Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, sigorta şirketinin kiracı oto serviste meydana gelen yangın hasarı nedeniyle yaptığı halefiyet icra takibine itirazın iptali davasında, davalının tacir değil esnaf olması sebebiyle görevsizlik kararı.
Özet: Sigorta şirketinin, sigortalısına ait aracın oto tamirhanesinde çıkan yangında hasar görmesi üzerine ödediği bedelin halefiyet ilkesi gereğince tamirhane sahibinden tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında mahkeme, davalının ticaret sicilinde kaydı olmayıp esnaf statüsünde bulunması ve uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliği taşımaması nedeniyle, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğine hükmederek görevsizlik kararı vermiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
DAVA TARİHİ : 21/08/2026
KARAR TARİHİ : 07/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 03/04/2025 tarihinde davalı tarafın kiracı olduğu .../ ..." adresindeki ... Oto Servis isimli araç tamirhanesinde meydana gelen yangında müvekkil şirkete kasko poliçesi bulunan ... plakalı ... açık kasa kamyonet yangında zarar görerek perte çıktığını, ekspertiz incelemesinde ve ceza dosyasında yapılan incelemeye göre yangının araç girişine göre sol karşı duvar üzerinde bulunan tali panodan meydana geldiğini, hasarın meydana gelişinde kusurun davalı kiralayanda olup sigortalıya 705.000,00-TL ödendiğini, söz konusu aracın pert olduğunu, 705.000,00-TL ödeme yapılmış 125.000,00-TL sovtaj bedeli düşüldüğünde karşı tarafa rücu edilecek bedel olan 580.000,00-TL'nin tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına haksız ve hukuka aykırı itirazı sonrasında takibin durduğunu belirterek, açılan davanın kabulü ile davalı tarafından icra müdürlüğüne yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,%20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, iş bu dosyanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigortacının, sigortalısına yapmış olduğu hasar bedeli ödemesi nedeniyle davalıya karşı yaptığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. ... Kurulu’nun 22.03.1944 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus; “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır.Öte yandan, TTK’nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde (eski TTK m. 1301); “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; davacı sigorta şirketi, sigortalısına ait aracın davalının kiraya veren olduğu iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle zarar görmesi üzerine sigortalısına ödediği tazminatın, halefiyet ilkesi gereğince davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Bu haliyle, uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde değildir.Bu sebeple davanın ticari dava sayılabilmesi ve ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile davalının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekmektedir.Dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının tüzel kişi tacir olduğu hususu ihtilafsızdır. Davalının ise, ticaret sicilinde kaydının bulunmadığı, oto bakım servisçiliği meslek adıyla esnaf odasına kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/08/2026 tarihli yazısında, davalının 22/11/2024 tarihinde faaliyetine başladığı, 14/05/2025 tarihinde ise terk ettiği ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Vergi dairesi yazısı ekinde yer alan 2025 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, dönem içinde satın alınan emtia tutarının 61.100,13-TL, dönem içinde elde edilen hasılat tutarının ise 85.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla davalının, olay tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 177. maddesinde öngörülen hadleri aşmadığı, faaliyetinin esnaf sınırları içerisinde kaldığı ve bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmıştır.Bu haliyle; davacının sigorta sözleşmesinden değil, davalıya ait iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararın tazmininden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir.O hâlde, mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, ... 1. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarihli ve 2021/ Esas, 2021/ Karar sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak, dava dilekçesi tebliğ edilmeden davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi. 07/09/2026
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza