İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, ticari alacaklara dayalı ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşullarının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bir ticari ilişkiden kaynaklanan, borçlu şirkete verilen hizmetler karşılığında tahsil edilemeyen vadesi gelmiş ve teminatsız fatura alacaklarının güvence altına alınması amacıyla talep edilen ihtiyati haciz başvurusunun, ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve alacağın ispata muhtaç olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, alacaklı vekili tarafından ticari ilişkinin e-faturalar, cari hesap ekstreleri ve yazışmalarla ispatlandığı, borcun kabul edildiği, borçlunun mal kaçırma faaliyetlerinde bulunduğu ve yaklaşık ispatın fazlasıyla sağlandığı iddialarıyla kararın kaldırılması talebine ilişkin istinaf başvurusunun, ihtiyati haciz koşullarının ve yaklaşık ispat ilkesinin somut olayda uygulanabilirliği noktasında değerlendirilmesini konu alan hukuki bir evraktır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1101
KARAR NO: 2026/1125
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/06/2026
ESAS NO: 2026/298 D.İş
KARAR NO : 2026/297 D.İş
TALEP TARİHİ: 11/06/2026
KARAR TARİHİ: 11/06/2026
TALEP: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 16/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde; taraflar arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin borçlu şirkete yüksek gerilim, topraklama ölçümü ve mühendislik hizmetleri verdiğini, ... Metodu ile Topraklama Ölçüm Çalışmaları işi için birçok sözleşme akdedilmiş olup sözleşmeden doğan edimlerin eksiksiz yerine getirip ilgili faturaların borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirketin süresi içinde faturalara itiraz etmeyerek borcu muhtelif tarihlerde kabul ve ikrar ettiğini, vadesi gelmiş ve teminatsız durumda olan borç tutarı 200.000,00 TL ve 14.395,20 USD alacağın (karşılığı olan 864.079,336 TL) tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 11.06.2026 tarihli kararı ile, talep konusu alacak yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacağın ispata muhtaç olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve karşı taraf yönünden mal kaçırmaya yönelik somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle '' İhtiyati haciz talebinin REDDİNE'' dair karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; Mahkemenin yaklaşık ispat kuralını ihlal ederek hatalı bir şekilde tam ispat aradığını, taraflar arasındaki ticari ilişkin, kesilen e-faturalar, cari hesap ekstreleri, e-posta üzerinde yapılan yazışmaların dosyada mübrez olup gelen cevaplarda da borcun açıkça kabul edilerek ödeme listesine alındığının beyan edildiğini, sunulan bu delillerin yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla sağladığını, alacağın muaccel olup rehinle temin edilmemiş para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz isteyebileceğini, kaldı ki borçlu şirketin mal kaçırma faaliyetlerinde olduğunu, piyasadaki tüm alacaklıların icra takiplerinden sonuç alamadığını, borçlunun son 3-4 aydır hiçbir ödeme yapmayıp iletişim kanallarını da kapattığını, borçlu şirket çalışanlarının işe gitmediği ve icra memurlarının da borçlu adresinden eli boş döndüğünü belirerek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Talep; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödenmeyen fatura bedellerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E. 2014/1804 K.)
İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
Somut davada, ihtiyati haciz talebine konu ticari fatura senaryo tipindeki e-faturalar; 07.11.2025 tarihli, ... fatura numaralı 200.000,00 TL bedelli "vade farkı bedeli" açıklamalı, 22.12.2025 tarihli, ... fatura numaralı 6.835,20 USD bedelli "...." açıklamalı ve 17.03.2026 tarihli, ... fatura numaralı 7.560,00 USD bedelli "...." açıklamalıdır.
İhtiyati haciz talep eden taraf 22.12.2025 tarihli e-faturaya ilişkin altında aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafa atfen kaşe ve imza bulunan 09.05.2025 tarihli satın alma sipariş formu ile 17.03.2026 tarihli e-faturaya ilişkin altında aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafa atfen kaşe ve imza bulunan 28.01.2026 tarihli satın alma sipariş formu talep dilekçesi ekinde ibraz etmiştir. Ayrıca 10.12.2025 ve 22.05.2026 tarihli topraklama ölçüm hizmetlerinin gerçekleştirildiğine dair altında aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafa atfen kaşe ve imza bulunan servis formları da sunulmuştur.Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen şirket uzantılı ihtiyati haciz talep eden şirket ile yapıldığına ilişkin sunulan elektronik posta yazışmaları :"10 Ekim 2025 - 15:40Gönderen: ... .comAlıcı: ....com...Bey Merhaba, Ekli ekstrenizde bulunan bakiye adına telefon görüşmemizde de belirtilen üzere 16.01.2026 tarihli çek hazırlanması planlanmaktadır. Sizlerin mağduriyetini en aza indirmek adına faktöring farkı ekleyerek TL ve USD olarak tutarı ayrı ayrı belirtmenizi rica ederiz.10 Ekim 2025 - 15:48 Gönderen: ... .comAlıcı: ... .comMerhabalar Bey,Öncelikle teşekkür ederiz. Çalıştığımız factoring firmalarından en uygunu TL bazında aylık %6/ay, dolar bazında aylık %4.5/ay'dır.Desteğinizi rica eder, iyi çalışmalar dileriz. Saygılarımla,23 Ekim 2025 - 16:07Gönderen: ... .comAlıcı: ...com,
İsmail Bey Merhaba, İlgili bakiye adına hazırlanmış çek görüntüsü ektedir. Faktöring bilgileri aşağıda belirtilmiştir.+90 532 360 37 03 Kent faktöring .com.tr Oluşacak faktöring farkı tarafımızca karşılanacaktır. 02 Nisan 2026 - 16:19Gönderen: ...comAlıcı: ... .com Merhabalar ... Hanım, Kontrolmatik firmasına ait ekstre ekte mevcuttur. İşlerin yapılması üzerinden 6-7 ay geçen ödenmemiş faturalarımız mevcuttur. Toplam bakiye: 200.000,00 TL ve 14.395,20 USD'dir. Ödeme konusunda desteğinizi rica eder, geri dönüşlerinizi bekleriz.
02 Nisan 2026 - 16:2 4Gönderen: ... comAlıcı: ... .comMerhaba @Mutabakat @Finans Ekli maile istinaden mutabakat sağlanarak ödeme yapılmasını rica ederim. Saygılarımla, ... Gönderen: Mutabakat Birimi ...comAlıcı: ... .comMerhaba ... Hanım, Şubat sonu itibariyle 200.000 TL ve 6.835,20 $ borcumuzla mutabık durumdayız. Mart ayında tarafımıza kesilen fatura henüz işleme alınamadı. İlgili tutarların ödenmesi muhasebesel açıdan uygundur. İyi çalışmalar.30 Nisan 2026 - 11:03Gönderen: ... .comAlıcı: ... .comMerhaba, İlgili bakiyenizi ödeme listemize ekledik fakat ödeme için net bir gün veremiyoruz. İlk fırsatta ödemek için elimizden geleni yapıyoruz. Desteğinizi için de teşekkür ederiz." şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki topraklama ölçümü hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki olduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından hizmete karşılık ihtiyati haciz talebine konu edilen 2 adet toplam 14.395,20 USD bedelli e-faturaların düzenlendiği ve davalıya sistem üzerinden iletildiği, fatura konusu hizmetlerin sunulduğuna dair servis fişlerinin bulunduğu, ayrıca sunulan elektronik posta kayıtlarında faturalara itiraz edildiğine dair kayıt bulunmadığı gibi başkaca hizmete yönelik ileri tarihli vade içeren çek ile ödeme nedeniyle ihtiyati haciz talep eden tarafça düzenlenen vade farkı faturasının da karşı tarafça kabul edildiğine ve taraflar arasındaki ihtiyati haciz konusu alacak yönelik mutabakata ilişkin elektronik posta yazışmalarında kayıtlar bulunduğu anlaşılmakla , bu veriler ışığında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla 14.395,20 USD + 200.000,00 TL olmak üzere 14.395,20 USD karşılığı (11/06/2026 tarihli kur USD = 46,2012) 665.075,51 + 200.000,00 TL = 865.075,51 TL üzerinden, %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir.
İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
" hükmü yer almaktadır.
Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).
İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir.
Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır.
Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 16/09/2026 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.
Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür.
Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir.
Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz isteminin kabulüne, İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/298 D.İş E. 2026/297 D.İş K. sayılı ve 11/06/2026 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257. maddesi uyarınca KABULÜ ile 865.075,51 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 129.761,33 TL teminat tutarı, ihtiyati haciz talep eden tarafından nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 865.075,51 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı taraf şirkete ait taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,
3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,
4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,
5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazine'ye gelir kaydına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/09/2026