İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, ekonomik sıkıntılar nedeniyle konkordato talep eden şirkete geçici mühlet ve komiser tayini kararının istinaf incelemesi.
Özet: Küresel ve ulusal ekonomik dalgalanmalar, savaşlar, doğal afetler, döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar gibi faktörlerin yol açtığı finansal darboğaz, nakit akışı sorunları, alacak tahsilatındaki güçlükler ve artan borç yükü nedeniyle ticari faaliyetlerini sürdürmekte zorlanan davacı şirketler, İcra ve İflas Kanununun ilgili maddeleri uyarınca geçici konkordato mühleti verilmesini, bir komiser atanmasını ve mal varlıklarının korunmasına yönelik tedbirler alınmasını talep etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/887 KARAR NO : 2026/1707T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28/01/2026NUMARASI : 2025/134 Esas 2026/63 KararDAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))BAM KARAR TARİHİ : 08/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkili .... Şirketi'nin diğer müvekkili ... tarafından kurulduğunu, "Makine ve Nakliye İşlemi, Bilgi İşlem, Gıda, İnşaat, Tekstil, Turizm, Otomotiv Makine " gibi konularda "ana faaliyet konusu olarak yurt içi ve uluslararası taşımacılık, sanayi makine ve makine aksamları alım satım, ithalat ve ihracat işlemleri ile iştigal ettiğini, şirketin sermayesinin 50.000.000,00-TL olup, müvekkili ...'ün %100 pay ile tek ortak olduğunu, ülkede uygulanan enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında 33.806.349,14 TL sermaye düzeltmesi olumlu farkı hesaplandığını, müvekkili... Şirketi'nin halihazırdaki müdürü olan ... tarafından, sanayi döküm aletleri üretimi, asansör çubuk üretimi, pres makine üretim ve parça takımı, endüstriyel lazer makinası ve özel kaynak makine ve parça üretimi yapma gibi konularda iştigal ettiğini, şirketin sermayesinin 50.000.000,00-TL olup, müvekkili ...'ün %100 pay ile tek ortak olduğunu, şirketin sermayesi, 50.000.000,00 TL olup, 5.631.436,17 TL’sinin ödenmediğini, ülkede uygulanan enflasyon muhasebesi uygulamaları kapsamında 91.456.828,79-TL sermaye düzeltmesinin olumlu farkının hesaplandığını, firma bölgesinde tanınan bir firma olduğunu, ayrıca ... Şirketi, grup şirketleri olan ... Şirketi, firmalarına yönetsel ve finansal destek sağladıklarını, Ukrayna Savaşı, Filistin Savaşı, Süveyş Kanalı krizi, deprem, döviz ve akaryakıt fiyatlarındaki artış ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini, bunun sonucunda şirketlerin, finansal dar boğaza düştüğünü, hizmet süreçlerinin aksamaya başladığını, haliyle şirketin nakit kaynaklarında ciddi oranlarda düşüşler yaşandığını, yaşanan bu düşüşe karşılık olarak döviz fiyatlarında gerçekleşen yüksek artışların borç yükünün artmasına neden olduğunu, 06 Şubat depremi nedeniyle ekonomide yaşanan olayların müvekkil şirketi etkilediğini, şirketin vadesi gelen bütün kredi ödemelerinin gecikmeli dahi olsa ödenmeye çalışıldığını, ancak bu ödemelerin yapılması ile şirkette ciddi nakit sıkışıklığının ortaya çıktığını ve ileri tarihli borçların ödenmesi noktasında tehlikeli bir finansal durum oluşturduğunu, üstelik piyasadaki daralmadan dolayı şirketin alacaklarının tahsilinde de sıkıntılar yaşanmasının söz konusu olduğunu, nakit sıkışıklığının aşılabilmesi için bankalara başvurmanın zorunlu hale geldiğini, borçlanma faizlerindeki artış ve uzun vadeli borçlanma koşullarının zorlaşmasının da nakit dengesi üzerinde bir diğer olumsuz etkiyi meydana getirdiğini, ancak son zamanlarda özellikle pandemi sonrası gerek dünya piyasalarında yaşanan ekonomik daralma ve konjonktürler, gerek ise ülkede yaşanan ekonomik daralmalar, hammadde fiyatlarındaki artışlar, Hükümetin almış olduğu tasarruf tedbir kararları, bankaların kredi faizlerini yükseltmesi müvekkil şirketlerin nakit akışını beklenenden hızlı artışların gerçekleşmesi, bununla beraber ekonomide sıkılaştırma programı çerçevesinde kredilerin limitlerinin düşürülerek yeni kredilerin de verilmemesi şirketi olduğu gibi tüm piyasayı olumsuz etkilediğini, firmaların kredilerini çeklerini ödeyemez hale geldiklerini, bu nedenle iş bu davanın ikamesinin zorunlu hale geldiğini, açıklanan nedenlerle; açıklanan nedenlerle; İİK 286 da belirtilen belgelerin davacı şirket yönünden eksiksiz olarak mevcut olduğunun tespitiyle, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak şirketin sicil özetinin gönderilmesinin istenilmesine, İİK 287/3 maddesi gereğince konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından izlenmesi ve incelenmesi amacıyla davacı şirkete geçici konkordato komiseri tayinine, İİK 288/2 maddesi gereğince 3 aylık geçici konkordato mühleti verilmesine, bu kararın gerekli ilanlarının yapılmasına,geçici mühlet kararının ilgili kurumlarına bildirilmesine,287/1 gereğince 297 de ki haller dahil mal varlıklarının muhafazası için tüm tedbirlerin alınmasına,davacının geçici mühlet kararından itibaren rehin tesisinin, kefil olmasının, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatının kısmen dahi devrinin ve takyidinin, ivazsız tasarruflarda bulunmasının tediren önlenmesine,davacı taşınmazları,makinaları ve demirbaşlarının ayrıca motorlu kara nakil vasıtalarının dava sonuna kadar devirlerinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,288/1 gereğince geçici mühlet kesin mühlet sonuçlarını doğuracağından İİK 294/1 uyarınca mühlet içinde davacı aleyhine 6183 dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış tüm takiplerin durmasına, ihtiyati tedbir ve haciz kararlarının uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına,İİK 294/2 gereğince İİK 206/1 de ki alacaklar yönünden takip yasağı bulunmadığına ancak 295 e göre rehinin paraya çevrilmesi yönünde takip başlatabileceği ancak muhafaza ve satış tedbirleri alınamayacağı yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, konkordato mühletinin verilmesinden önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve de devredilen alacak konkordato mühletinden sonra doğmuş ise bu devrin hükümsüz sayılmasına, davacı şirketin haciz ve muhafaza altına alınan menkulleri üzerinde ki hacizler baki kalmak kaydıyla şirket müdürüne yediemin olarak teslimine, İİK 89 gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yasaklanmasına, BK 139/1 ,İİK 200/201 gereğince,geçici mühlet kararının ilanından sonra, bankalarca tahsil edilen alacaklar ve gelecek havale, EFT yönünden bankaların takas mahsup yoluyla bloke işlemi yapmamasına, hapis hakkını kullanmaması, aynı tarih itibariyle varsa konulan blokelerin kaldırılması, bankada mevcut talep eden davacı tarafından verilen, tahsil/teminat yada temlik çeklerinin geçici mühlet kararının ilan tarihinden itibaren tahsil edilen bedellerinin komiser nezdinde konkordato projesinde kullanılmak üzere talep eden davacıya iadesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesine, takas ,mahsup ve bloke işlemlerinin yapılmamasına, bankaya verilmiş çek/senet vs kambiyo evraklarının tahsili halinde tahsil bedellerinin şirkete iadesine ,İİK 206 hariç 6570 SK dahil olmak üzere tüm açılmış icra takiplerinin durdurulmasına,takip açılmasının yasaklanmasına,şirketin haczedilen menkullerinin ve motorlu kara nakil vasıtalarının hacizleri baki kalmak kaydıyla muhafaza altına alınmış mallarının tamamının şirket kullanımı için yeddiemin olarak şirket müdürüne yeddiemin olarak teslimine,hapis,takas ve mahsup hakları yoluyla bankalarda mevcut alacakları ile diğer alacaklarının alacaklılar tarafından bloke işlemlerinin önlenmesine ve yasada belirtilen diğer yönlerde ki ihtiyati tedbir taleplerimiz yönünden haklarımızın saklı tutumasına,daha sonra kesin mühlet ile oylamadan sonra kabul gelmesi halinde konkordatonun tasdikine,yargılama gideri ile vekalet ücretinin müvekkillerin uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...DELİLLER :Davacılar vekili iddiasını ispata yönelik olarak; ticaret sicil dosyası, ayrıntılı bilanço ve mizan, gelir tabloları, alacaklılar ve borçlular listesi, demirbaş listesi, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi incelemesi, mahkemece ibraz ve ikmali emredilecek her türlü belgeye dayandığı görülmüştür.Davacıların talebi üzerine, mahkememizin 14/02/2025 tarihli ara kararı ile, davacıların 7101 sayılı yasanın 15. Maddesi ile değişik 2004 sayılı Yasa' nın 287/1. maddesi gereğince İİK' nin 286. Maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun tespit edilmesi ile, geçici mühlet talebinin kabulü ile davacılara 14/02/2025 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, mahkememizin 25/06/2025 tarihli duruşmasında davacı şirkete bir yıl süre ile kesin mühlet verildiği görülmüştür.Mahkememizce kesin mühlet konkordato komiseri olarak görevlendirilen, konkordato komiserleri hukukçu komiser .... ile SMMM ....'dan oluşan komiser heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 30/12/2025 tarihli kesin mühlet ara raporunda özetle; Kesin mühlet kararıyla birlikte atanan komiserlik heyetince , borçlular nezdindeki ilk toplantısını, 21.08.2025 tarihinde gerçekleştirdiğini, borçlu şirket yetkilisince İzmir ve Türkiye dışında gerek antrepolarda gerekse de tedarikçisinin deposunda durduğunu beyan ettiği malları ile ilgili fotoğraflı açıklamalı resmi belgelerini rapor tarihi itibari ile halen iletmediğini, borçlu şirketlerin 30.06.2025 sonu mizan verileri .... ile birlikte, ofisinde 2 gün boyunca ayrıntılı incelenip 06.11.2025 tarihinde tutanak altına alındığını, tutanakta belirlenen hususların 14 Kasım sonuna kadar komiserliğe iletilebileceğinin beyan edildiğini, 17.11.2025 tarihinde tekrar Adliyede buluşulduğunu, gelen evrakların eksik olduğunun tespit edildiğini, borçlu davacılara Kasım 2025 sonuna kadar ek süre verildiği halde evraklar komiserliğe teslim edilemediğinden envanter çalışmalarının yapılamadığını, borçlu şirketlerin Alacaklılarının Alacaklarını bildirmeleri için 17.11.2025 tarihinde Basın İlan Kurumuna ilanının yapıldığını, 21.11.2025 tarihinde de Türkiye Ticaret sicil Gazetesinde ilan edildiğini, alacaklılardan gerekli beyanların geldiğini, envanter çalışmalarına başlayabilmek için borçlu şirketin mizanında var olarak kayıtlı görünen stoklarına ait gümrük beyannameleri ile faturaları tek tek talep edildiği halde borçlu şirketlerce komiserliğe belgeler teslim edilmediğinden, 10.11.2025 tarihinde komiser heyetince görevlendirdikleri Gümrük Bilirkişisi ....'in çalışmalarına başlayamadığını,...şirketinin yetkilisi ... ile bir araya gelinerek 06.11.2025 tarihli tutanak düzenlendiğini, tutanağın 3.maddesinde yasal defterlerinde toplamda 32.042.346,16-TL lik mal alış kaydına karşılık 13.514.977,52-TL lik satış faturasının olduğunun tespit edildiğini ve her bir mal alışı ile satışına ait Gümrük Beyannameleri ile Faturalarının eşleştirilmiş bir şekilde sunulmasının ihtar edildiğini, böylece kalan malların stok olarak ilgili antrepolarda yada ilgili Gümrük Müdürlüklerinde var olup olmadığı Bilirkişi marifeti ile kontrol edilip stoklarının envanteri çıkarılabilecekken borçlu şirketçe Konkordato Komiserliğinin emir ve talimatlarına İİK 292 vd. maddelerine aykırı davranılarak sunulmaması sebebi ile ve stok envanteri yapılamadığını, ....A.Ş. ile ilgili tutulan 06.11.2025 tarihli tutanağın; 3. Maddesinde dökümü yapılan 2024 yılından devreden stokların yurt dışındaki firmaların depolarında satılmayı beklediğinin .... tarafından ifade edildiğini ve tutanak altına alındığını, konu ile ilgili ilk 21.08.2025 tarihindeki tutanakta da belirtildiği halde bu malların ilgili firmaların depolarında olduğuna dair görüntülü ayrıntılı bağımsız bir kuruluştan alınmış Bilirkişi Raporu sunulacağını ifade edilmesine rağmen hala komiserliğe herhangi bir belge sunulmadığını, 4.maddesinde 2025 yılı yasal defter kayıtlarında mal alışı olarak görünen alış faturalarının dökümünün yapıldığını ve ilgili mal alış faturalarının Gümrük Beyannameleri ile birlikte sunulmasının talep edildiğini, ancak maalesef yine herhangi bir şekilde evrakların sunulmadığını, 5.Maddesinde 2025 yılında satışı yapılan her bir fatura ile mal alış faturaları....beyanı doğrultusunda eşleştirildiğini, ilgili faturaların fotokopileri talep edilmiş olmasına rağmen yine komiserliğe herhangi bir belge sunulamadığını, borçlu şirketler ile şahsın malvarlığının değerinin tespiti amacıyla komiserliğin 10.11.2025 tarihli kararı uyarınca Makine Mühendisi ...'un atandığını, bilirkişinin talepleri Borçlu şirket yetkilisince yerine getirilmediği gibi ücretinin de henüz ödenmediğini, borçlu şirketin yerine getirmesi gerekenler yapılmadığından araçlar ve makine teçhizatlarının envanterinin çıkarılamadığını, değer tespitinin yapılamadığını, borçlu şahsın malvarlığının değerinin tespiti amacıyla komiserliğin 10.11.2025 tarihli kararı uyarınca İnşaat Mühendisi-Gayrimenkul Değerleme Uzmanı....'ün atandığını, bilirkişinin talepleri Borçlu şahıs tarafından yerine getirilmediği gibi ücretinin de henüz ödenmediğini, borçlu şahsın yerine getirmesi gerekenler yapılmadığından gayrimenkullerinin envanterinin çıkarılamadığını, değer tespiti yapılamadığını, borçlu şirketlerin mizanlarında 120-Müşteriler hesabının bir kısmı yurt içi çoğunluğu yurt dışı firmaları olup 2025 yılında herhangi bir tahsilat yapılmadığının görüldüğünü, 06.11.2025 tarihli tutanakta yasal defterlerdeki mizanlarda görünen her bir cariye ilişkin tek tek döküm yapılıp, her bir cari ile ilgili neden tahsilat yapılmadığı ile ilgili borçlu şirket yetkilisi ....’ün beyanları tutanak altına alındığını ve komiserlikçe bazı talimatlar verilmesine rağmen rapor tarihine kadar herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, bu sebeple de borçlu şirket kaydında görünen alacaklarının gerçek rakamlarının tespit edilemediğini, tüm bu gelişmeler neticesinde borçlu şirket yetkilisi ve şahıs tarafından komiserlik heyetinin emir ve talimatlarının yerine bir türlü getirilmemesi sebebi ile ; borçlu şirketlerin aktiflerin var olarak görünen emtianın gerçekte var olup olmadığı ve değerleri ile şirketler ile şahsın duran varlıklarının gerçek değerlerinin tespit edilemediğini, borçlu şirketin aktifinde müşterilerden alacak olarak görünen tutarların bir çoğunun uzun yıllardır tahsil edilemediğinin tespit edildiğini, ....’ün ifadesinde bazılarının satış faturasının düzenlendiği, bu sebeple alacak olarak göründüğü, ancak bedelleri ödenmediği müddetçe malların Borçlu şirkete ait olduğu, alıcısı tarafından satılacağı zaman, satış yapacağı malın bedelinin borçlu şirkete ödenmesi koşulu ile izin verilerek, antrepoda duran malı çekip satabileceğini, ancak o zaman bedelinin tahsil edebileceği belirtilse de hangi antrepoda hangi malın olduğu ile ilgili hiçbir tevsik edici belge de rapor tarihine kadar gerek yazılı gerek sözlü ihtarlara karşılık sunulmadığını, bu sebeple de müşterilerden alacak olarak görünen tutarların tahsil kabiliyetinin yakın zamanda oldukça az olduğu görüşünde olduklarını, ... Şirketinin Sunduğu 2024,2025 tarihli Mali verilerine göre Bilanço verilerinin incelendiğini, Rayiç Bilanço belirlenirken; 120-Müşteriler cari hesaplarında alacak olarak görünen Yurt içi Müşterilerinden olan toplam 364.074,85 TL lik alacağın uzun zamandır tahsil edilemediğinden icra takibine girişilecek alacak olarak belirtildiğinden şüpheli alacak olarak dikkate alındığını, Yurt Dışı müşterilerinden ....ve ....den görünen alacakların kur farklarından kaynaklanan tutarlar olarak mizanda kaldığı belirtildiğinden alacak hanesinden çıkartıldığını, ... şirketinden olan alacak bedelinin 10/2024 tarihinden beri ödenmemesi sebebi ile şüpheli alacak olarak dikkate alındığını, ... şirketinden olan alacak bedelinin 11/2024 tarihinden beri ödenmemesi sebebi ile şüpheli alacak olarak dikkate alındığını, ... A.Ş. şirketinin sunulan mali verilerine göre ; 30.06.2025 tarih itibari ile kaydi özvarlığı 56.602.350,62 TL, Rayiç ... varlığı 35.601.956,29 TL olarak tespit edildiğini, ayrıntısı belirtildiği üzere stoklarının fiili tespiti, maddi duran varlıklarının fiili tespiti ve müşterilerinden olan alacaklarının fiili tespitleri borçlu şirket yetkilisince komiserliğe bilgi ve belge vermemesi sebebi ile tespit edilemediğini,.....Şti.nin 2024,2025 tarihli Mali verilerine göre Bilanço verilerinin incelendiğini, Rayiç Bilanço belirlenirken; 136 01 001 2023 yılından kalma alacak olduğundan 136 01 002 Borçlu ... şirketinden olan alacak olduğundan rayiç bilançoda dikkate alınmadığını, ... -2023 yılından kalma bir alacak olup, 2024 yılında yapılan ödeme ile oluşan bakiyenin bugüne kadar ödenmediği, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde davasının görüldüğü ifade edilmekle rayiç bilançoda alacak olarak dikkate alınmadığını, ...- 24.04.2023 tarihinden kalma bir alacak olduğu bugüne kadar herhangi bir tahsilat yapılmamış olması sebebi ile rayiç bilançoda alacak olarak dikkate alınmadığını, ....-10.08.2023 tarihinde düzenlenen faturanın müşteri tarafından reddedilmesine karşılık kayıtlarda alacak olarak kaldığı ifade edildiğinden , gerçek bir alacak olmadığından rayiç bilançoda alacak olarak dikkate alınmadığını, ...- firmasına 29.08.2024 tarihinde makine satıldığı halde parasının ödenmediğini, telefonlara dahi çıkmadıklarını belirttiği için rayiç bilançoda alacak olarak dikkate alınmadığını, ....- şirketine 2023 yılında satılan malına karşılık 2024 yılında yapılan tahsilatlar sonrasında bakiye alacağının kaldığı, malının antrepoda olduğunu, mal bedelini ödemeden malı serbest bırakamayacağını, ... şirketi malı satamadığı için malını al dediğini, bu hususta hangi antrepoda hangi malın durduğu ile ilgili somut belgeler istense de komiserliğe teslim edilmediğinden, antrepoda malın olup olmadığının bilinemediğini, ancak borçlu şirket ... şirketinin malın bedelini ödemeyeceğini belirttiği gerçeğine göre rayiç bilançoda alacak olarak dikkate alınmadığını, .. ..Şti.’nin sunulan mali verilerine göre; 30.06.2025 tarih itibari ile kaydi özvarlığı 61.524.214,05 TL, Rayiç ... varlığı 38.140.366,91 TL olarak tespit edilmiştir. ayrıntısı belirtildiği üzere stoklarının fiili tespiti, maddi duran varlıklarının fiili tespiti ve müşterilerinden olan alacaklarının fiili tespitleri borçlu şirket yetkilisince komiserliğe bilgi ve belge vermemesi sebebi ile tespit edilemediğini,...’