Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını incelemektedir; davacı, makine satışından doğan borcun kısmi ödemelere rağmen bakiye kaldığını ve davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerken, davalı ek ödemeler ve çeklerle borcun ödendiğini savunmuş, ancak bilirkişi raporları, davalı defterlerinde iddia edilen çek ödemelerinin bulunmadığını, çek cirosu sahiplerinin davacıyla bağlantısı olmadığını ve kayıtlı işlemlere göre davalının davacıya 9.373 TL borçlu olduğunu tespit etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2018
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davalı aleyhine ... 15.İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın davalıya satılan makinanın bedeli olduğunu, davalının kısmi ödemeler yaptığı halde tüm borcu ödemediğini, başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacının takibe konu ettiği alacağı ispatlaması gerektiği ve hukuki ilişkide 14/02/2017 tarihinde 11.000,00 TL, 30/03/2017 tarihinde 3.640,00 TL para makbuzu ile ödeme yapıldığını, yine 50.000,00 TL ve 10.000,00 TL tutarlı iki adet çek verildiğini belirterek davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. ... A.Ş, ... Bankası A.Ş , ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevaplarının dosyamız arasına alındığı görüldü. SMMM Bilirkişiden alınan 20/01/2020 tarihli raporda özetle; '' davalı Şirket'in, dosyaya sunmuş olduğu 2017-2018 yılı Ticari defterleri 213 Sayılı V.U.K. "nu, 6102 sayılı TTK'nu hükümlerine uygun olarak yasal sürelerinde Noter tarafından tasdiklerinin yapıldığı tespit edilmiş olup, Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil teşkil edebileceği Dava dosyasına ibraz edilen 50.000TL bedelti ... ve 10.000TL bedelli ... Bankası çeklerinin, 2017 ve 2018 yılı davalı şirketin kayıtlarında tespit edilememiştir. Defter kayıtlarında bu çekler ile ilgili bir kayıt mevcut olmadığı Davacı tarafından düzenlenen ... nolu 11.02.2017 tarihli 24 .013,00TL tutarlı fatura Davalı kayıtlarında 20.02.2017 tarih ve ... yevmiye numarasına kayıt yapıldığı,Dava dosyasına ibraz edilen 11.000TL'lik yapılan EFT nin 20.02.2017 tarihinde yevmiye numarasına kayıt edildiği ve 24.013,00TL bu faturanın ödemesi karşılığında kayıtlara işlendiği,Davalı şirket tarafından Nakit Kasa Makbuzu ile 30.03.2017 tarih ... yevmiye numarasında kayıtlı 3.640.00TL tutarında davacıya ödeme yapıldığı Davalı Şirket defter kayıtlarına göre 30.03.2017 sonu itibari ile davacı şirkete 9.373,00TL borçlu olduğu ve 2018 yılında bir ticari işlem olmadığı ve bu borcun 2018 kapanış kaydında devam ettiği, davalı şirketin defterlerinin 2017-2018 yıllarına kayıtların incelenmesi sonucunda tespit edilmiştir'' şeklinde görüş bildirmiştir. 20/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporunda özetle; çeklerde cirolarda bulunan isimler davacı şirket ile ilişkili olup olmadığının tespiti için, dosyaya eklenen ... Ticaret Sicil müdürlüğü yazı eklerinde davacı şirket kayıtları ve ... Ticaret Sicil Gazetesi resmi internet sitesinden davacının kuruluştan bu güne tüm ticaret sicil gazetelerini incelediğimde şirket ortaklarında yer alan isimlerin ... isimleri tespit edilmiştir. Çekte ciro imzaları bulunan ve çeki tahsil eden kişinin davacı şirket ile bir bağlantısı tespit edilememiştir. istinaf sebepleri dilekçesinde; “ dilekçemizde ve delil dilekçemizde belirtmiş olduğumuz 30.06.2018 vade tarihli ... Evrak nolu 50.000,00 TL tutarında ve 29.06.2017 vade tarihli ... evrak nolu 10.000,00 TL tutarlı iki adet de çek vermiştir. Bu kayıtların müvekkil ticari defterlerinde evrak numaraları ile belirtmiş olmamıza rağmen bilirkişi tarafından bu husus saptanamamıştır.” İfadesi yer almaktadır.Davalının bu ifadesini destekler dava dosyasıyla ilgili yevmiye kaydının görüntüsüne yer vermesi gerekirdi. Düzenlemiş olduğu kök raporda davalının defter kayıtları davacı ile ilgili kayıtlar incelenmiş olup, davacının carisine yansıyan çek ile ödeme kaydı tespit edilememiştir.'' şeklinde rapor ibraz etmiştir
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya tekstil makinesi satıldığını, bu satış nedeniyle 11/02/2017 tarihli ve 24.013,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini ve kısmi ödemelerde bulunduğunu, ancak bakiye borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; takip konusu alacağın varlığını ve miktarını davacının ispatlaması gerektiğini, fatura bedeline karşılık 14/02/2017 tarihinde 11.000,00 TL, 30/03/2017 tarihinde ise 3.640,00 TL nakit ödeme yapıldığını, ayrıca davacıya 50.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli iki adet çek verildiğini ve bu suretle borcun tamamen ödendiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. ... 15. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı, devir sonrasında ... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas numarasını alan takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 24.013,00 TL fatura alacağı ile 3.636,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.649,99 TL’nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 11/02/2017 tarihli ve ... numaralı fatura olduğu, ödeme emrinin davalıya 16/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği ve eldeki davanın İİK’nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ticari satım ilişkisinin bulunduğu, davacının faturaya konu makineyi davalıya teslim ettiği, buna karşılık davalı tarafından 11.000,00 TL banka havalesi ve 3.640,00 TL nakit ödeme yapıldığı hususları çekişmesizdir. Uyuşmazlık; bu ödemeler dışında, davalı tarafından ödeme amacıyla davacıya verildiği savunulan 50.000,00 TL bedelli ... çeki ile 10.000,00 TL bedelli ... Bankası çekinin davacıya teslim edilip edilmediği, bu çek bedellerinin davacı veya onun adına hareket eden kişiler tarafından tahsil edilip edilmediği ve sonuç olarak davalının takip tarihi itibarıyla davacıya bakiye borcunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizce yapılan ilk yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile itirazın 9.373,00 TL yönünden iptaline ve kabul edilen alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş; kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2024/ Karar sayılı ilamıyla, ödeme amacıyla davacıya verildiği ileri sürülen çeklerin ilgili bankalardan sorulması, ibraz ve ödeme bilgilerinin getirtilmesi, çeklerde tarafların cirolarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve davalının ticari defterlerinde çeklerin kayıtlı olup olmadığı konusunda ek bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilerek ilk karar HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmıştır.Kaldırma ilamından sonra eksik görülen hususların giderilmesi amacıyla ... T.A.Ş. ile ... Bankası A.Ş.’ye müzekkere yazılarak çeklerin ön ve arka yüz görüntüleri ile ibraz ve ödeme bilgileri getirtilmiş; davacı şirketin ortaklık ve temsil yapısının belirlenmesi için ticaret sicili kayıtları celbedilmiş ve dosya önceki bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmıştır. ... T.A.Ş.’nin 02/05/2025 tarihli cevap yazısından; 30/06/2018 tarihli, ... seri numaralı ve 50.000,00 TL bedelli çekin 02/07/2018 tarihinde ... tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edildiği anlaşılmıştır. Çekin ön yüzünde keşideci olarak ... yer aldığı, çekin hamiline düzenlendiği; arka yüzünde ise ... isimleri ile bunlara ilişkin imzaların bulunduğu, ancak davacı ... Tekstil Makinaları Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketinin unvanına, kaşesine veya şirket adına atılmış bir ciroya rastlanmadığı görülmüştür. ... Bankası A.Ş.’nin 13/05/2025 tarihli cevap yazısından ise 10.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekin ... tarafından 29/06/2017 tarihinde ... Şubesine ibraz edilerek tahsil edildiği anlaşılmıştır. Getirtilen çek suretinde de davacı şirketin lehtar veya ciranta olarak yer almadığı, davacı şirketin unvanı ya da kaşesi altında yapılmış herhangi bir ciro bulunmadığı belirlenmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğünden getirtilen kayıtlar ve şirketin kuruluşundan itibaren yayımlanan ticaret sicili ilanları üzerinde yapılan incelemede; davacı şirketin ortak ve yetkilileri arasında ... isimlerinin yer aldığı, şirketi temsile yetkili kişinin ... olduğu; çeklerde cirosu bulunan veya çekleri bankaya ibraz ederek tahsil eden ... davacı şirketin ortağı ya da temsilcisi olduklarına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır.Kaldırma ilamından sonra alınan 20/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda da çeklerde cirosu bulunan ve çekleri tahsil eden kişiler ile davacı şirket arasında ticaret sicili kayıtlarından belirlenebilen bir bağlantının bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde davacı cari hesabına yansıtılmış çekle ödeme kaydının tespit edilemediği ve davalının çeklerin defterlerine kaydedildiğine ilişkin savunmasını doğrulayan yevmiye kayıtlarını dosyaya sunmadığı belirtilmiştir. Ek raporun banka cevapları, çek görüntüleri, ticaret sicili kayıtları ve önceki defter incelemesiyle uyumlu olduğu anlaşılmakla, rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilmiştir.HMK’nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, ileri sürdüğü vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Alacaklı, borç ilişkisinin varlığını ve alacağın miktarını ispatlamakla; borçlu ise borcu doğuran hukuki ilişkiyi kabul etmekle birlikte borcun ödeme suretiyle sona erdiğini savunuyorsa bu savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda, çeklerin davacıya ödeme amacıyla verildiğini ve çek bedellerinin davacı ya da davacı adına hareket eden kişiler tarafından tahsil edildiğini ispat yükü davalı üzerindedir.Davalının sunduğu çek çıkış bordrosu, tek taraflı olarak düzenlenen bir ticari belge niteliğinde olup çeklerin davacıya teslim edildiğini ve davacı alacağına karşılık tahsil edildiğini tek başına kanıtlamaz. Bir çekin belirli bir borcun ifası amacıyla alacaklıya verildiğinin kabul edilebilmesi için çek ile taraflar arasındaki temel borç ilişkisini kuran somut ve doğrulanabilir bir bağlantının bulunması gerekir. Somut olayda ise her iki çek de üçüncü kişiler tarafından bankaya ibraz edilerek tahsil edilmiş; çeklerin üzerinde davacı şirketin lehtar veya ciranta sıfatıyla yer aldığına, çeklerin davacıya teslim edildiğine yahut çek bedellerinin davacının hesabına intikal ettiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamıştır. Davalının ticari defterlerinde de çeklerin davacı cari hesabına ödeme olarak işlendiği saptanamamıştır.Davalı vekilinin son duruşmadaki, çeklerde ismi bulunan kişilerin davacı şirketin çalışanları olabileceği yönündeki beyanı herhangi bir ücret bordrosu, SGK kaydı, vekâletname, teslim belgesi, yazışma veya sair delille desteklenmemiştir. Davacı adına çek tahsil ettikleri kanıtlanamayan kişilerin salt davacı çalışanı olduklarının düşünülmesi, çek bedellerinin davacıya ödendiğinin kabulü için yeterli değildir. Kaldı ki bir kişinin davacı çalışanı olduğunun ispatlanması dahi tek başına tahsil edilen çek bedelinin davacı şirket alacağına mahsup edildiğini göstermeyecek; bunun yanında çekin davacı adına ve dava konusu borca karşılık alındığının da kanıtlanması gerekecektir. Bu nedenle yeniden araştırma yapılması isteminin uyuşmazlığı aydınlatacak somut bir olguya dayanmadığı ve mevcut deliller karşısında yargılamanın uzamasına neden olacağı değerlendirilerek bu talebe itibar edilmemiştir.Böylece ... kaldırma ilamında belirtilen araştırmalar eksiksiz biçimde yerine getirilmiş; getirtilen çek suretleri, banka cevapları, ticaret sicili kayıtları ve ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, çeklerin davacıya verildiği ve dava konusu fatura borcuna karşılık tahsil edildiği kanıtlanamamıştır. Bu nedenle 50.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli çeklere dayalı ödeme savunmasının reddi gerekmiştir.Davacı tarafından düzenlenen 11/02/2017 tarihli ve 24.013,00 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde 20/02/2017 tarih ve 111 yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğu, faturaya konu malın teslim edildiği, davalının 11.000,00 TL tutarındaki banka havalesi ile 3.640,00 TL tutarındaki nakit ödemesinin taraflar arasında çekişmesiz bulunduğu ve davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Kabul edilen bu ödemelerin 24.013,00 TL tutarındaki fatura bedelinden mahsubu sonucunda davacının 9.373,00 TL bakiye alacağının bulunduğu sabit olmuştur.Davacı, icra takibinde asıl alacak yanında 3.636,99 TL işlemiş faiz de istemiş ise de takip öncesinde davalıyı temerrüde düşüren usulüne uygun bir ihtar veya ihbarın varlığı kanıtlanamamıştır. Fatura düzenlenmesi ve faturada ödeme tarihine yer verilmesi tek başına borçluyu temerrüde düşürmeyeceğinden, takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine; takip tarihinden itibaren ise tarafların tacir ve borcun ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağa yıllık reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir.Takibe konu bakiye alacak, taraflar arasındaki fatura ve cari hesap ilişkisi ile yapılan ödemelerin mahsup edilmesi sonucunda belirlenebilir nitelikte olduğundan likittir. Davalı, takip tarihi itibarıyla borcun miktarını bilebilecek durumda olmasına rağmen takibe itiraz etmiş bulunduğundan, İİK’nın 67/2. maddesindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilerek hüküm altına alınan 9.373,00 TL’nin %20’si olan 1.874,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile ... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 9.373,00 TL yönünden iptaline, takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık reeskont faiziyle devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz isteminin reddine ve kabul edilen alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/... sayılı ( kapatılan 15. İcra Dairesi'nin 2018/... sayılı dosyası) dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin bakiye 9.373,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık reeskont faiz ile DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İcra İnkar tazminatının kabul edilen alacağın %20'si olan 1.874,60 TL olarak kabulüyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 640,27 TL harçtan başlangıçta alınan 427,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 213,07 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.918,20 TL yargılama gideri (1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 918,20 TL posta+ tebligat gideri )yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 650,25 TL yargılama gideri ve davacı taraça yapılan 427,20 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.113,35TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 9.373,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 18.276,99 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 05/02/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza