Danıştaydan Maden Ruhsatı İptali Kararı: Şirketlerin İzin Yükümlülükleri ve Süre Kesintisi İtirazları Reddedildi.
Özet: Bir madencilik şirketinin, on yıllık ruhsat süresi içinde gerekli izinleri almaması nedeniyle maden işletme ruhsatının iptal edilmesi işlemi, idare mahkemesince idarenin ruhsat süresini haksız yere kesintiye uğratması gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş; ancak bölge idare mahkemesi, kesintinin şirketin kendi kusurundan kaynaklandığını ve Maden Kanununun sahaların atıl kalmasını önleme amacını gözeterek ruhsat iptalinin hukuka uygun olduğuna hükmederek davayı reddetmiş; bu karar, şirketin kusur incelemesinin dava konusuyla ilgili olmadığı, idari süreçlerin tamamlanamadığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun reddedilmesi ve bölge idare mahkemesi kararının onanmasıyla kesinleşmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/3857 E.  ,  2025/6632 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3857
Karar No : 2025/6632
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Kum-Çakıl Ticaret ve Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, ... Köyü hudutları dahilinde 02/09/2013 tarihinden itibaren S:... sayılı II-A. Grup maden işletme ruhsatı sahibi iken, 10 yıllık ruhsat süresi içerisinde Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca alınması gereken izinlerin alınmadığından bahisle 02/09/2023 tarihi itibarıyla ruhsatının aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından alınması gereken izinlerin işletme ruhsatı süresince alması gerektiği açık ise de; davacının mevcut orman izni başvurularının davacının madeni işletmek için gerekli tüm izinleri alma iradesinin varlığını gösterdiği, 02/09/2013 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle geçerli olan ruhsat süresinin davalı idarece 26/12/2016 - 23/10/2017 tarihleri arasında gerekçesiz bir şekilde kesintiye uğratıldığı ve bu kesinti süreleri ruhsat süresine dahil edilseydi orman izni başvurusunu sonuçlandırabileceğinin sabit olduğu, dolayısıyla söz konusu kesinti sürelerinin ruhsat süresine eklenmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunun değerlendirildiği, davacı şirketin işletme ruhsatının süresi dolduğundan bahisle maden işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davaya konu, 02/09/2013 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle geçerli olan ruhsat süresinin 26/12/2016 - 23/10/2017 tarihleri arasında kesintiye uğramasının davacı şirketin ruhsat bedelini ödememesi ve ödemesi yolunda yapılan ihtar üzerine hatalı ruhsat numarası vererek ödemesinden kaynaklandığı, davalı idareye bu anlamda herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinden kesinti süresinin de ruhsat süresine eklenmesinin söz konusu olamayacağının açık olduğunu, Maden Kanunu'nun 24. maddesiyle getirilen düzenlemelerin ihdas edilme amacının, işletme ruhsatı verilen sahaların en kısa sürede faaliyete alınarak, maden sahalarının atıl kalmasının önüne geçilmesi olduğu gözetildiğinde, Kanunda belirlenen yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getiremeyen davacıya ait işletme ruhsatının iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece dava konusu işlemin tesisi irdelenirken kusur incelemesi yapıldığı, kusur incelemesinin dava konusu ile ilgili olmadığı, tesis edilen işlemin konusu olan izinlerin başka kurum ve kuruluşlardan alınan izinler olduğu, makul bir süre içerisinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmak suretiyle izinlerin temin edilmeye çalışıldığı, idari süreçlerin tamamlanamadığı, bu sebeple tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kullanılmayan ... TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.