kar ortağı olarak faaliyet gösterirken, davalının tadilat onaylarında kısıtlamaya gittiğini, banka hesap bilgilerini ve erişimini sağlamadığını, verilen vekaletname süresini kötü niyetle sınırladığını, muhasebe kontrol yetkisini engellediğini, işletmeyi zorlaştırdığını, belirlenen kar payı dağıtımını olumsuz etkilediğini ve sözleşmeye aykırı olarak iskelenin kullanımını temin etmeyerek kendisine zarar verdiğini iddia etmektedir.

T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/863 Esas - 2026/325
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/863 EsasKARAR NO : 2026/325....................................................................................................................................................................DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 05/12/2023KARAR TARİHİ : 15/04/2026KR.YZL. TARİHİ : 15/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09.02.2021 tarihinde Tesis İşletme Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca, karşı taraf bünyesindeki ........../BODRUM'da bulunan .........isimli otel ve yine otel uhdesindeki restoran ve iskelenin işletme işlerini, 9650 Kar ortağı sıfatıyla, davacıya bırakıldığı, davacının öncelikle sözleşmede kararlaştırılan şekilde otelin tadilat ve tamirat işleriyle ilgilendiği, kararlaştırılan tadilatların yetersiz kalması sebebiyle yapılması gereken bütün işleri davalıya bildirdiğini, ancak yalnızca davalı tarafından onaylanan işlemlerin gerçekleştirilebildiğini, 2021 yaz sezonu boyunca da otelin işletmesini, davalının çıkardığı tüm zorluklara ve engellere rağmen, sözleşmeye uygun ve gereği gibi yapmak için üstün gayret sarf ettiğini, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 3.19. Maddesinde; ".........'nun Bodrum'daki bankacılık işlemleriyle ilgili borçlanma hariç, diğer bankacılık işlemlerini yapmak için İşletmeci'ye vekalet verilecektir." hükmü yer aldığını, bu maddeye istinaden ......... ......... Turizm A.S. Yetkilisi ...... tarafından .......... 53. Noterliğinin 03.03.2021 tarihli 06109 Yevmiye numaralı, 31.03.2022 tarihine kadar geçerli vekaletnamesiyle davacı banka işlemleri, vergi - muhasebe işlemleri, abonelik işlemlerini kapsayan vekaletname verildiğini, ancak davacıya vekalet verilmesine ve işletmenin gereği gibi yapılabilmesi için söz konusu hesaplara davacının erişiminin önem arz etmesine rağmen karşın işletmeye ait banka hesaplarının bilgileri ve söz konusu hesaplara ait erişim bilgilerinin davacıyla paylaşılmadığını, sözleşmenin bitiş tarihi 31.12.2025 olmasına rağmen, ilgili vekaletnamenin süresinin 31.03.2022 tarihine kadar olması da karşı tarafın kötü niyetli olup olmadığı hususunu gündeme getirdiğini, sözleşmenin 3.11. Maddesinde ise; "........., İş Yeri'nde 1 adet yetkilisini ve İşletme'nin muhasebesinden sorumlu olacak 1 adet muhasebe yetkilisini ......... bordrosu altında bulunduracaktır." hükmüne dayanarak otel bünyesindeki muhasebecisi ile bütün işlemleri kendisi hallettiğini, davacının muhasebe işlemlerini kontrolünü ve gerekiyorsa müdahalesini engellemeye yönelik bir politika izlediğini, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü'nden mezun olan müvekkilinin, kendi işlettiği iş yerinin gelir- giderler ve ödemeler hususunda etkisiz bırakılmaya çalışılması da anlamlandırılamadığını, işletmesi müvekkiline ait olan .........Hotel, restoran ve iskeleye ilişkin mali girdi ve çıktıları davacının kontrol etmesi gerekirken, makul olmayan bir şekilde kontrol mekanizması sağlanmadığını, hatta hesaplarda işlemler yapıldıktan sonra davacı ile bilgisinin paylaşıldığını, kâr payı ortağı olan davacının kendi hakkını kontrol yetkisini de elinden aldığını, davalının yaz sezonu boyunca otel işletmesi ile ilgili daha birçok zorluk meydana getirdiğini ve ivedi işlerin geciktirildiğini, sözleşmenin 7.4. Maddesinde tesisin açılmasından önce yapılması zaruri olan tadilat ve tamiratların yatırım ve masrafları için bütçe belirlenmiş olup, bu tutarın karşı taraf tarafından, geri alınmamak üzere, işletme hesabına yatırılacağı kararlaştırıldığını, tadilatların başlamasından sonra masrafların artması üzerine tarafların mutabakatı ile söz konusu bütçenin artırıldığını, sözleşmenin 9.3. Maddesinde ise taraflar arasındaki kâr paylaşımı düzenlendiğini, buna göre; "Hesaplanan net kâr rakamının %50'si .........'ya tesis bedeli olarak, 9650'si İşletici'ye işletme bedeli olarak ödenecektir..." denildiğini, kar paylaşımları için tarafların her sene yaz sezonu bitiminde, Kasım ayında bir araya gelineceği ve hesap yapılarak kâr paylaşımı yapılacağı hususunda da anlaşıldığını, bunun yanı sıra sözleşmenin 3.13.; “........., iskele ve sahilin, kira ya da ecri-misil ödeyerek İşletme'nin kullanımına amade tutmakla sorumludur. Taraflar, .........'nun bu edimini yerine getirmemesinden kaynaklı oluşacak zarardan dolayı İşletmecinin sorumluluğu olmadığını beyan, kabul ve taahhüt eder.” Maddesi uyarınca iskelenin kullanıma uygun tutulması davalının sorumluluğunda olmasına rağmen 2021 yaz sezonu boyunca iskele emre amade şekilde tutulamadığını, müşteriler iskeleyken dahi birçok kez Jandarma gelerek iskeleyi boşaltıldığını, son olarak söz konusu iskelenin belediye tarafından mühürlendiğini, davacının bu sebeple kar kaybına ve hatta zarara uğradığını, sezon süresince, ......... ......... Turizm A.Ş. Tarafından gelir-gider maliyetleri hesaplanarak davacıya gönderildiğini, bu hesapların yapılmasına davacının dahil edilmediğini, bu maliyet hesaplarına göre 09.09.2021 tarihi itibariyle gider toplamı 557.041,35-TL; 22.10.2021 tarihi itibariyle ise gider toplamı 1.145.397,67-TL olarak hesaplandığını, 44 gün içerisinde oluşan 588.356,32-TL'lik gider toplamının anlaşılamadığını, karşı tarafa sorulması üzerine ise açıklayıcı bir cevap alınamadığını, bu sebeple de söz konusu hesaplarda mutabakat sağlanamadığını, bunun üzerine ise 07.11.2021 tarihinde .......... 