Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, menfi tespit davasında çekin teminat niteliği ve yazılı delil zorunluluğuna ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibine konu çekin bedelinin nakden ödendiğini yahut teminat olarak verildiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmış, davalı ise çekin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, ödenmediğini ve teminat olduğu iddiasının yazılı delille ispatlanamadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi de HMKnın 200 ve 201. maddeleri gereğince senede karşı yazılı delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olup, bu karar davacı vekilince istinaf edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesine sunulmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlattığını, icra takibine konu çekin teminat olarak verildiğini ve bedelsiz olduğunu, müvekkilinin nakliyecilik işi yaptığını, ... Kooperatifi'nde yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, davalının kooperatifte üç adet üyeliğinin bulunduğunu, davalı hakkında aidat borçları nedeniyle takipler yürütüldüğünü, davalının bu takiplere itiraz etmediğini ve takiplerin kesinleştiğini, davalının kooperatife borcu olmadığı iddiası ile menfi tespit davası açtığını, yapılan yargılama sonunda Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasında kayıtlı dava dosyasında davalının açtığı menfi tespit davasının reddine karar verildiğini, bu dava dosyasının Yargıtay'dan dönmediğini, müvekkili ile davalı arasında akaryakıt alımına ilişkin ticari ilişkinin devam ettiğini, müvekkilinin davalıya 25.000,00 TL borcunun kaldığının anlaşıldığını, davalıya 25.000,00 TL bedelli şahsi çeki verdiğini, çek bedelinin elden ödendiğini, davalının çek bedeli ödenmesine rağmen çeki iade etmediğini, daha sonra ticari ilişkinin devam ettiğini, davacı ile davalının 31/12/2012 tarihinde yeniden hesap gördüklerini, müvekkilinin bu kez borcuna karşılık 30.000,00 TL tutarlı çeki davalıya verdiğini, ikinci çekin ödenmemesi üzerine davalının müvekkili hakkında takip yürüttüğünü, takip konusu borcun bir kısmının müvekkilinin oğulları, bir kısmının yakınlarına ait kredi kartı ile ödendiğini, davalı ile müvekkilinin başkanı olduğu kooperatif arasındaki dava devam ederken davalının esasen borcu ödenmiş olan Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe devam ettiğini, davalının müvekkilinden kooperatife olan borcunun hukuksuz olarak silinmesini istediğini, takibe bu nedenle devam ettiğini, takibe dayanak çek bedelinin ödendiğini beyan ederek, Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve dayanağı çeke ilişkin müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava konusu çekin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, icra takibine konu edildiğini ve takibin kesinleştiğini, takibe konu çekin teminat çeki olduğunun ileri sürüldüğünü, bunu davacının yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin petrol istasyonu işlettiğini, bu istasyondan akaryakıt aldığını, alınmış ve alınacak olan akaryakıta ilişkin 50.000,00 TL bedelli teminat senedi düzenlediğini, ilerleyen zamanlarda hesap görülerek 25.000,00 TL ve 30.000,00 TL olmak üzere ayrı ayrı iki çek verdiğini her iki çek ile birlikte 50.000,00 TL teminat senedinin müvekkilinde olduğunu, bu çeklerden 25.000,00 TL bedelli çeki elden ödediğini iddia ettiğini, çek bedelinin davacı tarafından ödendiğine ilişkin beyanı kabul etmediklerini, müvekkilinin aylık cirosu 2-3 milyonu bulan ve her banka ile sözleşmeli çalışan ciddi bir iş yeri sahibi olduğunu, kooperatifle aralarındaki davanın davaya konu çek ile hiçbir ilgisinin olmadığını, dava konusu çekin kambiyo senedi olmasından mütevellit kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, davanın niteliği itibari ile tanıkla ispatının mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/03/2019 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı Kanun'un 201. maddesi uyarınca da senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından sunulan delillerin bu anlamda ispata yarar mahiyete kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalının 16/11/2018 tarihli duruşmada dava konusu çek'in teminat olarak verilmediği hususunda yemin eda ettiği, davacının çekin teminat senedi olarak verildiği ve davacının davalıya borçlu olmadığı hususunun senetle ispat edemediği" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİNİN 30/06/2020 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:
"...Davalı, dava konusu çekin kooperatif başkanı olan davacıya kooperatif borcu nedeniyle yapılan ödeme nedeniyle teminat olarak verildiğini savunarak ispat yükünü üstüne almıştır. İlk derece mahkemesince davalının savunması doğrultusunda davalının yaptığını iddia ettiği 30.000,00 TL'lik ödemenin kooperatif kayıtlarına işlenip işlenmediği, kooperatifin alacaklı olduğu icra dosyalarında kooperatifin alacağının 30.000,00 TL'lik kısmından vazgeçilip vazgeçilmediği, diğer bir ifadeyle teminat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamıştır. Davalının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifadesine göre, dava konusu çekin teminat çeki olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince kooperatifin ticari defterlerinde davalının 30.000,00 TL'lik ödemesinin gözüküp gözükmediği veya kooperatifin davalıya karşı yürüttüğü icra takip dosyalarında 30.000,00 TL ödemenin mahsup edilip edilmediği araştırılıp oluşacak sonuç Dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri Dairemizce yerinde görülmüştür. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/06/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...kaldırma kararı sonrasında kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, kooperatif defterlerine göre davalının kooperatife 30.000,00 TL tutarında bir ödemesinin bulunmadığı, ilgili kooperatifin davalıya karşı yürüttüğü icra takip dosyalarında da bu tutarda ödemenin mahsup edildiğiyle ilgili kooperatif kayıtlarında bir bilginin bulunmadığı, senede karşı senetle ispat kuralı ve davanın değeri gözetilerek davacının tanıklarının dinlenmediği, delil olarak dayanılan ses kaydının hukuka aykırı olması sebebiyle dikkate alınamayacağı, bilirkişi raporuna istinaden teminat şartının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı tarafın talebi üzerine İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu yönde icra dosyasına bildirimde bulunulduğu, davalı tarafın talep ettiği tazminatın şartlarının oluştuğu, dava konusu çek bedelinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAİREMİZİN 27/09/2024 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:
"...Dava, takip konusu çekin ödendiği iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır..
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda kooperatif ticari defter ve belgeleri incelenerek kooperatif kayıtlarında bu tutarda bir ödemenin olmadığı ve dolayısıyla teminat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının nihayetinde borcu sona erdiren ödeme savunması irdelenmeksizin varılan sonuç isabetsiz olmuştur.
Davacı, davayı açarken çekin gerek oğluna gerekse yakınlarına ait kredi kartıyla tamamen ödendiğini iddia etmektedir. Mahkemece borcu sona erdiren bu iddia ile ilgili olarak davacı vekilinden ödemeye ilişkin bildirdiği tüm deliller toplanıp, bu minvalde davacının delil olarak davalı defterlerine de dayandığı göz önüne alınarak, davalının tacir olup olmadığı araştırılıp, davalının tacir olması durumunda ticari defterlerinin incelenmesi, çekin davalı kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, karşılığının ödenip ödenmediği husususun irdelenmesi ve buna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen karar hatalı bulunmuş, davacının buna ilişen istinaf sebepleri haklı görülmüştür.
Kabule göre de, taraflar arasında davalının bilgisi olmaksızın yapılan ses kaydının hukuka aykırı delil olması sebebiyle dikkate alınmaması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Ayrıca dava dilekçesinde takip ve takip konusu çekten ötürü menfi tespit isteminde bulunulmakla birlikte davanın çek bedeli olan 30.000,00 TL üzerinden açıldığı görülmüş, iddianın ileri sürülüş biçimine göre talep bölünemeyeceğinden davaya esas takip dosyasında ferilerle birlikte istenilen toplam 33.688,97 TL alacak üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa usulüne uygun süre verilmesi, harcın yatırılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılması, yatırılması halinde ise yukarıda yazılı gerekçeye göre hareket edilmesi gerekir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılması" şeklinde karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 04/02/2026 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...2004 sayılı İİK madde 72/4 uyarınca; Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibini durdurması ( İİK madde 72/2) veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi ( madde 72/3.c.2) için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu tedbir kararının uygulanmış olması gerekir. ( Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 377) Davalı tarafın tazminat talebi hakkında mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda ise; gerek yukarıda anılan yasal düzenleme, gerekse yapılan açıklamalar ışığında, davacı tarafın talebi üzerine mahkememizce İİK madde 72/3 uyarınca, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu yönde icra dosyasına bildirimde bulunulduğu anlaşılmakla davalı tarafın talep ettiği tazminatın şartlarının oluştuğu kanaatine varılmakla, dava konusu çek bedelinin % 20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davanın reddine ve dava konusu çek bedelinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine dair kararının usule ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda bilirkişinin yetki ve vazifesinin sınırlarını aştığını, davalı yanca ticari defterlerin imhasına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığını, ticari defterlerin yıllardır dijital ortamda tutulduğunu, çok lüzumlu olması halinde basıldığını, bu nedenle davalının 2012 ve 2013 yıllarına ait ticari defterlerin imha edildiği iddiasının samimi ve iyiniyetli olmadığını, dava konusu çek tarihindeki davalı ve şirketi tarafından vergi dairesine verilen beyannamelerin incelenmesi halinde dahi bu gelir ve tahsilatın bildirilmiş olduğunun kolaylıkla tespit edilebileceğini, ispat yükünün defterlerini sunmayan davalıya ait olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilini tehdit ettiğini ve hukuka aykırı taleplerde bulunduğunu, ses kayıtlarının bu hususu doğruladığını, yerel mahkemenin tanık dinleme taleplerini reddetmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu çekin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kaldırma kararına uygun şekilde yargılama yapılmış olmasına, davalının uyuşmazlık dönemine ait 2012- 2013 yılı ticari defterlerini imha edildiği gerekçesiyle sunamaması sebebiyle defterler üzerinde inceleme yapılamadığının anlaşılmasına, ilgili defterlerin bilirkişi incelemesinin yapılmasına karar verilen tarihte (2025) 10 yıllık saklama süresinin dolması sebebiyle defterlerin ibraz edilememesinin davalı aleyhine yorumlanamayacak olmasına, davacının ödeme iddiasını usulüne uygun kesin delillerle ispat edememiş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırıldığından tekrar alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...