Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği davasında tanık dinleme ve eksik araştırma usul ihlalleri nedeniyle istinaf mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden Yargıtay, hükme esas alınan ve suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesinde belirleyici olan tanığın, doğrudan aleni duruşmada sanık huzurunda veya usulüne uygun diğer yollarla dinlenmeyip sadece ifade metinlerinin okunması, ayrıca maddi gerçeği ortaya koymak adına UYAP araştırması, mevcutsa diğer tanık veya itirafçı beyanlarının dosyaya getirilip tartışılarak delillerin tam olarak değerlendirilmemesi gibi eksik araştırmalar yapıldığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozularak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/13295 E.  ,  2026/4060 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/469 E., 2022/590 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/41 E., 2020/199 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca mahkûmiyete ilişkin karara dair istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezanın nevi ve süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık "... Ş."nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması bakımından UYAP bilgi bankasında araştırma yapılıp sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi ve mümkün olması halinde ilgili şahısların usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ve tüm delillerin duruşmada CMK’nın 217. maddesi gereğince tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.