Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasında, davalının cezai beraat kararındaki maddi olgu tespitlerinin hukuk mahkemesini bağlayıcı kabul edilerek davanın esastan reddi.
Özet: Bu hukuki evrakta, tescilli gözlük markasına yönelik taklit ürün ithalatıyla marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi, davacı lehine bilirkişi raporu bulunmasına rağmen, davalı hakkında aynı konuda açılan ceza davasının taklit ürünlerin ithalatçısı veya sipariş edeni olduğuna dair delil yetersizliğinden beraatle sonuçlanıp kesinleşmesini dikkate almıştır. Mahkeme, ceza mahkemesinde maddi olgunun varlığı veya yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabul karşısında, hukuk mahkemesinin aynı konuyu yeniden tartışmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; ayrıca davacı vekilinin gerekçeli kararın tebliğine ilişkin itirazı, dosyada vekaleti bulunan avukata usulüne uygun e-tebligat yapıldığı belirtilerek reddedilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/6394 E.  ,  2026/4168 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/764 Esas, 2025/1270 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2024/37 E., 2024/27 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ...'da yerleşik ve ...'nın kanunlarına göre kurulduğu tarihten bu yana gözlük üretimi sektöründe faliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ticari hayatta bulunduğu süre zarfında kendisine ait olan ve ...(...) nezdinde 9. sınıf için 16.04.1997 tarih ve... tescil numaralı tanınmış "..." markası ve yine ... nezdinde tescili bulunan "..." ve diğer sahip olduğu marka ve ürünlerin kaliteli bir şekilde piyasada tanınmasını sağladığını, müvekkilinin bu marka ve ürünlerin hem üretimini hem de satışını yaptığını, davalının yasaya aykırı olarak müvekkili şirketin ... markasını taklit ürünlerinde kullanmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, ...Gümrük Müdürlüğü'nce... Gümrükleme firması adına işlem gören transit refakat belgesi ile gümrük sahasına giren tırın yapılan fiziki muayenesi sonucunda 44.000 adet ... yazılı gözlük tespit edildiğini ve gözlüklere el konulduğunu, ürünlerin taklit olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespiti ile önlenmesine, müvekkili şirkete ait markanın davalının ithal ettiği ürünlerin mal veya ambalajı üzerine konulmasının yasaklanmasına, el konulan ürünlerin üzerindeki markaların silinmesine ve bu ürünlerin imha edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şahıs; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi kurul raporunda dava konusu edilen 44.000 adet gözlük bakımından davacı şirkete ait... tescil no.lu ... markasına tecavüzün gerçekleştiğinin belirtildiği, bekletici mesele yapılan Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/966 E. sayılı dosyasında, başkasına ait marka hakkına iktibas ve iktibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçundan kovuşturma yapıldığı, Mahkeme tarafından talimatla alınan 04.08.2021 tarihli bilirkişi kurul raporunda; ele geçirilen eşyaların sanık tarafından ithal edildiğine ya da transit refakat belgesinde belirtilen eşyanın davalı tarafından sipariş edildiğine dair delile rastlanılamadığına dair rapor düzenlendiği, davalı hakkında beraat kararı verilerek, kararın 08.01.2024 tarihinde kesinleştiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma aşamasında ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, tescilli markaların taklidi olduğu, markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı/benzer olduğu tespit edilmiş ise de; ceza dosyasında alınan 04.08.2021 tarihli bilirkişi kurul raporu dikkate alınarak dava konusu ürünlerin davalı tarafında sipariş edildiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/966 E. sayılı dosyasında davalı hakkında beraat kararı verilerek kararın kesinleştiği, ayrıca bu kararda suça konu ürünlerin müsaderesine karar verildiği, her ne kadar hukuk hakimi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla bağlı değil ise de, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2025 tarihli ek kararı ile; davacı vekili tarafından, gerekçeli kararın müvekkili adına dosyada herhangi bir işlem yapmamış, duruşmalarına katılmamış, dosyaya beyan sunmamış ve hatta duruşmalara mazeret dahi sunmamış olan Av. ...'na ...ile tebliğ edildiğini, işbu tebligatın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek gerekçeli kararın dosyayı takip eden Av. ...'ye ait ....... adresine tebliğe çıkarılması talep edilmiş ise de; davacı şirkete çıkartılan tebligatın dava dilekçesini ve beyan dilekçesini sunan Av. ...'na e-tebligat yoluyla 03.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, dosyada Av. ... adına azilname ve vekillikten çekilme dilekçesi olmadığı, belirtilen yasal süre içerisinde taraflarca istinaf edilmediğinden kararın 20.05.2025 tarihinde kesinleştiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18/2 ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 11. maddesinde "Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir." düzenlemesinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, ek karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 75. ve 7201 sayılı Kanun'un 11. maddelerine göre, vekaletnamesinde birden çok vekili bulunan tarafın vekillerinden birine yahut mevcut vekaletnameye dayanarak aynı kapsamda yetkili kılınmış vekile yapılan tebligatın yeterli olduğu, somut olayda davacı vekili olarak alınan vekaletnamedeki kapsam ve sınırlar dahilinde yetkili kılındığı sabit bulunan Av. ...'nun dava dilekçesi ve adres bilgisinin sunulması yönünde beyan dilekçesini dosyaya ibraz eden vekil olduğu, Doğubayazıt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının da bizzat adı geçen vekile tebliğ edildiği, Av. ...'nin dosyayı münferiden takip ettiğine dair bir kayıt ya da delile tesadüf edilmediği, gerekçeli kararın davacı vekili Av. ...'na e-tebligat yoluyla tebliğ edilmesinde ve vaki başvuru süresi dahilinde istinaf isteminin geçerli tebligat nezdinde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, özellikle davayı açan Av. ...'nun dava açıldıktan sonra 20.12.2017 tarihinde sunduğu yetki belgesinde yetkili kılan avukat olarak isminin yer almasına, dava dilekçesindeki imzanın Av. ...'na ait olmasına, bu hususun yetki veren Av. ... tarafından da kabul edilip, Dairemizin dosya eksiklik talebine istinaden yetki belgesinde belirtilen dayanak vekaletname olan ... 4. Noterliği 28.12.2015 tarihli ... yevmiye no.lu vekâletnamenin Av. ... tarafından dosyaya sunulmamasına, dava açıldıktan sonra 19.12.2017 havale tarihli "Davalı taraf T.C. ve adres bilgilerinin tespiti için müzekkere yazılması" talepli dilekçenin Av. ... tarafından verilmesine, Doğubayazıt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.03.2018 tarih, 2017/419 E., 2018/86 K. sayılı görevsizlik kararının Av. ...'ye 09.05.2018 tarihinde tebliğ edilmesine karşın bahsi geçen görevsizlik kararında Av. ...'nun da isminin bulunup, Av. ... ile Av. ...'nun adreslerinin aynı olmasına, görevsizlik kararının istinaf edilmemesi üzerine kesinleşmesi neticesinde dosyanın görevli mahkemeye tevzi edilmesinden sonra görevli mahkemece düzenlenen 31.05.2018 tarihli tensip tutanağının Av. ... ile aynı adreste bulunan Av. ...'na 21.06.2018 tarihinde tebliğ edilmesi ve tebligatın da daha önce Av. ...'ye gönderilen görevsizlik kararına ilişkin tebligatı da teslim alan ... ...adlı çalışana yapılmış olmasına, dosya içerisinde Av. ...'nun davacı vekilliğinden çekildiğine ya da azline dair herhangi bir belge bulunmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.