ün Gayrimenkullerinin Değerlemesi için atanan Bilirkişiye ödemesi yapılmadığı gibi talep ettiği evrakların da teslim edilmediğini, Konkordato Komiserlik Görevini borçlu şirketin emir ve talimatlarına uygun hareket etmemesinden kaynaklı olarak yerine getiremediklerini rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.Komiser heyeti tarafından mahkememize sunulan 30/12/2025 tarihli kesin mühlet ara raporuna istinaden, Mahkememizin 31/12/2025 tarihli ara kararı ile, İcra ve İflas Kanunu'nun 292 maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren şartların oluşup oluşmadığının İcra ve İflas Kanunu'nun 292/son maddesi uyarınca yapılacak duruşmada değerlendirilmesi hususunda ara karar oluşturulduğu görülmüştür. Davacılar vekili mahkememizde alınan beyanında, ara rapora ilişkin itiraz dilekçesini aynen tekrar ettiğini, itiraz dilekçesinde de arz ettikleri üzere davacı şirket yetkilisi ve asil kesin mühlet içerisinde ailevi sorunlardan dolayı eşinden boşandığını, bu nedenle şirket işleri ile ilgili bir kısım eksiklikler yaşandığını, yine müvekkil şirketlerin yurtdışı bağlantılı işlerde bulunduğu için komiser heyeti tarafından dosyaya temini istenen belge ve kayıtların süresinde temininde bir kısım aksaklıklar yaşandığını, müvekkil şirketlerin iyi niyetle konkordato sürecini tamamlamak istediklerini, bu nedenle kesin mühletin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkile 25/11/2025 tarihli komiser ücretleri ile ilgili tebligat yapıldığını, devamında da ödemesinin gerçekleştirildiğini, müvekkil kötü niyetli olsa bu ara karar gereğini yerine getirmeyeceğini, süreçte yaşanan bir takım sıkıntılar nedeni ile makul gecikmelerin söz konusu olduğunu, ara karara yönelik beyan dilekçesi ve ekleri ile bu eksikliklerin de giderildiğini, kesin mühletin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Konkordato komiseri .... mahkememizde alınan beyanında; ara raporu aynen tekrar ettiğini, süreç içerisinde davacı borçlu şirketlerin ve şahsın aktif ve pasifinin tespitine ve aktif ve pasifte yer alan kayıtların doğruluğunun teyidine esas belge ve kayıtlar mükerrer defalar istenmesine rağmen davacılar tarafından taraflarına sunulmadığını, halihazırda da talep ettikleri belge ve kayıtların taraflarına sunulmadığını, bu hususta verilen talimatların yerine getirilmediğini, görevlendirdikleri bilirkişilere de ödenmesi gereken ücretler ile bilirkişilere sunulması gereken belgelerin bilirkişilere ve taraflarına sunulmadığını ve bu sebeple de görevlerinin yerine getirilemediğini, davacı borçlular vekili tarafından mahkemeye sonradan sunulan belgelerin de istedikleri nitelikte ve yeterlilikte belgeler olmadığını, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; konkordato istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Uyuşmazlığın, davacıların teklif ettiği konkordato projesinin uygulanabilir olup olmadığı, kesin mühlet sonucu teklif edilen projenin tasdik edilebilir nitelikte olup olmadığı, davacı borçluların konkordato komiserlerinin talimatlarına uyup uymadıkları, iş bu sebeple kesin mühletin kaldırılması gerekip gerekmediği, kesin mühletin kaldırılması halinde, iflasa tabi olan davacı borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır.İİK nun 297. maddesi uyarınca, konkordato komiseri nezareti altında işlerine devam eden borçlunun, gerek geçici mühlet ve gerekse de kesin mühlet süresi içerisinde konkordato komiseri tarafından verilen talimatlara uygun davranması gerektiği, iş bu hususta verilen talimatlara uyulmaması halinde, salt bu sebeple İİK nun 292/1-c. maddesi uyarınca, kesin mühletinin kaldırılarak, konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi olan borçlunun iflasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta ise, davacı borçlu şirketler ile davacı borçlu şahsın aktif ve pasifinde yer alan mal varlığının değerinin tespitine yönelik, davacı borçlular tarafından sunulması gereken belge ve kayıtların komiser heyeti tarafından müteakip defalar istenmesine rağmen, komiser heyetine ve mahkememize sunulmadığı, aktifinde yer alan mal varlığının değerinin tespitine yönelik görevlendirilen bilirkişi ücretlerinin ihtara rağmen ödenmediği, iş bu sebeple gerek davacı borçlu şirketlerin ve gerekse davacı borçlu şahsın aktif ve pasifinde yer alan mal varlığı hak ve alacakların değerinin tam olarak tespit edilemediği, bu suretle davacı borçlu şirketler ve davacı borçlu şahsın komiser heyeti talimatlarına aykırı davrandığı, İİK nun 292/1-c maddesi uyarınca, salt bu sebeple kesin mühletin kaldırılarak iflasa tabi olan davacı borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacı borçluların konkordato taleplerinin reddi ile kesin mühletin kaldırılmasına, iflasa tabi olan davacı borçlu şirketlerin iflasına karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; "HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;1-Davacı borçlu ...'ün konkordato davasının REDDİ ile kesin mühletin ve mahkememizce konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasına ve komiser heyetinin görevine son verilmesine, 2- İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 174330 ticaret sicil numaralı "...Şirketi"nin konkordato davasının reddine, kesin mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırılması ile konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, borca batık olan davacı borçlu şirketin İFLASINAİflasın 28/01/2026 günü saat 12:56'da açılmasına, İflas tasfiye işlemlerinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, 3-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 190... ticaret sicil numaralı "... .Şirketi"nin konkordato davasının reddine, kesin mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırılması ile konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, borca batık olan davacı borçlu şirketin İFLASINAİflasın 28/01/2026 günü saat 12:56'da açılmasına, İflas tasfiye işlemlerinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin yapmış olduğu yargılama neticesinde komiser heyetince sunulan 30.12.2025 tarihli ara rapordan hareket ettiğini, buradan hareketle de İİK m.292 kapsamında doğrudan iflas kararı verildiğini, oysaki bu noktada takdir hakkı bulunmakta iken kesin mühletin kaldırılıp doğrudan iflas kararı verilmesinin, şirketlerin ticari hayattan silinmelerine yol açacağını, müvekkili ile ilgili kesin mühlet kararının kaldırılmasının gerekçesi olarak komiser talimatlarına uyulmamasının belirtildiğini, öncelikle komiser talimatları ile ilgili müvekkilinin, gerekli bildirimleri yerine getirdiğini, bu noktada beyanları da içerir bir ek rapor alınmadan doğrudan iflas kararı verilmesinin, hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketler hakkında iflas koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmeden ve aktif ve pasif tespiti olmaksızın salt ''verilebilir'' beyanı ile iflas kararı verildiğini, müvekkili ve müvekkili şirketlerin, yurt dışı ticareti gerçekleştiren ve ekseriyatla yurt dışı ile faaliyette bulunan şirketler olduğunu, komiserlerce talep olunan bilgi ve belgelerin temininin bu noktada zaman aldığını, müvekkilinin, hiçbir şekilde talimatlara uygun hareket etmeme kastı ile hareket etmediğini, müvekkilinin, gelinen süreçte yaşanan uluslararası süreçler de dikkate alınarak iyiniyetle hareket ettiğini, bu minvalde kesin mühlet sürecinin devamlılığının önem arz ettiğini, aksi yönde iflas kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Konkordato istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davacılar hakkında 14/02/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay geçici mühlet kararı verildi. Daha sonra geçici mühletin 14/05/2025 tarihinden itibaren 1 ay 15 gün uzatılmasına, 25/06/2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verilmiştir. Davacı şirketler ön projede; Konkordatonun tasdik kararından itibaren %25 faiz ilavesi ile 3 yılda aylık eşit taksitlerde borçlarını ödeyecekleri, davacı ...'in ise tüm borçlarını yine 3 yıl içinde ödeyeceği ilave faiz teklif edilmediği anlaşılmaktadır. Komiser heyeti kesin mühlet ara raporlarında davacıların hiçbir talimatlarını yerine getirmediklerini, gayrımenkul değerlemesi için atanan bilirkişi ücretlerinin yatırılmadığını, ... A.Ş. şirketinin sunulan mali verilerine göre ; 30.06.2025 tarih itibari ile kaydi özvarlığı 56.602.350,62 TL, Rayiç ... varlığı 35.601.956,29 TL olarak tespit edildiğini, .....Şti.’nin sunulan mali verilerine göre; 30.06.2025 tarih itibari ile kaydi özvarlığı 61.524.214,05 TL, Rayiç ... varlığı 38.140.366,91 TL olarak tespit edildiğini, ayrıntısı belirtildiği üzere stoklarının fiili tespiti, maddi duran varlıklarının fiili tespiti ve müşterilerinden olan alacaklarının fiili tespitleri borçlu şirket yetkilisince komiserliğe bilgi ve belge vermemesi sebebi ile tespit edilemediğini, ....’ün Gayrimenkullerinin Değerlemesi için atanan Bilirkişiye ödemesi yapılmadığı gibi talep ettiği evrakların da teslim edilmediğini, Konkordato Komiserlik Görevini borçlu şirketin emir ve talimatlarına uygun hareket etmemesinden kaynaklı olarak yerine getiremediklerini rapor ve beyan etmişlerdir. İİK nun 292. Maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.Davacı şirketler yetkilisi ve davacı olan .... son duruşmada hazır bulunmuştur. Davacılar vekili: son duruşmada; "ara rapora ilişkin itiraz dilekçesini aynen tekrar ederim, itiraz dilekçesinde de arz ettiğimiz üzere davacı şirket yetkilisi ve asil kesin mühlet içerisinde ailevi sorunlardan dolayı eşinden boşanmış olup, bu nedenle şirket işleri ile ilgili bir kısım eksiklikler yaşanmış, yine müvekkil şirketler yurtdışı bağlantılın işlerde bulunduğu için komiser heyeti tarafından dosyaya temini istenen belge ve kayıtların süresinde temininde bir kısım aksaklıklar yaşanmış olup, müvekkil şirketler iyi niyetle konkordato sürecini tamamlamak istemektedir, bu nedenle kesin mühletin devamına karar verilmesi talep olunur, müvekkile 25/11/2025 tarihli komiser ücretleri ile ilgili tebligat yapılmış, devamında da ödemesini gerçekleştirmiştir, müvekkil kötü niyetli olsa bu ara karar gereğini yerine getirmezdi, süreçte yaşanan bir takım sıkıntılar nedeni ile makul gecikmeler söz konusu olmuştur, ara karara yönelik beyan dilekçemiz ve ekleri ile bu eksiklikler de giderilmiştir, kesin mühletin devamına karar verilmesi talep olunur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Yani davacı vekilinin son duruşmadaki beyanı ile de aksaklıklar kabul edilmiş. Ailevi sorunlar olduğu vs nedenlerle komiser talimatlarının yerine getirilmediği belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; İİK 292/1-c maddesi gereğince komiserin talimatlarına uymamış olmasına, alacaklılar yönünden verilen tedbirler nedeniyle alacaklıların zarara uğrama durumlarının bulunmasına, davacı tarafça konkordato kapsamında yapılacak işlemlerin geciktirilmiş olmasına, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2026 tarih, 2025/134 Esas ve 2026/63 Karar sayılı kararına karşı davacıların istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılardan alınması gereken maktu istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2026