Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, inşaat işleri kapsamında eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında verilen kısmi kabul kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf başvurusu, davacının davalı ile sözlü olarak anlaştığı silikon dış cephe giydirme ve kompozit demir işleri karşılığında 625.000 TL bedelli sözleşmenin %60ını tamamladığını belirterek bakiye alacağının tahsilini talep etmesine, davalının ise işin usulüne uygun yapılmadığı ve ödemelerin eksiksiz yapıldığı savunmasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, tek taraflı teklif mektubunu delil kabul etmeyip, davalı tarafından sunulan ve davacı tarafından keşifte kabul edilen fotoğraflar üzerinden yaptığı hesaplamayla davacının 40.918,50 TL alacağı olduğuna hükmetmiş, davacı ise kararı, sözleşme bedeli, işin tamamlama oranı ve davalının ön inceleme sonrası sunduğu faturaların delil kabul edilmesinin usule aykırılığı gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/841 - 2026/1618

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/841
KARAR NO : 2026/1618
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2021
NUMARASI : 2018/598 Esas - 2021/786 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2018
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 30/11/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/09/2026
KARARIN YAZIM TARİHİ: 14/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2021 tarih ve 2018/598 Esas -2021/786 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları ile ilgili istinaf karar incelemesinde:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacı vekili 23.07.2018 tarihli dilekçe ile davalı ile müvekkili arasında sözlü olarak davalının yapmakta olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mah., .... Sokak adresinde yapılmakta olan inşaatın silikon dış cephe giydirme ve dış cephe kompozit demir işlerinin yapılması konusunda anlaşıldığını, davalının bu iş karşılığında müvekkiline 625.000,00 TL ödeyeceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını, müvekkilinin 23.09.2017 tarihinde işe başladığını davalının bu işe karşılık müvekkiline 12.12.2017 tarihinde 86.125,00 TL tutarında ödeme yaptığını, müvekkili tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya göre işin % 60'ına yakın kısmının bitirildiğini, fakat davalı tarafça başkaca ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalıdan bakiye alacağının olduğundan bahisle kısmi dava olarak 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesinin kurulduğunu, fakat davacı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalının işin seviyesi % 20'lerde iken işi bıraktığını, yapılan işin de fen ve sanat kurallarına uygun yapılmadığına, davacının yaptığı iş bedeli kadar ödemenin müvekkili tarafından yapıldığına, müvekkilinin davalıya yapılan iş bedeli olarak 101.627,50 TL ödeme yaptığına, malzemelerin tamamının müvekkili tarafından karşılandığının, işin teslimi yönünden ispatın davacıda olduğuna ve sonuçla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "Davacı taraf yapılacak işe ve birim fiyata ilişkin 16.10.2017 tarihli teklif mektubunu sunulduğuna, söz konusu belgede davalı tarafın kaşe ve imzası bulunmamakta olduğuna, davalı tarafın bu belgeyi kabul etmediğini, belge tek taraflı düzenlendiğinden ve iş sahibinin kabulü bulunmadığından yapılan işin bedeli konusunda delil olarak kabul edilmediğini, davacı taraf işi tamamlamadan yarım bıraktığını, yapılan işin seviyesi taraflar arasında ihtilaflı olduğuna, işin yapıldığını ve seviyesini ispat yükü yükleniciye düşmekte olduğuna, işin yarım bırakıldığı andaki seviyesine ilişkin bir delil tespiti bulunmadığına, bununla birlikte davalı vekili tarafından 25.09.2018 tarihli keşifte sunulan 3 fotoğraf davacı şirket yetkilisi tarafından kabul edildiğine, bu fotoğraflardaki seviyeye göre davacı tarafın yaptığı iş miktarı toplam 162.576,00 TL olduğuna, bu miktardan 101.627,50 TL + 20.000 TL tahsilatın mahsubundan sonra davacının bakiye 40.918,50 TL alacağının bulunduğu ispatlandığına, bu hesaplama yarım bırakılan işin tamamlanmasına ilişkin davalı tarafça sunulan faturalarla uyumlu olduğuna, buna karşılık son ek raporda belirtildiği üzere davacı tarafın yapılan işte kullanıldığı iddiasıyla sunduğu faturaların birçoğu işe başlama tarihinden önceki döneme ait olduğuna, bu nedenlerle davanın bu hesaplamaya göre kısmen kabulü gerektiği kanaatine varıldığına sonuçla;
- Davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL'nin 23/07/2018 ve 30.918,50 TL'nin ıslah tarihi olan 21/10/2019 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 30/11/2021 tarihli istinaf dilekçesinde: Müvekkili ile davalının "silikon dış cephe giydirme ve dış cephe kompozit demir işleri kompozit yapma" hususunda 625.000 TL' ye anlaştığını tarafların yaptığı anlaşma gereği davalı tarafça işin bedelinin peyder pey ödemediğini üstlenilen işin %60 oranında müvekkilince tamamlandığını fakat davalı tarafça ödemeler zamanında yapılmadığı için iş bu davanın ikame edildiğini, açılan davanın müvekkilince ispat edilmesine davanın 40.918,50 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiğini, ilk derece mahkemesince davalı tarafın ön inceleme duruşmasından sonra sunduğu faturaların delil olarak kabul edildiğini bu durumun ise yasaya aykırı olduğunu müvekkili şirket yetkilisinin keşif esnasında kabul ettiği 3 ayrı resimdeki iş ve işlemleri kendisinin yaptığı yönünde olduğunu bu aşamada yarım bıraktığı yönünde olmadığını, ilk derece mahkemesince davacının sunmuş olduğu 3 fotoya bağlı kalınarak 162,576,00 TL hesaplama yapıldığını keşif sırasında tespit edilen değerinin ise 350.590,00 TL rakamına göre neden hesap yapıldığının taraflarca anlaşılamadığının ilk derece mahkemesince 25/09/2018 tarihli keşif ile ortaya çıkan raporu göz ardı edilerek keşif esnasında getirilen 3 adet resme dayalı rapora göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince iki farklı heyet tarafından alınan raporun birbiriyle çelişmekle olduğunu bu çelişkinin 3. bir rapor ile giderilemediğini, ilk derece mahkemesince 25/09/2008 tarihindeki keşifteki değerlerin raporda yok sayıldığını davalı tarafın işi başkasına yaptırdığını ispatlayamadığını, beyan etmekle;
Sonuç itibariyle: İstinaf talepleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak üzere ıslah talepleri doğrultusunda davanın tam kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 31/12/2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde: 25/09/2018 tarihli keşifte davacının açık ikrarı olduğundan işin hangi seviyede bırakıldığını ve ne kadar ödeme yapıldığının ihtilaf konusu yapıldığını, bu nedenle bu hususlarda uyuşmazlık olmadığını ilk derece mahkemesinde verilen kararın tarafların uzlaşı içinde olduğu bu 3 adet görsel üzerinde yapıldığını, bu nedenle davalının işi terk ettiğin andaki mevcut seviyenin uyuşmazlık konusu olmadığını bu nedenle ispatı cihetine gidilemeyeceğine, davacı istinafında keşif sırasındaki ikrarının yanlış anlaşıldığı yönündeki beyanının gayet ciddi olduğunu, TMK 2. maddesinin ihlali anlamında olduğunu beyan etmekle,
Sonuç itibariyle: Davacı tarafın istinaf sebeplerinin HMK 353/1-b-1 md. uyarınca esastan reddine karar verilmesine,
Davalı vekili 31/12/2021 tarihli istinaf dilekçesinde: Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin varlığının sabit olduğunu yazılı sözleşme bulunmaması ve tarafların bedelde anlaşamaması nedeniyle iş bedelinin TMK nun 481 md.göre işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre KDV eklenmeksizin yapılması gerektiğinin fakat bu hususun ek rapor alınmasına gerektirmeyeceğini beyan etmekle;
Sonuç itibariyle: HMK 352/1-b-2 md. gereğince ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına ve istinaf sebepleri doğrultusunda düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle, davalı ile aralarında akdedilen eser sözleşmesi gereği, davalın yapmayı yükümlendiği ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Sokak adresindeki inşaatın silikon dış cephe giydirme ve dış cephe kompozit demir işlerinini yapmayı yükümlendiğini, davalının aralarında anlaşma gereği peyder pey iş bedelini ödememesi üzerine işi yarım bıraktığını fakat yaptığı iş gereği davalının bakiye iş bedelini ödemediğinden bahisle alacak talebinde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalı tarafça sunulan fotoğraflardaki işin miktar ve cihetinin davacı şirket yetkilisin de keşif mahallinde kabul edilmesi sonucu, bu fotoğraflardaki yapılan işin miktarına göre bilirkişi raporundaki hesaplama ve davacı tarafın kabulünde olan davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. maddesine göre, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği belirtilmekle inceleme, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
TBK'nun 470. Maddesinde; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir."
TBK'nun 480.maddesinde;"Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar,taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir."
TBK'nun 481. maddesinde;"Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir."
Hükümleri düzenlenmiştir.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacının davalıya ait inşaatın silikon dış cephe giydirme ve dış cephe kompozit demir işlerinini yüklenicisi olduğu ve bu işe ilişkin bir kısım imalatın davacı tarafından meydana getirildiği, davacı tarafça işin tamamlanmadan el çekildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan işin bedeli ve de davalı tarafça yapılan davacının da kabulünde olan ödemeler sonrası davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa bu alacağın miktar ve ciheti konusunda toplanmaktadır.
Taraflar arasında yapılacak olan davacı tarafından meydana getirilecek esere ilişkin işin bedelini belirler her iki tarafı da bağlar yazılı sözleşme bulunmamaktadır.
Taraflar arasında götürü bedele dayalı eser sözleşmesi de bulunmamaktadır.
Taraflar arasında yazılı olarak yapılmış ve bedeli de belirlenmiş bir eser sözleşmesi bulunmadığından davacı tarafından yapıldığı kabul edilen imalat kalemlerinin imalatın yapıldığı tarih itibariyle KDV eklenmeksizin piyasa rayiç bedelleri (işçilik ve yüklenici karı dahil) belirlenerek davacı yüklenicinin alacak miktarının bulunarak davacı yüklenicinin alacak miktarının hesaplanması gerekmektedir.
Öncelikle taraflar arasında davacı tarafça davalıya yükümlenilen işin yarım bırakıldığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık işin ne seviyede bırakıldığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf dava tarihinden önce taraflar arasındaki sözleşme gereği yaptığı işin fiziki oranının tespiti yönünde bir delil tespiti yapmamıştır. İlk derece mahkemesince yapılan keşif esnasında davalı vekili keşif zaptındaki beyanında davacı tarafın taşınmazdaki işi yarım bıraktıktan sonraki hali yönünde iddiaları yönünde değerlendirmek üzere fotoğrafları mahkemeye sunduğunu beyan etmiş, davacı şirket yetkilisi olan Nebi Yunlu ise davalı vekilinin sunduğu fotoğraflardaki gibi ödeme almadığı için taahhüt ettiği silikon cephe, alimünyum işleri ile karkas yapı imalat işini yarım bıraktığını, bilirkişilerin değerlendirme yaparken bu görsellerden faydalanabileceğini, keşif esnasında sunulan fotoğrafları kabul ettiğini beyan etmiştir. Ne kadar iş yaptığını ispat yükü altında davacı taraf bu beyanı ile yaptığı imalat seviyesinin davalı tarafın sunduğu görsellerdeki gibi olduğunu ikrar etmiştir. Bilindiği üzere HMK 188. maddesinde tarafların ve ya vekillerinin ikrar ettikleri vakıaların çekişmeli olmaktan çıkacağını ve ispatı gerekmeyeceğini düzenlemekle, davalı tarafın ikrar ettiği bu vakıadan sonra bu görsellerdeki imalatlardan başkaca imalatlar yaptığı yönündeki iddiaları dinlenemez.
"Eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi, yapımını üstlendiği eseri taraflar arasındaki sözleşmeye, fen ve sanat kuralları ile imar mevzuatına uygun olarak imâl ederek iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin edimi ise kararlaştırılan iş bedelini ödemektir. Taraflar arasında iş bedeli konusunda uyuşmazlık bulunması halinde Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre iş bedeli, işi yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre; serbest piyasa rayiçlerinin içerisinde KDV ve müteahhit kârı da olduğu gözetilerek belirlenir.
