Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi kararının istinaf incelemesiyle yem hammaddesi alım satımından kaynaklanan itirazın iptali davasında hileli teslimat iddialarını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalıya sattığı yem hammaddesi bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine karşı, davalının malların ayıplı olduğu, hatta gizli bölmeli tankerlerle farklı maddelerin karıştırılarak hileli bir tutum sergilendiği iddiasıyla yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan davayı konu edinmektedir; davacı, davalının ticari defterlerine işlediği faturaları ödememesini haksız bularak itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı ise müvekkilinin ayıplı mal ve dolandırıcı satış nedeniyle borcu olmadığını savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ : 29/06/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 13/03/2024DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 29/06/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin yem hammaddesi alım satım ve ticareti ile iştigal eden bir anonim şirketi olduğunu, davalı yan ile bir süre ticari ilişkiler yürüttüğünü, müvekkilinin, örneği dilekçe ekinde yer alan protokol uyarınca davanın ihbar edilmesini talep etmekte oldukları 3. kişi durumundaki ... Yağ San. ve Tic. Ltd. Şti.'den tedarik ettiği hammaddeyi davalıya satmakta olduğunu, söz konusu ticari ilişki kapsamında davalıya hitaben faturalar düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, davalı yan ilgili faturaları tebellüğ ettiğini ve dahi ticari defterine işlemiş olmasına rağmen fatura bedellerini müvekkili firmaya ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili için Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile cebr-i icra takibine başlandığını, ancak söz konusu dosya borçlusu ve işbu dava davalısının, icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini, müvekkilince kendilerine teslim edilmiş olan malların ayıplı olduğu iddiasında bulunduğunu, söz konusu takibin, bu itiraz nedeniyle durdurulduğunu, söz konusu mesnetsiz ve gerçek dışı itirazı ile davalı yanın, müvekkili şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını bildirdiğini, her iki şirketin ticari defterleri incelendiği zaman bu itirazın asılsız ve gerçek dışı olduğunun görüleceğini, müvekkilinin davalı yandan alacağının likit olduğunu, bununla beraber davalı yanın var ve belirlenebilir olan alacağının tahsilini zorlaştırmak amacıyla Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itiraz ettiğini, bu nedenlerle; Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, alacak likit olduğundan davalı-takip borçlusu aleyhine takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı-takip borçlusu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı müvekkili aleyhinde cari hesap dayanaklı ilamsız takip başlatılarak; müvekkiline 7 örnek ödeme emri tebliğ edildiğini, bu ödeme emrine karşı yasal süresi içinde itiraz edildiğini, bunun üzerine takibin durduğunu, itirazda belirtildiği üzere, alacaklı tarafça müvekkili şirkete gönderilen malların sözleşmeye aykırı olup; ayıplı olduğunu, müvekkilinin ayıplı olan bu mallar yüzünden zarara uğradığını, bu sebeple de müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkili firmanın Denizli'de bulunan yem fabrikasında üretilen yemlerde kullanılmak üzere, davacı ... firmasından asit yağ hammaddesi satın aldığını, asit yağ hammaddesinin yemlerde yağ olarak kullanılmakta olup; enerjinin artmasına sebep olduğunu, yemde yağ değerinin belli bir oranda gerektiğini, oysa davacı firmadan alınan hammadde kullanılan yemlerde; kağıt üzerinde %9 olması gereken yağ değerinin, ölçümlerde %5, %6 gibi çıkmaya başladığını, müvekkilinin başlangıçta bunun sistemden kaynaklanan sapmalar olduğunu düşündüğünü fakat daha sonra tekrar ölçüm yapıldığında bu sapmanın %4 olduğunu ve sistemde de bir sıkıntı olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple hammaddenin olduğu depoda tankın dibinden numune alınarak analiz yapıldığını; depoda asit yağı yerine farklı bir hammadde olduğu tespit edilince bu hammaddenin boşaltıldığını, bu firmadan kontrol edilmesi amacı ile tekrar aynı hammaddenin sipariş edildiğini, 21/04/2015 tarihinde ... plakalı araç ile 25.060. kg asit yağı geldiğini; bu yağın fabrikanın kendi bünyesinde kalite kontrol birimine kontrol ettirildiğinde herhangi bir sorun bulunamadığını, boşaltım esnasında kamyonda yapılan kontrollerde beş bölmeli tankerin 5. bölmesindeki maddenin asit yağı olmadığı; farklı bir madde olduğu; ayrıca kamyon içerisinde yaklaşık 4 ton kapasiteli gizli bir bölme daha olduğunun fark edildiğini, yani ortada normal asit yağ hammaddesine başka maddeler karıştıran bir düzenek kurulmuş olduğunun görüldüğünü, gizli bölmedeki sıvının 5. bölmedeki yağ asidi ile karıştığında elde edilen karışımın farklı noktalarından numune alınarak Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını; gizli bölmenin bulunduğu yerin fotoğraflandığını, hacminin tespit edildiğini, ayrıca tanker içinde bulunan gizli düzenek ile ilgili incelemeler yapıldığını, ortada hukuka ve dürüstlüğe aykırı hileli bir tutum bulunduğunu, hatta bu durum ile ilgili olarak özel bir düzenek bile kurulduğunu, dolayısı ile olayın bir de cezai boyutu olması sebebiyle; davacı firmanın, korucu nakliyat firması ve uygunsuz ürünü getiren şoförden Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma ve ... Karar nolu dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davacı