Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin teşvik ve hibe danışmanlığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak faturalarının ödenmemesi nedeniyle açılan icra takibine itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu gerekçeli karar, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı şirket, sunduğu hizmetler karşılığında kesilen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığını ve davalının haksız itiraz ettiğini iddia ederken, davalı şirket ise borcun gerçek dışı olduğunu, hizmetlerin eksik ve ayıplı ifa edildiğini, gerekli ödemelerin zaten yapıldığını ve itirazının yasal haklarını koruma amaçlı olduğunu ileri sürmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2025
KARAR TARİHİ : 14/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 09/05/2025 tarihli ... Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi'ne istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taraflar arasında imzalanan sözleşmenin İş Tanımı ve Kapsamı başlıklı 3. maddesinde yazılı hizmetler sunulmuş olup bu hizmetler kapsamında davalı şirket lehine ... vb. kurumlardan teşvik ve hibeler çıkarıldığını, bu hizmetler dolayısıyla davacı müvekkili tarafından işbu dilekçe ekindeki; faturalar düzenlendiğini,ancak bahsi geçen faturaların karşılığı, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine taraflarınca davalı şirkete ... adresi üzerinden işbu dilekçe ekindeki 23/10/2025 tarihli ihtarname gönderildiğini, bahsi geçen ihtarname, 24/10/2025 tarihinde okundu sayıldığını, ancak ihtarname ile verilen süre içerisinde de davalı şirket tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple taraflarınca ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili, ödeme emrinde yer alan alacağın gerçek ve kesin olmadığı kanaatiyle, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca süresinde itiraz hakkını kullandığını, İşbu itiraz, davacının iddia ettiği gibi kötü niyetli veya borcun ödenmesini sürüncemede bırakma amacı taşımamakta; tam tersine, hatalı, dayanağı bulunmayan ve uyuşmazlıklı bir alacak talebine karşı yasal hakların korunmasına yönelik olduğunu, itiraz dilekçemizde, borcun esasına yönelik itirazlar açıkça ortaya konulduğunu, itirazların gerekçeleri, somut ticari ilişki ve mevcut belgelerden kaynaklandığını, davacı, müvekkili şirketin fatura bedellerini ödemediğini ileri sürdüğünü, oysa müvekkili, bugüne kadar tüm ticari ilişkilerinde borçlarını ödemekte ve vadesi gelen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, somut olayda da takip konusu borç, davacının iddia ettiği şekilde mevcut olmadığını, taraflar arasındaki Devlet Destekleri ve Proje Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi çevre danışmanlık hizmet sözleşmesine istinaden ticari ilişki uzun süredir devam etmekte olup karşılıklı güvene dayalı olduğunu, bu kapsamda, davacı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında çeşitli tarihlerde ödemeler yapılmış ve bu ödemeler cari hesaba işlendiğini, nitekim tüm ödemeler de zamanında ifa edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket'in banka hesap hareketleri incelendiğinde müvekkilinin gerçekten sorumlu olduğu meblağın tümünü ödediği, kalan kısım yönünden ise hesap mutabakatı sağlanamadığından tamamen yasal bir hak olarak itiraz yoluna başvurduğunun göstergesi olduğunu, dolayısıyla davacının “ödememe kastı” veya “borçtan kaçınma” yönündeki iddiaları temelsiz olduğunu, müvekkilinin itirazı, yalnızca haksız ve hatalı alacak talebine karşı müvekkilinin haklarının korunmasına yönelik olduğunu, davacı tarafın alacak talepleri haksız ve mesnetsiz olup davacı taraf, danışmanlık ilişkisinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı taraf, müvekkili şirket'in devlet teşviği alması noktasında sözleşmesindeki edimleri eksiksiz ifa ettiğini iddia etse de işbu iddiaları gerçeklikle bağdaşmadığını, davacı tarafından sözleşmeye konu işler gereği gibi ifa edilmemiş ve müvekkili şirket adına kredi tesis edilmediğini, işin tamamen eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edildiğine dair herhangi bir tutanak veya tespit de bulunmadığını, davacı tarafın hem eksik hem de ayıplı ifası söz konusu olduğunu, nitekim dosyada fatura dışında hiçbir delil bulunmamakta olup Davacı Taraf alacağını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, fatura, alacağın tek başına ispatına yaramadığını, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Davacı Taraf, tek taraflı olarak 3095 sayılı kanuna göre Faiz talebinde bulunmuş olup taraflar arasında faiz anlaşması da bulunmadığını, davacı Taraf usul ve yasaya aykırı şekilde faiz talebinde bulunması mümkün olmadığını, bu nedenle alacak talebine ilaveten faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça açılan iş bu davanın öncelikle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, icra takip dosyası, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından faturalara dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içindeborca itiraz etmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir bilirkişi tarafından taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için defter inceleme günü verilmiştir.SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda özetle; davacı ve davalı şirket arasında 09.05.2025 tarih sözleşme imzalanmış olduğu, davacı tarafından, Davalı şirkete düzenlenen e faturaların, davalı tarafından, davacı şirkete yapılan ödemelerin, davacı defterlerinde kayıtlı olduğu,davacı defterlerine göre takip tarihinde davacı şirketin, davalı şirketten 214.582,01 TL alacaklı gözüktüğü görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılmış itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.Davacının davalıdan fatura alacakları bulunup bulunmadığı, fatura alacakları var ise miktarının tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmesine karar verilmiştir.Davalı tarafça ticari defter ve bağlı kayıtlar ibraz edilmemiş, davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; davalı şirketten gözüken alacağının 214.582,01 TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlarda davaya konu hususlar gerekçeli,ayrıntılı olarak açıklanmış,raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, davalı tarafça , davaya/icra takibine konu fatura bedellerinin davacı tarafa ödendiği hususu ispatlanamadığı kanaatine varılmış, rapor dikkate alınarak; davacının davalıdan fatura alacaklarına istinaden 214.582,01 TL asıl alacak (takip tarihinden önce davacının davalıyı ödeme hususunda ihtarname ile temerrüde düşürdüğü gözetilerek işlemiş faiz talepleri de kısmen kabul edilmiş) 1.241,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 215.823,94 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Her ne kadar davalı tarafça, faturalara konu hizmetlerin eksik verildiği, ayıplı verildiği, davacının edimini yerine getirmediği yönünde savunmada bulunulmuş ise de dava açılış/takip başlatma süreci öncesinde davacı tarafın eksik hizmet verdiğine yönelik delil sunulamadığından bu hususta savunmaları mahkememizce kabul edilmemiştir.(Davanın kabul-red oranı gözetilerek davalı taraf yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, buna göre davalının ... 4. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların KISMEN İPTALİNE, takibin 214.582,01 TL asıl alacak, 1.241,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 215.823,94 TL alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Kanun uyarınca avans faizi (%42,25 yıllık) ve değişen oranlardaki faizi ile, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, tahsilatların TBK 100. md göre önce faiz ve ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 42.916,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.742,93 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.609,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.133,31 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 7.140,00 TL yargılama gideri, 2.609,62 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 10.365,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 248,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/09/2026
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı