Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, bankanın kredi sözleşmesine aykırı haksız kesintiler, fahiş temerrüt faizi ve usulsüz erken takip iddialarıyla açılan alacak davası istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalı bankanın sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, haksız faiz işlettiğini ve yapılandırma kredisinde, bireysel kredi kartı borcu nedeniyle, vadesi gelmeyen ticari krediye ilişkin usulsüz takip başlatarak yüksek temerrüt faizi uyguladığını iddia ederek haksız alınan bedellerin iadesini talep etmiştir. Davalı banka ise alacakların zamanaşımına uğradığını, kesintilerin hizmet karşılığı olduğunu ve davacının koşulları kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının taleplerini yersiz bularak davayı reddetmiş ve kararının kesin olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunu da reddetmiştir. Davacı vekili ise istinaf başvurusunda, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, bankanın sözleşmeye aykırı ve hukuka aykırı şekilde erken takip başlattığını ve hatalı temerrüt faizi uyguladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 05/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/01/2023
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 05/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, davalı bankanın sözleşmeye aykırı olarak çeşitli kesintiler yaptığını, davalı bankanın sözleşme ve ödeme planına aykırı faiz işleterek haksız kazanç elde ettiğini belirterek müvekkilinden haksız alınan şimdilik 1.000,00.-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava dilekçesinde talep edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, kredilerin henüz canlı statüsünde iken davacının yapılandırma kredisi ile kredilerini kapattığını, müvekkili bankanın davacıdan tahsil ettiği tüm masrafların bankanın verdiği hizmetin karşılığı olarak talep etmiş olduğu bedel olduğunu, davacının kredi kullanabilmek için söz konusu koşulları kabul ettiğini, menfaati sona erince yani kredi kullandıktan sonra bu bedellere itiraz ettiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı olan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; .. davacıdan 2017 yılı için tahsil edilen toplam kredi tahsis ücretinin en az kredi limitine
oranının yaklaşık binde 2,33 yaptığı, bu rakamın ise diğer banka uygulamalarının çok altında olduğu, sonuç olarak davacının kredi tahsis ücretinin iadesi talebinin de yerinde olmadığı, en nihayetinde davacının dava konusu faiz ve ücretlerle ilgili iade taleplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen ek kararda; "...Mahkememizden verilen 26/01/2023 tarih ve ... Esas, ... sayılı kesin kararı, davacı vekili tarafından verilen 09/03/2023 tarihli dilekçe ile istinaf edilmiş ve dilekçe ... istinaf numarasına kaydı yapılmış ise de, dosyanın incelenmesinde; mahkememizce verilen kararın kesin olarak verildiği, kesin olarak verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı göz önüne alındığında HMK'nın 346/1 maddesi uyarınca davacı Yasemin Bozyel vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir...." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin alacak davasının reddine karar verdiğini, ancak bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, müvekkilinin davalı bankadan üç farklı tarihte kredi kullandığını, her bir kredinin akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının sözleşmede açıkça belirtildiğini, müvekkilinin son yapılandırma kredisinde kredi taksitlerinin günü dahi gelmeden sözleşmeye aykırı takip yapıldığını, son bilirkişi raporunda yapılandırma kredisine ilişkin ilk taksit tarihinin 30.01.2018 olmasına rağmen müvekkiline yapılan takibin 25.01.2018 tarihinde olduğunu, yani ödeme planında ilk taksit tarihi dahi gelmeden müvekkilinin bireysel kredi kartı borcuna ilişkin takip yapılması gerekirken ticari yapılandırma kredisine ilişkin taksit tarihi gelmeden sözleşmeye açıkça aykırı takip yapıldığını ancak bilirkişilerin bu konuda herhangi bir değerlendirme yapmadığını, ayrıca müvekkilinin yapılandırma kredisine uygulanacak temerrüt faiz oranının akdi faizin %50 fazlası olan %23,22 olması gerekirken temerrüt faizi konusunda sözleşmede %30,96 olmadığı halde bu oran üzerinden müvekkiline takip yapıldığını, yapılan takibin usulsüz olduğunu ve Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari yapılandırma kredisine ilişkin sözleşmeye aykırı usulsüz takipten dolayı ilk taksitin dahi ödeme günü gelmeden sadece bireysel kredi kartını geciktirmesinden dolayı ticari kredisi için usulsüz takip yapıldığını, temerrüt faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücretinin talep edilmesinin sözleşmeye, usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin yapılandırma kredisine uygulanan temerrüt faiz oranının Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararına açıkça aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin çekmiş olduğu kredinin de taksit tarihi gelmeden sadece bireysel kredi kartının gecikmesinden dolayı günü gelmemiş ticari krediye ilişkin takip yapılmasının kredi sözleşmesine açıkça aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davacı vekilinin 15.03.2023 tarihli dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen ret kararının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava değerinin ıslahla birlikte 10.000,00 TL olmasına, karar tarihinin 2023 yılı olmasına, kararın verildiği tarih itibariyle verilen kararın miktar itibari ile kesin nitelikte olmasına, mahkemenin ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin ek karara istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin 13.03.2023 tarihli ilk derece mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...