Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı maddi tazminat ve destekten yoksun kalma taleplerini içeren istinaf kararını değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında motosiklet sürücüsünün ağır yaralanması ve akabinde vefat etmesi üzerine açılan, karşı taraf araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğu maddi tazminat davalarını özetlemektedir; davacılar, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarını kusurlu sürücü ile sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen talep ederken, davalılar ise kusurun müvekkillerine atfedilmesini, talep edilen miktarların fahişliğini ve ceza davası sonucunun beklenmesini savunarak davanın reddini istemektedirler.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:06/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:Maddi Tazminat
BİRLEŞEN ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS -
... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Maddi Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİH :07/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/08/2018 tarihinde, müvekkili idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı araçların karıştığı kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü davalı ...' ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı yönünden ise olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, 5.100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza sebebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nda açılan soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını, ayrıca kazada müvekkilinin asli kusurlu davacının kusursuz olduğu yönündeki iddiayı kabul etmediklerini, davacının kask ve koruyucu tertibatlardan hiçbirini kullanmamış olduğunu, davacının talep ettiği tazminat tutarının fahiş olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili süresinden sonra vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... Esas - ... Karar SAYILI DOSYASI
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında müvekkilinin eşi ... sevk ve idaresindeki ...  plakalı motorsiklet ile Antalya ... ilçesi ... Mahallesi istikametinden ... Mahallesi istikametine doğru seyir halinde iken aynı istikamette yolun sağ tarafında durmakta olan ve kontrolsüzce aniden   ters istikamete dönen davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca sol arka yandan çarpması sonucunda çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, bu yolla müvekkilinin ağır özürlü kalacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin eşinin bilinci kapalı bir şekilde uzunca bir süre tedavi gördüğünü ve 15/07/2019 günü yaşamını yitirdiğini, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ... asli kusurlu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı müvekkilinin eşinin ise kural hatasının bulunmaması sebebiyle kusursuz olduğunun tespit edildiğini, olay sonrasında ... aleyhine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma neticesinde Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza davasının açıldığını, bu dosyadan 23/09/2020 tarihinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile davalı sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 67. maddesini ihlal ettiğini bu durumunda 84. maddede sayılan asli kusur sayılan hallerden olduğunu tespit ettiğini, müvekkilinin eşine ise kusur atfının mümkün olmadığı sonucuna varıldığını, vefattan evvel cismani zararların tazmini için taraflarınca Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, bu davaya mirasçılar adına devam edildiğini, müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı için ayrı dava açacaklarını bu dosyaya beyan ettiklerini, 2918 sayılı yasanın 97. maddesi gereği olarak 26/11/2019 tarihinde, kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ZMMS kapsamında güvence altına alan ... Sigorta A.Ş'ye müvekkilinin eşinin vefatı üzerine destekten yoksun kalma nedeniyle uğradığı zararının giderilmesi için elinde bulunan elde etmesi mümkün bütün evraklar ile (ZMMS Genel Şartlarda belirtilen tüm belgeler) başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından süresi içeresinde yazılı başvurunun tam ve genel şartlara uygun yapılmış olmasına rağmen zorunlu olmayan başka belgeleri de talep ederek mağduriyeti sürüncemede bıraktığını ve sonuç alamadığını, müvekkilinin eşinin kaza tarihi itibariyle 30 yıllık mesleki tecrübesi ile ... Tic. ve San. A.