Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış markaları bulunan davacının, davalı şirketin benzer ibareli başvurusuna kötü niyetli iltibas iddialarıyla Türk Patent kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talepli davası.
Özet: Tanınmış "..." markalarının sahibi davacı şirketin, davalının "..." ibareli marka başvurusunun kendi markalarıyla birebir aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek Türk Patent Kurumunun itirazın reddi kararının iptali ile ilgili markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açtığı davada, davalı kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı firma ise marka tescilinin tamamlanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece markalar arasındaki karıştırılma ihtimali ve hukuka uygunluk değerlendirilmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/65 Esas - 2026/156
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/65KARAR NO : 2026/156DAVA : Marka ... kararı iptali - HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 13/02/2025KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Müvekkili şirketin “...” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, Sektörde bilinen ve aralıksız faaliyetlerine devam eden, Türkiye’nin ilk entegre alkol tesisisi olduğunu, Türkiye genelinde 50’ye yakın distribütörlüğe ve güçlü bir dağırım ağı ve kadrosuna sahip olduğunu, hem yurt içinde hem de yurt dışında tanınmış hale geldiğini, Davalı şirketin şarap üreticisi olduğunu, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu 33.sınıfta tescil alamayacağını bilen davalının “...” ibaresi için ilintili sınıflarda marka başvurusu yaptığını, Davaya konu başvurunun müvekkilinin “...” ibareli markaları ile birebir aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, Davalının müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmak amacında olduğunu, kötüniyetli olduğunu beyan ederek .... sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: "Davalı şirket vekili 19.02.2026 tarihli dilekçesinde davaya konu başvurunun tescil tamamlama işlemlerinin süresi içerisinde yapılmadığından markanın müvekkili adına tescilli olmadığını, müvekkili hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... sayılı marka başvurusu ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/6 maddesine göre unvan ve isim hakkı, diğer fikri hakkı, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı, SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğuna dayalı yapmış olduğu itirazı hakkında verilen Türk Patent'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 16/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 13/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "... ", "...", "... +", "... ", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır. Son olarak, eskiye dayalı kullanım ve tanınmışlık gerekçeli itirazlar ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden kabul edilmemiştir. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)5.nci madde " ç ) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler " marka olarak tesçil edilemez. SMK 5/1-ç yönünden ; Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....).SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... ... ... 05/03/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davaya konu başvuru ile davacının itiraza mesnet markalarının aynı mallarıkapsadığı, markalar arasında SMK 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, ... kararının yerinde olmadığı, Davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı, Davalı başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük koşulları oluşmadığı, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz olunur." şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ;SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme:Davalının başvuru markasının " ... " ibareli şeklinde, davacı markasının ise " ... " görselini içermesi karşısında markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, başvurunun SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı;NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN;Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının " ... " ibareli başvuru markası ile davacının " .... " ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, sesçil benzerlik oluştuğu; Diğer yönden taraf markaları arasında davalı başvurusunda yer alan 33.ncü sınıftaki " Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. " malları ile davacı markalarındaki 33.ncü sınıftaki "Rakı/Rakılar" arasında aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı emtialar olduğundan emtia benzerliği de oluştuğu;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 33.ncü sınıftaki " Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller. " malları için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ,her iki markada yanılgı yaşayabileceği, taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklandığı üzere var olan iltibası ortadan kaldırmadığı;Tüm bu sebeplerle davanın kabulü gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, 2- Dava konusu .... sayılı ... kararının iptaline 3- Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 165,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.780,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı vekili ile davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 08/04/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır