Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış çocuk eğlence markasının benzerlik ve karıştırılma ihtimali iddialarıyla marka kararı iptali ve hükümsüzlük davasını inceliyor.
Özet: Davacı, çocuk eğlence sektöründeki dünya çapında tanınan "KidZania" ve ilişkili tescilli markalarının, davalının çocuklara yönelik eğitim ve eğlence alanındaki "KidZ" ibareli marka başvurusu ile görsel, işitsel ve bütünsel olarak yüksek derecede benzerlik taşıdığını, bunun tüketicilerde karıştırılma ihtimali yaratarak kendi tanınmışlığından haksız yararlanma ve itibarını zedeleme riski oluşturduğunu, davalıların da aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle bu marka tercihinin tesadüfî olmadığını belirterek başvurunun iptali ve markanın hükümsüzlüğünü talep ederken, davalı ise kendi markası ile davacının markaları arasında karıştırılma veya benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/59 Esas - 2026/148

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/59
KARAR NO : 2026/148
DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 10/02/2025
KARAR TARİHİ : 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:“....’nin çocuk eğlence sektörünün lider firmalarından biri olup, 1999 yılında ....’da kurulduğu, ...’nın Türkiye dahil olmak üzere onlarca ülkede faaliyet gösterdiği, çocuklara eğitim ve eğlenceyi bir arada sunan bir tesis olup, bugüne kadar 60 milyonu aşkın ziyaretçisi ile sektörünün dünyada en hızlı büyüyen ve sayısız ödül almış tek markası olduğu, tesisleri ile 1-14 yaş aralığındaki çocuklar için hem motor becerilerini hem de fiziksel ve sosyal becerilerini geliştirecek meslekleri deneyimledikleri, seçim yapma özgürlüğünü elde ettikleri ve yaratıcılıklarını kullandıkları “...” kurma gayesiyle hareket etmekte oldukları, çocukların, farklı iş alanlarını tanıma, yetişkinlerin mesleklerini deneyimleme ve sorumluluk alma fırsatını yakalamakta olduğu, ...’nın, Türkiye’de de 2014 yılının ilk çeyreğinde .... Grubu ortaklığında .... ’de açıldığı, 20 milyon dolar yatırım yapılan ...’nın, .... “....” içinde 9.900 m2 alanda yer aldığı, davacının tescilli ..., ..., ... sayılı ... markaları ile ..., ... sayılı ... markalarının olduğu, dava konusu markanın, ... markaları ile ... markalarından ibaret olan davacı markalarına görsel, işitsel ve bütünsel olarak çok yüksek derecede benzerlik taşıdığı, dava konusu markanın, oyun ve eğlence sektöründe ticari faaliyetlerini yürüten davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer/bağlantılı mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde tescil başvurusunun yapıldığı, başvuru markasıyla davacı markaları arasında SMK m. 6/1 uyarınca ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Dava Konusu markayı gören tüketicilerin, davacının Meksika kökenli bir şirket olduğu ve .... “...” kelimesinin “...” anlamına geldiği göz önünde bulundurulduğunda, davacı ile .... No’lu Davalılar arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu zannına kapılmaları, böylece ilgili mal ve hizmetlerin ticari kaynağında bir yanılgıya düşmelerinin kaçınılmaz olduğu, davacı markalarının özellikle oyun ve eğlence sektörünün lider ve en inovatif markaları arasında yer aldığı, davacı markalarının tanınmış marka niteliğini haiz olduğundan ve somut olayda davacı markalarından haksız yarar sağlama, davacı markalarının ayırt edici gücünü zedeleme ve itibarına zarar verme riskleri doğabileceğinden, dava konusu markanın SMK m. 6/5 uyarınca da başvurulduğu mal ve hizmetler yönünden tescil edilemeyeceğinin açık olduğu, ... internet sitesinin, çocuklara yönelik eğitim ve eğlence ürün ile hizmetlerine dair halihazırda kullanımda olduğu, davalıların ... sosyal medya platformunda bulunan “...” adlı kanal üzerinden de çocuklara yönelik eğitim ve eğlence içeriklerine yer verildiği, tıpkı davacı gibi çocuklara yönelik ürün ve hizmetlerin sağlanması alanında ticari faaliyetlerini yürüten davalıların tesadüf eseri dava konusu markayı tercih etmiş olamayacakları, dava konusu markanın SMK m. 6/9 uyarınca tescilinin mümkün olmadığı, davacının ülkemizde çocuklara mesleki eğitim ve eğlence deneyimi sunarken ... gibi sektörlerinde önde gelen firmalar ile iş birliği yapmakta olduğu, davacının Instagram sosyal medya platformu üzerinden çocuklar için hazırladığı etkinliklerin tanıtım ve pazarlamasını yaptığı “... ...” adlı hesabının, 100 bini aşkın kullanıcı tarafından takip edilmekte olduğu, davacının çocuk eğlence sektöründeki faaliyetlerinin seneler içerisinde basında kendisine sıklıkla yer bulduğu, dava konusu markanın davacı markalarının serisi şeklinde algılanacağı, dava konusu marka ile davacı markalarının bütünü itibarıyla bıraktığı genel izlenimin aynı olduğu” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, tescil edilmesi halinde ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler için tümüyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ŞİRKETİ’ Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davaya konu edilen marka başvurusu ile itiraza mesnet olarak gösterilen markalar arasında, tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, başvuru markasının içerdiği unsurların, yazım tarzının, harf şekillerinin, büyük küçük harf kullanımının, Türkçe anlamının, okunuşunun birbirinden farklı olduğu, benzerlik oluşturduğu iddia edilen "..." ibaresini dikkate alarak ve diğer tüm unsurları yok sayarak benzerlik olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, "..." ibaresinin "çocuk" anlamına gelen ve cins isim niteliğinde olup ayırt edici niteliği bulunmadığı, davacının yalnızca bu ibareye dayalı olarak benzerlik iddiasında bulunmasının "çocuk" anlamına gelen cins nitelikte bulunan ibarenin tekelleştirilmesi ve hiç kimse tarafından kullanılmaması anlamına geleceği, Türk Marka Hukuku kapsamında bu şekilde bir tekelleşmeye izin verilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu marka tescil başvurusu ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında karşılaştırma yapıldığında ihtiva ettikleri unsurların tamamı ve bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı, marka tescil başvurusu ile itiraz gerekçesi markaların farklı kelime, renk ve şekil unsurları içerdiği, davacının "..." ibareli markalarının tanınmışlığının da bu sonucu değiştirmeyeceği ve marka tescil başvurusunun reddini gerektirmeyeceği, davalı şirketin davacı markasından haksız yarar sağlamak amacıyla hareket etmediği, aksine "çocuk" anlamına gelen, cins isim niteliğinde bulunan ve çocuklara hitap etmek amacıyla "..." ifadesini kullandığı, bu durumun dahi davalının kötü niyetli olmadığını yansıttığı ” öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... 'a usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şahıs ile davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötüniyetli başvuru yapıldığı iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen .... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 09/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde (süre bitimi hafta sonuna geldiğinden ) 10/02/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “Yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın bütünsel izlenim itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmış olduğu, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazın haklı görülmemiş olduğu, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itirazın haklı görülmemiş olduğu” gerekeçeleriyle, yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... (...) ... -...-...
