Danıştay 8. Daire, doktora öğrencisinin tez izleme raporlarını sunamama ve kaydının silinmesi işlemine ilişkin danışman ihmali iddialarını temyiz incelemesinde değerlendiriyor.
Özet: Doktora öğrencisinin, danışmanının görevini ihmal ve mobbingi nedeniyle tez izleme raporlarını sunamadığı ve bu sebeple kaydının üniversite tarafından silinmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, öğrencinin iddialarını destekleyen yeterli delil sunamaması ve raporları sunma sorumluluğunun kendisine ait olması gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olup, bu hukuki evrak söz konusu ret kararlarının bozulması talebiyle Danıştaya yapılan temyiz başvurusunu ve tarafların ilgili argümanlarını detaylandırmaktadır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/3846 E.  ,  2025/7370 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3846
Karar No : 2025/7370
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü ... Ana Bilim Dalında doktora öğrencisi olan davacı tarafından, tez izleme raporlarının süresi içinde gönderilmemesi nedeniyle üst üste 3 başarısız rapor oluştuğundan bahisle doktora programından kaydının silinmesine ilişkin İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı yazısı ile bildirilen Enstitü Yönetim Kurulu Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının üçüncü tez izleme komitesi raporunun 25/09/2029 tarihinde gönderildiği, sonrasında Enstitüye iletmesi gereken Mart (25/03/2020), Eylül ( 25/09/2020) ve Mart (25/03/2021) dönemlerinde tez raporu sunmadığı hususunda tereddüt bulunmadığı görülmüş olup, her ne kadar davacı tarafından danışman olarak atanan kişinin görevini ihmali ve şahsına karşı beslemiş olduğu husumet nedeni ile dava konusu işlemin gerçekleştirildiği ileri sürülmüşse de davacının bu konudaki iddiasını destekleyen açık ve her türlü şüpheden uzak bir delilin dava dosyasında bulunmadığı, dolayısıyla öğrencinin sorumluluğunda olan ve bizzat öğrenci tarafından yapılması mecbur olan tez izleme raporlarının davacı tarafından süresinde sunulmadığı sabit olduğundan, davacının doktora programından kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, danışmanının görevini ihmal ettiği, kendisine karşı kişisel husumet beslediği, defalarca aramasına rağmen telefonlarına çıkmadığı, tez sürecinde danışmanı ile irtibat kuramadığı, irtibat kuramaması sebebiyle tez izleme komitesine sunması gerekli olan raporları sunamadığı, danışmanının tez izleme komitesini toplamadığı, bu hususun defalarca davalı idareye sözlü olarak belirtmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığı, danışmanı tarafından uygulanan mobing nedeni ile CİMER kanalı ile suç duyurusunda bulunduğu, davalı Üniversite tarafından savunması alınmadan ilişiğinin kesildiği belirtilerek kaydının silinmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür..
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının süresinde sunması gereken tez izleme raporlarını sunmadığı, dolayısıyla Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kaydının silinmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 'Tez önerisi savunması' başlıklı 21. maddesinde, " ...4) Tez önerisi kabul edilen öğrenci için tez izleme komitesi, Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık ayları arasında birer defa olmak üzere yılda en az iki kez toplanır. Öğrenci, toplantı tarihinden en az bir ay önce komite üyelerine yazılı bir rapor sunar. Bu raporda o ana kadar yapılan çalışmaların özeti ve bir sonraki dönemde yapılacak çalışma planı belirtilir. Öğrencinin tez çalışması, komite tarafından başarılı veya başarısız olarak belirlenir. Komite tarafından üst üste iki kez veya aralıklı olarak üç kez başarısız bulunan öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir. (5) Tez önerisi savunmasına geçerli bir mazereti olmaksızın birinci fıkrada belirtilen sürede girmeyen öğrenci başarısız sayılarak tez önerisi reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
08/09/2016 tarihli ve 29825 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İstanbul Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinin "Tez süreci" başlıklı (dava konusu işlem tarihindeki) 49. maddesinde, "(7) Tez önerisi kabul edilen öğrenci, bu tarihten itibaren tez çalışması faaliyetleri ile ilgili olarak her yıl ocak-haziran ve temmuz-aralık ayları arasında, tez izleme komitesi tarafından birer ara değerlendirmeye tabi tutulur. Varsa ikinci danışman toplantılara oy hakkı olmadan katılabilir. Öğrenci tez izleme komitesine, tez önerisi enstitü yönetim kurulu tarafından kabul edildikten altı ay sonra birinci tez izleme raporunu; takip eden her altı ayın sonunda ise izleyen tez izleme raporlarını, toplantı tarihinden bir ay önce yazılı olarak sunar ve sözlü olarak savunur. Bu raporda o ana kadar yapılan çalışmaların özeti ve bir sonraki dönemde yapılacak çalışma planı belirtilir. Öğrencinin tez çalışma raporu, komite tarafından başarılı veya başarısız olarak belirlenir. Komite tarafından üst üste iki kez veya aralıklı olarak üç kez başarısız bulunan öğrencinin enstitü ile ilişiği kesilir. Raporunu, süresi içinde sunmayan veya savunmayan öğrenci başarısız sayılır...." düzenlemesi yer almıştır.
Üniversitelerce doktora yeterlilik sınavından sonra tez izleme komitesinin oluşturulması ve komitenin yılda en az iki kez toplanarak tez aşamasında bulunan öğrencilerin faaliyet raporlarını değerlendirilerek bir karar vermesi gerekmektedir. Her ne kadar öğrenci tarafından tez izleme faaliyet raporu verilmese de, komite tarafından öğrencinin tez izleme faaliyet raporunu vermediği hususunun tutanak altına alınması ve komite üyelerince imzalanması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından faaliyet raporunun verilmediğine dair tez izleme komitesince bir tutanak tutulmadığı ve bu hususun kayıt altına alınmadığı anlaşıldığından, davacının üst üste iki kez tez izleme komitesi tarafından başarısız bulunduğu gerekçesiyle üniversiteden kaydının silinmesine dair dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı, dolayısıyla istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 08/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 'Doktora Programı' üst başlıklı Tez danışmanı atanması' başlıklı 18. maddesinde; "(1) Enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığı her öğrenci için kendi üniversite kadrosunda bulunan bir tez danışmanını ve danışmanla öğrencinin birlikte belirleyeceği tez konusu ile tez başlığını ilgili enstitüye önerir. Tez danışmanı ve tez önerisi enstitü yönetim kurulu kararıyla kesinleşir. Tez danışmanının öğrencinin programı içinde ne zaman atanacağı senato tarafından kabul edilen yönetmelikte belirtilir. Ancak tez danışmanının, en geç ikinci yarıyılın sonuna kadar atanması zorunludur. (2) Tez danışmanı, senatonun belirleyeceği niteliklere sahip öğretim üyeleri arasından seçilir. Yükseköğretim kurumunda belirlenen niteliklere sahip öğretim üyesi bulunmaması halinde üniversite senatosunun belirlediği ilkeler çerçevesinde enstitü yönetim kurulu tarafından başka bir yükseköğretim kurumundan öğretim üyesi danışman olarak seçilebilir. Doktora programlarında öğretim üyelerinin tez yönetebilmesi için, başarıyla tamamlanmış en az bir yüksek lisans tezi yönetmiş olması gerekir. Tez çalışmasının niteliğinin birden fazla tez danışmanı gerektirdiği durumlarda atanacak ikinci tez danışmanı, üniversite kadrosu dışından en az doktora derecesine sahip kişilerden olabilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Uzun bir süreç gerektiren doktora için atanan Tez Danışmanının görevinin doktora öğrencilerine akademik yönden rehberlik etmek olduğu ve tez danışmanlığının da akademik çalışmanın bir gereği olduğu tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının doktora tez aşamasında bulunduğu, danışmanına ulaşmada zorluklar yaşaması sebebiyle tez izleme raporlarını danışmanına zamanında iletemediği ayrıca danışmanının davacıya bu konuda rehberlik yapamadığı görülmektedir. Doktora sürecinde tez danışmanından kaynaklanan olumsuzlukların tüm sorumluluğunun öğrencilere yükletilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır.
Bu durumda, davacının tez izleme komitesine raporlarını danışmanından kaynaklanan sorunlar sebebiyle sunamadığı anlaşıldığından, kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.