Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında sanığın TCK 221/4-2 maddesi kapsamındaki etkin pişmanlık talebinin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkum edilen bir sanık hakkında verilen kararı inceleyerek, sanığın müdafi aracılığıyla talep ettiği etkin pişmanlık hükümlerinin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle bozmuştur; buna göre, sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyeti ve şartları hakkında bilgilendirilmesi, ayrıntılı beyanlarının alınması, verilen bilgilerin örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu, faydalı ve eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediğinin ilgili birimlerden de sorularak tespiti sonrasında Türk Ceza Kanununun 221/4-2 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması için dava dosyasını ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/11266 E.  ,  2026/2819 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2021/242 E., 2022/9 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 24.Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2020/84 E., 2021/48 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM :TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları).
TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik ve faydalılık derecesi gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Sanık müdafinin 21.01.2021 tarihli temyiz dilekçesinde sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilip etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı beyanlarının alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.