Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde ticari defter delilleriyle çek/bono kaynaklı menfi tespit davası istinaf incelemesi.
Özet: Bu davada davacı, davalıya alüminyum doğrama işleri kapsamında verdiği toplam 80.000 TL değerindeki çek ve bonolar karşılığında eksik malzeme teslim edildiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ederken; davalı ise tüm siparişlerin eksiksiz teslim edildiğini, ticari ilişki içerisinde cari hesaptan kaynaklanan ödenmemiş alacağı bulunduğunu, ticari defterlerin delil niteliği için belirli şartların aranması gerektiğini belirterek davanın reddi ve kendi alacağının tahsili yönünde karşı dava açmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 19/02/2026
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 16/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 2008 yılından beri ticaret yaptıklarını, müvekkilinin de davalının da alüminyum doğrama işi ile iştigal ettiğini, müvekkili tarafından davalıya verilen Eylül 2011 - Mart 2012 tarihleri arasında tarih ve miktarları yazılı çek bono tutarı toplamda 80.000,00 TL karşılığı eksik malzeme gönderildiği tespit edilerek bu hususun davalıya bildirildiği, müvekkilinin davalıya verdiği ancak karşılık teslim edilmesi gereken malların teslim edilmemesi nedeni ile davalı uhdesinde bulunan ... Bankasına ait keşidecisi davacı olan 31/12/2011 tarihli ... nolu 20.000,00 TL bedelli çek, 30/01/2012 tarihli ... nolu 20.000,00 TL bedelli çek 28/02/2012 tarihli ... nolu 15.000,00 TL bedelli çek, 31/03/2012 tarih ve ... nolu 15.000,00 TL bedelli çek ile 30/11/2011 vadeli 10.000,00 TL bono nedeni ile davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkilinin mobilya, dekorasyon ve plastik doğrama imalatı yaptığını, davacının ... Yapı PVC Mutfak Alüminyum ticari unvanlı işyerini işlettiğini, çekleri imzalayanın bizzat ... olduğunu, davacı adına bütün imzaları eşi ... tarafından atıldığını, davacının dilekçesinde 2011 Şubat ayında toplu evrak teslim ettiğini beyan ettiğini ancak karşılığında iş yaptırmadığını beyan ettiğini, davacının eksik ve ayıp konusunda iddiasının bulunması halinde TTK'nun 25/3 maddesi uyarınca teslim tarihinden itibaren iki gün içinde ihbar etmesinin zorunlu olduğunu, karşı davalının düzenlenen 02/01/2012 tarihli ... sayılı faturayı noterden iade ettiğini, davacıya teslim edilen işlere karşılık 2011 ve 2012 yıllarında toplam 45.721,73 TL'lik fatura keşide edildiğini, davanın reddine, dava miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı - karşı davacı dava dilekçesinde özetle; Tacir olan iki taraf arasında cari hesaba dayalı olarak ticari ilişki bulunmakta olup talep konusu alacağın karşı davacı tarafından ödenmeyen cari hesap bakiyesinden kaynaklandığını, müvekkilinin mobilya, dekorasyon ve plastik doğrama imalatı yaptığını, davacının ... Yapı PVC Mutfak Alüminyum ticari unvanlı işyerini işlettiğini, çekleri imzalayanın bizzat ... olduğunu, davacı adına bütün imzaları eşi ... tarafından atıldığını, söz konusu işlere karşılık karşı davacı tarafından mutabık kalınan tüm siparişlerin teslim edildiğini ve karşı davalı tarafa iş teslim tutanaklarının imzalatıldığını, karşı davalıya teslim edilen işlere karşılık 2011 ve 2012 yıllarında toplam 45.721,73 TL'lik faturanın keşide edildiğini, Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve borcu ferileri ile birlikte davalı müvekkili tarafından alacaklıya ödendiğini, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı - karşı davalı cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu tutarın müvekkili tarafından ödenmeyen cari hesaptan kaynaklandığının belirtildiğini ancak müvekkilinin bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin mal alımı için peşin olarak evrak teslim ettiğini, karşılığında mal alamadığını, müvekkilinin keşidecisi olduğu 31/12/2011 keşide tarihli 2680113 numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin ödenilmemesi üzerine Denizli 7. İcra Müdürlüğü ... nolu dosyaya kendileri tarafından ödendiğini, çekin müvekkiline iadesinin gerektiğini, davanın reddine, yargılama ve vekalet giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 30/09/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
" HMK' nın 222.maddesi gereğince ticari defterlerin delil kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olması, bu şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanmamış olması gerektiği, açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil teşkil edeceği hususu belirtilmiş olup karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; cevap dilekçesi ile davalı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsilini talep ettiği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olmayıp sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davaya konu faturalara konu ürünlerin davacı çalışanı olan ... isimli kişiye teslim edildiğine dair dosya kapsamında belge var ise de, dava dışı kişinin davalı-karşı davacı şirketin ürünleri haricinde başkaca ürün alışının olmaması, dava dışı kişi tarafından imzalanan belgelerin seri numarası olmayan belgeler olması ve mal-emtia taşımasına ilişkin belgelerin bulunmamasından dolayı dosya kapsamındaki evrakların mal teslimini ispata yeterli olmadığı, ticari defter ve kayıtların da usulüne uygun tutulmaması nedeniyle davalı aleyhine delil niteliği taşıdığı, karşı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı - karşı davalı vekili ve davalı - karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAİREMİZİN 17/02/2025 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:
" İlgili ceza dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından ... ve davalı aleyhine yapılan şikayet üzerine özel belgede sahtecilik suçundan açılmış kamu davası olduğu, Hasan Karasu'nun ceza dosyasındaki beyanlarında, davacıya ait işletmede Mart 2011 tarihi itibariyle işe başladığını, mobilya ustası olduğunu, gelen malları teslim aldığını, davalının bir kez 3 pencere ile kapı teslim ettiğini, sonraki tarihlerde teslim ettiği bu mallar için kendisinden dosyaya konu evraklara imza atmasını istediğini, kendisinin de bu belgeleri imzaladığını, sahtecilik olmadığını belirttiği, ceza dosyasında beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ilamı ile; davacının ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve bunun davalı ... yönünden yapılan şikayeti de etkileyecek olması sebebiyle davacı müştekinin katılan sıfatının bulunmadığı ve kararı temyiz etme hakkının da olmadığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği görülmektedir.
SGK kayıtlarına göre, ...'nun davacının sigortalı çalışanı olduğu, sigorta kaydı Mayıs 2011 tarihi itibariyle başlasa da bizzat kendi ifadelerine göre Mart 2011 tarihinden itibaren davacıya ait işletmede çalıştığı anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında; mahkemece, öncelikle çeklerin önlü arkalı birer suretinin sunulması için taraflara süre verilerek ve bu konuda muhatap bankaya müzekkere yazılarak, çeklerin suretlerinin dosyaya kazandırılması, sonrasında konusunda uzman sektör bir bilirkişi ile mali müşavir bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak, iş teslim sözleşmelerine esas bu sözleşmelerin altında sunulan fiyat teklif listeleri ve iş teslim sözleşmelerinde belirtilen ürünler ile davalı tarafça davacıya kesilen faturalar karşılaştırılmak suretiyle teslim edilen işlere ilişkin fatura tanzim edilip edilmediği, tanzim edilen faturaların teslim edilen iş ve fiyat teklifleriyle uyumlu olup olmadığı, davacı tarafından süresinde itiraza uğrayan fatura olup olmadığı, süresinde itiraza uğrayan faturalar yönünden fatura bedelinin fatura tarihindeki piyasa rayiciyle uyumlu olup olmadığı konularında inceleme yaptırılıp, gerekirse yerinde keşif yapılarak, davalının davacıya teslim ettiği malların bedeli konusunda rapor alınması ve buna göre oluşacak sonuç çerçevesinde asıl davanın karara bağlanması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davalının asıl davaya konu çeklerin taraflar arasındaki alüminyum doğrama işi çerçevesinde teslim edilecek mallara ilişkin düzenlendiğini kabul etmesi, bunun dışında herhangi bir ticari ilişkinin varlığından söz etmemesi, bu ticari ilişkide çeklerin bedelinin 70.000,00 TL olup, davalının beyanına göre cari hesaptan kaynaklı olarak davacıdan 30.776,54 TL alacaklı olması, davalının usulüne uygun olmayan ticari defterlerinde de davacı adına düzenlenen toplam faturaların tutarının, çeklerin toplam bedeli olan 70.000,00 TL'yi geçmemesi karşısında, davalının karşı davasına konu alacağının hangi sebepten