15/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE; " SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 9. Sınıfa konu; “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.” emtialarının, davacının itiraza mesnet ... sayılı tescilli markasının 9. Sınıfı kapsamında yer alan “....” emtiaları ile birebir aynı mallar olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 16. Sınıfa konu; “Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.” emtialarının, davacının itiraza mesnet ... sayılı tescilli markasının 16. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 28. Sınıfa konu; “Oyunlar ve oyuncaklar.” emtialarının, davacının itiraza mesnet ... sayılı ve ... sayılı tescilli markalarının 28. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 41. Sınıfa konu; “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri”nin davacının itiraza mesnet ... sayılı tescilli markasının 41. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 41. Sınıfa konu; “Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.”nin davacının itiraza mesnet ... sayılı tescilli markasının 41. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, davacının itiraza mesnet ... sayılı markasının 41. Sınıfındaki “film gösterimi aranjman planlaması, film aranjman planlaması, film gösterimleri; sinema film prodüksiyonu, sinema film dağıtımı, radyo veya televizyon program prodüksiyonları, eğitim alanında video kayıt prodüksiyonları, kültür alanında video kayıt prodüksiyonları, eğlence alanında video kayıt film prodüksiyonları” mal ve hizmetleri ile aynı/aynı tür mal/hizmet niteliğinde olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 9. Sınıf kapsamındaki “Dijital yayınlar, kayıtlı film ve diziler”, 41. Sınıf kapsamındaki “Film, TV ve radyo programları yapımı” mal ve hizmetleri ile davacının itiraza mesnet ... sayılı ve ... sayılı markalarının 41. sınıf “dijital içeriklerin sunumu ile bu içeriklerin yapım ve yayın hizmetleri”nin birbirleriyle benzer/ilişkili olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 16. Sınıfı kapsamındaki “kitaplar, dergiler, gazeteler” emtiaları ile davacının itiraza mesnet ... sayılı markasının 41. Sınıf kapsamındaki “Dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetleri”nin birbirleriyle benzer/ilişkili olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 28. Sınıfı kapsamındaki “oyunlar ve oyuncaklar” emtiaları ve 41. Sınıf kapsamındaki “eğlence hizmetleri”nin çocuklara yönelik eğlence hizmletleri” bakımından davacının itiraza mesnet ... sayılı markasının 41. Sınıf “çocuklar için eğlence hizmetleri, Eğlence parkı hizmetleri; diskotek hizmetleri; çocuklara yönelik eğlence alanı sağlanması hizmetleri; eğlence hizmetleri;sinema salonlarında gösterim hizmetleri; çocuklara yönelik eğlence hizmetleri; çocuklara yönelik eğlenceler.” Hizmetleri, ... sayılı itiraza mesnet davacı markasının 41. Sınıf “Çocuk eğlence merkezleri, çocuklar ıçın eğlence merkezleri oluşturma, lunaparklar sağlama, diğer eğlence olanakları sağlama, müzık olanakları sağlama, eğitim çalışmaları ıçın olanaklar sağlama, sinema filmleri kiralama, hayali para birimleri kullanılan oyunları içeren çocuk eğlence aktivıteleri.” mal ve hizmetlerinin birbirleriyle benzer/ilişkili olduğu, Davacının itiraza mesnet “...” ve “...” ibareli markaları ile davalının ... sayılı “...” ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, Markalar arasında iltibasın oluşmayacağı ve uyuşmazlığın çözümü SMK 6/1 maddesi anlamında yapılmış olduğundan 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı,
Sayın Mahkemece taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi oluşacağına dair kanaat oluşması halinde; davacının mesnet olan markalarının “çocuklara yönelik eğlence, oyun ve deneyim temelli eğlence sektöründe” belirli bir bilinirliğinin olduğunun kabulü halinde, başvuru markasının başvurusunun yapıldığı 16.05.2023 itibarıyla özellikle 28. sınıf kapsamındaki “oyunlar ve oyuncaklar” ile 41. sınıf kapsamındaki “eğitim, kültür ve eğlence hizmetleri” bakımından başvuru markasının tescili ve kullanımı halinde, ilgili tüketici kitlesinin taraf markaları arasında bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceğinin ve SMK 6/5’de düzenlenen davalının haksız menfaat temin etmesi, davacı markasının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi olasılığının doğabileceği,
Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu "şeklinde ifade eedilmiştir.
Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... -...-... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... -...-... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... -...-... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılardan kurum ile firmaya eşit verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.06/04/2026
Katip .... Hakim ....
E- imzalıdır E- imzalıdır