Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı maddi tazminat davasında sürücü kusursuzluğu kararına yapılan istinafı değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki belge, bir trafik kazası sonucu %8 kalıcı iş göremezlik yaşayan yaya davacının, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğuna hükmeden ilk derece mahkemesi kararının temyizini ele almaktadır; davacı, kendi özel bilirkişi raporunun sürücüyü %25 kusurlu bulduğunu, sürücünün kazayı öngörmesine rağmen yeterli önlem almadığını ileri sürerek, mahkemenin çelişkili raporlar arasındaki uyuşmazlığı gidermek üzere dosyayı özel bir kuruma gönderme talebini dikkate almamasını ve araç sürücüsünün kusursuz olduğu sonucuna varılmasını hatalı bulduğunu iddia etmektedir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:06/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:15/10/2021DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ... caddesi istikametinden ... caddesi istikametine ... caddesini takiben yolun sağından giderken .... sokak kavşağında aracına göre yolun solundan gelen müvekkili yaya ...'ın karşıya geçtiği sırada aracın ön kısımları ile çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle başlatılan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, her ne kadar kolluk tarafından müvekkili yayanın asli ve tek kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de kazada sürücü ...'in de kusurlu olduğunu, kusur durumunun mahkemece araştırılması gerektiğini, müvekkilinin kaza dolayısıyla yaralandığını, Denizli Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, müvekkili davacının kendisinde oluşan kalıcı maluliyetin tespiti amacıyla Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvuru yaptığını, verilen raporda, meslekte kazanma gücü kaybı oranının %8 olduğunun tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketince sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde olumlu cevap verilmediğini, herhangi bir ödeme de yapılmadığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de anlaşmanın sağlanamadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ödenmesi gereken 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 13/10/2017-2018 dönemini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalısına kusur atfedilmediğini, kusur oranının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nce tespitinin gerektiğini, mahkemeye sunulmuş olan Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenmiş raporun kabulünün mümkün olmadığını, davacının sürekli malul olup olmadığının Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nce tespitinin gerektiğini, daha sonra sürekli maluliyet tazminat miktarının aktüer sıfatını haiz bilirkişiler tarafından tespitinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, dava ve cevap dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası kapsamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça gerçekleşen ... tarihli dava konusu kazada davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsünün de kusurlu olduğu iddiası ile iş bu dava açılmış ise de mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki kaza tarihi itibariyle 10 yaşında olan davacı çocuğun olay günü olan ... tarihinde saat ... sıralarında hem çocuk hemde davacı ebeveyni ...'ın beyanlarında belirttikleri üzere koşarak karşıya geçtiği sırada meydana gelen kazada davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönündeki görüş mahkememizce de yerinde görülmüş olduğundan davacı tarafın davalı sigorta şirketinin sürücüsünün kusurunu ispat edemediği neticesine varılarak davanın reddine…” şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca haricen alınan ve dava dilekçesi ekinde sunulan 14.09.2019 tarihli uzman görüşü raporunda "... plakalı araç sürücüsü ...'in tam dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmediği, olası kazayı öngördüğünü ifade etmesine karşın yeterli önleme tedbirine başvurmadığı" gerekçesiyle %25 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve hükme elverişli bir rapor alınabilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü'ne yahut Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti'ne gönderilmesini talep ettiklerini, söz konusu taleplerinin mahkemece dikkate alınmaksızın ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının yasal temsilcilerinin soruşturmadaki çocuğun yola aniden çıktığı yönündeki ifadeleri de dikkate alındığında mahkemece hükme esas alınan kusura yönelik raporun, oluşa, dosya kapsamına uygun bulunmasına, tarafların isteği üzerine hazırlanan uzman görüşünün resmi olarak tutulmuş tespit tutanağı ile mahkemece tarafsız bilirkişiden alınmış bilirkişi raporu ile çelişki oluşturmayacağına, tüm bu nedenlerle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi....