Bankanın hatalı virmanıyla ortak hesaba geçen paranın sebepsiz zenginleşme, haksız takip ve menfi tespit iddiaları çerçevesindeki istinaf incelemesi.
Özet: Banka tarafından müşterisinin döviz hesabından TLye çevrilen paranın hatalı bir şekilde müşterinin kendi TL hesabına değil de başka bir şirketle ortak kullandığı hesaba aktarılması, bu yanlış işlem sonucunda ortak hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle bankanın diğer ortağı tazmin etmesi ve akabinde müşterisi hakkında sebepsiz zenginleşme iddiasıyla icra takibi başlatması üzerine, müşteri bankaya borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit ve zararlarının tazminini talep etmiş, banka ise icra takibine yapılan itirazın iptali davası açarak alacaklı olduğunu iddia etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2023/585
KARAR NO:2026/1434
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/11/2020
NUMARASI:2017/907 Esas - 2020/625 Karar
DAVA:Menfi Tespit, Tazminat
DAVA TARİHİ:23/10/2017
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:14/11/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/09/2026
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVADA DAVA:Davacı vekili, müvekkili firmanın ...şubesinde hem TL hem de Döviz hesaplarının bulunduğunu, 18.11.2013 tarihinde müvekkili firma yetkilisi davalı bankanın ... şubesine döviz hesabında bulunan paradan 20.000 USD'nin TL'ye çevrilerek kendi TL hesabına aktarılmasını istediğini, ''...'' işlem numarası ile işlem yapılarak 20.000-USD = 40.234,00 TL'ye çevrildiğini, ancak banka personeli bu parayı müvekkil firmanın kendi TL hesabına havale etmesi gerekirken hata yaparak müvekkili şirket ile ... firmasının ... Şubesindeki ortak hesabına aktardığını, döviz bozdurma işleminde paranın yanlış banka hesabına gönderildiğini, bankanın bu hatalı işleminin dekonta şerh düşüldüğünü, müvekkili kendi döviz hesabından TL'ye çevirdiği bu parayı borç ödemek için kullanacağını, hatasını anlayan banka personelinin bu defa ise paranın davacı şirket ile ... firmasının ... Şubesindeki ortak hesaptan müvekkilinin ödeme yapmak istediği firmaya müvekkilinin istediği miktarı EFT yaparak gönderdiğini, nihayetinde müvekkili firmanın parası ortak kullanımda olan yanlış hesaba gönderildiği için müvekkili davalı banka tarafından zarara uğratıldığını, bu şekilde hatalı virman işlemi yapan banka görevlileri müvekkilinin isteğinin dışına çıktığını, defterler incelenecek olsa davacı şirketin dava dışı ... firmasından da alacaklı olduğunu, bankanın para transferleri yapılıyormuş algısı oluşturarak kendi hatalı işlemlerini gizlediğini ve ...'ın bu para transferine konu miktarları talep etmesi üzerine ilgili firmaya bu miktarları ödeyerek rücu etmek amacıyla İstanbul 7. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile "Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız Takip" başlattığını, takip sebebiyle borçlu olmadıkları gibi konu edilen iki araca ilişkin rehinlerin de konusuz kaldığını, rehin işlemine konu olan kredi borcunun da zaten ödenip bitirildiğini iddia ederek, haksız takip nedeniyle bankaya borçlu olmadığının tespitini, araçların sicil kayıtlarına işlenen yakalama şerhinin kaldırılmasını ve haksız yakalama sebebiyle uğradığı şimdilik 500,00 TL maddi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı banka vekili; ...Şti. yetkilisinin müşterek hesaptan, ... ... .... A.Ş.nin bilgisi ve rızası dışında münferiden 10.200,00-TL ve 5.052,78-TL bedelli 2 adet tediye ve 35.000,00-TL bedelli 1 adet eft işleminin toplamı olan 50.252,78-TL kullanıldığını, ... şirketinin talebi üzerine bu paranın banka tarafından iade edildiğini ve davacıdan talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine sebepsiz zenginleşen borçlu hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası takip başlatıldığını beyanla kendilerinin alacaklı olduğunu, açılan davanın reddinin gerektiğini belitmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı banka vekili, banka ile davalı arasında Ürün ve Hizmet Paket Sözleşmesi imzalandığını, ... ... .... A.Ş. ile ... .... Şti arasında imzalanan Dolgu ve rahabilitasyon faaliyetleri müşavirlik, kontrollük ve teknik Destek Hizmeti Sözleşmesi işine istinaden ... ... .... A.Ş. ve ... .... Şti. nezdinde müşterek hesap açılması amacıyla Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesine ek sözleşme imzalandığını, müvekkili bankanın müşterisi şirket adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçlar, davalının asaleten vekefaleten tüm borçlarının teminatı olarak müvekkili bankaya rehin verildiğini, ... ... .... A.Ş. müşterek hesaptaki pay oranı dikkate alınmaksızın müşterek hesapta her türlü tasarrufta bulunmaya, münferiden sadece ... ..., A.Ş. 'nin yetkili olduğu, müşterek hesapta toplanan bedelden, ... .... A.Ş’nin yazılı talimatı ile ve yazılı talimatında belirtilen tutar kadar ... .... Şti. ye ödeme yapılacağını tarafların kabul ettiğini, ... .... Şti. yetkilisinin müşterek hesaptan, ... ... .... A.Ş.nin bilgisi ve rızası dışında münferiden 10.200-TL ve 5.052,78-TL bedelli 2 adet tediye ve 35.000-TL bedelli 1 adet eft işleminin toplamı olan 50.252,78-TL kullanıldığını, ... şirketinin talebi üzerine bu paranın banka tarafından iade dildiğini ve davalıdan paranın hesaba iadesinin talep edildiğini, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine sebepsiz zenginleşen borçlu hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası takip başlatıldığını beyanla, dosyanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/907 Esas sayılı dosyada görülen davalı tarafından açılan menfi tespit davası ile birleştirilmesini, itirazın iptali ile takibin devamını, en az %20 oranında icra inkar tazminatı verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Birleşen dava davalısı, 18.11.2013 tarihinde müvekkili firma yetkilisinin verdiği talimatın yanlış uygulandığını,... şubesine döviz hesabında bulunan paradan 20.000 USD'nin TL'ye çevrilerek kendi TL hesabına aktarılmasını istediğini, ''...'' işlem numarası ile işlem yapılarak 20.000-USD = 40.234,00 TL'ye çevrildiğini, ancak banka personeli bu parayı müvekkil firmanın kendi TL hesabına havale etmesi gerekirken hata yaparak müvekkili şirket ile ... firmasının ... Şubesindeki ortak hesabına aktardığını, bankanın bu hatalı işleminin dekonta şerh düşüldüğünü, nihayetinde müvekkili firmanın parası ortak kullanımda olan yanlış hesaba gönderildiği için zarara uğradığını, para çekme işlemlerinde de usulsüzlük olmadığını, dava dışı... firmasından işlem tarihinde alacaklı durumda olduklarını, olmasalar bile ortak hesaptaki paranın %80 inin kendilerine ait olduğunu belirterek rücu amacıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadıklarından davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, asıl davada talebin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten dolayı menfi tespit, rehin sözleşmesinin geçersizliği ve sona erdiğinin tespiti ve icra takibi nedeniyle kullanılamayan araçlar nedeniyle maddi tazminat davası, birleşen davanın aynı takipten dolayı itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiş; yapılan yargılama sonucunda.... Bankası ... ile ... ve ... arasında 12.06.2013 tarihli "... Bankası ... Bireysel Ürün ve Hizmet Paket Sözleşmesi" ile bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası kabul edilen "Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesi" imzalandığı, ek sözleşme metninden, sözleşmenin ...bank'ın ... Şubesinde imzalandığı ve söz konusu iş için "Müşterek Hesabın" ... Şubesinde açıldığı, hesaba her iki şirketin de para yatırabileceğinin kararlaştırıldığı ancak hesap üzerinde tasarruf yetkisinin sadece ...'a ait olduğu, yapılan 12.06.2013 tarihli sözleşmeler uyarınca birleşen davadaki davalının ortak hesap üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmamasına karşılık, ortak hesaptan 18.11.2013 tarihinde 35.000,00 TL, 01.04.2015 tarihinde 10.200 TL ve 5.052,78 TL olmak üzere toplamda 50.252,78 TL tahsil eden davalının almış olduğu bu bedelleri iade etmesi gerektiği gerekçesiyle “Asıl davada taleplerin ayrı ayrı reddine, Birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın Kısmen İptali ile takibin 50.252,78 TL asıl alacak, 587,96 TL işlemiş faiz ve 29,40 TL BSMV olmak üzere toplam 50.870,14 TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren %28,08 ve değişen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, İcra İnkar tazminatı talebinin kabulü ile 10.050,55 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar asıl dava davacısı, birleşen dava davalısı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı/birleşen dosya davalısı istinaf dilekçesinde, 40.234,00 TL'lik dekontta el yazısı ile "sehven ... hesabına geçilmesi (... hesabına geçilmesi gerekirdi)" şeklinde yer alan notun banka görevlisi tarafından yazıldığını, aksi halde zaten alacaklı olduğu ... firmasının hesabına para göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkil firmanın sürekli ve yoğun bir şekilde parasal olarak hacimli çalıştığı ...bank şubesine bilgi geçerek yine adına kayıtlı döviz hesabından para bozdurulmasını bu paranın TL hesabına aktarılmasını ve bu paradan bir kısım tutarın dava dışı ... firmasına gönderilmesini talep ettiğini, banka memurunun hata yaparak bozduğu dövizi ... ile ortak işin yürütüldüğü banka hesabına aktardığını, yerel mahkemenin ters işlem yaparak o an paranın geri gönderilmesi mümkün iken bunun yapılmamasının müvekkilin bilgisi dahilinde gerçekleştiği gerekçesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bakiye kalan 5.234,00 TL lik tutarın ortak hesaptan çekilmemesini de müvekkil aleyhine yorumlayan yerel mahkemenin hataya düştüğünü, bahsi geçen paranın farkedilme olanağının olmadığını, dekontlarda bu şerhleri düşen banka personelinin kim olduğunun araştırılması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.Ayrıca davacı vekili, müvekkil firma ... arasında imzalanan ve davalı banka kayıtlarında da mevcut olan Hasılat Paylaşımlı Hizmet Sözleşmesinin 7.2 maddesinde de yazılı olduğu üzere; aylık hasılat tespitinden sonra hasılat paylaşımı yapılacağını, sözleşmeye göre müvekkilin %80, ...'ın ise %20 oranında hasılattan pay alacağını, bankanın iddia ettiği gibi toplam 50.252,78 TL'nin ortak hesapta olması ve...'ın yönetiminde dağıtılması kabul edilecek olsa bile sözleşme gereği bu paranın %80'lik kısmının davacı şirkete ait olduğunu, iddia olunan bu borç ile ilgili rehin takibi de yapılamayacağını, banka ile müvekkil arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında rehin konulduğunu ve bu kredi sözleşmesi kapsamında banka alacağını İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi .... Sayılı dosyaları üzerinden tahsil ederek söz konusu kredileri tasfiye ettiğini, rehnin konusunun da kalmadığını, hatta sebepsiz zenginleşmeye konu edilen 18.11.2013 tarihli işlem araçların bankaya rehin verildiği tarihten de önceki bir tarihe ait olduğunu belirterek takibin usulsüz olması sebebiyle de kararın kaldırılmasını, esas dava yönünden davanın kabulünü, birleşen dava yönünden davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:Asıl dava İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti, rehin sözleşmesinin geçersizliği ve sona erdiğinin tespiti ve kullanılamayan araçlar nedeniyle maddi tazminat davası; birleşen davanın ise aynı takipten dolayı itirazın iptali davası olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, dava dışı ... ... .... A.Ş. ile davacı ... .... Şti. arasında Dolgu ve Rehabilitasyon Faaliyetleri Müşavirlik, Kontrollük ve Teknik Destek Hizmeti Sözleşmesinin imzalandığı, Taraflar arasında imzalanan o sözleşmenin "Hasılat Paylaşımının Şekli ve Sözleşme Bedeli" başlıklı 7.2.maddesinin ilgili poragrafında " Aylık hasılat tespitinden sonra İşletmecinin ve ...'m payına isabet eden kısımlarının ortak banka hesabından yapılacak ödeme işlemleri ...'ın talimatları ile olacaktır..." hükmünün yer aldığı ,bu sözleşmeye istinaden ... Bankası ... ... şubesinde ... ... .... A.Ş. ve ... .... Şti. nezdinde müşterek hesap açılması amacıyla Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesine Ek Sözleşme imzalandığı, Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesine Ek Sözleşmesinin ilgili paragrafında sözleşme şartlarında taraflar arasında açılan ortak hesapta her türlü tasarrufta bulunmaya, münferiden sadece ... ... .... A.Ş.'in yetkili olduğu, müşterek hesapta toplanan bedelden ... ... .... A.Ş.nin yazılı talimatı ile ve belirtilen tutar kadar ... .... Şti.ye ödeme yapılacağı kabul edilmiştir. Bu çerçevede ... Bankası ... ... Şubesinde ... No'lu TL hesabı açılmıştır.... .... Şti.firmasının yetkilisinin, ... ... . A.Ş.'nin bilgisi ve rızası dışında münferiden yetkisi olmadığı ... nolu müşterek hesaptan, 10.200-TL ve 5.052,78-TL bedelli 2 adet tediye ve 35.000-TL bedelli 1 adet EFT işleminin toplamı olan 50.252,78-TL kullanılmış olduğu tarafların beyanı ve banka dekontları ile sabittir. Bu bedel banka tarafından dava dışı ... firmasına iade edilmiş, davacı şirketten talep edilmiştir.Asıl ve birleşen davanın konusu olan İstanbul 7. İcra müdürlüğünün ... sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde alacaklı... Bankası .... tarafından borçlu ... ....Şti. aleyhine 15.08.2017 tarihli talep ile taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takıp başlatıldığı, takip ile 50.252,78 TL'si asıl alacak, toplam 56.454,14 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren kredi tablosunda belirtilen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte TBK'nın 100. md. gereğince tahsilinin talep edildiği, takip talebinde rehinli olarak da ... ve ... plakalı araçların gösterildiği görülmüştür.Uyuşmazlık davacı firmanın bu tutardan sorumlu olmadığı, bankanın ... firmasına yaptığı iadeyi davacıdan talep edip edemeyeceği, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin usulsüz olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.Davacı/birleşen davada, davalı ..., ...bank ... Şubesi nezdindeki kendi döviz hesabından 18.11.2013 tarihinde 20.000,00 USD bozdurmak suretiyle karşılığı 40.234,00 TL'yi saat 15.10 da doğrudan ortak hesaba yatırmış olup, dosyada her iki işlem için ayrıca bir talimat bulunmamakla birlikte mevcut dekont suretlerinde, "Talimat-Kendisi" ibarelerinin yazılı olduğu ve buna ... şirket yetkilisi tarafından sözlü bir talimat anlamı verilebileceği ve 40.234,00 TL.nın ortak hesaba yatırıldığı anlaşılmaktadır. ... vekili banka personeli tarafından hatalı yapılan işlem sebebiyle 40.234,00 TL'lik dekontta el yazısı ile "sehven ... hesabına geçilmesi (... hesabına geçilmesi gerekirdi)" şeklinde bir not düşüldüğünü ileri sürülmüştür. Söz konusu şerhin kim tarafından yazıldığı dekonttan anlaşılmadığı gibi, davacının iddiasını destekler mahiyette bir tutanak, ihtar veya durumun düzeltilmesine ilişkin bankaya bir başvuru da olmadığı görülmüştür. Verilen EFT talimatı banka tarafından hatalı uygulanmış bile olsa ... firmasının şikayetine kadar aradan geçen uzunca zamanda sessiz kalınmıştır.Yine ... Şti yetkilisi ... tarfaından ... Bankası ... Şubesi üzerinden ... Şubesi nezdındeki Hesaptan 01.04.2015 tarihinde 10.200.00 TL ve 5.052.78 TL karşılığı 1.800 Euro çekildiği her iki tarafın da kabulünde olup davacı şirket bu paranın hakediş veya ... firmasından olan alacaklarına ilişkin olduğunu ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2 maddesine göre davacı ile dava dışı ... ... A.Ş ile ortak hesabından para çekme işlemi münferiden ...’ın yazılı talimatıyla mümkün olabilecektir. Böyle bir talimat veya onay olmaksızın çekildiği tespit edilen 3 adet işlem toplamı olan 50.252.78 TL'nin Bankanın ... nolu geçici hesaptan ... A.Ş ile ... ŞT'nin ... Şb. Nezdindeki ... No'lu ortak hesaba havale edildiği anlaşılmıştır.... Bankası ... ... Şubesinde ... No'lu TL hesabı açıldığının tespit edildiği, ... Şti Tarafından ... Bankası ... 'ne verilen 18/11/20l3 Tarihli EFT Talimatında ... No'lu hesaptan 35.000 TL'nın ... Bankası ... HARFİYATa ait ... Iban nolu hesaba EFT yapıldığı, iki işlemin aynı gün peşpeşe yapıldığı, kalan bakiye tutar bakımından da davacı şirketin bir talebinin olmaması karşısında, yapılan işlemin davacı bilgisinde olduğunu veya en azından bankanın parayı ortak hesaba yatırmasına zımnen onay verildiğini kabul etmek gerekir.Takibin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmasına dair istinaf sebebi bakımından ise; ... plakalı araçla ilgili 29.11.2011 tarihli, ... plakalı araçla ilgili 30.01.2014 tarihli matbu araç rehin sözleşmelerinde özetle; düzenlenen veya düzenlenecek olan kredi sözleşmeleri kapsamında ... şti. adına... Bankası ....şubeleri tarafından açılmış veya açılacak her türlü kredilerin ve ....Şti.'nin banka nezdinde her ne sebepte olursa olsun gerek asaleten gerekse kefaleten doğan doğacak tüm borçlarının teminatı olarak motorlu aracın bankaya rehin edildiği belirtilmiş olup her iki sözleşmenin de davacı-karşı davalı firma tarafından imzalandığı görülmektedir. Bankanın rehin sözleşmesine dayanarak hesabı kat ettiği ve yapılan takibin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüş, rehnin bu alacağı teminat altına almadığına dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Son olarak, asıl davada yakalama şerhi koyulan araçların kullanılamamasından dolayı uğrandığı ileri sürülen zararlara ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, ... ve ... plakalı araçlara yakalama şerhi koyulduğu tarihten, dairemizce verilen yakalama şerhinin kaldırılmasına dair karar tarihine kadar da davacı-karşı davalı ....Şti nezdinde oluşmuş herhangi bir zararın tespit edilemediği anlaşılmakla davacının buna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı-karşı Davalı vekilinin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Asıl davada alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Birleşen davada alınması gereken 3.474,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 868,74-TL harcın mahsubu ile kalan 2.606,19-TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı-karşı davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı-karşı davacı tarafından yapılan 88-TL istinaf yargı giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.09/09/2026