Faturaya dayalı icra takibine itirazın iptali davasında ticari defter kayıtları, BA/BS mutabakatı ve faturaların kayıtlara işlenmesiyle oluşan mal teslimi karinesine dayanarak alacağın ispatının Yargıtayca onanması.
Özet: Taraflar arasındaki süregelen ticari ilişkiye dayalı olarak sünger üretimi karşılığında kesilen fatura alacaklarının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, ilk derece mahkemesince davacının ticari defter kayıtları ile BA/BS mutabakatları dikkate alınarak belirli bir alacak miktarının kanıtlandığı kabul edilerek itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, bu karar istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşmiş, temyiz incelemesinde de ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/6304 E.  ,  2026/4093 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/548 Esas, 2025/1512 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/575 Esas, 2023/1184 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yıllardır süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin, davalı için sünger ürettiğini, bu ilişki kapsamında faturalar düzenlendiğini, fatura alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, teknik olarak cari hesap sözleşmesi olmadığını, davalı arasında sözleşme olmadığını bilen davacının icra takibine dayanak olarak fatura, davaya dayanak olarak da cari hesap ekstrelerini gösterdiğini, faturanın tek başına sözleşme ilişkisini ve alacaklılık durumunu ispat etmediğini, davalı şirkete tebliğ edilmiş veya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş faturanın bulunmadığını, faturalara ilişkin olarak mal ve hizmet tesliminin de olmadığını savunarak davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ticari defterlerinde alacağın işlendiği, davacının ticari defterlerinin envanter defteri hariç usulüne uygun tutulduğu, davalının usulüne uygun ihtarata rağmen 2018 yılı ticari defterlerini sunmadığı, 2019 yılı ve sonrası kayıtların birbirini teyit ettiği, karşılıksız çıkan çeklerin işlenmediği, 4 adet çek karşılığı toplam 213.000,00 TL'ye her iki taraf ticari defterlerinde birbirini teyit eden 57.408,14 TL alacağın eklenmesi ile davacının toplam 270.408,14 TL asıl alacağı bulunduğu, tarafların BA ve BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, faturaların kayıtlara işlenmesi ile mal tesliminin gerçekleştiğinin karine olarak kabulü gerektiği, davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 270.408,14 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
01.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.