İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, üçüncü kişi borcuna ipotek veren gerçek kişilerin borçlarını %30 faizle ödemek üzere talep ettikleri vade konkordatosu istinaf başvurusuna ilişkin ön inceleme ve geçici mühlet değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, borçlu bir şirket adına bankaya ipotek vererek teminat sağlayan ve borcun tamamını faiziyle birlikte ödeme niyetinde olan iyi niyetli üçüncü taraf gerçek kişilerin, malvarlıklarının icra yoluyla değerinin altında satılmasını engellemek amacıyla talep ettikleri vade konkordatosu davasını ele almaktadır. Davacılar, şirketin borcu için verdikleri teminat ile ayrı bir inançlı işlemden kaynaklanan yükümlülüklerini yapılandırmak istemekte olup, yerel asliye ticaret mahkemesince ilk aşamada geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir sağlanarak geçici konkordato komiseri atanmıştır; komiser, davacıların başvuru şartlarını sağladığını ancak teminat ve inançlı işlem detaylarının daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini rapor etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/880
KARAR NO : 2026/1743
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2026
NUMARASI : 2025/1039 Esas 2026/265 Karar
DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
BAM KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların iştirak halinde mülkiyetlerinde olan Muğla İli, Milas İlçesi....Ada, .... Parselde bulunan taşınmazı üçüncü kişi .... Şti.'nin borcu nedeni ile toplam 198.000.000,00-TL bedelle .... Bankası A.Ş.lehine ipotek verdiklerini, ipotek verilen asıl borçlu... .. şirketinin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/903 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, asıl borçlu şirketten alacağı bulunan ...Bankası A.Ş. tarafından hesabın kat edilerek davacılara ihtarname gönderildiğini, borcun tamamen .... Şirketine ait olduğunu, davacıların ... Bankasından aldığı bir kredi de bulunmadığını, davacıların asıl borçlunun borcuna ipotek veren iyi niyetli üçüncü kişiler olduğunu, asıl borçlu .... tarafından bankaya olan borcun ödenmesi halinde davacıların kefalet borcunun da ifa edilmiş olacağını, davacılardan ....nin ayrıca ... şirketine inançlı işlem doğrultusunda 04.11.2025 tarihli 2.000.000 USD bedelli senet verildiğini, inançlı işlem sözleşmesi üzerine senet bedelinin ödendiğini, bedeli ödendiğinde senedin iade edileceğini, ancak senedin iade edilmediğini, davacıların mal varlığının bulunduğunu, ancak taşınmazların icra marifeti ile satılması halinde rayiç bedellerinin altında satılacağını, davacıların tüm borçlarını ödemeye yetecek gelirleri ve taşınmazlarının bulunduğunu ileri sürerek, davacılar hakkında İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca borçlarının tamamını herhangi bir indirim talep etmeden % 30 faiz ilavesi ile ödemek üzere vade konkordatosu talep ettiklerini, önce geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler incelenmiş, mahkememizin 07.11.2025 tarihli ara kararı ile davacı gerçek şahıslar yönünden 7101 sayılı yasa ile değişik, İİK'nun 286. Maddesindeki belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edilmekle, İİK 287/1 Maddesi uyarınca 07.11.2025 tarih, saat 16.00'dan itibaren davacı gerçek şahıslar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, davacılara Bağımsız Denetçi Mali Müşavir ....'ın geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmesine, ihtiyati tedbire, İİK 288 maddesi uyarınca geçici mühlet verildiğinin ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine karar verilmiştir.
Geçici mühlet verildiğine ilişkin gerekli ilanların yapıldığı, ilgili kurumlara bildirildiği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen müdahiller ayrı ayrı katılma taleplerini ve itirazlarını bildirmiş, harcı yatırılan katılma taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Geçici Konkordato Komiseri sunduğu 08.01.2026 havale tarihli ön raporda, dosyaya sunulan belgelerin yasaya ve yönetmeliğe uygun olduğu, davacıların konkordato başvuru şartlarını sağladığı, ancak konkordato talebine konu kefalet borcunun anlaşılabilmesi bakımından davacılara taşınmaza ilişkin ipotekle ilgili olarak, kefalet sözleşmesinin ve dava dışı şirkete kullandırılan krediye ilişkin davacılar tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, ödeme belgelerinin ilgili bankadan istenilmesine, ayrıca dava dışı Aydoğan Kuyumculuk şirketi tarafından konkordato talepli açılan dava dosyasından davacıların borcunun bulunup bulunmadığı hakkında ayrıntılı bilgi istenilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Geçici konkordato komiseri raporunda belirtilen yerlere yazılar yazıldığı, gelen evrakların komisere iletildiği, geçici konkordato komiseri tarafından dosyaya sunulan 20.01.2026 tarihli raporda,.... Bankası A.Ş. Tarafından 13 adet dekont, 13 adet kesin teminat mektubu, 13 adet proje gergi ödeme planı formu ile 2 adet imzasız, kaşesiz, diğer tarafın kim olduğu bilinmeyen maktu genel kredi sözleşmesi gönderildiği, ayrıca tiff dosyası olarak ... Bankası ile .... Şti. arasında imzalı 12.07.2021 tarihli 028536 seri numaralı, 20.000.000,00-TL limitli ve 16.09.2022 tarihli 000993 seri numaralı 200.000.000,00-TL limitli .. ..'ın müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi olduğu, 13 adet toplam 3.095.000 USD bedelli kesin teminat mektuplarının .... Bankası A.Ş. tarafından garanti edildiği taahhüdü ile .... bankası A.Ş. adına düzenlendiği, ....Bankası tarafından 17.11.2025 tarihinde teminat mektubu bedellerinin nakde çevrilerek, 11 adet toplam 2.958.976,53-USD ile 2 adet 23.100.763,40-TL'nin .... Bankası A.Ş.'ye gönderildiği, ....şirketinin konkordato talebine ilişkin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/903 Esas sayılı dosyasında ise ön projede .... Bankası A.Ş.'ne ait borca rastlanmadığı, ancak .... Bankası A.Ş. tarafından söz konusu dosyaya sunulan müdahale talepli dilekçe ile banka tarafından kullandırılan kredi nedeni ile davacıların asaleten ve kefaleten borcu bulunduğu, dosyamız davacıları tarafından 30/10/2025 tarihli dilekçe ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/903 Esas sayılı dosyasına beyanda bulunulduğu, davacıların hem ipotek verdiği, hem de bankaya borç ödemiş olduğundan, oluşan zararın mahkemece tespit edilmesinin talep edildiği, bu şekilde ortaya çıkacak zarar bedeline dair HMK madde kapsamında belirsiz alacak davası şeklinde davaya asli müdahale talebiyle birlikte kendi yönlerinden ipotekten kaynaklı borç bulunmadığı, .... Şti. yönünden sözleşme gereğinin yerine getirilmediğinin belirtildiği, netice olarak konkordatonun başarıya ulaşmasının davacılara ait varlıklarının ve rayiç değerlerinin tespiti sonrasında mümkün olup olmayacağının anlaşılacağı ortaya konulmuştur.
Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 21.01.2026 tarihli dilekçe ile davacıların mal varlığının konkordato borcunu karşılamaya yettiğini, ancak .... ŞTİ. tarafından 04.11.2025 tarihli senetten dolayı 2.000.000,00 USD alacaklı olduğunun bildirildiğini, bu senedin davacılardan .... ile Aydoğan Kuyumculuk arasında akt edilen İnançlı İşleme teminat olmak üzere verildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden ... .. Şti. yetkilisi ..... tarafından el yazısı ile "bakiye 250.000,00 USD alındığını ve 2.000.000,00 USD senedin iade edileceği" notuna rağmen ilgi senedin iade edilmediğini, senet için alacaklı olduğunu iddia eden .... .. Şti. ve yetkilisi .... aleyhinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/196763 hazırlık dosyasına suç duyurusunda bulunulduğunu beyan etmiştir.
Geçici Konkordato Komiseri .... tarafından 23.01.2026 tarihli dilekçe ile davacılara ait taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti ayrıca teminat olarak verildiği belirtilen senet akıbetinin tespiti için süreye ihtiyaç duyulduğu belirtilerek, 2 aylık ek süre verilmesi talep edilmiştir.
Davacılar vekilinin dosyaya sunduğu 21.01.2026 tarihli dilekçesinde belirttiği hususlar çerçevesinde davacı borçlulardan .... tarafından dava dışı ..... Şti. lehine düzenlenen 04.11.2025 düzenleme 04.11.2025 vade tarihli 2.000.000,00 USD bedelli senedin inançlı işlem ile düzenlendiği belirtilmiş olup, buna ilişkin sözleşmenin, sonrasında da 09.10.2025 tarihli belge ve sözleşme iptalinin dosya içine sunulduğu anlaşılmakla, söz konusu senedin dava dışı ..... Şti. ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, yer alıyor ise ne şekilde kaydedildiği, karşılığındaki borçlanmanın neye dair, hangi sebeple yapıldığı hususlarında dava dışı şirketin ticari defter ve belgelerinin yerinde incelenmesi ile davacılara ait taşınmaz mal varlıklarının güncel değerlendirilmesinin yaptırılması yönünden, konkordato komiseri ....'ın dosya kapsamına uygun 2 aylık ek süre talebi yerinde görülmekle, geçici mühletin bitim tarihi olan 07.02.2026 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir.
