Yargıtay 3. Ceza Dairesinden, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan ByLock delillerinin eksik incelenmesi nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına dair karar.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesince Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise mahkûmiyet hükümlerinin onandığı bir davada, Yargıtay; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılanların temyiz istemlerini yetkisizlik ve delil yeterliliği gerekçeleriyle reddedip onarken, sanık hakkında verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet hükmünü ise, ByLock kullanımına ilişkin güncel tespitler, HTS kayıtları, uzman bilirkişi incelemesi, UYAP sorgusu ve tanık ifadelerinin yeniden alınması gibi hususlarda eksik araştırma yapıldığı ve bu eksiklikler giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/38757 E.  ,  2026/2954 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1858 E., 2021/455 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/39 E., 2018/404 K.
SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9-6 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama konusu anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan TBMM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen kararın hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE,
2- Sanık hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan T.C. ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde beraate ilişkin hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında başkaca beyan bulunup bulunmadığının sorgulanması, var ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve soruşturma aşamasındaki beyanı okunmakla yetinilen ... A. ile tüm beyan sahiplerinin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.