Ş' de temizlik işçisi olarak çalışmakta olduğunu, diğer işlerden yoğun ve zahmetli bir iş olması nedeniyle asgari ücretin üzerindeki bir gelir ile çalıştığını, gelir elde etmekte iken kazayı geçirdiğini, müvekkilinin ev hanımı olduğunu ve eşinin ölümü ile maddi manevi büyük bir yıkım yaşadığını, yıllarca eşi tarafından bakılıp gözetilen bunun dışında hiçbir maddi geliri olmayan müvekkilinin eşinin ölümü ile başkalarına muhtaç olarak hayatını idame eder duruma düştüğünü, beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 17/08/2018 tarihinde meydana gelen bir kazada desteğini kaybettiğini, destekten mahrum kalması sebebi ile meydana gelen maddi zararlarını kazaya karışan ... plakalı aracın sigortacısı olarak müvekkilinden talep ettiğini, davacının desteğinin ölümünün davaya konu kaza sebebi ile olup olmadığının tespitinin gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra vefat ettiğini, 16/07/2019 tarihli otopsi tutanağında ölüm sebebinin yapılacak tetkikler sonucu tespit edileceğinin ifade edildiğini, davacının her ne kadar mütevveffanın ölümü sebebi ile destek zararının hesaplanabilir olmadığından davalarının HMK.nun 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası açmışlar ise de destek zararları belirlenebilir zararlardan olduğunu, açtıkları iş bu belirsiz alacak davasının reddinin gerektiğini, kaza tespit tutanağında ve ceza dosyasında alınan kusur raporlarında asli kusur müvekkilinin sigortalısı araç sürücüsüne verilmiş ise de raporlarda müteveffanın kaskının olmaması sebebi ile zarar görmesinde müterafik kusurunun araştırılmadığını, tarafına iletilen ve uyapta kayıtlı kaza tutanağında ise ilgili sayfaların eksik olduğunun görüldüğünü, kazanın meydana gelmesinde olduğu kadar müterafik kusur hususunda da inceleme yapılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi, müteveffanın davacı olarak Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından açmış olduğu sürekli maluliyet sebebi ile açtığı dava varisleri tarafından sürdürüldüğünü, hem maluliyet hem de destekten yoksunluk taleplerinin aynı anda istenemeyeceğini ve davaların birleştirilmesinin gerektiğini, iki davanın birbirinden bağımsız yürütülmesinin mümkün olmadığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına gelen bir tezkere sebebi ile müteveffanın mirasçılarının sigortalısına karşı Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile "Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat" konulu dava açtıklarını, bu dosyanın da celbinin gerektiğini, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının da celbini ve ceza dosyasının neticesinin beklenmesini talep ettiklerini, davacının talep ettikleri faizin, aracın ticari araç olması sebebi ile ticari faiz olması gerektiğini, ticari faiz talep etmek için aracın ticari bir araç olması yeterli olmadığını, aynı zamanda kullanım amacının da hususi olmaması gerekeceğini, tarafında aracın ruhsatı bulunmadığından bu hususta bir kanaat oluşmadığını, davayı hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile kaza ile ilgili başka davaların mevcut olduğunu, müvekkilinin davaya konu kaza ile ilgili sorumluluğu poliçede yazılı limitlerle sınırlı olduğunu, davacıların elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebi ile maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesinin gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmesinin gerektiğini, özel yasaları gereği SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunduğunu, bu sebeple bu kurumlara re'sen yazı yazılarak davacılara peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının, eğer ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesi gerektiğini, henüz müracaat edilmemiş ise davacılara müracaat etmeleri için süre verilerek neticesinin beklenmesi gerektiğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu maddi tazminat davasının 17/08/2018 tarihinde meydana gelen davacının eşi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile müvekkili ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin karıştığı trafik kazası sebebiyle açıldığının anlaşıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, güncel Yargıtay içtihatları gereği davacının açtığı davada zararı belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, meydana gelen trafik kazası sebebiyle Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyasında kovuşturma devam ettiğini, işbu ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da ceza dosyasının bekletici mesele yapılması yönünde olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağındaki müvekkili ...'ın asli kusurlu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise kusurunun bulunmadığına dair tespiti ve yine ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki müteveffaya ait atfı kabil kusurunun bulunmadığı yönündeki tespiti kabul etmediklerini, kazanın meydana geliş şekli ile motosiklet sürücüsü ...'da ki yaralanmanın niteliği göz önüne alındığında, motosiklet sürücüsü ...'ın KTK'da belirtilen hız sınırlarının üstünde seyrettiğinin anlaşılacağını, davacı motosiklet sürücüsü ..., KTK ve aynı Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerinde "kask ve koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu bulunduğu" halde bahsi geçen, kask ve koruyucu tertibatlardan hiçbirini kullanmadığını, davacının eşi ...'ın, motosiklet kullandığı göz önüne alındığında, kask ve sair koruyucu ekipman kullanması mevzuat gereği mecburi olduğunu, davacının eşi yükümlülüklerini yerine getirmeyerek KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğini, meydana gelen trafik kazasında davacının eşi ...'ın da kusurlu olduğunu gösterdiğini, müteveffanın meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunduğu gibi kaza sebebiyle vücudundaki yaralanmanın ağır düzeyde olmasında da müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı ...'ın mevzuatın emrettiği şekilde önlemlerini alıp koruyucu tertibatları kullansaydı bu kadar ağır bir yaralanma ve sonucunda ölüm ile karşı karşıya kalmayacağını, müterafik kusur konusunda Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, kazanın gerçekleştiğini ... tarihi ile vefatın gerçekleştiğini 15/01/2019 tarihleri arasında geçen zaman dilimi göz önünde bulundurulursa müteveffanın vefat etmesinde bakım ve özen yükümlülükleri bulunan davacının da sorumluluğunun bulunduğunu, kaldı ki davacının desteğinin ölümünün davaya konu kaza sebebi ile olup olmadığının tespitinin gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra vefat ettiğini, ... tarihli otopsi tutanağında ölüm sebebinin yapılacak tetkikler sonucu tespit edileceğinin ifade edildiğini ve davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu, kaza yerinde yapılacak keşif ile deneyimli bir bilirkişi tarafından yeniden kusur tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kullandığı ... plakalı aracın ZMSS ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, ZMMS'nin niteliği ve kapsamı gereği 3. şahıslara verilen zararlarda öncelikle sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, davacının belirsiz alacak olarak talep ettiği tazminat tutarı poliçe sınırları içerisinde kaldığını, her ne kadar maddi tazminat talebinin müvekkili ile birlikte sigorta şirketine yönlendirilmişse de zararın karşılanmasında öncelikli sorumlunun ... Sigorta A.Ş. olduğunu, davacının talep ettiği tazminat tutarının fahiş olduğunu, belirsiz alacak olarak talepte bulunulan tazminat tutarının, şüpheye yer vermeyecek şekilde kesin olarak açıklanmasının gerektiğini, bu bakımdan davacının talep ettiği maddi tazminat tutarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde faiz talebinde bulunurken müvekkili yönünden haksız fiil tarihi olan 17/08/2018 tarihinden itibaren, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi olmayıp, ticari olduğundan bahisle 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faiz oranına göre ticari temerrüt faizini talep ettiğini, ticari faiz talep etmek için aracın ticari bir araç olmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda kullanım amacının da hususi olmamasının gerektiğini, bahsi geçen bu talebin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili açısından ortada ticari bir işin varlığı da söz konusu olmadığını, müvekkilinin kaza yaptığı aracını ticari işlerinde kullanmamakta olduğunu ve tamamen kişisel ve ailevi işlerinde (hususi olarak) kullandığını, müvekkilinin özel sektörde çalışmakta olduğunu, ticari herhangi bir faaliyeti de bulunmadığını, davacının ticari faiz talebini kabul etmediklerini, davacının müteveffa ...'ın aylık ücretinin, asgari ücretin üzerinde brüt 2.282,26 TL olduğuna dair iddiasının bulunduğunu, dava dilekçesinin ekleri incelendiğinde herhangi bir maaş bordrosu veya ispata yarayan başka bir evrak sunulmadığını, buna göre HMK'daki ilgili hükümler gereğince, ilgilinin aldığı maaşın asgari ücretin üzerinde olduğunun yazılı belge ile ispatınının gerektiğini, müteveffanın davacı olarak Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından açmış olduğu sürekli maluliyet sebebi ile açtığı dava davacı ve müteveffanın diğer varisleri tarafından sürdürüldüğünü, iş bu dosyanın daha önce açılmış olan Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiğini, müvekkiline ait olan ve sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı motosiklet arasında 17/08/2018 günü gerçekleşen kaza neticesinde geçici iş göremezlik için ...'a ödenen 2.817,76 TL ve 305,01 TL işlemiş faizi ile birlikte rücu'u için SGK tarafından Antalya 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, Antalya 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından yürütülen icra takibine ilişkin dosya borcu 13/12/2019 tarihinde 3.785,00 TL olarak müvekkili tarafından ödendiğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesinin gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına, mahkememiz dosyasının Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddine, aksi kanaatte ise davacı tarafından talep edilen ticari temerrüt faizi ve fahiş maddi tazminat tutarının dilekçemizdeki sair sebeplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...6098 sayılı TBK'nın "Tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde; zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin, tazminatı indirebileceği ya da tamamen kaldırabileceğinin açıklanması karşısında, meydana gelen trafik kazasında her ne kadar davalı sürücü tam kusurlu olsa da davacı ...'un da motosiklette seyahat etmesine rağmen kask takmadığı ve ölümüne neden olan yaralanmalarının baş ve boyun bölgesinden aldığı hasarlardan kaynaklandığı, kafa ve beyin travması geçirdiği anlaşılmakla müteveffanın müterafik kusurunun olduğu değerlendirilmiş ve bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarları üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, buna göre denetime elverişli olarak aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan raporda tespit edilen bedelden %20 indirim yapılması neticesinde asıl dosyada 15.399,08 TL iş gücü kaybı, 20.487,53 TL bakıcı gideri zararı, 1.487,99 TL SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri olmak üzere toplam 37.374,60 TL tazminatın talep edilebileceği, birleşen dosya yönünden de 164.913,94 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceği ve meydana gelen bu zarardan davalı sürücünün haksız fiil sorumlusu olarak, davalı ... Sigortanın trafik sigortacısı sıfatlarıyla KTK ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında yukarıda açıklanan hükümler uyarınca sorumlu olduğu,
Davacıların tarafın müterafik kusur durumunu değerlendirmeksizin davalarını belirli hale getirdiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/07/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği, davalı sürücünün haksız fiilin meydana geldiği tarihte temerrüte düştüğü, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ise o dönem müteveffanın tedavi süreci devam ettiğinden temerrüte düşürecek nitelikte görülmemiş, sigorta şirketinin dava tarihlerinde temerrüte düştüğü" gerekçesiyle "asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile; müteveffa ...'ın kaza tarihinden ölüm tarihine kadar geçen süredeki maddi zararına karşılık 15.399,08 TL iş gücü kaybı, 20.487,53 TL bakıcı gideri zararı, 1.487,99 TL SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri olmak üzere toplam 37.374,60 TL'nin davalı ...'dan 17/08/2018 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 20/06/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak Antalya 20. Noterliğinin 21/10/2019 tarih - ... yevmiye nolu veraset ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak), fazlaya ilişkin istemlerin reddine, birleşen dava yönünden kısmen kabulü ile; 164.913,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan 15/07/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 31/12/2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, asıl dosyada davacıları ile birleşen dosya davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl dosya davacıları ile birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin somut delili yokken davacı vefat eden motosiklet sürücüsünün kaskının olmadığını kabul ederek müterafik kusurlu saymasının ve belirlenen tazminattan %20 indirime gitmesinin usul, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ...'ın kaza sırasında kaskı olup olmadığının tespit edilmediğini, kazadan dolayı meydana gelen yaralanma ve sonrasında meydana gelen ölümde kaskın takılı olup olmamasının sonuca etkisinin uzman bilirkişi marifeti ile tespit ettirilmeden kusurun kabulünün yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararında tazminat tutarlarına uygulanmasına karar verdiği faiz başlangıç tarihlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararında tazminat tutarlarına yasal faiz uygulanması yönünde verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl dava, trafik kazası nedeniyle bakıcı gideri, tedavi gideri ve daimi iş göremezlikten oluşan maddi tazminat istemine ilişkin olup; birleşen dava ise destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Somut olayda; motosiklette sürücü olan müteveffanın davaya konu trafik kazası nedeniyle yaralandığı bölgenin kafa bölgesi olduğu dosya kapsamında bulunan rapor ve soruşturma evrakları ile sabittir. Buna göre; motosiklette sürücü olan müteveffanın kafa bölgesinden darbe aldığı, kaza tespit tutanağında yer alan koruyucu tertibatlar kısmında ise kaskının takılı olup olmadığı hususu belirsiz olsa da yaralanma bölgesi gözetildiğinde sadece kafa bölgesinden darbe alması sonucu maluliyetinin oluştuğu, yine soruşturma dosyasında dinlenen tanık ...'un beyanlarında müteveffanın kaza anında kask takmadığının açıkça ifade edildiği değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalıların sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Asıl ve birleşen davada; dava dilekçelerinde temerrüt faizi olarak avans faizi istenilmiş, ancak mahkemece asıl ve birleşen davada yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan ... plaka sayılı aracın cinsi kamyonet olup ticari araçtır. Bu itibarla davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi isabetli değildir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2.1. maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, muris adına açılan asıl davada talep edilen tazminat kalemleri dikkate alındığında dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yazılan 26.11.2018 tarihli ihbar yazısına davalı sigorta şirketi tarafından verilen cevabi yazı tarihi olan 05/12/2018 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 14/12/2018 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilmeksizin, yine birleşen dosyada sigorta şirketine yapılan ihbar talebinin 18/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği sabit olup, 8 iş günü sonrası olan 29/11/2019 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan birleşen dosyada iddianın ileri sürülüş biçimi ve dava dilekçesindeki talep dikkate alındığında destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat istemli birleşen davada davacının zararı desteğin ölüm tarihi itibariyle gerçekleşeceğinden ilk derece mahkemesince davalı ... bakımından temerrüt tarihinin 15/07/2019 olarak belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus görülmediğinden bu yöndeki istinaf istemlerinin yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen dosya davacılarının yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davalardaki faiz oranı ve temerüt tarihleri bakımından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava davacılar birleşen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
Asıl Dava Yönünden;
1-Davanın KABULÜNE;
Müteveffa ...'ın kaza tarihinden ölüm tarihine kadar geçen süredeki maddi zararına karşılık 15.399,08 TL iş gücü kaybı, 20.487,53 TL bakıcı gideri zararı, 1.487,99 TL SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri olmak üzere toplam 37.374,60 TL'nin davalı ...'dan 17/08/2018 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 14/12/2018 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak Antalya 20. Noterliğinin 21/10/2019 tarih - ... yevmiye nolu veraset ilamındaki payları oranında davacılara VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.553,05 TL karar ve ilam harcından 44,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.508,65 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
b-Davacı tarafından yapılan toplam 4.789,35 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
c-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile 44,40 TL peşin harç toplamı 88,80 TL'nin davalılardan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davalılardan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
e-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Birleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar Sayılı Davası Yönünden;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
164.913,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan 15/07/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 29/11/2019 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
a-Birleşen dava yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.265,27 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 170,78 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 3.724,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 7.370,19 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
b-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 170,78 TL peşin harç ile 3.724,30 TL ıslah harcı toplamı 3.979,48 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
c-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 255,18 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davalılardan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Asıl dosya davacıları birleşen dosya davacısının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava ve birleşen dava yönünden peşin olarak yatırılan toplam 118,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde asıl dosya davacıları ve birleşen dosya davacısına İADESİNE,
b-Asıl dosya davacıları birleşen dosya davacısının tarafından istinaf incelemesi için yapılan 324,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, (asıl ve birleşen dava yönünden) 44,40 TL posta masrafı, olmak üzere toplam 368,60 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davalılarından alınarak asıl davacıları birleşen dava davacısına VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirketi poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutularak)
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL altında kalması nedeniyle KESİN olarak karar verildi.
...