İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, tacirin taşınma sırasında ticari defterlerinin kaybolması nedeniyle yaptığı zayi belgesi talebinin, mücbir sebep ispatlanamadığı gerekçesiyle reddeden ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Davacı şirketin, taşınma esnasında kaybolduğunu iddia ettiği ticari defter ve evrakları için zayi belgesi verilmesi talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince tacirin basiretli davranma ve defterleri özenle koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği, kaybın kanunda sayılan yangın, sel, deprem veya hırsızlık gibi afet ya da önlenemez bir sebeple meydana geldiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi de kaybın davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeple gerçekleştiği ileri sürülüp ispatlanamadığından zayi belgesi talep koşullarının oluşmadığına karar vererek ilk derece mahkemesinin ret hükmünü onamıştır.

T.C. İSTANBUL BAM 12. HUKUK DAİRESİ

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1168
KARAR NO : 2026/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2026
NUMARASI : 2025/865 Esas - 2026/328 Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 29/09/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili ...'ın 11/09/2025 tarihinde Ümraniye/İstanbul adresinden, Gerze/Sinop adresine taşınma işlemlerine başlamış ve... plakalı araç ile ofisinde bulunan tüm eşyalarını gönderdiğini, müvekkilinin taşınma işlemi bittikten sonra yerleştirme esnasında şahıs firmasına ait tüm ticari defter ve evrak kayıtlarının kaybolduğunu farkettiğinden müvekkili şirkete ait tüm ticari defter ve evrakların zayi olduğunu, müvekkilinin 11/09/2025 tarihinde nakliye aracını göndermiş akabinde 12/09/2025 tarihinde kendisi otobüs ile Sinop iline gitmiş ve defterlerini bulamayınca İstanbul da taşındığı adrese bakmak için 17/09/2025 tarihinde tekrar İstanbul iline dönmüş ve kaybolduğunu net olarak anladığını belirterek, müvekkili şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, somut olayda davacı taraf tacir olup, ticari defterlerin muhafazasından basiretli bir tacir gibi mesul olup dava dilekçesinde taşınma esnasında kaybedildiği beyan edilerek zayi belgesi talep edildiğini, bilindiği üzere bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri korumak için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü bulunduğunu, yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca zayi belgesi verilebilmesi için bir tacirin saklama yükümlülüğü olduğu defter ve belgelerin, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi afet veya hırsızlık sebebiyle ziyaa uğraması gerekli olup, somut olayda ise, talep eden şirket vekilince defterlerin taşınma sırasında kaybolduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediği gibi davacının tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumadığı (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı emsal içtihatları) anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; yerel mahkemenin TTK nın82/7'maddeyi dar yorumladığını, maddedeki sayım sınırlı(tahdidi) değil, örnekleyici(tadadi) nitelikte olduğunu,mahkemenin dayandığı Yargıtay içtihatlarının somut olaya uygun olmadığını, eksik inceleme yapılarak , hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m.31) ihlal edildiğini, hasımsız yargı işinde re'sen araştırma ilkesi uygulanması gerektiğini,basiretli tacir kuralının somut olaya yanlış uygulandığını,kararın adil yargılanma hakkını (AY m.36, AİHS m.6) ihlal ettiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; davacının saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve evrakların zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.6102 Sayılı TTK 82/7 madde uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde ziyaı uğraması halinde ziyanın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde ticari defterlerin zayi olduğuna dair belge verilmesinin talep olunması gerekmektedir. Tacirin, TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi önlenemez sebeplerle ziyaa uğraması gerekmektedir. Bunun dışında tacirin defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez.Somut olayda; davacıya ait ticari işletmeye ait ticari defter ve evrakların taşınma sırasında kaybolduğu ileri sürülmekte ise de ne şekilde kaybolduğu belli değildir. Taşınma sırasında kaybolmuş olacağı belirtilmektedir. Zayii olayının kanunda yazılı sebeplerle, davacının iradesi dışında önlenemez bir sebeple meydana geldiği ispatlanamamıştır.Kaybın ne şekilde gerçekleştiğinin belirsiz olduğu, davacı bakımından iradesi dışında önlenemez bir sebeple gerçekleştiği ileri sürülüp ispatlanamadığından zayii belgesi talep koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. İleri sürülen zayi sebebine göre de daha ileri bir delil değerlendirilmesi yapılması gerememektedir.Açıklanan nedenlerle; karara yönelik ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2026