Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tescilli marka tecavüzü, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ticaret unvanı terkini ve tazminat talepleri davası.
Özet: Köklü bir şirket, tescilli ve tanınmış markalarının, davalının izinsiz bir şekilde ticaret unvanı ve ticari faaliyetlerinde ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmektedir; davacı, bu durumun ticari itibarına zarar verdiğini ve davalının haksız kazanç elde ettiğini belirterek, tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, davalının ticaret unvanının sicilden terkinini ve maddi ile manevi tazminat talep ederken, ihtarnameye rağmen kullanıma son vermeyen davalı tarafın duruşmaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/67 Esas - 2026/138

T.C. " TÜRK MİLLETİ ADINA "
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/67
KARAR NO : 2026/138
DAVA : Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Terkin, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/02/2025
KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Yazıldığı Tarih : 20/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin temellerinin 1976 yılında atıldığını, inşaat, turizm, çimento, altyapı ve enerji yatırımları, enerji taahhüt, havacılık ve gıda alanlarında faaliyetlerini sürdürdüğünü, “...” ibaresini içeren birçok markanın yanı sıra müvekkilinin ... nezdinde tescilli ... tescil numaralı “..." ibareli, ... tescil numaralı “ ...” ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli tanınmış marka başta olmak üzere ... tescil numaralı “... ” ibareli, ... tescil numaralı “... ” ibareli gibi ... bünyesinde pek çok farklı sektörde gerçekleştirilen iş ve işlemi tanıtıcı markanın münhasıran sahibi olduğunu, müvekkili markalarının tanınırlığının en yüksek seviyede olduğunu, davalının müvekkiline ait “...” esas unsurlu markaları yahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini müvekkilinin bilgisi veya izni olmaksızın ticaret ünvanında ve ticari faaliyetlerinde kullandığını, söz konusu kullanımların tecavüz teşkil ettiğini, tüketiciler nezdinde müvekkili markalarının ticari itibarının zedelendiğini ve davalının haksız kazanç elde ettiğini, davalıya .... Noterliğinin 04.06.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak davalının ihtara rağmen kullanımlarına son vermediğini, davalının markasal ve ticari kullanımlarının ticari dürüstlüğe aykırı olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, TTK 52. Maddesi gereğince davalıya ait ticari ünvanının ticaret sicilinden terkini gerektiğini beyanla; davalı tarafından müvekkili aleyhine gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz fiilleri nedeniyle, tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile davalının ticaret ünvanının sicilden terkinine, şimdilik 5.000 TL maddi tazminat( Davacı vekili 02/10/2025 tarihli beyan dilekçesinde; tazminat talebinin SMK 151/2-b (marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) maddesine göre hesaplanmasını talep etmiştir. ) ve 50.000,-TL manevi tazminatın ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı;
Hukuka uygunluk sebepleri
Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)
Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)
Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)
Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)
Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)
Müktesep hak (6/6 m.)
Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 45 " (1) Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır."
Madde 50 " Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir."
Madde 52 " (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir."
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
Davacı tarafın tescilli ve tanınmış olduğu belirtilen "..." ibareli marka hakkının ve tescilli ticaret unvanının klavuz unsurunun aynı veya iltibas düzeyinde benzerinin davalı tarafça marka ihlali ve haksız rekabete bağlı olarak kullanılıp kullanılmadığı, buna bağlı olarak davacının tespit, önleme, durdurma, terkin, maddi- manevi tazminat, ilan istemlerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu tespit edildi anlaşılmıştır.
Davacı tarafın "... + ... " ibareli muhtelif sınıflarda tescilli markaları (....) olduğu, aynı zamanda inşaat sektöründe ... sayılı tanınmış markası da olduğu ve dava tarihinde korunduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ... ŞİRKETİ adı altında 05/07/2018 tarihinde tescilli ticaret ünvanı bulunduğu;
Davalı tarafın da ... ŞİRKETİ adı altında 01/12/2023 tarihinde tescil edilen ... klavuz unsurlu ticaret ünvanı olduğu;
Ticaret sicil kayıtları ile tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan ve celbedilen delil ve belgeler sonrası ön inceleme duruşması yapılıp tahkikata geçilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Terkin talebi açısından da tarafların fiiili faaliyet konuları ilgili birimlerden araştırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin sunduğu 05.11.2025 tarihli Raporda Özetle ; "Davacının ticaret unvanından doğan hakların ihlal edildiği iddiası bakımından incelendiğinde; Davacının ticaret unvanı ile davalının ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, Davalı tarafın ticari sicil kayıtlarında yer alan tüm faaliyetlerin, davacı tarafın ticari sicil kayıtlarında yer alan faaliyetler ile benzer olduğu, Sonuç olarak; davalının ticaret unvanının, davacının ticaret unvanından doğan haklarının ihlali niteliği taşıyıp taşımadığının takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu;
Davacının markadan doğan haklarının ihlal edildiği iddiası bakımından incelendiğinde; Davacıya ait markalar ile davalının ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, Davalı tarafın ticari sicil kayıtlarında yer alan “hayvancılık, madencilik, enerji, inşaat, nakliyecilik hizmetleri” faaliyetlerinin, davacı tarafın markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile benzer olduğu, Sonuç olarak; davalının ticaret unvanının, davacının markalarından doğan haklarının ihlali niteliği taşıyıp taşımadığının takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,
Davacının talebi yönünde bir hesaplama yapılabilmesi için; davalının kuruluş tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan süreye ait yevmiye defteri ve defteri kebirinin sunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı"şeklinde ifade edilmiştir.
Davalıya yukarıda belirtilen defter ve kayıtların ibrazı için ihtar yapılmasına rağmen ilgili kayıt ve belgeler sunulmamıştır.
GEREKÇE;
Marka tecavüzü açısından;
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacı tarafın muhtelif sınıflarda tescilli ... ibareli markalarının davalı tarafın iş yerinde web adresinde ve instagram sayfasında kullanımları dolayısıyla marka tecavüzü oluşturduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafın .... sayılı muhtelif sınıflarda tescilli markaları olduğu , aynı zamanda inşaat sektöründe ... sayılı tanınmış markası da olduğu ve dava tarihinde korunduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Davacı tarafın ... ŞİRKETİ adı altında 05/07/2018 tarihinde tescilli ticaret ünvanı bulunduğu;
Davalı tarafın ise davacıdan daha sonra ... ŞİRKETİ adı altında 01/12/2023 tarihinde tescil edilen ... klavuz unsurlu ticaret ünvanı olduğu;
Ticaret sicil kayıtları ile tespit edilmiştir.
Tahkikat aşamasında alınan 05.11.2025 tarihli bilirkişi Raporunda Özetle ; " Davacının markadan doğan haklarının ihlal edildiği iddiası bakımından incelendiğinde; Davacıya ait markalar ile davalının ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, Davalı tarafın ticari sicil kayıtlarında yer alan “hayvancılık, madencilik, enerji, inşaat, nakliyecilik hizmetleri” faaliyetlerinin, davacı tarafın markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile benzer olduğu, " şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de aynen iştirak edilerek SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği m.7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmü karşısından davalının ticaret ünvanının klavuz unsurunu ... seçerek davacının ... ibareli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olan " hayvancılık, madencilik, enerji, inşaat, nakliyecilik hizmetleri " faaliyetleri kapsamında hareket etmesi karşısında ortalama tüketici grubunda her iki işaretin aynı şirkete veya kuruluşa ait markalar olduğu kanaatine varılacağı, yani markaları karıştırabileceğinden iltibas koşulu oluşması nedeniyle 6769 sayılı SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Haksız rekabet açısından ise;
TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet sayılmıştır.
Davacı tarafın ... ŞİRKETİ adı altında 05/07/2018 tarihinde tescilli ticaret ünvanı bulunduğu;
Davalı tarafın ise davacıdan daha sonra ... ŞİRKETİ adı altında 01/12/2023 tarihinde tescil edilen ... klavuz unsurlu ticaret ünvanı olduğu;
Ticaret sicil kayıtları ile tespit edilmiştir.
Buna göre her iki taraf firmasının ticaret ünvanlarının klavuz unsurları ... ibaresidir.
Yukarıda belirtilen Bilirkişi heyet raporunda geçen " Davacının ticaret unvanı ile davalının ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, Davalı tarafın ticari sicil kayıtlarında yer alan tüm faaliyetlerin, davacı tarafın ticari sicil kayıtlarında yer alan faaliyetler ile benzer olduğu," şeklindeki tespite iştirak edilerek;
Davacının daha önceden tespit edilen "... " klavuz unsuru taşıyan ticaret ünvanı var ike davalı tarafın daha sonra yine aynı şekilde "..." ibareli klavuz unsuru taşıyan ticaret ünvanını aynı faaliyet alanında tescil ettirmesi eylemi TTK 54 ve devamı maddesindeki haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Hem marka hem de ticaret ünvanı ihlali nedeniyle; Yukarıdaki yasa ve madde metni gözetilerek;
"davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve ticaret unvanına bağlı hak ihlali oluşturduğunun TESPİTİNE, İHLALİN ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, Davalı firmanın ticaret unvanında geçen ... ibaresinin ticaret unvanından TERKİN EDİLMESİNE" karar verilmiştir.
Maddi Tazminat talebi ; Davacı taraf 151. maddenin (b) fıkrasında belirtilen “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” yöntemine göre hesaplanacak şekilde " ......" talebi dikkate alındığında;
Davalı eylemi marka ihlali oluşturması nedeniyle ilgili defter ve kayıtlar davalı tarafca ibraz edilmediğinden B.K. 50/ 2 maddesindeki takdire dayalı " Davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebiyle ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 17.02.2025 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Manevi Tazminat talebi ; Davacı taraf dava dilekçesinde geçen 50.000 TL manevi tazminat talebi incelendiğinde somut olayda marka ihlali ve haksız rekabet oluştuğundan "talep edilen 50.000,00 TL. manevi tazminat miktarı davalı taraf eylemleri nedeniyle davacının tesçilli markalarının müşteri potansiyelinde yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar dikkate alındığında bu oran makul kabul edilip " 50.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 17.02.2025 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine," şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Karar ilanı; Davalı eylemi marka ihlali ve haksız rekabet oluştuğundan Kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede bir kez ilanına, (masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere), ayrıca karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz ve ticaret unvanına bağlı hak ihlali oluşturduğunun TESPİTİNE, İHLALİN ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA,
3-Davalı firmanın ticaret unvanında geçen ... ibaresinin ticaret unvanından TERKİN EDİLMESİNE, karar kesinleştiğinde ilgili ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4-Davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebiyle ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 17.02.2025 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebiyle ilgili olarak 50.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 17.02.2025 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede bir kez ilan edilmesine,
7-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,40 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
8- Maddi Tazminat yönünden ; AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
9- Manevi Tazminat yönünden ; AAÜT uyarınca 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
10- Diğer talepler yönünden ; AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
11-Davacının yaptığı; 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.465,00-TL tebligat ücreti, 116,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.581,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 01/04/2026
Katip ....
E imza
Hakim ....
E imza