Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen Müthiş Cuma İndirimleri marka başvurusunun YİDK kararının iptali davasında ayırt edicilik tartışması.
Özet: Davacı, "Müthiş Cuma İndirimleri" ibaresinin içeriği, mizanpajı ve kullanım sonucu kazandığı ayırt edicilik nedeniyle belirli mal ve hizmet sınıfları için tescil edilmesi gerektiğini savunarak marka kurulu kararının iptalini talep ederken, davalı ise bu ibarenin ticari alanda yaygın kullanılan, tanımlayıcı ve promosyonel nitelikte olduğunu, markanın asli işlevini yerine getiremeyeceğini ve tescilinin rekabeti haksız yere kısıtlayacağını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/24 Esas - 2025/225

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/24
KARAR NO : 2025/225
....
DAVA : Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 18/01/2025
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka ....Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkiline ait “müthiş cuma indirimleri” ibareli marka başvurusunun, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının aksine, tescil talep edilen 9 ve 35. sınıf için ayırt ediciliğe sahip bir ibare olduğunu, zira bu ibarenin ne bir emtiayı tanımlamakta ne de herkesin kullanımına açık olan bir ibare olduğunu, somut olayda başvuru konusu markayı oluşturan unsurların ayırt edici nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, markayı oluşturan unsurların tek başlarına ayırt edici nitelikte olmadıkları düşünülse dahi markanın bütün halinde incelenmesi ile ayırt edici bir algı oluşturabileceğinin kabulünün gerektiğini, müvekkiline ait marka başvurusunda yer alan mizanpaj, renk kullanımı ve farklı boyutlarda yazılmış kelimeler ile ilgili ibarenin asgari düzeyde ayırt edicilik şartını fazlasıyla sağladığını, müvekkili şirkete ait marka başvurusuna konu “müthiş cuma indirimleri" ibaresinin tüketici nezdinde sadece tanımlayıcı nitelikte, promosyon amaçlı bir işaret olarak algılanmayacak olup; marka algısı uyandıracak nitelikte bir ibare olduğunu, müvekkili şirkete ait marka başvurusuna konu ibare kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olup; SMK 5/2 maddesi uyarınca başvuruya konu ibarenin tescilinin gerektiğini, somut olayda- hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte- başvuruya konu ibare SMK m.5/1-b ve c bentleri uyarınca marka niteliğine haiz bulunmasa dahi, müvekkili şirket 2019 yılından günümüze dek “Müthiş CUMA/KASIM” ibarelerini markasal olarak kullanmış ve ilgili ibareye ayırt edici nitelik kazandırmış olduğunu, müvekkili tarafından..... numaralı “müthiş cuma indirimleri” marka başvurusunun tescili talep edilen tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; marka başvurusunun esas unsuru olan “müthiş cuma indirimleri” ibaresi, mal ya da hizmetin düşük fiyatlarla satışına yönelik ya da promosyon amaçlı bir bilgilendirme algısı oluşturan yalnızca tanıtıcı nitelikte bir mesaj olarak algılanacak, promosyon amaçlı ticari alanda kullanılabilecek bir ibare olup, ilgili tüketiciler tarafından, redde konu olan 09 ve 35. sınıftaki mal/hizmetler bakımından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu, söz konusu ibarenin, genel kullanımı haiz bir ibare olup, ilgili tüketiciler tarafından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını ve davaya konu başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, anılan ibarenin tescili halinde, markanın emtiaları ferdileştirme ve teşhis edilebilir hale getirme vasfının ortadan kaybolacağını, bu nedenle, söz konusu işaret soyut olarak ayırt edici niteliği haiz olsa dahi, somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, dava konusu markada olduğu gibi kaynak bildirici bir ibarenin tek bir kişinin tekeline verilmesi halinde, yine aynı alanda faaliyette bulunan bir başka kişi veya şirketlerin, dava konusu “müthiş cuma indirimleri” ibaresini tek unsur, esas unsur, hatta yardımcı unsur olarak kullanamayacaklarını, kullanmaları halinde, bu ibareyi daha önceden tescil eden kişinin, 5/1-ç ve 6/1 maddelerinde yer alan benzerlik iddiasıyla karşılaşacağını, bu durum da rekabeti haksız bir şekilde sınırlandıracak olup, ilgili tüm kişileri aynı kelimeyi kullanmaktan men etme anlamına gelip, bu durumun iyi niyet, doğruluk ve güven kurallarına uygun olmaması bir yana, hakkaniyete aykırı olduğunu, vasıf belirten bir sözcüğü tek bir şahsın inhisarına bırakmak ve başka markalarda yan unsur olarak kullanımına dahi engel olmanın, Markalar Hukuku’nun temel ilkelerine de aykırı olacağını, kurumun kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından 21.11.2023 tarihinde ... başvuru numarası ile “müthiş cuma indirimleri” ibareli marka için 09 / 35 / sınıflarda yer alan mallar/hizmetler bakımından marka başvurusunda bulunulmuş....ı tarafından 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b)-(c) bentler gereğince reddedilmiştir. Söz konusu karara davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ..... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anılan kararın ilgilere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER ;
Dava Konusu Markanın SMK 5/1-(b) Maddesi Gereğince Redde Konu Mallar/Hizmetler İçin Ayırt Edici Niteliğe Haiz Olup Olmadığı ;
Markaların Korunması Hakkındaki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasına ait bentlerde marka olarak tescil edilemeyecek işaretler sayılmıştır. Bu bentlerden b bendi “Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler” şeklindedir.
Doktrinde ayırt edici nitelik bazı yazarlar tarafından somut ve soyut olmak üzere iki açıdan değerlendirilmektedir. Bu görüşe göre işaretin marka olabilmesi için ön şart, mal ve hizmetten bağımsız olarak, o işaretin soyut ayırt edici niteliğe sahip olmasıdır. Yani soyut ayırt edicilik işaretin ayırt edebilme yeteneğine sahip olması anlamına gelir. Bu ön şartı yerine getiren işaret somut olarak tescile konu mal ve hizmetleri diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden de ayırt edebiliyorsa o işaretin somut ayırt ediciliği vardır ve artık tescil edilebilir demektir.
Bu görüşü irdelemek gerekirse ilk durumda marka olamayacak işaretler ikinci durumda ise salt başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden marka olarak tescil edilemeyecek işaretler söz konusudur. Bu durumda bir işaretin somut ayırt edici niteliğinin bulunmaması, yani başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler açısından ayırt edici niteliğinin bulunmaması, diğer mallar ve hizmetler için tescil edilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Başka bir anlatımla bu işaret soyut ayırt edici niteliğe sahip olabilir. Ancak tersi durum yani işaretin soyut ayırt edici niteliğinin bulunmaması, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetten bağımsız olarak tüm mal ve hizmetler için o işaretin marka olmasını engeller.
Dolayısıyla bu görüşe göre soyut ayırt edici niteliğin yokluğu hiçbir şekilde aşılamayacak bir mutlak tescil engeli iken, somut ayırt edici gücün olmayışı kullanım sonucu aşılabilir. Tersi anlatımla soyut ayırt ediciliği olmayan bir işaret kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olsa bile tescil edilemeyecektir. Ancak diğer bir görüşe göre teorik olarak herhangi bir ayrım gücü olmayan bir işaret, tescil tarihinden önce kullanılmış ve bu nedenle kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış ise tescil edilebilecektir.
6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının c bendi “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.”ın mutlak olarak reddedileceğini hüküm altına almıştır. Burada bahsedilen ticaret alanı mutlak olarak kullanılan ticaret alanı olmayıp, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlere ait ticaret alanı olarak değerlendirilmelidir.
Bu hükmün kabul edilmesinin birinci nedeni, mal ve hizmetlerin niteliklerini tek unsur veya esas unsur olarak içeren bir işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, dolayısıyla ayırt edici nitelikten yoksun olmasıdır. İkinci neden ise, malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı niteliklerini ifade eden bir ad veya işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2002, s. 345)
Somut olay itibariyle tescili istenen işaretin 6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının b bendi kapsamında mütalaa edilip edilemeyeceği değerlendirilecek olursa; markanın esas unsuru “Müthiş Cuma Günleri” ibaresidir. Bu durumda davacı başvurusunun, redde konu mallar/hizmetler yönünden ayırt edici niteliğe haiz olup olmadığı irdelenmelidir.
Somut olayda dava konusu başvuru "MÜTHİŞ CUMA İNDİRİMLERİ” ibareli marka, turuncu zemin üzerine, beyaz renkte “Müthiş Cuma İndirimleri” ibaresinin dikdörtgenle çevrelendiği karma bir markadır. Harfler, standart karakterde, kalındır. Markanın bütün halinde oluşturduğu kavramsal algı, tüketiciye yönelik bilgilendirme amaçlı, satışa sunulan ürünlerin fiyatında haftanın belirli bir gününde yapılan indirimi bildirmek yönünde bir algıdır. Zira “efsane kasım indirimleri” ya da “…günü indirimleri” gibi ifadeler özellikle işletmelerce tercih edilen bir satış pazarlama yöntemi olup “Müthiş Cuma İndirimleri” ibareli dava konusu başvurunun da yine benzer mahiyette bir satış – pazarlama stratejisi sloganı gibi algılanacağı,
Her ne kadar slogan markalara, sıradan sözcük markalarından farklı bir kriter uygulanmaması gerekmekte ise de slogan markaları, birkaç sözcükten oluşan kısa cümlelerden ibaret olup bu markalar genellikle ürünlerin promosyonları için kullanıldıklarından bunların çoğu tüketiciler tarafından bir işletmenin ayırt edici işareti olarak algılanmazlar. Bu noktada önem teşkil eden husus tescil edilmek istenilen ibarenin, ibareyi ticaret hayatında markalaştırarak tekeline almak isteyen iktisadi kaynağı tereddütsüz bir şekilde işaret etmeye elverişli olmasıdır. Başka bir ifadeyle tüketici algısında, satın alınmak istenilen mal ve hizmetin iktisadi kaynağına yönelik bir algı oluşturmaktan ziyade sıkça karşılaşılması mümkün olan bir slogan olarak nitelendirilmesi bir slogan algısı oluşturacaktır.
Bu çerçevede uyuşmazlık konusu ibarenin bir bütün olarak hiçbir ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, tüketicinin ilgili pazarda bu ibare ile karşılaştığında, anılan ibareyi bir pazarlama biçimi olarak algılama eğiliminin daha yüksek olacağı, işaretin bir bütün olarak herhangi bir iktisadi kaynağı işaret ederek mal ve hizmet ile iktisadi kaynak arasında bir aidiyet bağı kurmayacağı görüş ve kanaatlerine varılmış olup 5/1-b maddesi koşullarının somut olayda tüm mal ve hizmetler açısından meydana geldiği,
Dava Konusu Markanın Redde Konu Mallar/Hizmetler İçin Tanımlayıcı Olup Olmadığı;
6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının c bendi “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.”ın mutlak olarak reddedileceğini hüküm altına almıştır. Burada bahsedilen ticaret alanı mutlak olarak kullanılan ticaret alanı olmayıp, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlere ait ticaret alanı olarak değerlendirilmelidir.
Bu hükmün kabul edilmesinin birinci nedeni, mal ve hizmetlerin niteliklerini tek unsur veya esas unsur olarak içeren bir işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, dolayısıyla ayırt edici nitelikten yoksun olmasıdır. İkinci neden ise, malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı niteliklerini ifade eden bir ad veya işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2002, s. 345)
Somut olay itibariyle tescili istenen işaretin 6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının c bendi kapsamında mütalaa edilip edilemeyeceği değerlendirilecek olursa; yukarıda da belirtildiği üzere, marka “Müthiş Cuma İndirimleri” kelimesinden ibarettir. Bu durumda davacı başvurusunun, redde konu mallar/hizmetler yönünden cins, çeşit, vasıf bildirici özelliği bulunup bulunmadığı irdelenmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, dava konusu “Müthiş Cuma İndirimleri” ibaresinin dava konusu markanın kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğu, zira bu ibarenin tüketici tarafından Cuma gününde satışa sunulan malların fiyatlarında indirime gidileceği şeklinde algılanacağı, dolayısıyla “Müthiş Cuma İndirimleri” ibaresinin belirtilen hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, dava konusu marka, kapsamındaki 35. Sınıftaki hizmetler bakımından 6769 s. SMK’nın 5/1-(c) bendi kapsamında tescil edilemeyeceği,
Başvurunun SMK’nın 5/2 maddesinden Yararlanıp Yararlanamayacağı;
6769 sayılı SMK’nın 5/2 maddesi “Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.” Hükmüne amirdir.
Yukarıda bahsedilen istisnai durum incelendiğinde, maddedeki “Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa” ifadesinden, iki şartın birden yerine getirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Birincisi tescil tarihinden önce markanın kullanılması, ikincisi ise bu kullanım sonucu kullanılan mallar/hizmetler itibari ile bir ayırt ediciliğin sağlanmasıdır. Ayırt ediciliğin sağlanmasından kasıt, markanın kullanıldığı mal ve hizmetler itibari ile meşhur ve maruf hale gelmesi veya kullanıcıları tarafından refleks olarak hatırlanmasıdır. Başka bir anlatımla; anılan madde anlamında ayırt edicilikten kasıt, ticari hayatta kendini, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir işaret ile tanıtıp kabul ettirmiş olmaktır. Gerçekten de; SMK’nın 5/2 maddesi anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanılmış olması ve bu durumun iddia ve ispat edilmiş olması halinde, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir markanın tescili mümkündür.
Bir başka ifadeyle, somut olayda olduğu gibi, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b), (c) maddeleri uyarınca tescil engeline tabi olan markaların, tescil başvurusu öncesinde çok yoğun tanıtım ve yaygın kullanım sonucu ayırt edici kılınmaları ve bu suretle tescil olunmaları mümkündür. SMK 5/2 maddesi uyarınca dava konusu tarz ibarelerin kullanım sonucu ayırt edici kılınmaları yasal olarak mümkün ise de bu denli somut ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin çok yoğun kullanımla dahi ayırt edici kılınmalarının oldukça güç olduğu,
Dosyaya kapsamında, üzerinde dava konusu “Müthiş Cuma İndirimi” veya dava konusu markada yer alan “Müthiş Cuma” ibaresinin yer aldığı kampanya, reklam giderleri, faturalar bulunmaktadır. ANCAK, bu ibareler “...” ibaresi ile birlikte “...’ta Müthiş Cuma” şeklinde kullanıldığı, söz konusu kullanımda markasal algının “... ibaresi üzerinde olacağı, “Müthiş Cuma” ibaresinin markasal algıdan ziyade tüketici nezdinde slogan mahiyetinde indirimin yapılacağına yönelik bir algı oluşturacağı,
Bu açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından SMK 5/1-(b)-(c) bentleri gereğince reddedilen mallar/hizmetler için dava konusu “Müthiş Cuma İndirimleri” ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının ispatlanamadığı dolayısıyla SMK’nın 5/2 maddesinden kaynaklanan hakkının bulunmadığı,
Netice itibariyle,
Dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki malları/hizmetleri için ayırt edici niteliğe haiz olmadığı,
Dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki 35. Sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu,
Davacının, SMK 5/1-(b)-(c) bentleri kapsamında reddedilen dava konusu mallar/hizmetler bakımından SMK 5/2 maddesinden kaynaklanan hakkının bulunmadığı,
Dava konusu .... sayılı kararının yerinde olduğu kanaatlerine ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
Davanın reddine,
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.18.06.2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır