İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinden, ticari satıştan kaynaklanan 406.111,08 Euro alacak davasında faiz başlangıcı itirazına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ıslak mendil ticareti kaynaklı 406.111,08 Euro alacak davasında, ilk derece mahkemesi, davacının alacak talebini yasal faiziyle birlikte kısmen kabul etmiş ancak hükmedilen faizin başlangıç tarihini belirtmemiştir; bu nedenle davacı vekili, istinaf başvurusunda bulunarak, kararda faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 10/01/2024 olarak açıkça belirlenmesini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/820 KARAR NO:2026/1427T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:18/02/2026NUMARASI:2024/25 Esas - 2026/148 KararDAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:10/01/2024İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/09/2026Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile arasında kurulan sözleşmeye istinaden ıslak mendil ürünlerinin satış ve tesliminin davalıya yapıldığını, davalının fatura bedellerini ödemediğini, davalıya gönderilen toplam 406.111,08-euro tutarındaki malların bedellerinin ödenmediğini, davalıya yazılı ve sözlü ihtarlarda bulunduklarını,uyuşmazlığa Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşmasının uygulanması gerektiğini, zira Türkiye ve Polonya’nın ayrı ayrı ...’e taraf olduklarını, davalı şirkete gönderilen en son malın teslim tarihinin 30/09/2022 olduğunu,sözleşmede ayıbın 30 gün içinde bildirileceğinin kararlaştırıldığını ,belirtilen süre içerisinde müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadıklarını, 30/03/2023 tarihli yazıda hangi hususlarda malın ayıplı olduğunun belirtilmediğini,davalının fatura içeriklerine itiraz etmediğinden kesinleştiğini, müvekkilinin aynen ifa ve tazminat talebinin bulunduğunu, müvekkili şirketin ödeme yapmak zorunda kalması nedeniyle kredi faizleri ödediğini, avukatına ödediği danışmanlık ücreti ile kendi vekili ile arasında kararlaştırılan vekalet ücretini ve uğradığı zararları tazmin etme yükümlülüğü altında kaldığını belirterek davalının müvekkiline 406.111,08-euroyu en yüksek temerrüt faiziyle müvekkiline ödemesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir zarar kaleminin doğduğu tarihten itibaren faizi ile birlikte şimdilik 5.000 TL’nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili: arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının kararlaştırıldığını,faturaların ... teslim şartına göre düzenlendiğini ,buna göre satıcının belirlenen teslim yerine kadar malını taşımasının gerektiğini, teslimin usulüne göre gerçekleştinin ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kesin vadelerle çalışma niyetini açıkça ortaya koyduğunu, geç teslim halinde beklenen faydanın yerine gelmeyeceğini, üzerinden 5 gün geçmesine rağmen ... tarafından teslimat tarihi konusunda bilgi alınamadığını, yazışmalardan da belirtilen tarihlerde teslimat yapılmadığının belirli olduğunu,edimlerini yerine getirmeyen davacının asıl alacak ve tazminat talebinde bulunamayacağını, ayıp ihbarından bulunulmamış olmasının sözleşmeye aykırı davranıldığı ve bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğratıldığı vakasını ortadan kaldırmayacağını, sevkiyatın hacmi ve dava değeri düşünüldüğünde müvekkilinin makul sürede davacıya bildirimde bulunulduğunu, fatura sözleşme içeriğinden yalnızca cins, miktar ve bedelinin ispat edileceğini, davacı şirketin borca aykırı davranışları fatura içeriklerinin aksini ortaya koyduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece ;hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı şirketin davalı ile ilgili faturaları ve ödemeleri defter kayıtlarına işlediği, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 406.111,08- Euro alacaklı gözüktüğü, dava konusu alacağı oluşturan ürünlerin ihracat gümrük beyannameleri ile davalıya ihracatının gerçekleştiği, malların bedelinin davacıya ödendiğinin davalı tarafından iddia ve ispat edilemediği, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin olarak iade faturası ve reklamasyon faturası bulunmadığı, ayıbı ispatlayıcı delil sunulmadığı Davacı tarafça fazlaya ilişkin zararlarına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle ,davanın kısmen kabulüne ;406.111,08-EURO'nun 3095 sayılı yasanın 4A maddesi gereğince devlet bankalarının euro'ya uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazla talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili ; müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu tutarın faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmesi bakımından hukuka uygun olduğu, ancak, ancak hükmedilen faizin başlangıç tarihi belirtilmediğini ileri sürerek kararda faiz başlangıç tarihinin belirtilmemesi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan bu eksikliğin kanun yolu aşamasında düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek ,kararın yalnızca faize ilişkin kısmı bakımından düzeltilme amacıyla kaldırılması, “406.111,08-EURO’nun dava tarihi olan 10/01/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlamak üzere 3095 sayılı yasanın 4A maddesi gereğince Devlet bankalarının EURO'ya uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE” olark karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar davalı tarafça istinaf edilmemiş , davacı vekili kararı sadece faiz başlangıcının kararda belirtilmemesi ile sınırlı olarak istinaf etmiş olup;hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihinin gösterilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmüş, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ;kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek kararın kesinleşen kısımlarının tekrarına, davacı vekilinin talebi gibi hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; (KAPATILAN) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2026 Tarih, 2024/25 Esas - 2026/148 Karar sayılı kararının 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "406.111,08-EURO’nun dava tarihi olan 10/01/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A maddesi gereğince Devlet bankalarınca euro mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 910.280,13-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 227.655,42-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 682.624,71-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 228.083,02-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 61.622-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 61.597,35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 1.125.771,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine taktir olunan 5.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1,25-TL'sinin davacıdan, kalan 3.118,75-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 2.148-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 08/09/2026