Türk Ticaret Kanununun 202. maddesi kapsamında, hakim şirketin bağlı havayolu şirketini yüksek faturalar ve finansal operasyonlarla zarara uğratması kaynaklı tazminat talebi.
Özet: Kurucu ortaklar, hakim konumdaki davalı havayolu şirketinin, bağlı şirket olan Izairi kötü yöneterek, fahiş danışmanlık ve hizmet bedelleri keserek, sermaye azaltma ve artırma operasyonlarıyla diğer ortakların hisselerini değersizleştirerek, uçuş haklarını bedelsiz kullanıp komisyon alarak şirketi sürekli zarara uğrattığını, Türk Ticaret Kanununun 202. maddesi gereği bağlı şirketin kayıplarını denkleştirmediğini iddia ederek oluşan zararlarının tazminini talep ederken; davalılar, taraf ehliyeti, zamanaşımı ve TTK 202 hükümlerinin uygulanma zamanına ilişkin itirazlarla davanın reddini savunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2169 Esas, 2025/865 HÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2015/1014 E., 2020/651 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 06.06.2006 tarihinde ... ile...e ait bir adet A-... Lease (uçak, ekip, sigorta ve bakım giderleri...e, diğer giderleri ... Havayollarına ait olmak üzere) yöntemi ile kiralandığını, davalının diğer iki uçağı ise kendi kodu (...) ile uçurduğunu ve ticari operasyonlarında kullandığını,... 07.06.2006 tarihinde faaliyete geçtikten dokuz ay sonra .../...Hava Yolları ile birlikte çalışılmaya başladıklarını, bu çalışmanın, ilk olarak yönetim danışmanlık hizmeti, hemen ardından da stratejik işbirliği adı altında yürütüldüğünü, ...Havayolları’nın ... %20 hisse ile ortak olup yönetimi devraldığını, izleyen dönemlerde yapılan sermaye azaltışları ve artırımlarının sonucu davalının sermaye yapısı içinde çoğunluğu ele geçirdiğini, ...in, ...tarafından yönetildiği son 8 yıl süresince sürekli zarar ettirildiğini, davalı tarafından hisse alım bedelinin dahi ödenmediğini, bedelin, ...’in esasen yapmaması gereken bir ödemeden vazgeçilmesi ve...in zaten olmayan bir borcunun silinmesi aracılığıyla karşılandığını, hâkim şirket konumunda olan ...’un en geç 01.07.2014 tarihine kadar, bağlı şirketin kayıplarını denkleştirmesi gerektiği halde ...tarafından böyle bir denkleştirmenin yapılmadığını, ...tarafından,...e danışmanlık ve başka isimler altında hizmetlerin verildiği iddiasıyla, son derece yüksek rakamlı faturalar kesildiğini, bazı yıllarda ...in toplam maliyetinin % 87’sinin ...tarafından kesilen faturalara ödendiğini, ...’in tek faaliyetinin, ...tarafından verilen hizmetlerin bedelini ödemek haline getirildiğini, diğer yandan, verildiği iddia edilen hizmetlerin, piyasa rayiçlerinin çok çok üzerinde olduğunu, ...'in bu yüksek bedeller nedeniyle zarara uğratıldığını, Mayıs 2007-Mayıs 2011 döneminde, birçok küçük ortağı bulunan...in tam 4.680.000 ABD Doları tutarındaki kaynağının ...’a aktarıldığını, arada yapılan sermaye artırımı ve azaltılması operasyonları ile davacı kurucu ortakların zarara uğratıldığını, ortakların hisselerinin dramatik bir şekilde değer kaybettiğini, bu sermaye hareketleri ile şirketin ...dışındaki diğer tüm ortaklarının hisselerinin hem oransal hem de değer olarak düşürüldüğünü ve şirketin tamamen ...’un hakimiyetine sokulduğunu, ...'un, kullandığı...e ait slot hakları için herhangi bir bedel ödemediğini, İzAir’in tarifeli sefer yapabilme hakkı için gerekli şartlar oluşmuşken ......Kodunun (PGT) kullanılması nedeniyle gelirler üzerinden önce %9, daha sonra %7 komisyon almaya devam ettiğini, ...'un, bir havayolu için çok önemli olan İstanbul Atatürk Havalimanına İzAir slotlarını kullanarak sefer yapabildiğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak şartıyla, ... A.Ş’nin, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 202 ve devamı maddelerinde belirtilen eylemleri nedeniyle oluşan zararlarının tespitine ve tespit edilen zararın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL’lik kısmının davalılarca müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın taraf ehliyetinin bulunmadığını, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirketin 01.07.2012 tarihi öncesinde ...ın hakim şirketi olmadığını, bu nedenle pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin üye olma sıfatıyla sorumlulukları olmadığından bu kişilere husumet yöneltilemeyeceğini savanarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın TTK'nın 202. maddesi hükmü uyarınca incelenip sonuçlandırılması gerektiğini, hakim şirket ve bağlı şirket tanımlarının 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davalı ...'un bu tarihten önce ...de pay sahibi olmadığını, bu nedenle ...yönetim kurulu üyelerine husumet düşmediğini, 2012 yılı öncesine ilişkin işlemler yönünden TTK'nın 202. maddesi uyarınca zamanaşımı defiinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bağlı şirketin geçmiş yıllar içerisinde uğramış olduğu TTK m. 202/1 kapsamındaki kayıpların denkleştirilmesini isteyebileceği, davacılar tarafından iddia konusu kalemlere ilişkin denkleştirme yapılmamasından dolayı tazminat talebinde bulunulmuş olup hakim şirketin yönetim kurulu üyeleri de kanıtlanması halinde davalı şirketin eylemlerinden sorumlu olduğundan davalı yönetim kurulu üyelerinin de pasif husumet ehliyetine sahip oldukları, ne var ki davacıların hakim ortağın eylemlerinden kaynaklı zarara uğradığına dair iddialarını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, hakim şirketin bağlı şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.