kaynaklandığına ilişkin talebinin somutlaştırılmasının gerektiği, bu minvalde davalıdan asıl davaya konu çeklerle ilgili olarak tahsilat yapıp yapmadığı, bu çek bedellerinin kendisi tarafından hamillerine ödenip ödenmediği, nasıl bir zarara uğradığı, aralarındaki ticari ilişkiye binaen kendisine teslim edilmiş çekler var iken, karşı davasına konu alacağının neden kaynaklandığının sorularak karşı dava somutlaştırıldıktan sonra değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davalının dava konusu çeklerden sadece 31/12/2011 tarihli ... seri nolu 20.000,00 TL bedelli çekin, başlatılan takipte kendisi tarafından hamile ödendiğine yönelik beyanı mevcuttur. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere, ilgili takip dosyasında ödemenin dava dışı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı görülmektedir. Davalının ödemeyi kendisinin yaptığına yönelik beyanı doğrultusunda, davalının bu şirketle ilgisinin de araştırılıp, netleştirilmesi gerekir.
Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü" şeklinde karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 19/02/2026 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde birleşen ve asıl dosyanın reddine dair karar verildiği kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya 16. Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararının "..." şeklindeki gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verildiği, kaldırma kararı üzerine yapılan inceleme neticesinde; tarafların alüminyum doğrama işi ile iştigal ettiği, davalı tarafından davacıya yapımını üstlendiği inşaatta kullanılmak üzere plastik doğrama işi yapıp teslim edilmesi konusunda anlaşıldığı, davacı iddiasının davalıya davaya konu toplam 70.000,00 TL bedelli 4 adet çek ile 10.000,00 TL bedelli bononun avans olarak teslim edildiği fakat bu ödemeye karşılık herhangi bir mal teslimi bulunmadığından menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davalının iddiasının ise malların teslim edildiği ve cari hesaptan kaynaklı davacının borcunun bulunduğuna yönelik olduğu, peşin satış karinesi gereğince çek karşılığı olan malın teslim edilmediğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, davalı tarafın elinde mevcut vadeli çeklere güvenerek mal teslim ettiğini beyan etmesi karşısında çeklerin mal teslimi öncesinde avans olarak verildiğini kabul ederek ispat yükünü üzerine aldığı, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında Mart 2011 tarihinden itibaren her aya ilişkin ayrı ayrı dosya halinde sunulan iş teslim sözleşmelerinde, davacı adına işi teslim alan olarak ...'nun isim ve imzasının yer aldığı, SGK kayıtlarına göre, ...'nun davacının sigortalı çalışanı olduğu ve kendi beyanı ile Marta 2011 tarihinden itibaren davacıya ait işletmede çalıştığı, 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının davacı tarafından ... ve davalı aleyhine yapılan şikayet üzerine özel belgede sahtecilik suçundan açılmış kamu davası olduğu, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ilamı ile; davacının ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve bunun davalı ... yönünden yapılan şikayeti de etkileyecek olması sebebiyle davacı müştekinin katılan sıfatının bulunmadığı ve kararı temyiz etme hakkının da olmadığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği, bu haliyle davalı tarafından davacıya mal tesliminin yapıldığının kabulünün gerekeceği, iş bu mallara karşılık davacı tarafından davalıya verilen çeklerin de ödenmediği anlaşılmakla asıl dosya yönünden davanın reddine, birleşen dosya davacısının ise alacak kaleminin taraflar arasındaki inşaat işlerine ilişkin plastik doğrama işinden kaynaklandığı, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığı, davacı tarafından davalıya verilen çeklerin de ödenmediği anlaşılmakla davacının davalıya çek bedelleri kadar borcu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak birleşen dosya yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
2004 sayılı İİK'nun 67/2 maddesinde; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." gereği davacı borçlunun kötü niyetli olduğu tespit edilirse tazminata hükmolunacağı düzenlenmiş olup davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalı yararına kötü niyet tazminatı takdir edilmemiştir.
Dava konusu 01/02/2011 tanzim tarihli, 30/11/2011 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli bononun, keşidecisinin ... , lehtarının davalı olduğu, davacının bono üzerinde kendisini borç altına sokacak nitelikte keşideci veya bir başka sıfatla ismi veya imzasının yer almadığı, dolayısıyla bu bono yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak iş bu bedel yönünden davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 2008 yılından beri devam eden ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya Eylül 2011 - Mart 2012 tarihleri arasında çek/bono karşılığında malzeme verildiğini, ancak davalının eksik malzeme gönderdiğini, davalının müvekkiline ... Bankasına ait keşidecisi müvekkili olan 31/12/2011 tarihli ... nolu 20.000,00 TL bedelli çek, 30/01/2012 tarihli ... nolu 20.000,00 TL bedelli çek, 28/02/2012 tarihli ... nolu 15.000,00 TL bedelli çek ve 31/03/2012 tarih ve ... nolu 15.000,00 TL bedelli çekler ile 30/11/2011 vadeli 10.000,00 TL bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açtığını, davalının müvekkile malları teslim etmediğini, müvekkilin davalının borcu olmadığını belirterek menfi tespit davası açtığını, davalının malları teslim ettiğine dair iddiasını ispatlayamadığını, davalının sahte evrak düzenleyerek sanki malları teslim etmiş gibi işlem yaptığını, davalının "Özel Belgede Sahtecilik" suçundan yargılandığını, müvekkilinin çalışanı ...'nun davalının kendisine zorla imza attırdığını beyan ettiğini, ...'nun ifadesine göre davalının müvekkiline sadece üç pencere bir kapı plastik doğrama getirdiğini, bu malzemelerin 80.000,00 TL tutmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun olmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme içerdiğini, bu nedenle hükme esas alınmaması gerektiğini, davalının karşı davadaki alacağının mesnetsiz ve hukuki dayanağı olmadığını, davalının iddiasını somut delillerle ispat edemediğini, mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, karşı dava yönünden davalının davasının kabulüne karar verilmesinin de usul ve esasa aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı takipten önce açılan bono ve çeklerden dolayı menfi tespit istemine, karşı dava, aynı ilişkide cari hesaptan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davada, bonodan kaynaklı açılan davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, çeklerden kaynaklı açılan davanın reddine; karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1-Dairemizin önceki kaldırma kararından sonra yapılan yeni yargılamada kaldırma kararımıza uygun inceleme ve araştırmanın yapılmaması, eksik araştırma ve inceleme ile kaldırma kararına riayet edilmeksizin davacının ceza dosyasında ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesinin, davalı tarafından davacıya mal teslimi yapıldığının ispatı olarak kabul edilmesi ve bu doğrultuda dosyanın karara bağlanması doğru görülmemiştir.
Dairemizin önceki kaldırma kararında davanın nitelemesi ayrıntılı şekilde yapılmış olup ,dava konusu çeklerin fotokopisinin dosyaya sunulmadığı, mahkemece de celbinin sağlanmadığı ifade edilmiştir. Sadece çeklerin ödenip ödenmediğine ilişkin muhatap bankadan alınmış yazı cevabı mevcut olup, bu cevapta çeklerin ödenmediği bildirilmiş, çek görüntüleriyle ilgili herhangi bir belge sunulmamıştır. İkinci yargılamada muhatap bankadan çeklerin görüntüsü sorulmuş ise de sadece dava konusu çeklerden 31/12/2011 tarihli, ... seri nolu 20.000,00 TL çekin görüntüsü sunulmuş, diğer çeklerin takas yoluyla ibraz eden bankadan celbinin gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bu konuda ilgili bankalara müzekkere yazılmadığı görülmektedir.
Çek bir ödeme vasıtası olup, peşin satış karinesi gereğince çek karşılığı olan malın teslim edilmediğini veya işin yapılmadığını ispat yükü davacı borçluya aittir. Somut olayda, davalı cevap dilekçesindeki anlatımlarında, elinde mevcut vadeli çeklere güvenerek mal teslim ettiğini beyan ederek bunun ispatına yönelik savunma yaptığı, bu haliyle çeklerin mal teslimi öncesinde avans verildiğini kabul ettiği ve ispat yükünü üzerine aldığı görülmüştür. Çeklerin avans olarak davalıya teslim edildiği kabul edildiğinden, bu çekler karşılığı mal teslim edildiğini ispat yükü davalı alacaklıya aittir. Önceki kaldırma kararımızda dosyada mevcut bilirkişi raporlarının incelenmesi yapılmış ve nihayetinde; davacının ibraz ettiği 2010 yılı işletme defterinin, taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı 2011 yılından önceye ait olması sebebiyle bu konuda herhangi bir kayıt içermediği, davacının başkaca bir defter de ibraz etmediği, davalının tuttuğu ticari defterler usulüne uygun olmadığından ve çekler kayıtlı olmadığından, lehe delil olma özelliğini taşımadığı değerlendirilmiştir. Ancak davalının, çekler karşılığı mal teslimine yönelik savunmasının ispatı olarak dosya içerisinde aslı bulunan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasına sunulu, Mart 2011 tarihinden itibaren her aya ilişkin ayrı ayrı dosya halinde sunulan iş teslim sözleşmelerinde, davacı adına işi teslim alan olarak ...'nun isim ve imzasının yer aldığı, davalının delil olarak bu belgelere de dayandığı, mahkemenin bu iş teslim sözleşmeleri yönünden yaptığı araştırma ve incelemenin eksik kaldığı belirtilerek bu yönde ayrıntılı şekilde inceleme ve araştırmanın yapılması belirtilmiş olup, Mahkemenin ikinci yargılamada aldığı bilirkişi raporunda, bu belgelere rastlanılmadığı, celbinin sağlanması halinde inceleme yapılabileceği ifade edilmesine rağmen, Mahkemenin herhangi bir araştırma ve inceleme yapmaksızın bu konudaki ek rapor taleplerini de reddederek karar vermesi doğru görülmemiştir.
İlgili ceza dosyasının dosya arasında mevcut olduğu görülmektedir. Bilirkişilere dosyanın verilirken eksiksiz verilmesi veya görevlendirme yapılırken kaldırma kararındaki bilgilere dikkat edilerek rapor tanzimin sağlanması gerekmektedir.
Önceki kaldırma kararımızda belirtildiği üzere; ilgili ceza dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından Hasan Karasu ve davalı aleyhine yapılan şikayet üzerine özel belgede sahtecilik suçundan açılmış kamu davası olduğu, Hasan Karasu'nun ceza dosyasındaki beyanlarında, davacıya ait işletmede Mart 2011 tarihi itibariyle işe başladığını, mobilya ustası olduğunu, gelen malları teslim aldığını, davalının bir kez 3 pencere ile kapı teslim ettiğini, sonraki tarihlerde teslim ettiği bu mallar için kendisinden dosyaya konu evraklara imza atmasını istediğini, kendisinin de bu belgeleri imzaladığını, sahtecilik olmadığını belirttiği, ceza dosyasında beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ilamı ile; davacının ... hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi ve bunun davalı ... yönünden yapılan şikayeti de etkileyecek olması sebebiyle davacı müştekinin katılan sıfatının bulunmadığı ve kararı temyiz etme hakkının da olmadığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği görülmektedir.
SGK kayıtlarına göre, Hasan Karusu'nun davacının sigortalı çalışanı olduğu, sigorta kaydı Mayıs 2011 tarihi itibariyle başlasa da bizzat kendi ifadelerine göre Mart 2011 tarihinden itibaren davacıya ait işletmede çalıştığı anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında; mahkemece yeniden, celbi sağlanmayan çeklerin önlü arkalı birer suretinin sunulması için çeklerin takas yoluyla ibraz edildiği bankalara müzekkere yazılarak, çeklerin suretlerinin dosyaya kazandırılması, sonrasında konusunda uzman sektör bir bilirkişi ile mali müşavir bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak, ceza dosya içeriğinde mevcut iş teslim sözleşmelerine esas bu sözleşmelerin altında sunulan fiyat teklif listeleri ve iş teslim sözleşmelerinde belirtilen ürünler ile davalı tarafça davacıya kesilen faturalar karşılaştırılmak suretiyle teslim edilen işlere ilişkin fatura tanzim edilip edilmediği, tanzim edilen faturaların teslim edilen iş ve fiyat teklifleriyle uyumlu olup olmadığı, davacı tarafından süresinde itiraza uğrayan fatura olup olmadığı, süresinde itiraza uğrayan faturalar yönünden fatura bedelinin fatura tarihindeki piyasa rayiciyle uyumlu olup olmadığı konularında inceleme yaptırılıp, gerekirse yerinde keşif yapılarak, davalının davacıya teslim ettiği malların bedeli konusunda rapor alınması ve buna göre oluşacak sonuç çerçevesinde asıl davanın karara bağlanması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkemenin bu konuda da önceki kaldırma kararına riayet etmeksizin davalının talebinin dayanağını netleştirmeden karar vermesi hatalı olmuştur.
Davalının asıl davaya konu çeklerin taraflar arasındaki alüminyum doğrama işi çerçevesinde teslim edilecek mallara ilişkin düzenlendiğini kabul etmesi, bunun dışında herhangi bir ticari ilişkinin varlığından söz etmemesi, bu ticari ilişkide çeklerin bedelinin 70.000,00 TL olup, davalının beyanına göre cari hesaptan kaynaklı olarak davacıdan 30.776,54 TL alacaklı olması, davalının usulüne uygun olmayan ticari defterlerinde de davacı adına düzenlenen toplam faturaların tutarının, çeklerin toplam bedeli olan 70.000,00 TL'yi geçmemesi karşısında, davalının karşı davasına konu alacağının hangi sebepten kaynaklandığına ilişkin talebinin somutlaştırılmasının gerektiği, bu minvalde davalıdan asıl davaya konu çeklerle ilgili olarak tahsilat yapıp yapmadığı, bu çek bedellerinin kendisi tarafından hamillerine ödenip ödenmediği, nasıl bir zarara uğradığı ( çekleri ciro edip de çekler ödenmeyince kendisine iade mi edilmiş, çeklerin bedelini hamillere kendisi mi ödemiş) aralarındaki ticari ilişkiye binaen kendisine teslim edilmiş çekler var iken, karşı davasına konu alacağının neden kaynaklandığının sorularak bu konudaki delillerinin de ibrazı sağlanıp ( çekleri ciro etmiş ve tahsilat yapılmayınca çekler kendisine iade edilmişse buna ilişkin kayıtlarının ibrazı sağlanarak) karşı dava somutlaştırıldıktan sonra değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Dava konusu çeklerden 31/12/2011 tarihli, ... seri nolu 20.000,00 TL çekin incelenmesinde; keşidecinin davacı, lehtarın davalı olduğu davalının cirosu ile çekin ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'ne, onun cirosu ile de ...'a geçtiği, bu kişinin çeki bankaya ibraz ettiği, çekin karşılıksız çıkması üzerine banka tarafından yasal yükümlülük tutarının kendisine ödendiği, sonrasında çekin Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında hamil ... tarafından keşideci ve cirantalar aleyhine takibe konu edildiği, takip borcunun alacaklının beyanına göre, ciranta ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından ödendiği görülmektedir.
Davalının bu çek yönünden de ne şekilde zarara uğradığını açıklaması gerekmektedir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/02/2026 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...