Danıştay, KHK ile FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının, beraat kararı ve ankesörlü telefon aramalarına dayalı temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden 375 sayılı KHK geçici 35/b maddesi uyarınca FETÖ/PDY ile irtibat iddiasıyla çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı iptal davasında ilk derece ve istinaf mahkemelerinin ret kararları sonrasında yaptığı temyiz başvurusu, Danıştay tarafından hukuka ve usule uygun bulunarak oyçokluğuyla reddedilmiştir; davacı, FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığını, hakkında verilen beraat kararını ve sabit hat görüşmeleri gibi isnatların tek başına yeterli delil teşkil etmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/14229Karar No : 2025/9609Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av....Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, örgüt tarafından sabit hatlardan arandığı iddiasının doğru olmadığı, ardışık olarak arandığı iddia edilen F.Ç ve İ.F.E isimli şahısları tanımadığı, D.Ç, N.D, B.G ve T.A isimli şahısların ise askeri şahıslar olmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada hakkında beraat kararı verildiği, hakkındaki isnatlar sübuta ermeden ve savunması alınmadan OHAL Kanun Hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının AİHS'ne aykırı olduğu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY :Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın temyiz aşamasında olduğu görülmüştür.FETÖ/PDY'nin mahrem imamları tarafından gizliliği sağlamak amacıyla örgüt mensuplarının sabit/ankesörlü hatlardan arandığı bilinmekle birlikte Yargıtay içtihatları uyarınca, bu delilin teyidi ve maddi gerçeğin ortaya konulması açısından; hedef şahsın telefon numarasının, deşifre edilmesinin önlenmesi amacıyla çeşitli şifreleme metotları kullanarak kaydedilmesi, bazı mahrem imamların arama yapmadan önce ajandada kayıtlı numaralara baktığında şifreleme yaptığını unutarak/kasten yazılı olan şifreli numarayı aradığı, daha sonra yanlış numara çevirdiğini fark ederek/kasten asker şahsı tekrar gerçek numarasından aramış olması, aramaların tek taraflı ve kısa süreli olması veya sadece çağrıdan ibaret bulunması, aranan askeri personelin büyük kısmının genellikle rütbe/makam olarak ve bağlı bulunduğu kuvvetlerin de denk olmaları, mahrem imamlar tarafından gerçekleştirilen arka arkaya aramanın (ardışık arama) örgütsel amaçlı olduğuna dair karine oluşturması, aramanın mesai saatleri dışında yapılması, sorumlu şahsın, askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle arayarak bu bütün içerisinde hedeflerin kaybolmasını sağlama çabası, aramanın on beş gün, ayda veya iki ayda bir kez olmak üzere periyodik olması, mahrem imamın sorumlusu olduğu asker şahıs/şahıslarla aynı ilde ikamet ettiği ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurduğunun gözetilmesi, asker şahısların hatların takılı bulunduğu cihazların toplantı yerine götürülmediği veya götürülse bile kapalı tuttukları, mahrem imamlarca hedef şahıs arandıktan sonra ilgisiz rastgele numaraların çevrilerek, redial (geri arama) tuşu ile son aranan kişinin tespitinin önlenmeye çalışılması hususlarını da ortaya koyan, bu delilin elde edilişi, niteliği, kullanımı, hukukiliği konusunda yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında kişiselleştirilmiş, Emniyet birimlerince, büfe/ankesörlü sabit telefon hatlarıyla irtibat kurma yöntemine ilişkin olarak düzenlenen, hangi aramaların ardışık ve/veya periyodik olduğunu açıklayan ayrıntılı analiz raporunun temin edilerek dosyaya konulmasının gerektiği şeklinde kriterler belirlenmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının kendisi gibi askeri şahıslar olan M.G, T.A ve F.Ç isimli şahıslar ile ardışık olarak arandığı iddia edilmiş ise de, ceza yargılamasında davacının bu şahısları tanımadığını beyan ettiği ve davacı ile ismi geçen şahıslar arasında herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığı, davacı ile ardışık olarak arandığı iddia edilen şahıslar hakkındaki ceza dosyalarının incelenmesinden ise, M.G isimli şahsın ardışık olarak arandığı iddiasıyla yargılandığı ....Ağır Ceza Mahkemesinin E.... sayılı dosyasından mahkumiyetine karar verilmiş ise de anılan dosyada davacı ile ilgili herhangi bir arama kaydına yer verilmediği, F.Ç isimli şahsın yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasından beraatına karar karar verildiği ve anılan dosyada davacı ile 18/05/2015 tarihinde İzmir'de bulunan ... numaralı sabit hattan bir(1) kez arandığı ancak aranma tarihinde davacının görev yerinin İzmir, F.Ç isimli şahsın görev yerinin ise Balıkesir ili Edremit ilçesi olduğu ve bu aramanın ardışık arama kriterini karşılamadığı tespitine yer verilmiştir. Ayrıca davacının 10/02/2013 - 19/12/2013 tarihleri arasında 17 adet ardışık aramasının bulunduğu iddia edilmiş ise de ceza yargılamasında bunlardan bir kısmının asker olmayan şahıslarla olduğu, bir kısmında rütbe uyumsuzluğu olduğu, bir kısmının ise mesai saatleri içinde olması nedeniyle hükme esas alınmadığı görülmüştür. Öte yandan; davacının beraatına karar verilen ceza dosyasında da "...Her ne kadar sanık (davacı) hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmış ise de; Yargıtay .... Ceza Dairesinin anılan kararında belirtildiği üzere, bu suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerektiği, ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amaç ve menfaatlerine ve katkısı itibariyle süreklilik, çeşiklilik ve yoğunluk özelliği olması da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenen suçların faillerinin örgüt üyesi olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda sanığın sabit/ankesörlü hatlardan yapılan aramalarından, 09/05/2013 tarihinde olanı operasyonel hat ile, 15/05/2015 tarihinde olan arama M.G isimli askeri personel ve T.A isimli şahısla, 18/05/2013 tarihinde olan arama F.Ç isimli askeri personel ile ardışık olarak gerçekleşmiş ise de bu aramalardan, 15/05/2015 tarihinde gerçekleşen aramada ard ardına aranan M.G ve T.A isimli şahısların arama tarihinde farklı illerde bulunduğunun anlaşılması ve bunun da örgüt abileri tarafından sohbet adı altında düzenlenen örgütsel toplantılara iştirak etmesi için sabit/ankesörlü hatlardan aranma mantığına uygun olmaması, bu aramalar dışında olan aramalarının örgütsel ardışık arama olmaması, ardışık aranma sayılarının azlığı, sanığın şifreli aramasının bulunmaması, örgütsel aramaların tek taraflı olması kriterinden sanık kendisini arayan sabit hattı aradığından bu kritere uygun olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün gizli haberleşme yöntemlerinden ankesörlü/sabit hatlardan aranma sistemine dahil olduğu hususunun şüpheli kaldığı ve mahkememizde kesin kanaat oluşmadığı ..." gerekçesiyle davacının beraatına karar verildiği görüldüğünden, bu hususun davacı aleyhine örgütle iltisakına ve irtibatına delil olarak alınamayacağı ve davacının örgütle irtibat ve iltisakına ilişkin başkaca bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.