Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, motorin satışından doğan ödenmemiş faturalara yönelik icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararını incelemesi.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacının davalıya yaptığı akaryakıt satışından doğan 52.814,14 TLlik alacağının, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar ve bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, davalının ise aynı kişiye ait olduğu iddia edilen farklı bir şirkete ödeme yaptığı veya davacıya borcu bulunmadığı yönündeki savunmasını yerinde bulmayarak, davacının icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline karar vermiş, ancak takipten önce temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebini reddetmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ : 16/06/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 09/12/2020DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 16/06/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkilinin davalı şirkete dava dilekçesi ekinde sunulan faturalarla da görüleceği üzere 5050 seri numaralı 31.05.2016 tarihli faturada belirtilen KDV dahil genel toplam 5.380,50.-TL tutarında motorin satışını, ... seri numaralı 03.06.2016 tarihli faturada belirtilen KDV dahil genel toplamı 17.418,93 TL tutarında motorin satışını, ... seri numaralı 14.06.2016 tarihli faturada belirtilen KDV dahil genel toplamı 24.636,35 TL tutarında motorin satışını, ... seri numaralı 17.06.2016 tarihli faturada belirtilen KDV dahil genel toplamı 5.378.36.-TL tutarında motorin satışı gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisine istinaden davacı müvekkili şirketin, üzerine düşen edimi eksiksiz yerine getirerek; satım konusu yakıtı usulüne göre teslim ettiklerini, davalı tarafın faturaya konu malların tesliminden aylar geçmesine rağmen borcunu ifa etmediğini, BK hükümlerince sebepsiz zenginleştiğini, ödeme vade tarihleri gelen faturaların ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirketin ödemelerini gerçekleştiremediğini, ödenmeyen fatura bedellerine istinaden müvekkili şirketin fatura alacaklarını Antalya 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile örnek 7 kapsamında icraya koyduğunu, davalı şirket vekili Antalya 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 54.709,46.-TL miktarındaki icra takibi ödeme emrine haksız ve gerçeği yansıtmayan beyanlar ile itiraz ettiğini, bu itiraz sebebiyle dava dilekçesi ekinde yer aldığı üzere icra dairesince takibin durdurulduğunu, davalı vekilinin söz konusu itirazında Antalya 14. İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığını ve davalı şirketin belirtilen miktarda borcunun olmadığını iddia etttiğini, borçlunun müvekkiline olan borcunu ifa etmediğini, borçlu vekilinin ödeme emrine itiraz ettiklerini belirterek, haksız itirazın iptaline, itiraz edilen alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine kara verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki olmuşsa da müvekkilinin davacıya dilekçede belirttiği üzere borcu bulunmadığını, müvekkilinin hem davacıya, hem de davacı şirketin sahibine ait dava dışı şirket olan ... Tekstil İnşaat Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye borçlarını ödediğini, müvekkilinin borçlarını nakit, kredi kartı, banka aracığı ile ödediğini ve deliller arasında bulunan kredi kartı slipleri, tahsilat makbuzları vs. belgelerde de görüleceği üzere müvekkilinin davacıya, dava dilekçesinde belirttiği üzere borcu bulunmadığını, ancak bazen maddi hata olarak dava dışı ...'ye olan borç davacıya, bazen de davacıya olan borç ise dava dışı şirket olan ...'ye ödendiğini, bunun nedeni ise her iki şirketin de aynı kişiye ait olduğunu, ilgili ticaret sicil memurluğuna mahkemece yazılacak olan müzekkereye verilecek olan cevapta görüleceği üzere hem davacı şirket hem de dava dışı ... isimli şirket aynı özel kişiye ait olduğunu, dava dışı şirket ... ile de müvekkili arasında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... esas sayılı dosyasında da işbu görülen dava ile aynı konuda dava görüldüğünü, mezkur davada da müvekkilinin dava dışı şirket ...'ye borç ödemediği iddiası bulunduğunu, ancak mahkemeye ön inceleme duruşmasında elden ibraz edilecek ödeme belgelerinin ve delillerin bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde haklılığın ispat edilececeğini, bu nedenle uzman bilirkişi marifeti ile delillerin incelenmesi amacı ile her iki tarafın ve dava dışı ... isimli şirketin ticari defterleri, banka ödeme makbuzları ve dekontları, her üç şirketin dava konusu ile alakalı olarak banka hesaplarının ilgili yerlerden celp edilerek incelenmesi gerektiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan 52.814,14 TL tutarındaki faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde davacı adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla da aldırılan bilirkişi raporuyla da davacı tarafın 52.814,14 TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğunun sübuta erdiği, her ne kadar davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz de talep etmiş ise de, takipten önce davalı tarafı usulüne uygun temerrüte düşürdüğüne dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığından temerrütün takip tarihinde gerçekleşmiş sayılacağı değerlendirilerek, işlemiş faiz talep edemeyeceği değerlendirilerek talebin reddine karar vermek gerekmiş, alacağın likit nitelikte oluşu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunarak, davanın kısmen kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak müvekkilinin davacıya olan tüm borcunu ödediğini, davacı şirketin sahibi ile dava dışı ... Şti.'nin sahibinin aynı kişi olması nedeniyle müvekkilinin her iki şirketle de ticari ilişkisi bulunduğunu, zaman zaman ödemelerin maddi hata olarak şirketlerin sahibinin aynı kişi olması nedeniyle dava dışı ...'ye olan borcun davacıya, davacıya olan borcun ise dava dışı ...'ye ödendiğini, dava dışı şirket ... ile davalı müvekkili arasında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... E sayılı dosyası ile aynı konuda görülen davanın reddedildiğini, istinaf mahkemesince davacının istinaf taleplerinin reddedilerek kararın kesinleştiğini, anılan dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda davalı şirketin dava dışı ...'ye fazla ödeme yaptığının görüldüğünü, bunun sebebinin de şirketlerin sahibinin aynı kişi olması olduğunu, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini, bilirkişi tarafından usul ve hukuka aykırı olarak düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin gerekli inceleme ve araştırmaları yapmadan dava hakkında rapor düzenlediğini ve müvekkilinin haklı davasının kısmen kabulüne karar verilmesine sebep olduğunu, müvekkilinin dava konusu ödemelerin hepsini yaptığını ve buna ilişkin evrakların yargılama aşamasında dosyaya sunulduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davada, fatura ve içeriğinin teslim edildiğini ispat külfeti davacıya, teslim olgusunun ispatından sonra bedelinin ödendiğini ispat yükü ise davalıya aittir.6100 Sayılı HMK'nın 222. maddesinde; Mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olacağı düzenlenmiştir.Taraflar tacir olup, mahkemece tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, mali müşavir bilirkişinin raporu ile davaya ve takibe konu faturanın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının yasal süresinde faturaya itiraz etmediği, tarafların kayıtlarında fatura nedeniyle ödeme kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.Yapılan ticari defter incelemesinde davalının içeriğini ve teslimini kabul etmediğini beyan ettiği faturayı defterine işlediği anlaşılmaktadır. Davalı ticari defterlerine işlediği bu faturadaki malların teslim edilmediğini ispat yükü altındadır. Bu faturaların ticari deftere işlenmesi ile teslimin karineten gerçekleştiği kabul edilir, aksini ise davalının yazılı delille ispatlaması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/7951 E. 2013/12822 K. Sayılı ilamı ) Bu durumda, davalının ticari defterlerinin aksini yazılı delil ile ispatlaması gerekirken davalının yazılı delil bildirmediği, davalının bu hususu yemin deliliyle de ispat edemediği sabit olmakla davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinafının reddi gerekmiştir.Neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.607,73 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 902,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.705,73 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi....