Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, "Müthiş Kasım İndirimleri" ibaresinin markasal ayırt ediciliği ve tescili hakkında TürkPatent YIDK kararının iptali davası.
Özet: Davacı, "Müthiş Kasım İndirimleri" ibaresinin, farklı boyutlar, renkler ve mizanpaj kullanımıyla ayırt edicilik kazandığını, 2019dan itibaren yoğun pazarlama faaliyetleriyle kullanım sonucu tescil edilebilir hale geldiğini ve bu markanın tescil talebini reddeden Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiş; davalı Türkpatent ise ibarenin promosyon amaçlı, tanımlayıcı ve ticari alanda yaygın kullanımı olan sıradan bir ifade olduğunu, ticari kaynak belirtme ve ayırt etme vasfı taşımadığını, dolayısıyla tek bir işletmenin tekeline verilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/15 Esas - 2025/239
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2025/15Karar No : 2025/239....Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi : 11/01/2025Karar Tarihi : 25/06/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 25/06/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkiline ait “müthiş kasım indirimleri” ibareli marka başvurusunun, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının aksine, tescil talep edilen 9 ve 35. sınıf için ayırt ediciliğe sahip bir ibare olduğunu, zira bu ibarenin ne bir emtiayı tanımlamakta nede herkesin kullanımına açık olan bir ibare olduğunu, somut olayda başvuru konusu markayı oluşturan unsurların ayırt edici nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, markayı oluşturan unsurların tek başlarına ayırt edici nitelikte olmadıkları düşünülse dahi markanın bütün halinde incelenmesi ile ayırt edici bir algı oluşturabileceğinin kabulünün gerektiğini, müvekkiline ait marka başvurusunda yer alan mizanpaj, renk kullanımı ve farklı boyutlarda yazılmış kelimeler ile ilgili ibarenin asgari düzeyde ayırt edicilik şartını fazlasıyla sağladığını, müvekkili şirkete ait marka başvurusuna konu “müthiş kasım indirimleri" ibaresinin tüketici nezdinde sadece tanımlayıcı nitelikte, promosyon amaçlı bir işaret olarak algılanmayacak olup; marka algısı uyandıracak nitelikte bir ibare olduğunu, müvekkili şirkete ait marka başvurusuna konu ibare kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış olup; SMK 5/2 maddesi uyarınca başvuruya konu ibarenin tescilinin gerektiğini, somut olayda- hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte- başvuruya konu ibare SMK m.5/1-b ve c bentleri uyarınca marka niteliğine haiz bulunmasa dahi, müvekkili şirketin 2019 yılından günümüze dek “Müthiş CUMA/KASIM” ibarelerini markasal olarak kullanmış ve ilgili ibareye ayırt edici nitelik kazandırmış olduğunu, müvekkili tarafından 2019-2023 yılları arasında markasal kullanımını gösterir kampanya, reklam giderleri, faturaların dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu ifade ederek, .... sayılı ve “müthiş kasım indirimleri” ibareli marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı TÜRKPATENT vekili cevabında özetle; başvurunun esas unsurunun "müthiş kasım indirimleri" ibaresi olduğunu, sözkonusu ibarenin ilgili tüketici kesimi tarafından mal/hizmetin ticari kaynağını göstermekten ziyade mal/hizmetin düşük fiyatlarla satışına yönelik ya da promosyon amaçlı bir bilgilendirme algısı yaratan yalnızca tanıtıcı nitelikte bir mesaj olarak algılanacağını, ayrıca "müthiş kasım indirimleri" ibaresinin promosyon amaçlı ticari alanda kullanılabilecek bir ibare olduğunu, bu bağlamda başvurunun ret kapsamında bulunan mal/hizmetler bakımından ticari kaynak belirtme, ayırt etme vasfı bulunmadığı, marka algısı oluşturur nitelikte olmadığını ve ticaret alanında çeşit, vasıf belirtir nitelikte bulunduğunu, dava konusu markanın, bütünsel olarak, somut ve soyut anlamda ayırt ediciliği bulunmayan ve de marka algısı oluşturmayan bir ibareden oluştuğunu, söz konusu genel ve sıradan ibarenin, markadan beklenen fonksiyonları yerine getirmeyeceği aşikâr olup bu ibarenin, markanın kaynak gösterme fonksiyonuna ve ayırt edici niteliğine de haiz olmadığını, .... numaralı “müthiş kasım indirimleri” ibaresi ilgili tüketiciler tarafından, redde konu hizmetler bakımından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacak olup, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini de yerine getirmeyeceğini, davacı tarafa, dava konusu “müthiş kasım indirimleri” ibaresinin, diğer firmalara ve rakiplerine dezavantaj sağlayacak şekilde tekel olarak verilmesinin önüne geçilmesinin amaçlanmış olduğunu, işbu ibarenin ilgili sektörde ve ticari hayatta yaygın kullanımı olan tasviri ibarelerden olduğunu, böyle bir ibarenin tescil edilmek istendiği sınıf bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markanın temel fonksiyonlarından olan ayırt edicilik unsurunu yerine getiremediğini, bir ticari kaynağı işaret etmediğini ve bir işletmeyi diğerinden köken olarak ayırt etmeyi sağlamadığını, böyle bir kullanımının, marka algısı oluşturmadığını, bu sebeplerle söz konusu ayırt ediciliği olmayan ve tanımlayıcı olan işbu ibarenin tek bir işletmenin tekeline verilemeyeceğinden verilmiş olan ....kararının tüm yönleriyle hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, .... sayılı "müthiş kasım indirimleri" ibareli marka için davacı tarafından 21/11/2023 tarihinde 09/35.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde tescili için başvuruda bulunduğu, .... ve .... sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Markaların Korunması Hakkındaki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasına ait bentlerde marka olarak tescil edilemeyecek işaretler sayılmıştır. Bu bentlerden b bendi “Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler” şeklindedir. Doktrinde ayırt edici nitelik bazı yazarlar tarafından somut ve soyut olmak üzere iki açıdan değerlendirilmektedir. Bu görüşe göre işaretin marka olabilmesi için ön şart, mal ve hizmetten bağımsız olarak, o işaretin soyut ayırt edici niteliğe sahip olmasıdır. Yani soyut ayırt edicilik işaretin ayırt edebilme yeteneğine sahip olması anlamına gelir. Bu ön şartı yerine getiren işaret somut olarak tescile konu mal ve hizmetleri diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden de ayırt edebiliyorsa o işaretin somut ayırt ediciliği vardır ve artık tescil edilebilir demektir. Bu görüşü irdelemek gerekirse ilk durumda marka olamayacak işaretler ikinci durumda ise salt başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden marka olarak tescil edilemeyecek işaretler söz konusudur. Bu durumda bir işaretin somut ayırt edici niteliğinin bulunmaması, yani başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler açısından ayırt edici niteliğinin bulunmaması, diğer mallar ve hizmetler için tescil edilemeyeceği anlamına gelmemektedir. Başka bir anlatımla bu işaret soyut ayırt edici niteliğe sahip olabilir. Ancak tersi durum yani işaretin soyut ayırt edici niteliğinin bulunmaması, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetten bağımsız olarak tüm mal ve hizmetler için o işaretin marka olmasını engeller. Dolayısıyla bu görüşe göre soyut ayırt edici niteliğin yokluğu hiçbir şekilde aşılamayacak bir mutlak tescil engeli iken, somut ayırt edici gücün olmayışı kullanım sonucu aşılabilir. Tersi anlatımla soyut ayırt ediciliği olmayan bir işaret kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olsa bile tescil edilemeyecektir. Ancak diğer bir görüşe göre teorik olarak herhangi bir ayrım gücü olmayan bir işaret, tescil tarihinden önce kullanılmış ve bu nedenle kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış ise tescil edilebilecektir. 6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının c bendi “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.”ın mutlak olarak reddedileceğini hüküm altına almıştır. Burada bahsedilen ticaret alanı mutlak olarak kullanılan ticaret alanı olmayıp, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlere ait ticaret alanı olarak değerlendirilmelidir. Bu hükmün kabul edilmesinin birinci nedeni, mal ve hizmetlerin niteliklerini tek unsur veya esas unsur olarak içeren bir işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, dolayısıyla ayırt edici nitelikten yoksun olmasıdır. İkinci neden ise, malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı niteliklerini ifade eden bir ad veya işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir. Somut olay itibariyle tescili istenen işaretin 6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının b bendi kapsamında mütalaa edilip edilemeyeceği değerlendirilecek olursa; markanın esas unsuru “Müthiş Kasım İndirimleri” ibaresidir. Bu durumda davacı başvurusunun, redde konu mallar/hizmetler yönünden ayırt edici niteliğe haiz olup olmadığına bakılması gerektiği anlaşılmıştır. Somut olayda dava konusu başvuru markası, turuncu zemin üzerine, beyaz renkte “Müthiş Kasım İndirimleri” ibaresinin dikdörtgenle çevrelendiği karma bir markadır. Harfler, standart karakterde, kalındır. Markanın bütün halinde oluşturduğu kavramsal algı, tüketiciye yönelik bilgilendirme amaçlı, satışa sunulan ürünlerin fiyatında Kasım Ayı’nda yapılan indirimi bildirmek yönünde bir algıdır. Zira “efsane kasım indirimleri” ya da “…günü indirimleri” gibi ifadeler özellikle işletmelerce tercih edilen bir satış pazarlama yöntemi olup “Müthiş Kasım İndirimleri” ibareli dava konusu başvurunun da yine benzer mahiyette bir satış – pazarlama stratejisi sloganı gibi algılanacağı değerlendirilmiştir. Her ne kadar slogan markalara, sıradan sözcük markalarından farklı bir kriter uygulanmaması gerekmekte ise de, slogan markaları, birkaç sözcükten oluşan kısa cümlelerden ibaret olup bu markalar genellikle ürünlerin promosyonları için kullanıldıklarından bunların çoğu tüketiciler tarafından bir işletmenin ayırt edici işareti olarak algılanmazlar. Bu noktada önem teşkil eden husus tescil edilmek istenilen ibarenin, ibareyi ticaret hayatında markalaştırarak tekeline almak isteyen iktisadi kaynağı tereddütsüz bir şekilde işaret etmeye elverişli olmasıdır. Başka bir ifadeyle, tüketici algısında, satın alınmak istenilen mal ve hizmetin iktisadi kaynağına yönelik bir algı oluşturmaktan ziyade, sıkça karşılaşılması mümkün olan bir slogan olarak nitelendirilmesi bir slogan algısı oluşturacaktır. Netice itibariyle, uyuşmazlık konusu ibarenin bir bütün olarak hiçbir ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, tüketicinin ilgili pazarda bu ibare ile karşılaştığında, anılan ibareyi bir pazarlama biçimi olarak algılama eğiliminin daha yüksek olacağı, işaretin bir bütün olarak herhangi bir iktisadi kaynağı işaret ederek mal ve hizmet ile iktisadi kaynak arasında bir aidiyet bağı kurmayacağı değerlendirilmiş olup, 5/1-b maddesi koşullarının somut olayda tüm mal ve hizmetler açısından meydana geldiği kanaatine varılmıştır.Dava Konusu Markanın Redde Konu Hizmetler İçin Tanımlayıcı Olup Olmadığı Bakımından Değerlendirme; 6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının c bendi “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.”ın mutlak olarak reddedileceğini hüküm altına almıştır. Burada bahsedilen ticaret alanı mutlak olarak kullanılan ticaret alanı olmayıp, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlere ait ticaret alanı olarak değerlendirilmelidir. Bu hükmün kabul edilmesinin birinci nedeni, mal ve hizmetlerin niteliklerini tek unsur veya esas unsur olarak içeren bir işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, dolayısıyla ayırt edici nitelikten yoksun olmasıdır. İkinci neden ise, malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı niteliklerini ifade eden bir ad veya işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir.Somut olay itibariyle tescili istenen işaretin 6769 sayılı SMK’nın mutlak ret nedenlerini içeren 5. maddesinin 1. Fıkrasının c bendi kapsamında mütalaa edilip edilemeyeceği değerlendirilecek olursa; yukarıda da belirtildiği üzere, marka “Müthiş Kasım İndirimleri” kelimesinden ibarettir. Bu durumda davacı başvurusunun, redde konu mallar/hizmetler yönünden cins, çeşit, vasıf bildirici özelliği bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.Somut uyuşmazlıkta, dava konusu “Müthiş Kasım İndirimleri” ibaresinin dava konusu markanın kapsamından çıkartılan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğu, zira bu ibarenin tüketici tarafından Kasım Ayı’nda satışa sunulan malların fiyatlarında indirime gidileceği şeklinde algılanacağı, dolayısıyla “Müthiş Kasım İndirimleri” ibaresinin belirtilen hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğu,Neticede, dava konusu marka, kapsamındaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetler bakımından 6769 s. SMK’nın 5/1-(c) bendi kapsamında tescil edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.Başvurunun SMK’nın 5/2 maddesinden Yararlanıp Yararlanamayacağı Bakımından Değerlendirme; 6769 sayılı SMK’nın 5/2 maddesi “Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.” hükmüne amirdir. Yukarıda bahsedilen istisnai duruma bakıldığında, maddedeki “Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa” ifadesinden, iki şartın birden yerine getirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Birincisi tescil tarihinden önce markanın kullanılması, ikincisi ise bu kullanım sonucu kullanılan mallar/hizmetler itibari ile bir ayırt ediciliğin sağlanmasıdır. Ayırt ediciliğin sağlanmasından kasıt, markanın kullanıldığı mal ve hizmetler itibari ile meşhur ve maruf hale gelmesi veya kullanıcıları tarafından refleks olarak hatırlanmasıdır. Başka bir anlatımla; anılan madde anlamında ayırt edicilikten kasıt, ticari hayatta kendini, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir işaret ile tanıtıp kabul ettirmiş olmaktır. Gerçekten de; SMK’nın 5/2 maddesi anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanılmış olması ve bu durumun iddia ve ispat edilmiş olması halinde, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir markanın tescili mümkündür. Bir başka ifadeyle, somut olayda olduğu gibi, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-(b), (c) maddeleri uyarınca tescil engeline tabi olan markaların, tescil başvurusu öncesinde çok yoğun tanıtım ve yaygın kullanım sonucu ayırt edici kılınmaları ve bu suretle tescil olunmaları mümkündür. SMK 5/2 maddesi uyarınca dava konusu tarz ibarelerin kullanım sonucu ayırt edici kılınmaları yasal olarak mümkün ise de bu denli somut ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin çok yoğun kullanımla dahi ayırt edici kılınmalarının oldukça güç olduğu değerlendirilmektedir. Dosya kapsamından, üzerinde dava konusu “Müthiş Kasım İndirimi” veya dava konusu markada yer alan “Müthiş Kasım” ibaresinin yer aldığı kampanya görselleri bulunmaktadır. ANCAK, bu ibareler “Migros” ibaresi ile birlikte “Migros Müthiş Kasım” şeklinde kullanıldığı, söz konusu kullanımda markasal algının “Migros” ibaresi üzerinde olacağı, “Müthiş Kasım” ibaresinin markasal algıdan ziyade tüketici nezdinde slogan mahiyetinde indirimin yapılacağına yönelik bir algı oluşturacağı değerlendirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından sunulan belgelerin değerlendirmesi neticesinde, SMK 5/1-(b)-(c) bentleri gereğince reddedilen mallar/hizmetler için dava konusu “Müthiş Kasım İndirimleri” ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının ispatlanamadığı, dolayısıyla, SMK’nın 5/2 maddesinden kaynaklanan hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Neticede, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;Dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki malları/hizmetleri için ayırt edici niteliğe haiz olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki 35. Sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri bakımından tanımlayıcı olduğu, davacının, SMK 5/1-(b)-(c) bentleri kapsamında reddedilen dava konusu mallar/hizmetler bakımından SMK 5/2 maddesinden kaynaklanan hakkının bulunmadığı,.... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Reddine, Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır