Kısmi bölünme sonucu taşınmaz devrinde ticaret sicilinin ilk beyanlara uygun işlem yapması ve davacının ek bağımsız bölüm tescili talebinin reddedilmesi.
Özet: Davacı şirket, 2017 yılındaki kısmi bölünme işlemiyle yeni kurulan şirkete ayni sermaye olarak devredilmesi planlanan bir taşınmazın birçok bağımsız bölümünü kapsamasına rağmen, ticaret sicili müdürlüğünün yalnızca bir bağımsız bölümün tescilini gerçekleştirmesi ve diğer bölümler için yaptığı sonraki tescil talebini reddetmesi üzerine dava açmış; davalı idare ise, kendi yetkisinin davacının 2017de sunduğu beyan ve mali müşavir raporuna istinaden ilgili tapuya bildirim yapmaktan ibaret olduğunu ve eksikliğin davacının ilk beyanından kaynaklandığını savunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1625 Esas, 2025/1171 Karar ..KARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/293 E., 2024/404 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ...Merkezleri Ticaret A.Ş.’nin 18.05.2017 tarihli kısmi bölünme tescili ile... ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin kurulduğunu, davalı idareye sunulan 25.01.2017 tarihli ... raporunun 5. ve 14. sayfalarında tapuda "... Mahallesi 11 63... nolu parsel" olarak kayıtlı taşınmazın... ... Gayrimenkul Geliştirme Anonim Şirketi’ne kısmi bölünme yoluyla devredilmesi planlandığını, 25.01.2017 tarihli 2017/01 sayılı bölünme raporunun 5. ve 18. sayfasında; bahse konu anataşınmazın 11 63... nolu parselde bulunduğunu, alım bedelinin 8.446,278,50 TL olduğunu, birikmiş amortisman bedelinin 2.532.835,68 TL olduğu, net defter bedelinin ise 5.913.442,82 TL olduğunun belirtildiğini, kastedilen hususun parseldeki anataşınmazın tamamının kısmi bölünme yoluyla devredildiğini, davalı idarenin 22.05.2017 tarihli yazısı uyarınca anataşınmazın sadece Zemin Kat B nolu bağımsız bölümünün... ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş adına 05.07.2017 tarihinde tescilinin gerçekleştiğini, bu yazıda Zemin Kat B nolu bağımsız bölüm dışındaki diğer bağımsız bölümlere yer verilmediğini, müvekkili şirketin Zemin Kat B nolu bağımsız bölüm dışında kalan diğer bağımsız bölümlerin de kısmi bölünme yoluyla... ... Gayrimenkul A.Ş’ye devredilmesi için... Müdürlüğüne başvuru yaptığını, başvurunun reddedildiğini, başvurunun reddine dair işlemin kaldırılması için ... Bakanlığı ...Müdürlüğü I. (Ankara) Bölge Müdürlüğüne 24.01.2023 tarihinde dilekçe verdiğini, ... Bakanlığının 24.02.2023 tarihli yazı cevabında davalı idarenin 22.05.2017 tarihli ve 20.01.2023 tarihli yazısında sadece Zemin Kat (B) nolu dükkanın tapu belgesinin bulunduğu, ekli listelerde ve bölünme planında başkaca bağımsız bölüm bulunmadığını, yine sadece 11 61... parselde (B) nolu dükkana ait tapu senedinin bulunduğunu, yeni belgelerin ibrazı halinde...Müdürlüğü tarafından talebin değerlendirilebileceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda davalı idareye sunduğu 21.03.2023 tarihli dilekçede; " dilekçenin ekindeki tapu belgelerinin 25.01.2017 tarihli 2017-1 sayılı bölünme planının eki olarak kabul edilmesini, bu kapsamda “tapuda... Mahallesi 11 63... nolu parselde kayıtlı Bodrum Kat (A) nolu, Bodrum Kat 1 nolu, Zemin Kat B nolu, Zemin Kat 2 nolu, 1. kat 4 nolu, 2. kat 5 nolu, 2. kat 6 nolu, 3. kat 7 nolu, 3. kat 8 nolu, Teras Kat 9 nou, Teras Kat 10 nolu bağımsız bölüm” olarak kayıtlı taşınmazların için de yetki verilerek kısmi bölünmenin tamamlanması adına tapuda beyan tesis edilmesine ve ekte sunulan tapu belgelerinin de ilgi (a) ve ilgi (c) yazılarının da eklenerek bu bağımsız bölümlerin de tapuda tescil işleminin yapılabilmesi adına ...Müdürlüğüne bu konuda yeniden yazı yazılmasına karar verilmesini" talep ettiğini, davalı idarenin 11.04.2023 tarihli "Şirket (kısmi bölünme) hk. Konulu yazısı ile taleplerini reddettiğini ve işlemin 17.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu yazıda; ilgili bildirimlerin sadece müvekkili şirket tarafından yapılabileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin bölünme planına rağmen ve davalı idareye evrakların eksiksiz, tam teslim etmesine rağmen " ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş" adına ayni sermaye olarak gösterilen bu taşınmazın tapuda mülkiyetini devredemediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 34/1 hükmü uyarınca davalı idarenin işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddeleri çerçevesinde işlem yaptığını, dava konusu edilen bölünme işleminin, 2017 yılında tescil edildiğini, bölünme ile ayni sermaye konulması halinde 6102 sayılı TTK'nın 128. maddesi ve 31.10.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan "Şirketlerde Yapı Değişiklikleri ve Ayni Sermaye Konulmasında Siciller Arası İşbirliğine İlişkin Tebliğ" kapsamında, ilgili sicillere bildirim yapıldığını, dava konusu bölünme işleminde de ayni sermaye olarak konulan gayrimenkullere ilişkin beyan ve bu beyanda yer alan gayrimenkullerle ilgili mali müşavir raporu doğrultusunda, ilgili tapuya bildirim yapmaktan ibaret yetkisi bulunan müvekkilinin, davacının beyanı ile buna ilişkin mali müşavir raporunu ilgili tapuya gönderdiğini, davacının huzurdaki dava ile düzeltilmesini istediği husus ile ilgili eksikliğin 2017 yılında, kendi verdiği beyan ve mali müşavir raporundaki eksiklikten kaynaklandığını , müvekkili müdürlüğünün davacı tarafından verilen beyan ve bu beyan ile uyumlu mali müşavir raporunu tapuya göndermek bakımından aracılık yapmak dışında herhangi bir başka görev ya da sorumluluğunun olmadığını, davacının, beyan ve raporda yer alan mal ve haklarla ilgili iddialarının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi, bu hataların kendi eyleminden kaynaklanmış olduğu gibi, tapudaki işlemlerin düzeltilmesi bakımından da muhatabın ilgili tapu müdürlüğü olacağını, tescil edilmiş hususlarla ilgili değişikliklerin müvekkili tarafından re'sen yapılmasının da mümkün olmadığını, tescil edilmiş hususların ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile değiştirilebildiğini ; söz konusu tescil işleminin mahiyetini ve değerini etkileyerek üçüncü kişiler nezdinde ve geçmişe etkili sonuç doğurabilecek bir husus olan, bölünmeye esas unsurlarda değişiklik yapılmasına ilişkin davacı talebi hakkında müvekkilinin herhangi bir işlem yapmasının mevzuata uygun olmadığını, huzurdaki davada her ne kadar tapuya müvekkili tarafından bildirim yapılmış ve mülkiyet değişiklikleri ile ilgili hususlar bölünme işleminden kaynaklanmış olsa da, davacının iddialarının doğrudan tapuda sonuç doğuracağını ve yine, özü itibariyle gayrimenkul hukukuna ilişkin yorum yapılmasını gerektiren teknik mahiyette bir konu olduğunu, huzurdaki davada müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını , müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmayan ve mevzuata uygun hareket eden müvekkili müdürlük kararına karşı açılan davanın reddinin gerektiğinin çok açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı idarenin yasal mevzuat çerçevesinde yapması gereken işlemlerin, dava konusu işlem nedeniyle sadece davacı tarafça bölünme planında yer verilen taşınmazlara ilişkin listenin Tapu Müdürlüğüne iletilmesinden ibaret olup, tapuda yapılan kaydın bölünme planına uygun olduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, idarece yapılan işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, 6102 sayılı TTK'nın 34. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz davasıdır.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.