Somut olayda her ne kadar mahkemece davacının yasal mevzuata uygun olarak yaptığı imalâtların yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin belirlendiği, bu bedelden yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyaya derc olunan belediye başkanlığı ve orman müdürlüğü yazılarından imalâtların yapıldığı taşınmazların bir kısmının plânsız alanlarda kaldığı, bir kısmının eko turizm alanı ve tarım dışı kullanılabilir arazi olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu taşınmazlar üzerine yapılan imalâtların izne tabi olup olmadıkları ve izne tabi iseler mevcut halleri ile izin verilip verilemeyeceği konusunda yeterli inceleme ve irdeleme içermediği anlaşılmıştır.
Yine dosyada gerek dava öncesi gerekse yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının gerek yapılan imalâtlar ve bunların metrajları, gerekse toplam iş bedeli konusunda birbiri ile çelişkili olduğu, taraf itirazları karşılanmadığı gibi, iş bedeli belirlenirken Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun bir hesaplamanın da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, özellikle içlerinde plansız alanlarda ve 5403 sayılı Yasa kapsamındaki eko turizm alanlarında yapılaşma konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, davacı tarafından yapılan iş ve imalatlardan izne tabi olanların izin alınabilir durumda olup olmadıklarını belirlemek, izin alınabilir durumda iseler bunların ve izne tabi olmayan iş ve imalatların hep birlikte değerlendirilerek, öncesinde alınan bilirkişi raporlarındaki imalât bedelleri ve metrajlar arasındaki çelişkiler de giderilip işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre ve serbest piyasa rayiçlerinin içinde KDV ve müteahhit kârı da bulunduğu gözetilip ayrıca eklenmeksizin bedelinin belirlenip, yapıldığı ihtilafsız ödemeler düşülerek sonucuna göre karar verilmesidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21.05.2026 tarih ve 2025/1212 E., 2026/2277 K. Sayılı ilamı)
İlk derece mahkemesi tarafından alınan iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alınmış ama bu iki farklı bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen raporlar arasında çelişkiyi giderecek 3. bir heyetten rapor alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Zira ilk raporda değerlendirmenin işin hangi seviyesi baz alınarak hesaplandığı ve hesaplamanın hangi yıl mahalli piyasa rayicine göre hesaplandığı tam olarak açıklanmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise her iki heyet tarafından sunulan raporlar arasındaki hesaptaki sayısal farklılığın neden kaynaklandığı, bilirkişi raporunda hesaplamanın hangi yıl mahalli piyasa rayicine göre yapıldığı, bu hesaplamaya KDV ile yüklenici kârı dahil olup olmadığı açıklanmadığı gibi mahalli piyasa rayicine göre yapılan hesaplamaya KDV eklenmesi de doğru olmamıştır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince yapılacak iş, öncelikle 3. bilirkişi heyetinden iki heyet arasında çelişkiyi giderecek ve davacı ile davalı arasında işin seviyesini belirler tarafların kabulünde olan fotoğraflarda işin seviyesi göz önüne alınarak, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayicine göre işin bedeli mahalli piyasa rayicine KDV ile yüklenici kârı dahil olduğundan, KDV eklenmeksizin hesaplanması ve bu bedele taraflar arasında uyuşmazlık olmayan davalı ödemelerin mahsubu sonrası oluşacak bakiye iş bedelinin hesaplanması yönünde rapor alınması ve bu rapor sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Bu nedenle davacı ve davalı tarafın buna ilişkin istinaf itirazları yerinde olup, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve deliller değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını gerektirmiştir.
Sonuç itibariyle; Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine KESİN OLMAK ÜZERE gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a.6 maddesi gereğince, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve 2018/598 Esas - 2021/786 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan 170,77 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVALIYA İADESİNE,
6-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-İstinaf masraflarının, başvuran taraflar üzerinde BIRAKILMASINA
9-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 ve 362/1-g bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/09/2026
Başkan Üye Üye Katip
*e-imzalıdır.* *e-imzalıdır.* *e-imzalıdır.* *e-imzalıdır.*
" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."