53. Noterliğinin 03.11.2021 tarihli, 30201 yevmiye no'lu azilnamesi ile davacının azledildiğini, söz konusu azilnamenin müvekkile tebliği akabinde ise İşletmeye ait bütün sistemlerin, sosyal medya hesaplarının, banka hesaplarının, e-maillerin şifreleri de davalı tarafından değiştirildiğini, davalının öncelikle davacıya azilname göndermesi, daha sonra ise bütün sistemlerin şifrelerini değiştirmesi dolayısıyla davacının fiilen işletmeyi işletemez hale getirildiğini, bunun da açıkça, davalının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak feshettiğinin kanıtı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin "TAZMİNAT VE MASRAFLAR" başlıklı 10. Maddesinde: İşleticinin, tesis için müşteri portföyü oluşturmasının, tesisin işletme düzenini sağlamasının ardından .........'nun hiçbir haklı sebep olmaksızın, işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde ........., İşleticiye; işbu sözleşme süresinin sona ermesine kadar her sene hesaplanan net karın 9620'sini ceza bedeli olarak İşleticiye ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt eder." denilerek sözleşmenin haksız olarak tek taraflı feshi halinde ödenecek ceza bedeli kararlaştırıldığını, bu azilname davacının onurunu ve itibarını zedelemesinden öte, taraflar arasındaki sözleşme halihazırda yürürlükteyken davacının banka hesaplarına erişiminin engellenmesi kötü niyetli olup, davacının sözleşme gereği halihazırda hak etmiş olduğu kâr payını almasının önlenmesi için hesaplardan para çıkışı yapma ve/veya ortaya yeni giderler çıkararak muvazaa yapma ihtimali de doğurduğunu, davacının kâr payından ve işletmenin esaslarından mahküm kalmasının yanı sıra haksız azil sebebiyle davacının uğradığı zararlar da olduğunu, bu sebepler doğrultusunda, öncelikle sözleşmenin haksız olarak, tek taraflı feshedilmesi sebebiyle davacının sözleşmede belirlenmiş ve almaya hak kazandığı kâr payının, sözleşmenin 10. Maddesinde düzenlenmiş olan cezai bedelin ve yine sözleşmenin 3.3. maddesi gereğince, iskelenin kullanılamaması dolayısıyla davacının uğradığı zararın, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ödenmesi, bu bağlamda Mahkemece inceleme yapılarak davacının, davalıdan olan alacaklarının tespiti ile söz konusu bedellerin faiziyle birlikte tahsilini talep etme zarureti doğduğunu beyanla, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacının sözleşme görüşmelerine 2020 Ekim ayında başladığını, davacının oteli ve çevresini bizzat görüp inceledikten ve uzun süren görüşmelerden sonra 2021 şubat ayında sözleşme imzalandığını, davacının sırf kendi yönetim eksikliği ve üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirkete kusur izafe etmeye çalışmakta olduğunu, davacı ile akdedilen sözleşmenin birçok maddesine davacı tarafından uyulmadığını ve işletmenin son derece kötü yönetilerek, müvekkili tarafından verilen tüm desteğe rağmen turizm sezonunun heba edildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen tüm mali, yönetsel ve teknik desteğe rağmen davacının sözleşmede belirlenmiş yükümlülükleri yerine getiremediğini, bütün bunlar neticesinde otelin markasının bölge turizm pazarında ve müşterilerin nezdinde itibar kaybına neden olduğunu, müvekkili şirketin mali müşavir tarafından denetlenen mali tabloları davacı ile birlikte sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirmeye sunduğunu, müvekkili şirket tarafından aktarılan ve bütçenin çok ötesinde kullanılan kaynaklara rağmen, iyi niyetli ticari anlayış ile sözleşmeye göre hareket edileceği müvekkili şirket tarafından davacıya bildirildiğini, bütün bu raporlamaları değerlendirmek üzere müvekkili şirket yönetiminin bağımsız mali müşavir ve davacıdan oluşan 22.10.2021 tarihinde bir toplantı düzenlediğini, müvekkili şirketin sezon süresince oluşan tüm yetersizlikleri ve yüksek kaynak kullanımına rağmen, davacının mali tablolardaki rakamlara göre gelir paylaşımı yapmasını ve işyerini işletmeye devam etmesi hususundaki iradesini davacıya ifade ettiğini, davacının söz konusu toplantıda uzlaşmayacağını beyan ettiğini, davacının müvekkili şirkete ait oteli sözleşme şartlarında ve basiretli bir işletmeci gibi işletemediğinen izahtan vareste olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, alacak istemine ilişkindir. Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir. Mahkememizce Doğanbey Vergi Dairesi'nin yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır.Davalı tanığı ..........'nun dinlenilmesi için Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 17/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben 08/02/2021 tarihinde ......... ......... turizim şirketinde meydancı olarak işe başladım, 2022 de operosyon sorumlusu olarak devam ettim, 01/05/2024 tarihinde işten ayrıldım, şu anda otelde çalışmıyorum, benim çalıştığım dönemlerde otelin işletmecisi ......... Köktü ancak kendisini çok görmezdik, otele çok sık gelmezdi, otelde o dönemlerde çok fazla personel sirkülasyonu vardı, o dönemde şu anda ismini hatırlamadığım, adli sicil kaydı olan bir personelin çalışmasına izin verilmişti, bir defasında sabah işe gittiğimde bir otel müşterisinin gece odasına giremediği için havuzbaşında yattığında gördüm, oda kartının kapıyı açmadığı için ve gece resepsiyonda görevli olmadığı için otel müşterisinin havuz kenarında yatmak zorunda kaldığını öğrendim, ayrıca o dönemlerde otel müşterilerinden odaların pis olduğu, çöp kovalarının bulunmadığı ve otel personelinin negatif olduğuna dair çokça şikayet alıyorduk ve otel personeli yeterli donanıma sahip değildi, ben yukarıda anlattığım haricinde tarafların arasındaki ilişkiye dair sorduğunuz hususlarda bilgi sahibi değilim, ben çalıştığım dönemde şahit olduklarımı anlattım, benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir, beyanıma ekleyeceğim bir husus yoktur, ayrıca tanıklık ücreti talebim vardır, benim tecrübem yoktu, ben meydancı olarak yani vasıfsız olarak işe başladım, beni işe alan ............ değildir, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ......... ile bir akrabalığım yoktur, ancak tanıdığımdır, bir tanıdığımın ulvi Koyuncuya ulaşması halinde ben bir tanıdık aracılığıyla işe başladım, ......... Kökün işletmeci olduğu dönemde, otel yeterli donanıma sahip olmasına rağmen bundan kastettiğim otelin havuzu vardı ve denize yakındı buna rağmen turizm sezonu iyi geçmedi, ben otel tadilattayken işe başlamıştım, dolayısıyla da otel kapalıydı, herhangi bir kimse müşteri olarak konaklamıyordu, tadilat biraz gecikti bitmedi, bu nedenle haziran-temmuz ayı gibi otel misafirlere açıldı, ancak yine de misafir geldiğinde dair tadilat bitmemişti. " beyanında bulunmuştur.Davalı tanığı ...........'nun dinlenilmesi için ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 17/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "...... beyle sektörden tanışıyoruz , ayrıca bahsi geçen davalı şirkette bir dönem işletmeci olarak çalışmıştır, 26/07/202021 - 31/10/2021 tarihleri arasında ben davalı şirkette operasyon müdürü olarak çalıştım, 01/11/2022 tarihinden beri de davalı şirkette otel müdürü olarak halen çalışmaktayım, opersyon müdürü olarak çalıştığım dönemde ......... bey yaklaşık 11 aylık bir dönemde işşletmecilik yaptı ve işletmecilik yaptığı dönemde bildiğim kadarıyla sadece 20 gün kadar tesiste bulundu, o dönemde tesiste ...... ......... adında bir otel müdürü de mevcuttu, genelde davacının ve ...... hanımın istihdam ettiği personeller işinin ehli olmayan, profosyonellikten uzak ve işi zorlaştıran personellerdi, personel dönüşüm hızı yüksekti, personel sürekli gelip gidiyor ve personele oryantasyon verilmiyor, personelin ne iş yapacağı ve nereye yönleneceğine dair bir bilgisi yoktur, bir keresinde otel çalışanının tuvaleti eliyle temizlediğini gördüm, neden bu şekilde yaptığını sorduğumda, nasıl yapması gerektiğine ilişkin bilgi sabihib olmadığını söyledi bu şeklide bir çok örnek olmuştur , personel mutsuz olduğu için otel müşterileri de mutsuz olmuştur, bir örnek olarak işten çıkmak isteyen bir personelindavacı kovmuştur, bunun üzerine diğer personellerin motivasyonu düşmüştür, o dönemki otel müdürü olan ...... hanım da davacı tarafından sık sık azarlandığını ve mutsuz olduğunu bana iletmiştir, o dönemde ben işim gereği çok alanda bulunuyordum, misafir memnuniyetsizliği çok fazlaydı çalışmayan klimalar, kapıları açılmayan odalar, düzgün temizlenmeyen odalar da buna dahil, misafirlerin genel olarak bunlardan şikayeti vardı, akşamları resepsiyon kapalı oludğu için otel misafirleri bundan şikayet ediyordu, benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir, ben tarafların arasındaki diğer sorduğunuz uyuşmazlık konularına ilişkin bilgi sahibi değilim, ben çalıştığımt dönemde otel içerisinde şahit olduğum durumu anlattım , beyanıma ekleyeceğim bir husus yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, yukarıda belirttiğim odaların pis olması, klimalar , kapılar vs ile ilgili belirttiğim hususların operasyon müdürünün sorumluluğunda olduğu doğrudur, ben her ne kadar o dönem operasyon müdürü olarak çalışıyor isem de ben 26 temmuzda işe başladığım o döneme kadar yerine oturmayan bir düzen vardı, elimden geleni yaptım ancak benim bir üstümde bulanan otel müdüründen bir destek alamadım, ben hiçbir personeli azarlamadım, benim ses tonum yüksektir, tarzım ve tavrım da biraz serttir anck personeli azarlamam söz konusu değildir,o dönem otel müdürü olan ...... hanım tesisle ve çalışanlarla ilgisizdir, asla motivasyon vermezdi, ayrıca o dönemde çalışılabilecek farklı seyahat acentaları da mevcut olmasına rağmen ve söz konusu acentalarla anlaşma sağlamak otel müdürünün görevi olmasına rağmen onlarla çalışmıyordu." beyanında bulunmuştur. Davalı tanığı ........'nin dinlenilmesi için Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 17/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben 27 Ağustos 2020 yılında davalı şirket nezdinde işe giriş yaptım, 6/08/2021de davalı işyerinden ayrıldım, o dönemde davacı otelin işletmecisiydi, ben bir önceki sene giriş yaptığımda merkezdeki otelden bilgi almak için gönderilmiştirm, tekrar merkeze döndüm , ben finans ve ön muhasebe işlerine bakıyordum, ayrıca insankaynakları uzmanı olarak çalışmaktaydım, tadilat tamirat işleriyle davacı ilgileniyordu, benimle tadilat tamirat işlerinin ödemeleriyle alakalı iletişime geçiyordu, biz de merkezde bulunduğumuz dönemde ödemelerin planlamalarını yapıyorduk, ......... bey biraz agresif yapıya sahip olduğu için işi bilen bir personelimiz vardı, adı Şafak Akgündü, resepsiyonist olarak çalışıyordu ancak genel olarak otelin işlerine hakimdi, ancak davacının mobingine dayanamayarak işten ayrıldı, mobingden kastetiğim azarlayıcı tavırlardır, Şafak işten ayrıldıktan sonrasında güç kaybettik, yerine 2 kişi alındı onlar da sezon açılmadan biri ...... hanımın mobinginden diğeri de işletmenin yapısında ışık göremediğinden işten ayrıldı, ayrıca otelde kullanılan bilgisayar sistemi otel müdürü ...... hanım tarafından değiştirildi, bu olaydan sonra bilgisayar sistemini bilen kimse kalmadı, ayrıca otelde personel ayrılmaları yaşandığı için geceleri resepsiyon kapatılıyordu, kat hizmetinde görevli yabancı uyruklu personel vardı ve adli sicil kaydı vardı, benim uyarılarıma rağmen bu personel davacı tarafından işe alındı, bu personel sonrasında otel müdürülye sık sık kavga ettiği ve işi bilmediği için sıkıntılar yaşandı, genel olarak o dönemde otele alının personeller iş bilmiyordu, kavgacılardı, bizim adımıza satış yapması gerekirken dışardan içki alıp satanlar oldu, bunların bilgisi davacı ve otel müdüründe olmasına rağmen çalıştırmaya devam ettiler, otelde bir iş yapıldıktan sonra eksik kalıyordu ve o eksikliği tamamlamak için başkası bulunuyordu, otel müdürü bizi devamlı davacıya şikayet ederdi, davacı da bizi azarlardı, otel müdürünün herhangi bir yöneticilik vasfı yoktu otel yönetimini bilmezdi, davacı bana bir defasında davalı şirket yöneticileri hakkında "bunlar parayı bulduktan sonra şımardılar" dedi, benim bildiklerim anlattıklarımdan ibarettir, tarafların arasındaki bana sormuş olduğunuz diğer uyuşmazlık konuları hakkında bilgi sahibi değilim, ben çalıştığım dönemde otelde yaşanan olumsuzluklara tanıklık ettim, beyana eklemek istediğim başka bir şey yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, davacının çıkardığı tadilatlar ödemelerinin miktarı planlananı aştığı için bu ödeme taleplerine dair çalışmalar yapılması gerekiyordu, bu çalışmalar da zaman aldığından davacının her ödeme talebi hemen yerine getirilemeyebiliyordu, benim işten çıkma sebebim otel içerisinde kendi görevlerim dışında da çok fazla iş yapmak zorunda kaldığım için çzaman zaman kendi işimi aksatmak zorunda kalabiliyordum kasaya nakit olarak giren bir parayı işleyemediğim doğrudur, o gün benim işleyemediğim fişler de vardı, o gün kasayı yapamamıştım, nakit paranın işlenmemesi o gün kasayı yapamamış olmamdır, bunun üzerine davacı bana küfretti ben de küfretmesinden dolayı istifa ettim, yukarıda bahsettiğim adli sicil kaydı olan yabancı uyruklu personelin işi alındığı dönemdme şimdiki otel müdürü olan Tuğba hanım görevde değildi, o dönem otelde çalışmıyordu, dolayısıyla söz konusu personelin alınmasına onay veren davacının kendisidir, tadilat ve tamirat işlemlerinin yapılmasına ilişkin usta ve çalışacak kişileri davacı bizzat kendisi bulmuştur, ücret pazarlığını da davacı yapmıştır. " beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ...... ..........'ın dinlenilmesi için .......... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 09/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben 2021 yılında bir sezon Labrezza isimli otelde yönetici olarak çalıştım, davacı ............ otelin işletmesini yeni almıştı ve bir yönetici arıyordu, bu vesileyle tanıştık, ben işe başladığımda otelin yenileme tadilat süreci devam ediyordu, davacının bir ortağı yoktu, tek başına işletmenin sahibiydi, tadilat işlerini davacı bizzat takip ediyordu, ben de bu doğrultuda bana talimat verilmiş ise yapılan işlerle ilgileniyordum, tadilat işlemlerinde bir mimar vardı, devir alınan otel çok eski olduğu için tadilat işleri sırasında başka yeni işlerde çıkıyordu, özellikle alt yapısı problemliydi, çoğunu hallettiler ama sezon açılınca özellikle alt yapıdaki problemler davacı bizzat işlerin içerisinde bulunarak sorunları halletmeye çalıştı, taşınmazın asıl sahibi davalı şirket idi, davalı şirketin sahibinin eşi de zaman zaman gelip otelde kalırdı, taraflar arasında sözleşme olduğunu biliyorum ancak sözleşmeyi bizzat görmedim, ancak sektör bilgim gereği işletmeciler maaş almadıkları için kar üzerinden alacaklarını tahsil ederler, taraflar arasında finansal işler hakkında bir bilgim bulunmamaktadır, net olarak hatırlamamakla birlikte davacının işletmenin kendisinin de sorumlu olduğu banka hesaplarına ulaşamamasından kaynaklı sorun yaşadığını hatırlıyorum, ancak ayrıntılarına vakıf değilim, bildiğim kadarıyla tadilat ve tamiratlara ilişkin ödemeleri davalı firma yapıyordu, davacı taraf finansal mevzuları öğrenmek istiyordu ancak ulaşamıyordu, bununla birlikte benim deneyimsiz olduğuma dair iddialarda bulunulmuştur, ben otel yönetimi sektöründe 35 yıldır çalışıyorum, kısa bir süre Bodrum da yaşadım, hali hazırda yabancı menşeili 12 tane otelin üst düzey yöneticiliğini yapmaktayım, otelde tadilat işleri olduğu için ben sezona biraz daha erken başladım, Şubat-Mart gibi işe başlayıp Ekim-Kasım gibi ayrıldım, davacı sezon boyunca devam eden tadilat işleriyle ilgilenmek için çok sık otele gidip geliyordu, hatta gelmediği günlerde de her gün kendisiyle telefon ile görüşürdük, ben davacının ayda kaç gün ya da ayın ya da haftanın hangi günlerinde geldiğine dair bir not tutmadım, ancak davacının çoğu zaman otelde olduğunu söyleyebilirim, müşterilerle ilgilenmek benim birincil sorumluluğum idi, davacı müşterilerle birebir ilgilenmediği için olumlu ya da olumsuz bir olay yaşamamıştır, benim olduğum dönemde otel eski olduğu için ve alt yapı sorunlarından dolayı olumsuz puanlamamız olduğu gibi çoğu kişiden olumlu puan da aldık, otelin temizlik işleriyle de ben ilgilenirdim, personel kaynaklı temizliğe dair şikayet aldığımız oldu, ancak çarşaf ve havlu değişimiyle ilgili şikayet aldığımızı hatırlamıyorum, o dönemde düzenle çalıştığımız yıkama firmaları vardı. " beyanında bulunmuştur. Davalı tanığı ......... 18/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben ......... ... A.Ş'de 2018'den bu yana proje müdürü olarak görev yapmaktayım, davalı ......... ......... Şirketi de ......... ... A.Ş'nin grup şirketlerinden biridir, ben 2000-2009 yılları arası Teknotes A.Ş'de çalışıyordum, davacı ............ de orada çalışıyordu, kendisini oradan tanırım, ben 2021 yılında 30 Haziranda kızımla birlikte tatil için ..........'da bulunan dava konusu .........Otel'e gittim, yaklaşık 15 gün kaldım, amacım tatil yapmaktı, tesis işletme sözleşmesini okumadım, ayrıntılarını bilmiyorum, girişten itibaren birçok sorunla karşılaştım, işletme müdürü ...... hanımdı, ben orada bulunduğum sürede aşçının bir gün koşarak gelip " Misafirler yemek istese pişirebileceğim et yok" şeklinde ...... hanıma şikayette bulunduğunu gördüm, aynı zamanda otelin en büyük sorunu çok pis olmasıydı, banyo giderleri tıkanıyordu, bir kısım müşteriler birşeylerle giderleri delerek açmaya çalışmış, sonra sular alt katlara akmaya başlamış, tadilat için zeminin kırılması gerekti, ...... hanım işlere yetişemediğini söylüyordu, bazen kendisinin temizlik yaptığından bahsediyordu, çok telaşlıydı, bu süreçti ilk etapta ............ otelde yoktu, ben kendisiyle whatsaptan yazıştım, eksiklikleri belirttim, ...... hanım sürekli benden yardım istediği için internetten parke siparişi verdim, ... uygulamasından parke ustası ve seramik ustası buldum, bazı odalarda televizyon olduğu söylenmesine rağmen televizyon yokmuş , bu konularda da müşteri şikayetleri oluştu, birkaç oda da satışa kapatılmış, ben otele giriş yaptıktan birkaç gün sonra ............ geldi ancak birkaç gün kalıp yine otelden ayrıldı, kendisinin Peribacalarında başka bir oteli vardır, orada duruyordu, bahsetmiş olduğum şikayetler ben otelde kaldığım sürece devam etti, ............'le yapmış olduğumuz yazışmalar whatsapta mevcuttur, dosyaya sunabilirim, ben merkezde olduğum için ............'e para akışı olduğunu biliyorum ancak bizzat gördüğüm bir durum yoktur, sezondan önce otelde zaten bir tadilat yapılmıştı, ben yaklaşık temmuz 15 civarında otelden ayrıldım ancak daha sonra ağustos ayında Datça'ya gitmem gerektiğinden yeniden aynı otelde kaldım, yine kızımla gittim, gittiğimizde otelde elektrik ve su yoktu, sabah benzinliğe giderek lavaboya gittik, sonra da otelden ayrılıp Datça'ya gittim, benim orada geçirdiğim tatil hayatımın en kötü tatilidir, çok kaotik bir ortam vardı, ben ............'ün sözleşmesinin feshedildiğini sonradan duydum, 2022 de şirketten bana oteli kontrol etmemi söylediler, Ocakta ve Mart Nisan aylarında tekrar gittim, 2021 yılında yapılan tadilatlardaki boyaların hepsinin kalktığını gördüm, korkuluklarda paslanmıştı, 2021 yılında otele Tuğba isimli yeni bir müdür başlamış, 2022 de ben gittiğimde otelin başında Tuğba isimli müdür vardı, parkeler kabarmıştı, sezondan önce biz tekrar inşaat işine girdik, otelde bahçede bağımsız 1 + 1 bir bölüm de vardır, 2021 deki tadilatta burası yapılmamış , 2022 de ben gittiğimde Tuğba ile birlikte burayı yaptırdık ve satışa açtık, diğer odalara göre daha değerli bir odadır, 2022 yılı ve sonrasında bahsettiğim sıkıntılar yoktur, tabiki insan ağırlamak sıkıntılı bir iştir ancak öncesinde olan sıkıntılar yoktur, ...... hanım satış konusunda iyiydi ancak operasyonel konuda yetersizdi." beyanında bulunmuştur. Davalı tanığı ......... 18/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben davalı ......... ......... Turizm ile davacının ortağı olduğu ........ Turizm Şirketinin muhasebeciliğini yapmaktayım, serbest olarak çalışırım , ben her iki tarafı yaklaşık 25 yıldır tanırım, ben .........Otel'de bulundum, davalı şirketin aynı zamanda denetim işlerini de yapıyordum, otele denetim için 2021 yılı Temmuz ve Eylül aylarında gittim, orada hesaplara da ............'le birlikte baktım, ben otelde sadece bir iki gün kalıp döndüm, muhasebe için ayrılan odada hesaplara bakıyordum, otelin yeterli olup olmadığı konusunda bir gözlem yapmadım, ben işletme ile ilgili gelir gider kontrollerini bizzat yapmak için 2 kez gittim, biz de otellerde ön muhasebe tutulur, resmi muhasebe merkezde bizim tarafımızdan yapılır, ön muhasebe haricinde de ben bizzat otele giderek gelir gider durumunu ............' le birlikte kontrol ettim, bildiğim kadarıyla tesis işletme sözleşmesinde tadilat bütçesi 500.000,00-TL idi ancak bu bütçe aşıldı, yanlış hatırlamıyorsam 1.3 milyon TL civarında bütçe verildi, bu bütçenin tamamı davalı şirket tarafından karşılandı, biz 2021 yılı Ekim ayında bir zoom toplantısı yaptık, toplantıda ......... ......... Turizm yönetim kurulu başkanı ........., ......... ... A.Ş yönetim kurulu başkanı .........., ben ve ............ vardı, otelin tadilat sürecinde ............ ile ......... arasında gerginlik oluşmuştu, bu gerginlik o toplantıya da yansıdı , yine tadilat süreci konuşuldu, .......... ortamı yatıştırmak istedi ancak ............ toplantı sonlarına doğru " Yırtar atarım bu sözleşmeyi " şeklinde beyanda bulundu, bunun üzerine .......... da toplantıyı bitirdi, otelde ön muhasebe zaten ............'ün elemanları tarafından yapılıyordu, resmi muhasebe bize geliyordu, ben zoom toplantısından önce otelin işletildiği dönemdeki gelir gider hesabını yaptım ve ............'e bu konuda bir mail attım, hesabın ödenecek meblağı belirttim, hatırladığım kadarıyla bu meblağ 17.000,00-TL civarıydı, ............ yine mail yoluyla bunu kabul etmediğini belirtti, ödemeler merkez finans kurulunda çalışanlar tarafından yapılıyordu, ............ ödeme talep ettiği zaman bu ödemelerin bazen uzadığı dönemler oluyordu, bildiğim kadarıyla ............'ün muhasebe işlemlerine müdahalesine yönelik bir engelleme yoktu, ............'ün otelde kullandığı ön muhasebe elemanları ......... ......... tarafından otele gönderilmişti. " beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ..........'nin dinlenilmesi için .......... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 30/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Davacı benim dayım olur. Bu işin tadilat aşamasında gittim ve geldim. Otel revize edilirken restorasyonu yapılırken Bodrum'a gidip geldim. Tadilat işini birebir ben yaptım. Bütün işin tamamını ben yaptım. Odalardaki bütün elektrik sistemi yenilendi. Tekrar alçıları çekildi. Zemin parkesi ve malzemesi değişti. Zemindeki seramikler parke ile değişti. Lobi komple yenilendi. Oda içindeki dolaplar ve mobilyalar ile yataklar yenilendi. Tül perdeler yenilendi. Tadilat yapıldıktan sonra Dış cephe komple boyandı. Sanırsam tadilat 2020 yılı Aralık ayında başladı. Ben ............ ile birlikte gitmeye başladım. Sanırsam 2021 yılı Haziran ayında tadilat bitti. Tadilat öncesinde davacı ile benim aramda bir bedel konuşuldu. Net bir bedel konuşulmadı. Masraflar artı bir miktar bedel ödeneceği davacı tarafından bana söylendi. Bu konuya firmanın muhasebesini tutan kişi de şahittir. Bodrum'da otel tadilatı sırasında bir akşam bu konu konuşulmuştu. Tadilat öncesi masraf etütü yapıldı. Örneğin balkonlar kapalı idi. Betonlu idi. O balkonlar yıkılıp yerine trabzan yapıldı. Ferforje korkuluk şeklinde yapıldı. Klima dış ünitelerinin kaplamaları lazer kesim sac malzemeden yapıldı. Bu nedenlerle masraf artışı yaşandı. Ancak burada firmaya danışılmadan, firmanın haberi olmadan hiçbir para harcanmadı. Tadilat işlemlerinde bir öngörü olur. Keşif yapılır. Kabaca metraj alınır. Günlük birim fiyatla çarpılıp maliyet hesaplanır. Kırıp dökmeye başlandıktan sonra maliyet her türlü değişir. Tadilat başladığında hafta sonu pandemi olduğu için uçakla mazeret bildirildiği ve kabul edildiği durumlarda davacı gelebiliyordu. Ben hafta sonları gidiyordum. Davacı benden iki üç gün önce gidip iki üç gün sonra dönüyordu. Genelde araba ile gidiyordu. Ben yaklaşık 10-12 defa tadilat yerine gittim. Ben tadilat esnasında İstanbul'a yeni taşınmıştım. Öncesinde ..........'da çalışıyordum. Bodrum'daki tadilatta çalışan tüm ekibi ben ..........'daki kişilerden seçip götürdüm. Tadilat süresinde devamlı bulunmadım. Diğer işlerimde de devamlı bulunmadım. 2021 yılı Haziran ayı döneminde ...... isimli müdür alınmıştı. Otel haziran değilse de Temmuz ayında müşteri alımına başlamıştı diye hatırlıyorum. Firma bana 10.000-TL para gönderdi. Bunun dışında başka bir bedel almadım. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ......... 11/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacı ............'ün oğluyum, babam Bodrum'daki otelin inşaatında inşaatın başında durmuştur, sonrasında da otel işletilmeye başlandığında da kendisi işletmiştir, yazları yani Haziran ortasından Eylül sonuna kadar otelin işletmesi için otelin başında duruyordu, ondan öncesinde de zaten inşaat işleri için kışın uzun bir süre gidip orada konaklıyordu, kendisinin Kapadokya'da da oteli vardır, ancak Bodrum'daki otel için Kapadokya'daki oteli bırakıp gidiyordu, Bodrum'daki otelin ismi La Brezza'dır, ben de birkaç kez babamla birlikte otele gittim ve orada kaldım ,gittiğim zaman yaklaşık 1 hafta kalıyordum, kaldığım sırada herhangi bir sorun görmedim, kullanıma bağlı olarak tabiki bazı eşyalarda sorun çıkıyordu, babam oradaki çalışanlara talimat veriyordu ve sorun çözülüyordu, ben orada kaldığım süre boyunca müşteri şikayeti, mutfak veya odalarla ilgili herhangi bir sorun görmedim, yanlış hatırlamıyorsam 2021 veya 2022 yılında ben otele gittim, hatırladığım kadarıyla müdür olarak ...... Topuzdağ var idi, babam yaz aylarında kesintisiz olarak her gün otelde değildi, haliyle gelip gidiyordu, ben de o gelip gittiği sırada onunla birlikte otele gittim, ben kendisiyle ayrı yaşadığım için gelip gitme sıklığını bilmiyorum, ben kendim onla gittiğimde 1 hafta kalıyordum, arabayla gittiğimizde beraber dönmüştük, uçakla gittiğimizde ben tek kendim döndüm, diğer zamanlarındaki geliş gidiş sıklığını ben bilmiyorum, tanık anlatımlarına karşı beyanda bulunmak üzere süre talep ederiz, keşif talebimizi yineleriz, tanık beyanlarına karşı beyanda bulunduktan sonra bilirkişi incelemesi talebinde bulunacağız. " beyanında bulunmuştur. Uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bir mali müşavir bilirkişi ile bir otel işletmeciliği konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan 05/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; mali incelemeler neticesinde davalı yanın 2021 ve 2022 Mali Yılı Ticari Defterlerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 222'nci maddesine göre ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, gerekli olan açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu, davalının 2021 Mali Yılına ait Yevmiye Defterinin 22 Haziran 2022 Tarih ve 17657 Yevmiye No ile .......... 53. Noterliği tarafından kapanışının yapılmış olduğu, Davalının 2022 Mali Yılına ait Yevmiye Defterinin 23 Haziran 2023 Tarih ve 18775 Yevmiye No ile .......... 53. Noterliği tarafından kapanışının yapılmış olduğu, Bilirkişi Heyeti olarak görülmüş olup; sahibi lehine delil niteliğinde olup/olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davalı yanın tarafımıza tevdi edilen 2023 ve 2024 mali yılı defter ve belgelere göre; yapılan incelemede Davacıya ait 2023 ve 2024 mali yılına ait ticari defterlerin tasdik bilgilerinin 13/12/2011 tarihli ve 28141 sayılı Resmi Gazete” de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1) uyarınca e-defter uygulamasına tabi olduğu, Yevmiye ve Defteri-Kebir defterlerini elektronik ortamda, envanter defterini fiziki (Kağıt) ortamda tuttuğu tespit edilmiş olup, e-defter beratları mevzuatta belirtilen sürelerde oluşturulmuş olup, fiziki ortamda tutulan envanter defteri tasdik onayının yasal süresi içinde noter tasdiki yaptırıldığının görülmüş olduğu, davalı ......... ......... TURİZM ANONİM ŞİRKETİ 'nin 203 ve 2024 hesap dönemine ilişkin ticari defterlerine ait tasdik işlemlerinin 6102 Sayılı TTK'nın 64/1 gereğince yasal süreleri içinde e-beratlarının alındığı, defterlerin kanunun 65. Maddesinde belirtildiği şekilde tutulduğu. Defterlerin 6100 Sayılı HMK'nın 222/2 maddesine göre defterler kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı Bilirkişi Heyetimizce görülmüş olup; sahibi lehine delil niteliğinde olup/olmadığı hususu mahkemenin takdirinde olduğu, davalı ......... ......... TURİZM ANONİM ŞİRKETİ 'nin Dava konusu 2021, 2022, 2023 “ve 2024 yıllarına ait Bilirkişi Heyeti olarak tarafımıza tevdi edilen defter ve belgeler üzerinde davacı ............'e ait herhangi bir hesap kaydına ve hesap hareketine rastlanılmamış olduğu, bilirkişi Heyeti olarak tarafımıza tevdi edilen görev neticesinde davacı ............ 'ün dosya muhteviyatına herhangi bir defter ve belge sunmadığının görülmesi üzerine davacı vekili Av. ........ ile telefon ile görüşülmüş ve defter ve belgelerin heyetimize tevdi edilmesi talep edilmiştir, davacı vekili müvekkilinin mükellefiyeti olmadığını ve dosyaya sunulan belgeler haricinde sunacakları herhangi bir muhasebe defter ve belgesi olmadığını taraflarına sözlü olarak beyan ettiğini, bu minvalde davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamamış olduğu, davacının zararına ilişkin olarak işletme bedelinin taraflar arasında işletme bedelinin karşılığı sözleşmenin 9. Maddesinde belirlendiği, davalının tüm gelir ve gideri kayıt altına alması ve muhasebeleştirmesi gerektiği, ancak bu muhasebe kaydını sunamadığı, taraflar arasındaki maillerde hesap mutabakatına ilişkin yazışmalar görülmüş ise de bunları dava dosyasına sunulmadığı, bu nedenle işletme bedelinin hesaplanamadığı, sözleşmenin feshinin taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesinde, tarafların karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi herhangi bir zamanda fesih edebileceği düzenlendiği, taraflar arasındaki mail yazışmalarında tarafların fesih protokolü hazırlığı yaptığı, dolayısı ile tarafların birlikte feshi istediği, ancak doğrudan doğruya fesih ihtar ya da ihbarı bulunmadığı, tarafların karşılıklı mutabakat ile sözleşmeyi fesih etmek istedikleri kanaatine varılmış ise de takdirin mahkemede olduğu, cezai bedelin Sözleşmenin 10. Maddesinde, davalının haklı sebep olmaksızın işbu Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde ......... işletici'ye işbu sözleşme süresinin sona ermesine kadar her sene hesaplanan net kar'ın %20'sini ceza bedeli olarak İşleticiye ödemeyi beyan kabul ve taahhüt ettiği, ancak net karın belirlenememesi sebebi ile Sayın Mahkemenin takdirine bırakmak açısından ceza bedelinin belirlenemediği, ancak sözleşmenin feshinin karşılıklı mutabakat ile istedikleri yönünde kanaate varıldığı, diğer taraftan cezai bedelin istenilebilmesi için hem tesisin işletme düzenini sağlaması, hem de Müşteri portföyü oluşturması gerektiği koşullarına bağlandığı; işletme düzeninin sağlanmış ve Müşteri portföyü oluşturulduğu olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde kanaate varıldığı, mahkemenin takdirine bırakmak açısından, cezai bedelin hesaplanabilmesi için her sene hesaplanan net karın %20'sinin belirlenmesinin öncelik taşıdığı, Sözleşmenin 3.13. maddesinde belirlenen zarar; Davacı, sözleşmenin 3.13. Maddesinde belirlenen, davalı şirketin iskele ve sahili İşletme'nin kullanımına amade tutmakla sorumlu olduğu, bu edimin yerine getirilmemesi sebebi ile oluşan zararının da tazmini talep ettiği, yukarıda ilgili bölümlerde açıklanan sebeplerde, iskelenin mühürlenmiş olması sebebiyle davacının doğrudan bir maddi zararla karşılaşmadığı kanaatine varıldığı, takdirin mahkemede olduğu, mali inceleme neticesinde, söz konusu sözleşme kapsamındaki hesaplamalara ulaşılamaması sebebi ile, net karın belirlenebilmesi için, davalının sorumluluğunda bulunan hesaplama detaylarının ve tarafların maillerine konu edilen hesap tablolarının dosyaya kazandırılması halinde davacının taleplerinin miktar açısından incelenebileceği rapor edilmiştir.Taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi amacıyla alınan 26/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı ......... ......... Turizm Anonim Şirketi'nin dava konusu 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait Bilirkişi Heyeti olarak taraflarına tevdi edilen defter ve belgeler üzerinde davacı ............'e ait herhangi bir hesap kaydına ve hesap hareketine rastlanılmamış olduğu, davacının sözleşmeden kaynaklanan kar payı olarak 1.000-TL talep ettiği, Sözleşmenin 9. Maddesinde, net karın taraflar arasında %50'şer olduğu kabul edildiği, 2021 yılı için net kar 114.540,00 TL, davacının (114.540,00 TL * %50—) 57.270,00 TL talep edebileceği, davacı sözleşmenin tek taraflı feshi nedeni ile 100-TL talep ettiği, sözleşmenin feshinin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, Sözleşmenin 10. Maddesinde davalının haklı bir sebep olmaksızın tek taraflı fesih etmesi halinde her yıl hesaplanan net karın %20'nin ceza bedeli olarak ödeyeceği hükmü çerçevesinde, davalının 449.742 TL ceza bedeli talep edebileceği, davacının işletmenin emre amade hazır edilmemesinden kaynaklanan 100-TL zarar talep ettiği, davacı sözleşmenin 3.13. maddesinde belirlenen zararın da tazminini talep etmiş ise de kök raporda ayrıntılı olarak bu husus incelenmiş, davacının doğrudan doğruya maddi zarara uğramadığı rapor edilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında imzalanan 09/02/2021 tarihli "Tesis İşletme Sözleşmesi"ne dayalı olarak sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilip edilmediği, davacının sözleşmeden kaynaklanan kar payı alacağının olup olmadığı, var ise miktarı, sözleşmenin haksız feshinden dolayı davacının davalıdan talep edebileceği cezai bedel bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, sözleşmeye konu işletmenin davalı tarafından davacının kullanımına hazır edilip edilmediği, hazır edilmemiş ise bu sebeple davacının zararının oluşup oluşmadığı, var ise miktarı noktasında toplanmıştır. Davacı vekili 11/02/2026 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile 1.000,00-TL olan kar payı alacağı talebini 57.270,00-TL'ye, 100,00-TL olan cezai bedel alacağın talebini 449.742,00-TL'ye, 100,00-TL olan işletmenin emre amade hazır edilmemesinden kaynaklanan zarar talebini 435.792,75-TL'ye çıkarmış, bu miktarın hüküm altına alınmasını istemiştir. Yapılan yargılama sonucunda; 09/02/2021 tarihli davalı ......... ......... Turizm A.Ş. ve işletici olarak ............ arasında "İş yerinin iş bu sözleşmede belirlenen şartlar çerçevesinde işletici tarafından turizm işletmesi tesisi esasında hizmet vererek; otel, restoran, sahil işletmesi şeklinde faaliyetlerinin yönetilmesi ve operasyonlarının yürütülmesi" amaçlı sözleşme imzalandığı, sözleşmede davacının "işletici", davalının "........." olarak yer aldığı, sözleşmenin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 2. Maddesinde; "İş Yeri'nin iş bu Sözleşme'de belirlenen şartlar çerçevesinde İşletici tarafından turizm işletmesi tesisi esasında hizmet vererek; otel, restoran, sahil işletmesi şeklinde faaliyetlerinin yönetilmesi ve operasyonlarının yürütülmesidir. İşletme tarafların proaktif katılımıyla gerçekleştirilecektir. İşletme operasyonunda İşletici yetkili ve sorumlu olacaktır." düzenlemesinin yer aldığı, sözleşmenin, tarafların davalıya ait Bodrum ..........'da bulunan otel, restoran, sahil işletmesine ilişkin olduğu, işletme bedelinin karşılığı sözleşmenin 9. Maddesinde belirlendiği, söz konusu maddeye göre, işletme bedeli karşılığı, iş yerinin tüm ticari ve mali faaliyetleri davalının mevcut mali müşavirlik hizmetleri ve muhasebe sistemi çerçevesinde kayıt altına alınacağı, sözleşme süresince oluşan gelir ve giderler ve muhasebe defterlerinde oluşan tüm kayıtlara göre ilgili mevzuatlara göre mizan ve bilanço oluşturulacağı, resmi ya da gayri resmi tüm gelir ve giderlerin takip edildiği bir hesap tutulacağı, bu hesabın karından, resmi kurumlar vergisi tutarı düşüldükten sonra kalan net karın, %50'si , .........'nun tesis bedeli olarak %50'si İşletici'ye işletme bedeli olarak ödeneceğinin düzenlendiği görülmüştür. Davacının sunduğu belgeler ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan belgeler esas alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan hesap raporu da gözönüne alınarak 2021 yılı için net karın 114.540,00 TL olduğu, davacının (114.540,00 TL*% 50=) 57.270,00 TL talep edebileceği anlaşılmış, dava dilekçesi ile talep edilen 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile talep edilen 56.270,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 11/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı, sözleşmenin 3.13. maddesinde belirlenen, davalı şirketin iskele ve sahili İşletme'nin kullanımına amade tutmakla sorumlu olduğundan bahisle, bu edimin yerine getirilmemesi sebebi ile oluşan zararının da tazminini talep etmiş olup, dosyaya sunulan maillerde, işletme bünyesinde ve sözleşme kapsamında yer alan iskelenin 10 Ağustos öncesinde mühürlendiği, taraf beyanları ve tanık ifadelerinde 10 Ağustos- 31 Ağustos tarihleri arasında otelin faaliyette bulunduğu fakat iskelenin mühürlendiği anlaşılmış ancak iskelenin mühürlenmiş olması sebebiyle davacının doğrudan bir maddi zarara uğradığına dair yeterli delil bulunmadığından bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı, sözleşmenin tek taraflı feshinden kaynaklanan cezai bedelin tazminini de talep etmiş olup taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesinde, işleticinin tesis için müşteri portföyü oluşturmasının, tesisin işletme düzenini sağlamasının ardından .........'nun hiçbir haklı sebep olmaksızın işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde .........'nun işleticiye işbu sözleşme süresinin sona ermesine kadar her sene hesaplanan net karın %20'sini ceza bedeli olarak işleticiye ödemeyi beyan kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Ancak taraflar arasındaki yazışmalardan tarafların fesih protokolü hazırlanması konusunda anlaştığı ancak hesaplaşmada anlaşamadıkları, bu haliyle davalının sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiği yönünde yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından davacının cezai şart talebi yönünden de davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 57.270,00-TL kar payı alacağının 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden, 56.270,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 11/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının cezai bedel alacağı talebi ile işletmenin emre amade hazır edilmemesinden kaynaklanan zarar talebinin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 3.912,11-TL olduğundan, peşin alınan 16.350,11-TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.438,00-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 94,69-TL'sinin davalıdan, geri kalan 1.465,31-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 138.830,21-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 16.658,36-TL harç toplamı ile 22.583,00-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 39.241,36-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.381,95-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geri kalan 36.859,41-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026