Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, yaya trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli ilk derece mahkeme kararının istinaf incelemesi.
Özet: Vefat eden kızları/kardeşleri üniversite öğrencisi bir yayanın trafik kazasında kusurlu sürücü tarafından hayatını kaybetmesi sonucu maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan davacılar, destekten yoksun kalma ve derin manevi acı çektiklerini belirterek, yetersiz buldukları sigorta ödemesine rağmen sürücünün asli kusurlu olduğunu iddia ederken; davalı sürücü, kazada yayanın asli kusurlu olduğunu ve davanın reddini savunmakta, sigorta şirketi ise zaten kısmi ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:20/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:31/12/2021
DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Nedeniyle)
GEREKÇE TARİHİ:18/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kızı ve kardeşi müteveffa ...'ın yaya olarak Burdur ili ... caddesini üzerinden pazar yeri istikametine yürürken cadde üzerinden kendisi ile aynı istikamette seyreden ... plakalı araç sürücüsünün virajı dönmeye çalıştığı sırada müteveffaya çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurlu olduğunu, davalının bu hareketi ile KTK'nın 53/b maddesini ve diğer ilgili maddeleri ihlal ederek kazanın oluşumuna asli kusurla sebebiyet vermesi nedeniyle Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, ceza dosyası kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yine ayrıca davaya konu kaza hakkında kusur durumu tespit edilirken dikkate alınması gereken bir diğer hususunda yaya kaldırımlarının yasal düzenlemenin çok çok altında genişlikte olduğunu, bu durumun Burdur Belediye Meclisi Denetleme Komisyon raporu ile sabit olduğunu, trafik kazası sonrası ...'ın vefat etmesi üzerine müvekkilleri ... ve ...'ın müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, ...'ın kaza tarihinde henüz 20 yaşında olup üniversitede eğitimine devam ettiğini, müteveffanın genç yaşta olması, geleceğinin parlak olması ve üniversite öğrencisi olması, ileride kazanabilecek muhtemel gelirlerinin bulunması, anne ve babasına maddi açıdan yardım edebilecek en yakın kimse konumunda olması ve bunun gibi birçok sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı müvekkillerinin, müteveffanın şu anki desteğinden ve ileride meydana gelebilecek desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin söz konusu kaza nedeniyle maddi ve manevi açıdan oldukça mağdur durumda olduğunu, müvekkillerinin ayrıca, bu kaza nedeniyle manevi olarak da çok acı çektiklerini, müvekkillerinin kızlarının vefatı üzerine uğradıkları destekten yoksun kalınan zararın tazmini için davalı ... şirketine başvuruda bulunduklarını, başvuru neticesinde hasar dosyasının açıldığını, davalı ... şirketince her ne kadar müvekkillerine ödeme yapmışsa da yapılan bu ödemenin müvekkillerinin zararını karşılamaya yetecek seviyede olmadığını, bu sebeplerle müvekkilleri ... ve ...'ın hak etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinin bu aşamada mümkün olamayacağını, fazlaya dair hakları saklı kalma kaydıyla belirsiz alacak davası şeklindeki destekten yoksun kalma tazminatının kabulü ile şimdilik ayrı ayrı 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesini, davaya konu trafik kazası sonrası kızı vefat eden müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 125.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, trafik kazası sonrası ablası vefat eden müvekkili ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davanın Burdur Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, müvekkili davalının, olayın hala etkisinde olup, olay nedeniyle üzgün olduğunu, olaya ilişkin olarak Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında mevcut kaza tespit tutanağı, rapor, olaya ilişkin kamera kayıtları ve diğer delillerle iddianın gerçeği yansıtmadığının açıkça görüldüğünü, dava konusu olayda, müteveffanın 2918 sayılı KTK kapsamında 6/8 oranında asli kusurlu olduğunun ceza dosyası kapsamında alınan ilk raporda açıkça tespit edildiğini bu nedenlerle müvekkili davalı aleyhine açılmış olan davanın ve davacıların haksız taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa ödeme yapıldığını, bu kapsamda, davacı tarafın karşılanmamış zararının bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, savunmalarına halel gelmemek üzere kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 10.06.2016 - 10.06.2017 başlangıç ve bitiş tarihli ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, dava konusu trafik kazasına ilişkin Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen kusur raporunda, müteveffa ... ...'ın olay mahallinde bulunan kaldırımı kullanmaya özen göstermeyip, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda yol kenarında kaplama içerisinde yürüdüğünü ve arkadan gelen araçtan korunma tedbiri almadığını, meydana gelen olayda tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacılar ... ve ... yönünden destekten yoksunluk tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafın ticari faiz talebinin hatalı olduğunu ileri sürerek dava konusu alacak ödendiğinden ve ibraname karşılığında ödenen tutar ile zarar arasında bariz fark söz konusu olmadığından KTK'nın 111. maddesi gereği davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yaşanan olaydan Burdur Belediyesi olarak derin üzüntü duyduklarını, olayın olduğu esnada kamera kayıtlarından da görüleceği üzere olay yerinde can veren ... ... ve arkadaşı ...'un aracın gittiği istikamette arkası dönük olarak emniyet şeridinin yaklaşık 40 cm dışında yürüdüklerini, yol üzerinde bulunan şerit çizgisi dışından yaya olarak caddenin başlangıcından caddenin sonuna kaza yerine kadar yol üzerinde yüründüğü sırada kazanın meydana geldiğini, müteveffanın 2918 sayılı Kanun'un 68/A maddesindeki kuralı ihlal ettiğini, 6/8 oranında asli kusurlu bulunduğunu, 30/01/2017 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’nın ... Soruşturma nolu dosyasına ... tarafından sunulan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere kazaya asıl sebebiyet verenin müteveffa olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi, 24.03.2021 tarihli raporlarında özetle; ... ...'ın ölümü ile neticelenen trafik kazasının meydana gelmesinde, ... plaka sayılı özel amaçlı (yol bakım/tamir) kamyon aracının sürücüsü ...'un %75 oranda asli kusurlu bulunduğunu, maktül yaya ... ...'ın %25 oranda tali kusurlu bulunduğunu belirtmişlerdir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor aldırılmış, bilirkişi 03.09.2021 tarihli ek raporunda.., davacıların müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan isteyebileceği bakiye tazminat tutarının anne ... için 240.609,17 TL baba ... için 164.409,47 TL olmak üzere toplam 405.018,64 TL, davalılardan ....’nın teminat limiti 310.000,00 TL olduğundan ve dava öncesi davacılara 55.242,00 TL ödemiş bulunduğundan bakiye (254.758,00 TL) limitin oranlanması sonucunda sigorta şirketinin davacılar bakımından ayrı ayrı sorumluluk sınırının davacı anne ... için 151.326,25 TL baba ... için 103.431,75 TL olmak üzere toplam 254.758,00 TL, kök rapor ile işbu ek rapor arasındaki hesap farkının, desteğin ek ders ücret gelirlerinin tazminata yansıtılması ve kök rapordan sonraki güncel Yüksek Mahkeme kararları gereğince bakiye ömür sürelerinin tespitinde TRH-2010 tablosunun kullanılmasından kaynaklandığını belirtmiştir. Davacılar ... ve ... müteveffanın anne babası, davacılar ... ve ... ise müteveffanın kardeşleridir. Meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların murisinin ölümü nedeniyle duyacakları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların ölene olan yakınlığı, zararın ağırlığı ve müteveffanın kusur oranı göz önünde tutularak,…” gerekçeleri ile; “1-Davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat davasının KABULÜ ile, davacı ... yönünden destek zararı olan 164.409,47 TL ile davacı ...’ın destek zararı olan 240.609,17 TL tazminatın davalı ... AŞ. şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18.08.2017 tarihinden itibaren ve davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,(davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, davacı ... Yönünüden 151.326,25 TL, ... Yönünden 103.431,75 TL ile sınırlı olarak) 2-Davacıların manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, ... için 120.000,00 TL, ... ... için 120.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...’ndan kaza tarihi olan 07.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffaya yüklenilen kusur durumunu kabul etmediklerini, ayrıca destek tazminatı talebinin desteğin kusurundan bağımsız olduğunu, kazaya neden olan aracın ticari araç olmasına rağmen mahkemece yasal faize hükmedildiğini, ayrıca bedel arttırım dilekçesi ile fazlaya dair haklarını saklı tuttukları halde mahkemece bu yönde hüküm kurulmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan kusura yönelik raporu kabul etmediklerini, olaya ilişkin görülen ceza yargılamasında ceza mahkemesince verilen kararın taraflarınca istinaf edildiğini, istinaf incelemesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin ... Esas – ... Karar sayılı kararı ile müteveffanın olayın meydana gelmesinde sürücü ile eşit kusurlu olduğunu kabul ettiğini, buna rağmen hükme esas alınan raporda bu hususların irdelenmediğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporunun Türkiye gerçekleriyle uyumlu olmadığını, evli ve iki çocuklu birinin anne ve babasına destek olacağı kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan kusura yönelik raporu kabul etmediklerini, olaya ilişkin görülen ceza yargılamasında ceza mahkemesince verilen kararın taraflarınca istinaf edildiğini, istinaf incelemesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin ... Esas – ... Karar sayılı kararı ile müteveffanın olayın meydana gelmesinde sürücü ile eşit kusurlu olduğunu kabul ettiğini, buna rağmen hükme esas alınan raporda bu hususların irdelenmediğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporunun Türkiye gerçekleriyle uyumlu olmadığını, evli ve iki çocuklu birinin anne ve babasına destek olacağı kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, ölümlü trafik kazası nedenine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, davalı belediyenin mülkiyetinde olan davalı ... yönetimindeki yol bakım kamyonunun davacıların kaza anında yaya olan desteğine çarpması sonucu ölmesi nedeniyle açılan davada, mahkemece şehir içinde, yaya yoğunluğunun oldukça fazla olduğu bir yerde ve saatte, beş ton asfalt yüklü bir vaziyette meskun mahalde yol alırken özel amaçlı araçların bile son derece dikkatli bir şekilde yola her an bir yayanın gireceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesi gerekirken davalı sürücünün hiç hız kesmeden, yol kenarında bulunan veya karşıdan karşıya geçme ihtimalleri bulunan yayaları dikkate almadan sağa dönüşü sırasında davacıların desteğine çarpması ile meydana gelen kazada sürücünün %75 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerince heyet olarak düzenlenen kusura yönelik raporun; aynı şekilde ATK’nın Trafik İhtisas Dairesi tarafından farklı tarihlerde düzenlenen raporlar ile uyumlu olması, 6098 sayılı TBK’nın 51. ve 74. maddeleri de göz önüne alındığında mahkemece İTÜ Makine Fakültesi’nden alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin yerinde bulunmasına, hesaplamaya yönelik bilirkişi raporunun Yargıtay’ca benimsenen ilkelere uygun olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 92/h maddesinin 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda 2918 sayılı Yasa'nın 85. maddesi kapsamında işletenin sorumlu olmadığı hususların sigorta teminatı kapsamında olmayacağı kanuni düzenlemesi karşısında davacılar vekilinin müvekkillerinin desteğin kusurundan sorumlu olmayacağı yönündeki istinaflarının yerinde görülmemesine, ölenin yaşı, davacılara yakınlığı, olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, olay tarihinde ülkenin ekonomik durumu, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın da yeterli bulunmasına, fazlaya ilişkin haktan açıkça feragat edilmedikçe fazlaya ilişkin hakkın saklı kaldığına dair karar verilmesinin veya verilmemesinin sonuca etkili olmayacağına göre tarafların bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesi ile hükmedilecek tazminata ticari faiz işletilmesi talebinde bulunmasına ve kazaya neden olan aracın kamyon olup belediyeye ait olmasına göre mahkemece ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi hatalı bulunmuş ise de anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının yalnızca faiz türüne ilişkin kısmının kaldırılmasıyla 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Belediyesi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı REDDİ; davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
Buna göre
2-Davacılar ... ve ...’ın maddi tazminat davasının KABULÜ ile, davacı ... yönünden destek zararı olan 164.409,47 TL ile davacı ...’ın destek zararı olan 240.609,17 TL tazminatın davalı ... AŞ. yönünden temerrüt tarihi olan 18.08.2017 tarihinden itibaren ve davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 07.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, davacı ... yönünüden 151.326,25 TL, ... yönünden 103.431,75 TL ile sınırlı olarak)
3-Davacıların manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, ... için 120.000,00 TL, ... ... için 120.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...’ndan kaza tarihi olan 07.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
a-Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 27.666,01 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.369,62 TL harç ile 1.380,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 24.917,20‬ TL harcın davalılar ...., davalı ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
b-Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 20.493‬,00 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan 1.369,62 TL peşin harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
d-Davacı tarafından 35,90 TL başvurma harcı, 1.380,00 TL ıslah harcı, 2.028,55 TL bilirkişi, posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.444,45 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 2.996,67 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e-Davacılar tarafından yatırılan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
f-Davalı ... tarafından yapılan toplam 750,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 97,50 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
g-Davalı ... tarafından yapılan toplam 198,50 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 25,80 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
h-Taraflarca yatırılan delil avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
ı-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine,
i-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir olunan 38.497,44 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine,
j-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre dava değeri üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine,
k-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre dava değeri üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine,
l-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre dava değeri üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine,
m-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre dava değeri üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine,
n-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
o-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden;
a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli toplam 48.159,01 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 7.997,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.161,26 TL istinaf karar harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli toplam 48.159,01 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 7.997,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 40.161,26 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
c-Davalı ... ile davalı ...'un istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
d-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacılara İADESİNE,
e-Davacıların istinaf incelemesi için yaptıkları 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 33,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 253,70 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
f-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
g-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.
...