Danıştay 8. Dairesi, maden işletmesinin ormanlık alanda pasa döküm alanı kurma izni başvurusunun reddi kararını, ormanların kamu yararı üstünlüğü gerekçesiyle onayan temyiz incelemesi.
Özet: Bir madencilik şirketi, maden sahası içindeki ormanlık alanda pasa döküm alanı oluşturmak için yaptığı izin başvurusunun, alanın %71den fazla kapalı verimli orman niteliğinde olması ve ormanların oksijen üretimi, erozyon önleme, karbon yutak alanı ve ekolojik değerleri gibi çevresel faydalarının madencilik faaliyetinin ekonomik yararından çok daha üstün olduğu gerekçesiyle idarece reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasında, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin ret kararını temyiz ederek, işlemin yürürlükten kalkan mevzuata ve bilirkişi raporunun yanlış yorumlanmasına dayandığını iddia etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2024/6836Karar No : 2025/6663 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Maden İşletmeleri Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde ve uhdesinde bulunan İR:... numaralı II-A grubu maden işletme ruhsatına istinaden maden sahası içerisinde ormanlık alanda 19.426.24 m² altyapı tesisi (pasa döküm alanı) için izin verilmesi istemiyle 30/03/2022 tarihinde yapılan başvurunun, maden sahası içerisinde bulunan 19.425,95 m² alanın %71'den fazla kapalı verimli devlet orman alanında kaldığından bahisle Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi raporunda, söz konusu izin istenilen alanının, bir kısmının tam kapalı sırıklı ve direklik ve ince ağaçlıktan oluşan tam kapalı karaçam olduğu, bir kısmının tam kapalı sahil çamı olduğu, bir kısmının ise seyrek kapalılıkta olduğu, ormanların önem ve mahiyetine ilişkin ormanın, insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı erozyonu önleme, karbon yutak alanı, ılıman iklim sağlayarak tarımsal faaliyete destek olduğu, bölgedeki hayvancılığa katkı sağlaması, birçok canlıya yaşam alanı oluşturduğu ve reaksiyonel fonksiyonları göz önünde alındığında hesap edilemeyecek ölçüde bir değerinin bulunduğuna yönelik değerlendirmelerde bulunulduğu görülmekle birlikte bunun yanında hammaddenin il dışından getirilmesinin nakliye süresini artıracağı, beton üretim maliyetini ve proje maliyetini artıracağı, kamuya ekonomik yük getireceği şeklinde görüş belirtilerek ekonomik açıdan değerlendirmeler yapıldığı ve teknik bilgi ve görüşlerin kapsamı dışına çıkılarak trafik güvenliği konusunda değerlendirmelerde bulunularak pasanın taşınması durumun yine trafik güvenliği bakımından tehlike oluşturacağının beyan edildiği, görülmekle teknik bilgi ve görüş kapsamı dışında olan bu kısmın karara esas alınmaması gerektiği, dava konusu olay açısından, izne konu edilen maden türü de dikkate alındığında, ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılması yapıldığında; ormanın sadece üzerindeki ağaçların çapı ve kullanım amacı ile ölçülebilen ve değer takdir edilen bir varlık olmadığı, ormanın insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı olması, erozyonu önleme, karbon yutak alanı olması, ılıman bir iklim sağlayarak tarımsal faaliyetlere destek olması, bölgedeki hayvancılığa katkı sağlaması, birçok canlıya yaşam alanı oluşturması ve rekreasyonel fonksiyonları göz önüne alındığında hesap edilemeyecek ölçüde bir değerinin olduğu, ormanların asli faydalarının yaşanabilir, solunabilir hava, içilebilir su, ekilebilir ve kullanılabilir toprak temini ve bu alanların korunması olduğu, sel gibi afetlerin oluşmasını önlemesi, toprak yüzeyine düşen yağışların filitrasyonu ile içilebilir suyun temini, bu suların dengeli ve düzenli olarak kullanıma sunulması, sürdürülebilir tarım, yerleşim ve sanayi alanlarının sel ve taşkınlardan korunması, kökleri aracılığıyla yeni toprak üretimine katkı sağlaması gibi ana faydalar sıralanabileceğinden, dava konusu izin talebine konu alanın orman olarak muhafazındaki kamu yararının maden olarak işletilmesine kıyasen daha üstün olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı şirket tarafından altyapı tesisi (pasa döküm alanı) verilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yürürlükte olmayan genelge gereği tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunda tepe kapalılık oranının %71 den fazla olduğuna yönelik bir tespit yapılmadığı, bilirkişi raporunun hiçe sayılarak karar verildiği, ilgili izinlerin alınarak bunlarla ilgili hiçbir ihtilafın bulunmadığı bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı Orman Genel Müdürlüğünce savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın ve kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.