firmaya itirazi kayıtlı olarak icra takibi baskısı altında bazı ödemeler yapılmış olup; bu ödemelerin, davacı iddialarının ve borçlu olunduğunun kabulü anlamına gelmediğini, ödenen paralar ile ilgili istirdat davası açma hakkının saklı olduğunu, ayrıca davayı ve davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla: davacı yan alacağı olup olmadığının belirlenmesinin yargılamaya muhtaç olup; bu sebeple icra-inkar tazminatı taleplerinin de yerinde olmadığını, bu nedenlerle davaya cevaplarının ve delillerinin kabulü ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkili şirket lehine %20 icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarına göre her iki tarafın ticari kayıtlarının birbirini doğruladığı ve takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 240.809,81TL cari hesap alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki çekişme davacı tarafça davalıya satılıp teslim edilen ve takibe konu alacağın sebebini oluşturan yağ asitlerinin aranan özellikleri taşımaması sonucunda ayıplı olduğu iddiası ile davalının bu yağ asitleri nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır. Satıma konu yağ asitlerinden ... plakalı araçla taşınan 20/04/2020 tarihli sevk irsaliyesine konu 25.060 kg asit yağ hammaddesinin 21/04/2015 tarihinde davalının fabrikasına ulaştığı ve burada davalının talebi üzerine 22/04/2015 tarihinde aracın deposundan numune alınarak mahkeme vasıtasıyla tespit yapıldığı, tespite katılan bilirkişi tarafından sunulan rapora göre davacı tarafından temin edilen hammaddenin uygun niteliğe sahip olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla mahkememizce 20/04/2020 tarihli sevk irsaliyesine konu mal yönünden davalı tarafça ayıp ihbarının süresinde yapıldığı ve malların ayıplı olduğunun ispat edildiği sonucuna varılmış olup, cari hesap alacağına konu diğer faturalara dayanak sevk irsaliyeleri ile teslim edilen mallar yönünden davacı tarafından ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığı sonucuna varılarak 20/04/2020 tarihli sevk irsaliyesine esas olan 20/04/2025 tarihli fatura bedeli 28.950,12 TL'nin davacının 240.809,81 TL'lik alacağından mahsubu ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, takipten önce ihtar gönderilerek davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından, davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden ise reddine, alacağın davalı yönünden ceza mahkemesi yargılamasının neticesinin beklenmesi hususu da dikkate alınarak bilinebilir, likit alacak niteliğinde olmadığı sonucuna varılarak davacının icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; itirazın kısmen iptali ile, 211.859,69 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı firma yetkilisinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında, tanker üzerinde gizli bir tertibat kurularak hileli ürün teslim edilmesi nedeniyle dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, ceza mahkemesinin delil yetersizliğinden beraat kararı vermiş olmasının hukuk hakimini bağlamayacağını, kaldı ki ceza mahkemesinin kararında davacı tarafça gönderilen malların standartlara uygun olduğuna ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığını, müvekkili firmanın standart numune alma prosedürü içinde gizli bölmeyi bilmediği için buradan bir numune almasının olanaksız olduğunu, dolayısıyla 8 günlük süre içinde ayıp ihbarında bulunulabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın, davacının hileli - ayıplı mal teslimi nedeniyle uğramış olduğu zarar tespit edilerek ödemezlik defi kapsamında araştırma yapılması gerektiğini, müvekkili firmanın fabrika üretim kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak uğramış olduğu zararın tespiti gerektiğini, davacının dürüstlük ilkesine aykırı kötü niyetli eylemleri karşısında davanın tümden reddi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.TBK'nın 225. maddesinde satıcının ağır kusurlu olması halinde satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen dahi kurtulamayacağı düzenlenmiştir.Davalı, davacının teslim ettiği ürünlerin ayıplı olduğunu, davacının hileli işlemler ile ayıplı mal teslimi yaptığını savunmuştur.O halde mahkemece, davacı tarafından davalıya satılan ürünlerin hileli yolla ayıplı bir şekilde teslim edildiği iddiası üzerinde durularak, ürünlerin hileli bir yolla, ayıplı bir şekilde teslim edilip edilmediğinin araştırılması, ürünlerin hileli bir yolla teslim edildiği ve ayıplı olduğu kanaatine varılacak olursa ayıp oranında ürün bedelinden indirim yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesi ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Mahkemece yapılacak iş; takibe konu alacağın kapsadığı dönemde; davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin hangi araç ile teslim edildiğinin araştırılması, bu ürünlerden ... plaka sayılı araç ile davalıya teslim edildiği tespit edilen ürün olur ise; bu ürünler yönünden, davalının bu döneme ilişkin ürünlerde bulunması gereken yağ, nem değerlerine ilişkin, davalı tarafın kayıtları, raporları da incelenerek bu yağ değerlerindeki, nem miktarındaki sapmanın neyden kaynaklandığının, bu hususta davacının, davalının iddiasındaki gibi aracın gizli deposunda bulunan ürünün, satılan ürüne karıştırılmasından meydana gelip gelmediğinin alanında uzman bilirkişi heyeti oluşturularak tespit edilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 05/04/2024 tarihli ve ... numaralı 475.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....