Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı davasında sigorta şirketi sorumluluğu ve müterafik kusur itirazının değerlendirilmesi kararı.
Özet: Birinci derece mahkeme, trafik kazasında vefat eden eş ve babanın desteğinden yoksun kalan ailesine, sigorta şirketinin doğrudan zarar gören üçüncü kişiler olarak sorumluluğuna hükmederek, ölenin tali kusurunun tazminata yansıtılmayacağı ve şirket tarafından yapılan önceki ödemenin iade edildiği gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine karar vermiş; davalı sigorta şirketi ise, kazanın aracın bir yolcusu tarafından el freninin çekilmesiyle meydana geldiğini ve bu nedenle sigortalısının ve kendisinin kusursuz olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:27/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA:Maddi TazminatGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:27/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/03/2012 tarihinde Serik ilçesinde ... plakalı araç ile kaza yaptığını ve kaza neticesinde ...'in vefat ettiğini, kaza neticesinde Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ... Esas dosyası açıldığını, kazanın 14/03/2012 tarihinde tek taraflı olarak meydana geldiğini, müvekkillerinin desteği olan ...'in kazanın konu olduğu ceza dosyasındaki Tetkik İhtisas Dairesi'nin 11/03/2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda tali kusurlu bulunduğunu, ölümle neticelenen kazada müvekkillerinin desteği olan ...'in tali kusurlu bulunurken ... isimli şahsın asli kusurlu bulunduğunu, müvekkili ...'in kazada hayatını kaybeden desteğin kaza tarihinde resmi nikahlı eşi olduğunu, kendisinin maddi ve manevi bakımdan yıprandığını, kaza tarihine kadar evin geçimi ve çocukların maddi olarak bakımı destek tarafından karşılandığını, eşinin vefat tarihinde müvekkili ...'in çalışmamakta olup evin geçimi ve çocukların bakımı vefat eden destek tarafından sağlandığını, müvekkili ...'in desteğin ölüm tarihinden itibaren uzun bir süre yeni bir evlilik yapmadığını ve çocuklarının geçimini sağlamak için ailesinden ve yakın çevresinden destek alarak kazanın konu olduğu ceza davasının sonuçlanmasını beklediğini, maddi sıkıntılar, güvenlik ve toplumsal nedenlerle eşinin ölümünden sonra yeni bir evlilik düşüncesi doğmuş olup yeni bir evlilik gerçekleştirdiğini beyan ederek sonuç olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faiz ile birlikte tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kazaya ilişkin ödeme yapıldığını, yeniden aktüer hesabı yapılması halinde yapılan ödeme tutarlarının yanında faiz güncellenmesinin de dikkate alınması gerektiğini, bakiye tazminat tespitinde de ödeme tarihi verilerinin dikkate alınması gerektiğini, davacıların vefat sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edip etmediklerinin ve destekten yoksun kalma durumu oluşup oluşmadığının tespiti gerektiğini, ayrıca yapılacak hesaplamada ölenin müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, malul kaldığı belirtilen yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarının tespit edilmesini, emniyet kemeri takılmamasının müterafik kusur teşkil ettiğini, bu durumda belirlenen tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... sigorta şirketi tarafından, 30/05/2017 tarihinde davacılara bir ödemede bulunmuş ise de, ödemenin aynı gün iade edildiği, davalının bu ödeme nedeni ile ibra edilmediği ve yapılan ödeme ile zarar arasında fahiş bir fark bulunduğundan bu ödeme göz önünde bulundurulmamış ve oluşan tüm zarar yönünde faiz işletilmesine hükmedilmesi uygun görülmüştür. Yukarıda anılı yasa hükümleri ve içtihatlar göz önüne alınarak, davacılar ölenin eşi ve çocukları olup, külli halif sıfatıyla değil doğrudan zarar gören üçüncü kişi olarak eldeki davayı açmış olup, davalı sigorta şirketi bu nedenle davacıların zararlarından sorumlu olduğu, müterafik kusur da dahil olmak üzere desteğin kazadaki kusurunun davacılara yansımayacağı, başkaca zarar tutarından indirim yapılmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı" gerekçesiyle "maddi tazminat davasının kabulü ile; davacı eş ... için 7.816,63 TL, çocuklar ... için 84.466,92 TL ve ... için 42.758,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 30/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini, bilirkişi kusur raporunda da belirtildiği üzere, davacıların yakını müteveffa sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta bulunan yolcunun el frenini çekmesi akabinde davaya konu kazanın meydana geldiğini, dava dışı yolcunun tam kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup, müvekkili sigorta şirketinin kusuru bulunmadığını, 14/03/2012 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karışmış olduğu tek taraflı kazada davacıların desteğinin vefat ettiğini, öncelikle müteveffa dava dışı olan ve kazanın meydana gelmesinde asıl kusur olan yolcunun alkollü olduğunu bildiği halde onunla aynı araca bindiğini, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor tanzim edilmesine karar verildiğini, 11/03/2013 düzenleme tarihli raporda müteveffa araç sürücüsü ...'in mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyir halinde olması nedeniyle tali kusurlu olduğu, yolcu sanık ...'ın ise sürücünün seyir durumunu tehlikeye düşürmesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan hesap raporunda kusur indirimi yapılırken dava dışı alkollü yolcunun %60 oranında kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde faiz talep etmediğini, ancak davacı tarafın faiz talepleri kabul edilse dahi, davacı tarafça ıslah edilen destekten yoksun kalma tazminatının ıslahla arttırılan miktarına ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğini, işbu sebeple de hükmün hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamında yer alan kayıtlar, bütün dosya kapsamı bir arada incelendiğinde 14/03/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların desteğinin ölümü sonucunda açılan destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat istemli davada mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı davacı ZMSS sigorta şirketi tarafından yasal süresi içerisinde yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.Meydana gelen trafik kazasında dava dışı 3. kişinin alkollü olarak yolcu konumunda taşınmasının TBK'nın 52. maddesinde belirtilen zararın doğmasında ve artmasında zarar görene etkili olması veya tazminat yükümlülüğünü artırması niteliğinde değerlendirilemeyeceği, bu husususun içtihat haline gelmiş Yargıtay uygulamaları da dikkate alındığında alkollü sürücünün aracına alkollü olduğu bilinerek binilmesi halinde dikkate alınabileceği, yolcunun alkollü olmasının zararın oluşumuna tek başına katkıda bulunamayacağı, ayrıca destekten yoksun kalan 3. kişi konumunda bulunan davacılara kazada ölen ve yaralananların kusurları veya müterafik olarak gelişecek sorumluluklarının yansıtılamayacağı, 01/06/2015 tarihinden önce meydana gelen trafik kazası sonucu yine bu tarihten evvel düzenlenen ZMSS poliçesi kapsamında açılan davada ölüm nedeniyle davacıların üzerinde doğan destekten yoksunluk zararı bakımından davalı sigorta şirketinin teminat limitiyle sınırlı olarak davacılara karşı sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin müterafik kusura yönelik istinaf istemlerinin yerinde olmadığına, dosya kapsamında yer alan ve aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda davacıların sigorta ödemesi ve kusur tenzili olmaksızın teminat limiti dikkate alınarak ölenin anne ve babasının da tazminat hakkı göz önüne alınarak garamet hesabı yapılmak suretiyle varılan sonucun ve dahi mahkemece bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından bu nedenle bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda asgari ücret üzerinden yapılan değerlendirmelerin mevcut deliller ile uyumlu olduğu, aktüerya bilirkişisi raporuna yönelik hesaplamaya dair istinaf istemlerinin de yerinde olmadığı, davacı tarafça açılan davada dava dilekçesi içeriğinde açıkça faiz talebinde bulunulmuş olup her ne kadara dosyaya sunulan ve daha sonrasında ıslah dilekçesi olduğu kabul edilen 19/10/2021 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde 1.000,00 TL talep ile açılan davada dava değerinin 134.042,51 TL arttırılarak toplam dava değerinin 135.042,51 TL olarak belirlenmesine rağmen dilekçede herhangi bir faiz talebi bulunmamakta ise de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile dava dilekçesi ile faiz talebinde bulunulmuş ise bunun ıslah ile arttırılan miktara da yansıyacağı kabul edilmiş olup buna göre davacı tarafça belirsiz alacak istemiyle açılan davada da dava dilekçesinde faiz talebinin mevcut olduğu görülmekle bedel artırım talebiyle arttırılan miktar bakımından da mahkemece faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus oluşturmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak, gerekçeli karar başlığı incelendiğinde, davacı küçükler ... ve ...'in karar başlığında isimleri gösterilmemiş ise de; bu durumun ilk derece mahkemesince mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğünden eleştirilmekle yetinilmiştir. Yukarıda açıklanan davalı sigorta şirketinin istinaf sebepleri bakımından; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde davacılar vekili tarafından talep edilen tazminat miktarının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesi istenilmiş ise de; ilk derece mahkemesince HMK'nın 26. maddesinde ifade edilen taleple bağlılık kuralı aşılarak davalı sigorta şirketinin dava tarihi olan 12/07/2017 tarihinden evvel temerrüde düştüğü iddia olunan 30/05/2017 tarihinden itibaren hükmedilen maddi tazminat miktarına yasal faiz uygulanmasına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahsedilemeyecektir.Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının davacılar bakımından hükmedilen tazminat miktarının faiz başlangıç tarihi bakımından dava tarihi uygulanması gerektiği gözetilerek bu yönden kararın düzeltilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle maddi tazminat davasının kabulü ile; davacı eş ... için 7.816,63 TL, çocuklar ... için 84.466,92 TL ve ... için 42.758,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 12/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Maddi tazminat davasının KABULÜYLE, Davacı eş ... için 7.816,63 TL, çocuklar ... için 84.466,92 TL ve ... için 42.758,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 12/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara VERİLMESİNE,Sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına,a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 9.224,75 TL harçtan peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 9.133,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, b-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 31,40 TL peşin harç toplamı 62,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 1.957,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 2.306,18 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 45,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 207,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle KESİN olarak karar verildi. ...