Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin trafik kazasında kalıcı olarak yaralanan yolcunun sigorta şirketinden talep ettiği maddi tazminata ilişkin istinaf kararı.
Özet: Tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak ağır yaralanıp kalıcı sakatlık yaşayan davacı, davalı sigorta şirketinden maddi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi, aktüerya raporu ve TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamayla %23 kalıcı maluliyet tespit ederek 310.000 TL tazminata hükmetmiş, ancak davalı sigorta şirketi, belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu, hatır taşıması indirimi uygulanmadığını ve kazada sürücünün kusuru bulunmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:13/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:14/10/2021
DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat (Trafik kazasından kaynaklı )
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:13/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde 28/04/2016 başlangıç tarihli ... nolu poliçe ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 31/05/2016 tarihinde tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazada müvekkilinin hayati tehlike geçirecek derecede yaralandığını, belinin kırıldığını, kaza sonrasında kaldırıldığı ... Hastanesi'nde ameliyata alındığını ve takip eden tarihlerde de sürekli kazaya bağlı olarak ameliyatlar geçirdiğini, tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin son olarak 02/05/2018 tarihinde ... Hastanesi'nde ameliyat olduğunu ve bu ameliyatının ardından müvekkilinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarihli raporu ile %76 oranında özürlü olduğunu gösteren Engelli Sağlık Kurulu Raporu verildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen henüz bir cevap verilmediğini, maruz kaldığı kaza ve sonrasında geçirmiş olduğu ameliyatlar ile devam eden tedavi süresinde müvekkilinin iyileşemediğini, tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin yaşadığı bu kaza nedeniyle ayakta duramadığını, yürümekte ve en temel hareketleri dahi yapmakta zorluk çektiğini, meydana gelen kazada yolcu durumunda olan ve herhangi bir kusurundan bahsetmek mümkün olmayan müvekkilinin kaza tarihinde asgari ücret karşılığı çalıştığını, kalıcı şekilde sakatlandığını, bu nedenlerle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 290.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, manevi tazminatın müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, trafik sigortasının meblağ sigortası olmadığını, bir zarar sigortası olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekten ibret olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalının kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağının incelenmesinde sigortalı araç sürücünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun araştırılması gerektiğini, gerekli tespitler için de Adli Tıp Kurumu'nda rapor alınması gerektiğini, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan da dava konusu olay nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini savunarak haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… güncel yargı içtihatları ışığında aktüerya hesabı yapılırken kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik dikkate alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresifrant yöntemi ile hesaplama yapılmalıdır. (Emsal Yargıtay 17.HD 2020/11295 E. 2021/780; 17.HD 2020/2598 E. - 2021/34 K.) Kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik özürlülük ölçütü yönetmeliği olup, aktüer bilirkişisinin isabetli olarak ATK 2. İhtisas Dairesi'nin %23 kalıcı maluliyeti bulunduğuna ilişkin raporu dikkate alınarak denetime elverişli, gerekçeli, olaya uygun olduğu kabulü ile hükme esas alınmıştır. Davacı yan raporu kabul etmiş, buna göre talep sonucu açıklamış, poliçe limiti nazara alınarak davanın esasına etki etmeyeceği anlaşılan tedavi belgeleri ile ilgili deliller toplanmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.” gerekçeleriyle “Davanın KABULÜ İLE; 310.000,00 TL maddi tazminatın 13/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen maluliyet oranının olması gerekenden fazla olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyetinin bulunmadığını, davacı, arkadaşı ...'ın sevk ve idaresindeki araçta yolcu konumunda bulunduğunu, karşılıksız olarak taşındığından hatır taşıması indirimi uygulanmadan tesis edilen kararın usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, poliçe tanzim tarihi 01.06.2015 tarihinden sonra olan poliçelerde geçici iş göremezlik tazminatından müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, sürekli sakatlık hesaplamasının geçici iş göremezlik tarihi itibariyle yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün TRH 2010 Ölüm Tablosu esas alınarak %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hatır taşıması itirazı bir defi olup cevap dilekçesi ile ileri sürülmemesine, hükme esas alınan hesaplamaya yönelik raporun yerleşik Yargıtay uygulamaları ile oturmuş yöntemler baz alınarak düzenlenmiş olmasına, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 21.176,10 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.295,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.881,10 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle KESİN olarak karar verildi.
...