Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde, tanınmış marka sahibinin iltibas ve kötü niyet iddialarıyla başlattığı, Türk Patent ve Marka Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davası.
Özet: Geniş bir elektronik ürün yelpazesi sunan ve "..." markasının sahibi olan global bir şirket, Türk Patent ve Marka Kurumunun, kendisinin "..." markasına yüksek benzerlik, karıştırılma ihtimali, markasının tanınmışlığı ve davalının kötü niyeti iddialarıyla itiraz ettiği "... " ibareli marka başvurusuna ilişkin itirazlarını reddeden kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek iptali ile ilgili markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmekte, ayrıca markanın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/42 Esas - 2026/126

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/42
KARAR NO : 2026/126
DAVA : Marka ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 29/01/2025
KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Yazım Tarihi: 02/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 1984 yılında kurulan ve 1994 yılında ... Grubu tarafından devralınan ...’in, günümüzde yurt içinde ve uluslararası alanda 25 şirketten oluşan global bir şirketler ağı haline geldiğini; bunların 15'inin yurt dışında olduğunu; ...’in, geniş bir ürün yelpazesi sunarak tüketici elektroniği, beyaz eşya, küçük ev aletleri, dijital ürünler, mobil ürünler, elektrikli araç şarj istasyonları, batarya ve .... aydınlatma ürünleri gibi çeşitli alanlarda iç ve dış pazardaki tüketicilere hitap etmekte olduğunu; Sınai mülkiyet haklarının önemine ve faydasına son derece haiz olan müvekkili şirket, ülkemizde sınai mülkiyet haklarının tescilinde tek yetkili otorite olan ... nezdinde tescilli pek çok markaya sahip olduğunu; ...’un, ... tarafından sunulan bir elektronik ürün markası olduğunu; geniş ürün yelpazesi ile televizyonlar, beyaz eşyalar ve küçük ev aletleri gibi birçok alanda tüketicilere kaliteli ve yenilikçi çözümler sunduğunu; modern tasarımlar ve ileri teknoloji ile donatılmış ... ürünlerinin, kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştırmayı hedeflediğini; güvenilirlik ve müşteri memnuniyetine önem veren markanın, uygun fiyatlarıyla da dikkat çektiğini; davalı şahsın ... sayılı ... markasının 25 ve 35.sınıflarda tescil edilmesi için davalı kurum nezdinde başvuruda bulunduğunu; müvekkili şirketin, adına tescilli markaları mesnet göstermek suretiyle davalı yanın marka başvurusuna itirazlarını sunduğunu; itirazların, .... 08.12.2023 tarihli yazısı ile reddedildiğini ve sürecin ...’ya taşındığını; ... ...’nın vermiş olduğu ... sayılı kararda taraf markalarının sınıfsal olarak benzemediğini, haliyle SMK m.6/1 yönünde bir benzerliğin söz konusu olamayacağını, SMK m.6/5 ve 6/9 hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağını gerekçelendirerek itirazları reddettiğini; ne var ki ... tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini; taraf markaları arasında SMK m.6/1 anlamında karıştırılma ihtimalinin olduğunu; taraf markaları arasında ... – ... şeklinde bir kıyaslama yapıldığında, markalar arasındaki benzerliğin ne denli yüksek olduğunun anlaşıldığını; davacı müvekkili şirket adına tescilli ... numaralı ... markasında, 9. ve 14. sınıfta yer alan emtialar ile, 09 güneş gözlüklerinin dava konusu markada 25. Sınıfta yer alan emtialar ile benzer mal statüsünde olduğunu; her ne kadar müvekkili markaları 35. sınıfı kapsamasa da, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflar bakımından kazandığı ayırt edicilik ve de taraf markalarının yüksek düzeydeki benzerliği göz önüne alındığında; davalı markasının tescili halinde “....” oluşturma ihtimalinin çok yüksek olduğunu; SMK m.6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı için gereken mal/hizmet benzerliği – ... benzerliğinin somut olayda birlikte bulunmakta olup; taraf markaları arasında SMK m.6/1 uyarınca iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu; müvekkili Şirketin SMK m.6/5 yönündeki itirazının kabul edilmemiş olmasının son derece hatalı olduğunu; ...’un, ... tarafından sunulan ve geniş bir tüketici kitlesi tarafından bilinen tanınmış bir marka olduğunu; elektronik ürünler pazarında uzun yıllardır varlık gösteren ...’un, televizyon, beyaz eşya ve küçük ev aletleri gibi çeşitli ürün gruplarında önemli bir yere sahip olduğunu; ekte sunulan ..... sayılı kararda da müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olduğunun hüküm altına alındığını; davalı yanın marka başvurusunu kötü niyetle gerçekleştirdiğinin son derece açık olduğunu; davalı yanın bile isteye markasını doğrudan müvekkilinin markalarını hatırlatır biçimde kompoze edip, ... ibaresini konumlandırıp bu markayı da tescile konu etmesinin iyi niyetle bağdaştırılabilecek bir yanı olmadığını; davalı yanın, doğrudan müvekkilinin marka tescilleri ile karıştırılma ihtimali doğurmak, müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanmak gibi gayelerle marka tescil başvurusunu gerçekleştirmiş olduğunu; öncelikle huzurdaki davanın niteliği de gözetilerek ilgili kanun hükümleri gereğince hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru numaralı “...” markasının dava sonuna kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini; ... ... tarafından verilen ... sayılı ... kararının SMK 6/1, 6/5, 6/9 hükümleri doğrultusunda iptaline; dava konusu edilen ... sayılı ... marka başvurusu tescile bağlanır ise SMK 6/1, 6/5, 6/9 hükümleri doğrultusunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı yönündeki itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen .... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 04/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/01/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun .... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6/1, 5, 9. maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Başvuru kapsamında tescili talep edilen '' Sınıf Kodu 25: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Sınıf Kodu 35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.'' mal/hizmetlernin itiraz gerekçesi markaların koruma kapsamında yer almadığı tespit edilmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar benzer görülmekle birlikte, markalar kapsamında farklı tür mal/hizmet yer aldığından Md. 6/1 kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir.
Markaların karıştırılmayacağı değerlendirmesi ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, somut olay bakımından diğer itiraz gerekçelerinin haklı ve yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR ; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
..+... ...
06/01/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1. Davalının ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının ....sayılı "...." ibareli markalarının benzer olduğu; 2. Davalının ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının .... sayılı "...." ibareli markalarının aynı/benzer emtiaları kapsamadığı; 3. SMK madde 6/1 gereğince iltibas tehlikesinin oluşmadığı; 4. SMK madde 6/5 gereğince tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı; 5. Kötüniyet hukuki değerlendirme gerektirmekle Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının " ...+... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Ancak davalı başvurusunda bulunan emtiaların davacıya ait "..." ibareli markaların kapsamındaki emtialarla aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
(Bu konuda bilirkişi heyeti raporunda "Davalının ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının .... sayılı "...." ibareli markalarının aynı/benzer emtiaları kapsamadığı; " şeklinde tespit ve değerlendirme yapıldığı)
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 25/03/2026
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır