Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat isteminde maluliyet tespiti ile manevi tazminatın yetersizliğine dair istinaf başvurusunu değerlendirmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davacının kalıcı maluliyet talebini reddederek geçici maluliyet zararı için sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi yeterli bulması nedeniyle maddi tazminatı reddettiği, ancak 10.000 TL manevi tazminata hükmettiği kararına karşı, davacının maluliyet tespitinde farklı bir yönetmeliğin uygulanması gerektiğini ve manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek istinaf başvurusu yaptığını ortaya koymaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:06/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:30/09/2021DAVANIN KONUSU:Maddi – Manevi Tazminat (Trafik Kazası )GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:06/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde ... numaralı ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalanan, ... San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ve ... yönetimindeki ... plakalı aracın 20/04/2017 tarihinde ters yönde park halindeyken geri dönüş yapmak için manevra yaptığı sırada müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile çarpışması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kuralları ihlal ettiğinin tespit edildiğini, Burdur 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce düzenlenen bilirkişi raporunda ... plakalı aracın sürücüsünün asli kusurlu müvekkilinin kusurunun bulunmadığının belirlendiğinde, müvekkilinin Atatürk Devlet Hastanesi’nden alınan 23/02/2018 tarihli engelli sağlık raporunda %3 oranında sürekli maluliyet oranının bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda 12.269,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, bu nedenlerle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsilini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete başvuru yapması üzerine hasar dosyası açıldığını ve davacıya 02/05/2018 tarihinde 12.269,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafa ödeme yapıldığı halde dava açıldığını, mahkemece belirlenecek tazminat miktarı arasında ortalama bir misli fark olması durumunda müvekkilinin sorumluluğunun doğacağını, manevi tazminatın aşırı yüksek olduğunu ve kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun manevi tazminat limitinin 20.000,00 TL poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Yerleşik içtihatlar ışığında kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü yönetmeliği uyarınca düzenlenen rapor hükme esas alınmış, davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı kabul edilmiştir. Buna göre aldırılan aktüer bilirkişi raporunda kalıcı maluliyet yönünden yapılan hesaplama hükme esas alınmamış geçici maluliyet yönünden yapılan hesaplama ise denetlenebilir ve yerinde görülmekle hükme esas alınmıştır. Buna göre geçici maluliyet zararı 12.767,80 TL olup davalı sigortanın yaptığı ödeme ibraname ile orantılı olduğundan bakiye tazminat alacağı bulunmadığı kabul edilmiştir.Manevi tazminat yönünden ise davacının kusursuz oluşu, yaralanması, iyileşmesi için gereken süre, ekonomik durumu, paranın alım gücü vs hususlar dikkate alınarak ve ibranamede manevi tazminata ilişkin ayrıca bir ibare yer almadığından hakkaniyetli olduğu düşünülen ve poliçe limitleri sınırı altında kalan tutarda manevi tazminata hükmedilmiş…,maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden;10.000,00 TL manevi tazminatın 20/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…” karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının çalışma gücü kaybı oranının %14 olarak belirlendiğini, bu rapor doğrultusunda alınan aktüer raporu sonrası taraflarınca dava değerinin arttırıldığını ancak mahkemece Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Yönetmeliği’ne göre hazırlanan özür oranının hükme esas aldığını, bunun hatalı olduğunu, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı tespit işlemleri yönetmeliğinin karayolları ZMMS genel şartlarına bağlı kalınmaksızın Borçlar Kanunu hükümleri ile Yargıtay uygulaması esas alınarak düzenlendiğini, hükmedilen manevi tazminatın davacının yaşı, maluliyeti, kusuru ve davacı üzerinde bıraktığı etkiler düşünüldüğünde yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece kaza tarihine göre doğru uygulanan yönetmelik hükümleri gözetilerek hazırlanan maluliyet tespitine ilişkin rapor ile sonuca gidilmesinin yerinde görülmesine, kaza tarihi, o tarihteki paranın alım gücü, ülke ekonomisi, olayın davacı üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminatın manevi doyum için yeterli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi....