Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklı proje danışmanlık hizmeti alacağı davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı şirket ve şahsi kefalet veren yetkilileriyle yapılan eser sözleşmesi kapsamında, davalıların kredi, hibe veya teşvik alması için gerekli danışmanlık ve proje hazırlık hizmetlerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalıların kendi mali yetersizlikleri ve sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmemeleri nedeniyle finansörlerce projenin reddedildiğini, buna rağmen sözleşme gereği işin tamamlanmış sayıldığını ve taahhüt edilen 500.000 TL danışmanlık ücretinin ödenmesi gerektiğini, davalıların ödeme yapmadığı gibi haksız şikayetlerle davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
DAVALILAR:1-
2-
3-
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2021
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili,müvekkili firma ile davalı firma arasında diğer davalıların şahsi kefaletlerini ortaya koyduğu bir eser sözleşmesi akdedilmiş olup davalıların müvekkilinin vermiş olduğu proje hizmet bedelini ödemediklerini, müvekkil şirketin zirai teknik yetkilisi ve danışmanı ile davalı şirket yetkilisi ve öncü temsilcileri davalılar ... ve ... arasında telefon, mail, ... vb. araçlar aracılığıyla ve yüz yüze yapılan görüşmeler neticesinde sözleşme akdedildiğini, bugüne kadar sözleşmenin feshi için talepte bulunulmadığını, sözleşmenin 5.maddesi uyarınca davalı tarafın sorumlulukları kapsamında dosyanın tamamlanabilmesi için gerekli bilgi ve belge akışını gerçekleştirdiğini ve dosyanın amaca uygun şekilde hazırlandığını, ancak müvekkilinin finansör taraf huzurunda tam söz sahibi olabilmesi, davalı tarafın hak ve menfaatlerini oluşturabilmesi ve koruyabilmesi için gerekli vekaleti davalı tarafın vermediğini ve müvekkilini finansör taraf önünde zayıf ve yetkisiz duruma düşürdüğünü, ayrıca sözleşme gereği geliş gidiş masrafını davalı tarafın karşılaması gerekirken müvekkilince karşılandığını, finansör taraf dosyada herhangi bir eksik ve kusur beyan etmediği gibi davalı tarafın da bugüne kadar hiçbir iddia ileri şürmediğini, danışmanın hibe/kredi/teşvik vb. finansman sağlayacağına dair bir vaadi bulunmadığını, davalı tarafın kredi, hibe ve teşvik kullanabilmek için gereken her türlü temel niteliği taşıdığını beyan ettiğini, ancak finansör bankalarla yapılan görüşmelerde davalı tarafın kredi kullanamayacak nitelikte olduğunun ve bankacılıkta takibe düştüğünün beyan edilmesi nedeniyle kredi talebinin reddedildiğini, davalı tarafın kredi kullanma ve yatırım yapma talebinden vazgeçtiğini, müvekkili tüm yükümlülüğünü yerine getirmiş ve kredi çıkması hususunda hiçbir taahhütte bulunmamış olmasına rağmen davalı tarafın müvekkiline yapılan ödemeyi talep ettiğini ve müvekkili şirket yetkilisini kamuya şikâyet ederek ceza almasına neden olduğunu, dosyanın davalı tarafın ilettiği bilgi ve belgeler doğrultusunda hazırlandığını, dolayısıyla dosyada yer alan bilgiler ve yatırım perspektifinin kendi izah ve beklentilerine aykırı olduğunu ileri süremeyeceğini, bu kapsamda sorumluluklarından imtina edemeyeceğini, ancak davalı tarafın bu konuda hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşmenin 13.maddesi gereği kredi, hibe, teşvik ve inşaat projeleri olmak üzere 4 konu kapsamında mutabakata varılmış olduğunu ve ilk aşamada kredi çalışmasına karar verilmiş olduğunu, davalı tarafın talebi üzerine 5.000.000 TL kredi için dosya hazırlanmış olup sözleşme gereği bu kapsamda kredinin %10'u olan 500.000 TL danışmanlık bedelinin ödemesi gerektiğini, müvekkilince dosya hazırlandığı halde davalı tarafın gereken nitelikleri taşımaması nedeniyle kurumlar tarafından kabul edilmediğini, sözleşmenin 18.maddesi uyarınca mücbir sebep haricindeki bir sebeple iş talebinden vazgeçerse veya iş sürecini engelleyici bir davranış içine girerse işin tamamlanmış sayılacağını ve iş bedelinin danışmana ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin 19.maddesinde sayılan hâllerden birinin gerçekleşmesi hâlinde, tarafların o aşamaya kadar ifa etmesi gereken sorumluluklarını ifa etmek şartıyla, sözleşmeye son verebileceklerini, ancak bu hükümler uyarınca davalı tarafın sorumluluğunu ifadan kaçınması için hiçbir haklı sebep gerçekleşmemiş olup her türlü edimini eksiksiz ifa etmesi gerektiğini, yazılı metne dayalı sözleşme ilişkisi, tarafların birbirine uzak şehirlerde bulunması ve zamanın çok kısıtlı olması nedenleriyle, davalı firmanın ortağı olduğunu bildiren ve şahsi kefaletini ortaya koyan ... ve ... ile kurulmuş olup sözleşme ilişkisinin de yine bu şahıslar ile müvekkil firma arasında güven ilişkisine ve iyi niyete dayalı olarak gerçekleştirildiğini, müvekkili firmanın hiçbir taahhüt gösterilmesini istemeksizin piyasadaki emsal ücretlerden daha aşağıda olan ücretlerle ve şartlarla işi üstlendiğini, davalı tarafından müvekkiline teslim edilmek üzere müvekkil firma sahibi hesabına banka aracılığıyla 3.000 TL yatırıldığını, ilgili dekont, taraflar arasında gelen giden belgeler, davalı tarafın ... Bakanlığına yaptığı şikâyette iddia ve kabulleri incelendiğinde sabit hale geleceği üzere, taraflar arasında bir eser sözleşmesi imzalandığının ortada olduğunu, davalılara sözleşme ile ödemeyi üstlendikleri bedeli ödemeleri yönünde ihtarname gönderilmiş ise de ödeme yapılmadığını, hizmet bedelinin ödenmesine yönelik şahsi kefaletini ortaya koyarak işin müvekkilince üstlenilmesine ve yapılmasına vesile olan davalıların yükümlülüklerine aykırı davranarak kefaletlerinin gereğini de yerine getirmediklerini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin hazırladığı eser karşılığında davalılara sağlamış olduğu faydanın miktarı şu aşamada taraflarınca tespit edilemediğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek bilirkişi incelemesiyle tespit edildiğinde talep hakları ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL'nin ihtarnamenin davalı yana tebliği tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizce 11/05/2026 tarihli duruşmada takip edilmeyen dava dosyası işlemden kaldırılmıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 150. Maddesine göre"1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." dosyanın 11/05/2026 tarihinde işlemden kaldırılmasından itibaren 3 aylık süreçte dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dosyanın 11/05/2026 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmesinden itibaren 3 aylık süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından HMK 150. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının, 59,30 TL peşin harçtan ve 8.219,23 TL den mahsubu ile artan 7.546,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 750,00 TL lik yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.15/09/2026
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.