Danıştay 8. Daire, ormanlık alana izinsiz yapılaşma sonrası verilen adli müsadere kararının infazı niteliğindeki yıkım işleminin idari yargıda iptal istemini görev yönünden reddeden mahkeme kararını onadı.
Özet: Ormanlık alana izinsiz olarak inşa edilen bir yapının, ceza mahkemesi kararıyla müsaderesine karar verilip kesinleşmesinin ardından, idarece bu yapının yıktırılmasına yönelik tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri tarafından, Anayasanın 138. maddesi uyarınca yargı kararlarının infazı niteliğindeki bu işlemin idari bir işlem olarak kabul edilemeyeceği ve uyuşmazlığın adli yargı görevi kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir; Danıştay da bu kararların hukuka ve usule uygun olduğuna hükmederek temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/4262 E.  ,  2025/7279 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/4262
Karar No : 2025/7279
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... Mahallesi ... bölümde bulunan ormanlık alana 190,65m² genişliğinde ev yapmak suretiyle işgal ettiğinin ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anlaşılması üzerine anılan taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca 04/12/2024 tarihine kadar kendisi tarafından yıktırılması, yıkılmadığı takdirde 05/12/2024 tarihinde Gölcük İşletme Müdürlüğünce yıktırılacağına dair ... tarihli, ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davaya konu yapının müsaderesine karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, bunun üzerine söz konusu müsadere kararının infazına ilişkin işlemin tesis edildiği, müsadere kararına ilişkin yargısal sürecin kanun yolları tüketilerek kesinleştiği anlaşılmakla, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarına ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerine göre, adli yargı yerince verilen müsadere kararının infazına yönelik tesis edilen işlemin, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olarak kabul edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığın idari yargı yerince çözüme kavuşturulması gerektiği, yıkım kararı verilen taşınmaza yönelik yapı kayıt belgesinin bulunduğu, Milli Emlak Müdürlüğüne tarafınca yapılan başvuru sonucunda taşınmazın orman sınırları içerisinden çıkarılma durumunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının hak sahibi olmadığı bir hususta iddialarda bulunduğu ve bu durumun dava açma ehliyeti bulunmadığı anlamına geldiği, orman sınırları içerisinde yer alan yapıya ilişkin alınan yapı kayıt belgesinin hukuken geçerli olmadığı belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL Temyiz YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 06/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.