Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde, sigorta şirketinin voltaj dalgalanması kaynaklı elektronik cihaz hasarlarını tazmin etmesi sonrası rücuen başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin gerekçeli karar.
Özet: Bir sigorta şirketi, 01.04.2025 tarihinde meydana gelen voltaj dalgalanması neticesinde sigortalısının buzdolabı, televizyon ve dizüstü bilgisayar gibi elektronik eşyalarında oluşan hasarı ödedikten sonra, bu zararın sorumlusu olarak gösterdiği elektrik dağıtım şirketine karşı rücu alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin kaldığı yerden devamını talep etmektedir; davalı ise sunulan delillerin hasarla kendi faaliyetleri arasında illiyet bağı kurmadığını ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemekte, taraflar arasında talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının kusuru ve mahkemenin görevli olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/... Esas - 2026/....

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/....
KARAR NO : 2026/....
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/07/2026
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Alacaklı müvekkil şirket; davalı/borçlu aleyhine Sakarya ... İcra Dairesi 202../... E. sayılı dosyası ile maddi hasar ödemesi sebebi ile rücu alacağına yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalı/borçlu, tarafımızca yapılan işbu icra takibinde borca, faize ve tüm ferilere kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Yapılan itiraz tamamen haksız ve kötü niyetle yapılmış olup itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamı gerektiğini, 1.04.2025 tarihinde meydana gelen voltaj dalgalanması hadisesi neticesinde; SAMSUNG marka, RT4892RKASL model, buzdolabının kompresörünün, LG marka, OLED55CX6LA model, 004MAVD4N335 seri numaralı, 2020 yılı imali LED televizyonun, voltaj dalgalanması hadisesi sırasında şarjda bulunduğu beyan edilen DELL marka, XPS 15 9570 model, 1901236002 seri numaralı, 2019 yılı imali Lap-Top’ın dokunmatik özellikli LCD panelinde hasarların meydana geldiği anlaşıldığını, davacı ...A.Ş. tarafındaN 70490737 Poliçe Numarası İle Dava Dışı Sigortalıya Ait ...Mh. Leman Sk. No: ../.. ..../kocaeli Adresindeki Konut Depremli "...." Konut Poliçesi kapsamında sigortalandığını, Meydana gelen kazada davacı şirketin sigortalısının zararı karşılanmış olup davalı taraftan rücuen tahsili talep edilmekte olduğunu, Sakarya 2. Icra Dairesi 2025/12740 E. sayılı dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından Dosyaya sunulan tek taraflı servis kayıtları ve faturalar, meydana geldiği ileri sürülen zararların müvekkil şirketin dağıtım şebekesinden kaynaklandığını göstermediğini, davacı tarafın iddialarını doğrulayan somut ve teknik bir veri bulunmadığı gibi cihaz arızaları ile müvekkil şirket ....'ın faaliyetleri arasında illiyet bağı da kurulamadığını, müvekkil şirket ...'ın meydana geldiği iddia olunan zararın oluşmasında hiçbir kusurunun bulunmadığı açıkça ortada olduğundan haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkil şirket .... aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; kasko sigortacısı tarafından dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedeli nedeni ile davalının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde, davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, dava konusu olayda davalının kusuru olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dosya kapsamında dava dışı sigortalının gerçek kişi olduğu görülmüştür.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirtilmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için cüz'î haleftir.
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirtilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2.maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.
Tüketici mahkemelerinin görev alanı ise aynı kanunun 73/1 maddesinde; "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemelerinin görevlidir" şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı yasanın 83/2.maddesinde "taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmü getirilmiştir. Bu maddede yukarıda anlatılan kurallar dahilinde oluşan, fakat hukuki ilişki türü açısından başka kanunlarda düzenlenen (vekalet, eser sözleşmeleri gibi) hükümlerin uygulanmasında da 6502 sayılı kanunda düzenlenen görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli Esas 37, Karar 9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/06/2018 tarih 2015/5840 esas 2018/5773 karar sayılı ilamı ile, "Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Eldeki dava, sağlık sigortacısının rücuen tazminat istemine ilişkin olduğuna göre; davacı sigortacının sigortalısı olan gerçek kişilerin (haksız fiil nedeniyle zarar görenler) açacağı davada görevli olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin bu dava bakımından da görevli olduğu açıktır." halefiyet davasının bir ticari dava olmadığı belirtmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 02/05/2018 tarih 2018/833 esas 2018/793 karar sayılı ilamı ile, "....dava dışı sigortalı gerçek kişi ile davalı üretici firma arasındaki ilişki bir tüketici işlemi olduğundan, halefiyete dayanılarak açılan davalarda ise mahkemenin görevi dava dışı sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir,..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut olayda, dava dışı gerçek kişi ....sigortalı, davalı ise satıcı -elektrik sağlayıcı - konumundaki elektrik dağıtım hizmeti veren dağıtım şirketidir. Bu durumda dava dışı sigortacı ile davalı dağıtım şirketi arasında tüketici işlemi mevcut olduğundan, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. HMK'nun 114/1-c maddesinde görev dava şartı olduğundan 138. Madde gereğince öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
15/09/2026
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.