Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalı belediyenin tacir sıfatı taşımaması nedeniyle görevsizlik incelemesini konu alan gerekçeli kararı.
Özet: Bir şirketin, belediyeye bağlı bir birlik aleyhine ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açtığı davada, davalı birlik borcu reddederek icra takibine itiraz etmiş ve mahkemenin yetkisiz olduğunu savunmuştur; taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davalının kamu tüzel kişisi statüsü nedeniyle Türk Ticaret Kanununun tacir saymama ilkesi ve genel görev kuralları çerçevesinde davanın ticari mahkemede görülüp görülemeyeceği üzerine odaklanmıştır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/ Esas - 2026/

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/07/2026
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı Borçlunun Sakarya ... İcra Müdürlüğü 202../.... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine vaki haksız itirazin iptali ile takibin devamına, borçlu davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile özetle; yetkili icra dairesinin ....İcra Dairesi olduğunu, ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davası koşulları oluşmadığını, Mahkememizin yetkili olmadığını, davacı alacaklı şirket ile davalı/ borçlu birliğin arasında alışveriş yapıldığı ve söz konusu alışverişlerin bedelleri kendilerine ödendiği, davalı birlik adına alacaklı şirkete takibe konu olan faturaya ait herhangi bir iş yaptırılmamış olup borca ilişkin alacaklı ile borçlunun herhangi bir borçlanmaya sebep olacak ilişkisi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; davacı şirket tarafından davalı Başkanlık aleyhine fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dava dilekçesinin incelenmesinde, davalının Belediye Başkanlığı olduğu görülmüştür.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirtilmiştir.
TTK'nun 5. Maddesinde ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
TTK'nun 16/2. Maddesinde "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/06/2021 Tarihli 2017/(6)3-2222 Esas ve 2021/760 Karar sayılı kararı, "...Bir hukukî işlemin veya fiilin 6102 sayılı TTK’nın kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticarî işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekmektedir. Nitekim, aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2020 tarihli ve 2019/4-231 E., 2020/487 K. sayılı kararında da yer verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler karşısında somut olay incelendiğinde; kamu kurumu olan davalının tacir olmadığı ve davanın ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği açık olduğuna göre davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahsedilemez. Bu durumda davaya bakmaya genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi görevlidir..." şeklindedir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17/02/2025 tarih, 2024/3161 e. ve 2025/419 k. sayılı ilamı ile, "... Somut olayda; uyuşmazlık ihale sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve mahkemenin uyuşmazlığı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla çözmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davalı tacir değildir.,..." belirtilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/07/2024 tarih 20232024/1880 esas 2024/1871 karar sayılı ilamı ile, ".... dava, davacının, davalı idarenin yaptığı ihale neticesinde taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Dava ihale sonucu hakkında eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, davacı ticaret şirketi olmakla birlikte davalı Orman Genel Müdürlüğünün tacir olmadığı, eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, TTK'nun 3 ve 4.maddelerine göre ticari dava değildir. Bu durumda uyuşmazlığın HMK'nun 2.maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir.
Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 207. ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan satış sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Eldeki uyuşmazlık, TBK'nun 207 Maddesi ve devamı maddeleri uygulanacağından, mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
Somut olayda her ne kadar davacı taraf tacir ise de; davalı kurumun yukarıda anılı TTK'nın 16/2. maddesi gereği tacir sayılmayacağı ve açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığı göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin, Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.15/09/2026
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.