Danıştay, idarenin marina ve liman aboneliklerine ilişkin su ve atıksu tarifesi belirleme yetkisini inceleyerek temyiz başvurusunu reddetti ve kararı onadı.
Özet: Bir şirket, 2019 yılı su ve atıksu tarifelerinin marina ve liman abonelikleri ile bu abonelikler için belirlenen atıksu bedeline ilişkin kısımlarının iptali talebiyle dava açmış; ancak ilk derece mahkemesi, tarifenin maliyet, sürdürülebilirlik ve farklı tüketici gruplarının maliyet yüklerini karşılayacak şekilde hukuka uygun belirlendiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge idare mahkemesi bu kararı istinaf başvurusu üzerine onamış, Yüksek Mahkeme ise temyiz incelemesinde, alt mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit ederek temyiz istemini reddedip bölge idare mahkemesi kararını onaylamıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4353 E.  ,  2025/7274 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4353
Karar No : 2025/7274
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Turizm Yat ve Marina İşletmeciliği A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 25/06/2019 tarihinde yayımlanan 2019 yılı için belirlenen su ve atık su satış tarifesinin kendilerini ilgilendiren "Marina ve Liman Abonelikleri" kısmının ve "Marina ve Liman abonelikleri için içme suyu bedelinin %45'i oranında" belirlenen atıksu bedeline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı idarece su ve atıksu satış tarifesinin söz konusu hizmetin yürütümünde oluşan gider ve harcamalar ile mevcut tesislerin amortisman giderleri esas alınarak fayda/maliyet analizi çerçevesinde belirlendiği, belirleme sırasında çevre illere ait su ve atıksu satış tarifelerinin değerlendirildiği, yine bir önceki yıla göre artan maliyetlerin de göz önünde bulundurulduğu, tarifeye esas gider kalemlerine ilişkin mali bilgilerin 2018 yılına dair Sayıştay denetiminden geçerek kesinleştiği, 2019 yılı için birim m3 su maliyeti nazara alındığında tarifenin ilgili kısımlarının adli ve ölçülü bulunduğu, idareye tanınan takdir yetkisinin verilen hizmetler ile yapılan yatırımların maliyetlerini karşılamak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla yerinde kullanıldığı, fiyatlandırmanın kamu hizmetinden yararlanma karşılığı ödenen ve bir önceki yıla göre artan maliyetlerin karşılanması amacı ile makul miktarda kar oranı gözetilerek ürün/fiyat çeşitlendirme mantığına göre tespit edildiği, atıksu bedeli belirlenirken teknik mali zorunluluklara uygun hareket edildiği, kademelendirme yapılarak fazla su tüketiminden kaçınılmasını sağlama yoluna gidildiği, etkin ve verimli kaynak kullanımının özendirildiği, bunun yanında kamu yararı, hizmet gerekleri, hakkaniyet ve nefasete aykırı olmamak kaydıyla farklı tüketici grupları ve tüketim miktarları bakımından farklı fiyatlar belirlenmesi hususunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu, bu suretle tüketim tür ve miktarındaki farklılığa bağlı olarak oluşacak mali, sosyal ve çevresel maliyetlerin karşılanmasının amaçlandığı hususları bir bütün olarak nazara alındığında; 2019 yılı su ve atık su satış tarifesinin dava konusu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın gerekçesiz olduğu, bilirkişi raporunun usulsüz tespit ve değerlendirmeler içerdiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.