Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, karton toplayıcısının karanlıkta kaçan araç çarpmasıyla oluşan sol fibula kırığı kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatı talebi üzerine verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, 29/04/2018 tarihinde kimliği tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu yaşadığı fibula kırığı nedeniyle karton toplama işini yapamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi, maluliyet raporlarına dayanarak davacıya toplam 79.590,11 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle ödenmesine karar vermişken, davalı sigorta şirketi vekili bu karara karşı, kazanın somut delillerle ispatlanamadığı, çarpan araç ve sürücüsünün tespit edilemediği, davacının kimlik bilgilerinin doğrulanmadığı, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı ve geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu gerekçeleriyle hükmün kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:13/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret MahkemesiDAVA:Maddi Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/04/2018 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin üzerinde açık renk kıyafetlerle, uzaktan görülecek biçimde cadde üzerindeki ... benzin istasyonuna doğru yolun en sağından arkası ışıklı el arabası ile kaldırım kenarında ilerlemesi esnasında, beyaz renkli bir otomobilin müvekkiline ve el arabasına çarpıp kaçması sonucu müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin karton kağıt toplayarak geçimini sağlayan biri olduğunu, iş bu kaza nedeniyle ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, hastanenin 29/04/2018 tarihli ... sayılı raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin sol fibula kırığının saptandığını, kaza tarihinden itibaren karton kağıt toplama işini sol fibula kırığı sebebiyle yapamadığını, bu yüzden maddi kaybının bulunduğunu, davacının kaldırıma yakın ve yolun en sağ şeridinden gittiğini, çarpmayı önlemek adına el arabasının arkasına renkli ışıklar koyduğunu, davacı müvekkili tarafından her türlü önlem alınmasına rağmen işbu kazanın meydana geldiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminat bedelinin, ...'nın yaptıkları başvuru üzerine vermiş olduğu red kararı tarihi olan 30/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 29/04/2018 olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası genel şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, davacı tarafça, işbu davanın açılmasından önce müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında soruşturma dosyası incelendiğini, ilgili belgelerin incelenmesi sonucu 29/04/2018 tarihinde meydana geldiği iddia olunan kaza ile ilgili olarak herhangi bir delil bulunmadığını, soyut iddialar dışında, kazaya plakası tespit edilemeyen araçların sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davaya konu iddia tamamen davacının soyut beyanlarına dayandığını, müvekkili kurumun sorumluluğuna sebep olacak başkaca delil bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...diğer taraftan yürürlükte olan yönetmeliğin özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik olduğu bu yönetmeliğe göre alınan 30/10/2020 tarihli maluliyet raporuna davalının itiraz etmediği, davacının itirazı ve talebi üzerine çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre 29/01/2021 tarihli maluliyet raporunun alındığı, kaza tarihi itibariyle yürürlükteki mevzuata göre hazırlanmış olması sebebiyle dikkate alınması gereken raporun 30/10/2020 tarihli rapor olduğu, ancak davacının dava değerini, ilk rapora göre daha düşük maluliyet oranının belirlendiği 29/01/2021 tarihli rapor baz alınarak yapılan hesaplamaya göre artırdığı" gerekçesiyle "davanın kabulü ile; 12.642,30 TL geçici, 66.947,81 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 79.590,11 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların 18/02/2017 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen bir araç nedeniyle maluliyetinin oluştuğuna dair somut bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatlanması gerektiğini,Suriye uyruklu davacının kimlik bilgilerinin ilgili valilik ve konsolosluk aracılığıyla tespit edilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerektiğini, müvekkili kurumun geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, yeni genel şartların yürürlüğe girmesi sonrası gerçekleşen kazalarda geçici işgöremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle daimi ve geçici maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Anayasa Mahkemesi’nin 17.7.2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması gerektiği gözetilerek bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılarak, hesaplama yapılırken bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin (prograsif rant yöntemi) kullanılması ilkeleri gözetilmek suretiyle hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıda oluşan zararın olay tarihinde tutulan hastane kayıtları ile tanık beyanları dikkate alındığında kimliği belirsiz aracın davacıya çarpması sonucu oluşan trafik kazası nedeniyle meydana gelmiş olmasına, bu kabulün aksinin davalı tarafça ispatlanamamış olmasına, ilk derece mahkemesince kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespit edilmiş olmasına, davalı tarafından davacının başvurusunun 30/11/2018 tarihinde reddedilmesi nedeniyle davalının belirtilen tarihte temerrüde düştüğüne yönelik ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.436,80 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.359,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.077,60 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle KESİN olarak karar verildi....