Geçici mühletin uzatıldığına ilişkin gerekli ilanların yapıldığı, ilgili kurumlara bildirildiği belirlenmiştir.
Geçici Konkordato Komiseri tarafından sunulan 19.03.2026 tarihli raporda, mahkememizce yapılan görevlendirme üzerine komiser tarafından hem ..... yetkilisi ..... ve vekili Av. ...ve şirketin mali müşaviri ... ile toplantı yapılarak tutanak düzenlendiği, hem de davacı borçlu ... ve davacılar vekili ile toplantı yapılarak tutanak düzenlendiği, sonuç olarak .... şirketine ait ticari defterlerin incelenmek üzere ibraz edilmediği, söz konusu senedin ticari defter kayıtlarında bulunmadığı, davacıların mal varlığı borçlarını karşılamaya yettiği, davacı ....nin toplam 123.118.718,82-TL olan borcuna karşılık mal varlığının 109.063.191,51-TL olduğu, davacının mal varlığı borçlarını karşılamadığı belirtilmiştir.
Davacılar, iştirak halinde mülkiyetlerinde olan taşınmazı üçüncü kişi ... Şti.'nin borcu nedeni ile ... Bankası A.Ş. lehine ipotek vermiş, asıl borçlu ... Şirketi tarafından konkordato talebinde bulunulması üzerine asıl borçlu şirketten alacağı bulunan ... Bankası A.Ş. tarafından hesap kat edilerek borcun tahsil edilmesi için davacılara ihtarname gönderilmiştir. Davacılar asıl borçlunun borcuna ipotek veren iyi niyetli üçüncü kişi olduklarını ileri sürmüşler, asıl borçlu tarafından borç ödendiğinde kefaletten kaynaklı borç kalmayacağını belirtmişlerdir. Ayrıca davacılardan .... şirketine inançlı işlem doğrultusunda 04.11.2025 tarihli 2.000.000 USD bedelli senet vermiş, ancak senet iade edilmediği gibi ... şirketi tarafından da senet bedeline ilişkin alacak bildiriminde bulunulmuştur. Tüm bunlarla birlikte davacılar mal varlıklarının ve gelirlerinin bulunduğu, taşınmazların icra marifeti ile satılması halinde rayiç bedellerinin altında satılacağı, davacıların tüm borçlarını ödemeye yetecek gelirleri ve taşınmazları bulunduğu belirtilerek, konkordatodan faydalanmak için dava açmışlardır.
Öncelikle davacılardan .... tarafından .... Şti.'ne verilen senet irdelenmiştir. 12.09.2021 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi ile .... Şti. 'nin 8.000.000,00-TL tutarlı kredi kullanmak üzere davacıların iştirakindeki taşınmazın, ... Bankası nezdinde ...Banka verilmek üzere teminat mektubunun teminatı olmak üzere ipotek verildiği, tarafların bu krediyi yarı yarıya paylaşacağı, ayrıca kredi kullanan tarafından 4.000.000,00-TL bedelli teminat çeki verileceği ve kredi ödemeleri bittiğinde ipotek veren çeki kredi kullanana ipoteğin kaldırıldığı gün devir ve teslim edeceği, .... Şti. yetkilisi ... ile ipotek veren ve vekili.... tarafından imza altına alınmıştır.
Davacılar vekili tarafından 21.01.2026 tarihli dilekçe ekinde Belge ve Sözleşme İptalidir başlıklı belgenin incelenmesinden ''...altında imza bulunan fakat imzanın kime ait olduğu belli olmayan 09.10.2025 tarihinde düzenlendiği anlaşılan belgenin, ... ve .... tarafından yarı yarıya ödeneceği kararlaştırılan kredinin geri ödemesi için .... tarafından ... şirketine 09.10.2025 tarihinde elden 250.000-USD (yaklaşık 10.442.500,00-TL) tutarında ödeme yapılmıştır. Bu sebeple taraflar arasında daha önceden akdedilmiş olan 04.11.2025 tarihli inançlı işlem sözleşmesi ve teminat senedi belgesi başlıklı sözleşme feshedilmiştir. Bu kapsamda yukarıda bahse konu edilmiş olan kredi geri ödemesinin teminatını teşkil etmek üzere ..... tarafından ... Şti. lehine tanzim ve keşide edilmiş olan 04.11.2025 vade tarihli İki Milyon Dolar bedelli teminat senedi ... ..ye iade edilecektir. İş bu belge taraflar arasında 09.10.2025 tarihinde tanzim ve imza edilmiştir.'' şeklinde düzenlenmiş olduğu, belgenin altında el yazısı ile ''....den alınan senet 2.000.000 Dolar iyade edilecektir'' yazılı olduğu görülmüştür.
Dosyadaki tüm delil ve belgelerin incelenmesinden, davacılar tarafından iştirak halinde taşınmazın ipotek verildiği asıl borçlu .... Şti. tarafından Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/903 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. .... şirketi tarafından konkordato davası 09.10.2025 tarihinde açılmıştır. Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan Belge ve Sözleşme İptalidir başlıklı belge de 09.10.2025 tarihinde düzenlenmiş ve her ne hikmetse henüz ortada olmayan yani henüz düzenlenmemiş olan 04.11.2025 düzenleme ve vade tarihli 2.000.000-USD bedelli teminat senedinin iade edilmesi istenmiştir. Esasen 09.10.2025 tarihli belgenin taraflarca imza altına alınmadığı gibi belge altına imza atan kişinin kim olduğu da belli olmadığından bu belgeye itibar edilmemiştir.
Davacılar tarafından ... şirketinin açtığı 09.10.2025 tarihli konkordato davasından sonra, mahkememizde açılan konkordato davasından 3 gün önce, davacılardan.... tarafından düzenlenip .... Şirketine verilen 2.000.000 USD bedelli senedin, inançlı işlem sözleşmesi üzerine senet bedelinin ödendiği, bedeli ödendiğinde senedin iade edilmesi gerektiği halde iade edilmediği ileri sürülmüştür.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
Konkordato ön projesinde davacıların asıl borçlu ....şirketine ipotek verdikleri müşterek taşınmazlarının asıl borçlu şirket konkordatoya müracaat etmesi sebebi ile ipotek borçlusu olan davacıların icra ve ihtiyati haciz baskısı altına girme ve müşterek taşınmazlarının cebri icra yolu ile değerinin altında satılacağı ihtimalinin bulunması ve ayrıca asıl borçluya davacı .... tarafından teminat olarak verilen 2.000.000 USD bedelli senedin iade edilmemesi sebebi ile konkordatoya başvurdukları ileri sürülmüş ise de öncelikle davacıların ipotek borçlusu oldukları tartışmasızdır. Ancak davacılar tarafından, asıl borçlu şirketin konkordato davası açtığı gün düzenlenen Belge ve Sözleşme İptalidir başlıklı belgenin gerek taraflarca imzalanmamış olması, gerekse belge altında bulunan imzanın kime ait olduğu belli olmadığından mahkememizce bu belgeye itibar edilmemiştir. Yine asıl borçlu .... şirketinin açtığı 09.10.2025 tarihli konkordato davasından sonra, mahkememizde açılan konkordato davasından 3 gün önce, davacılardan ... tarafından düzenlenip ... Şirketine teminat senedi olarak verildiği ileri sürülen 2.000.000 USD bedelli senedin de düzenleniş ve veriliş amacının şüpheli olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca davacılar tarafından bu konuda CBS'na suç duyurusunda bulunulduğu ve ayrıca gerektiğinde oluşan zararın mahkemece tespit edilmesi ve bu şekilde ortaya çıkacak zarar bedeline dair HMK madde kapsamında belirsiz alacak davası açılacağı şeklinde, asıl borçlu şirketin konkordato davasında beyanda bulunarak müdahale talebinde bulunmuşlardır. Davacılar tarafından dosyaya sunulan ve mahkememizce itibar edilmeyen belge ile teminat senedi olarak verildiği ileri sürülen senedin düzenlenme ve veriliş amacının şüpheli olması, ayrıca davacıların menfi tespit davası olarak ileri süreceği hususları konkordato davasında ileri sürmeleri birlikte değerlendirildiğinde davacıların dürüst hareket etmedikleri sonucuna ulaşılmaktadır.
Konkordatonun başvurusu ve tasdiki için borçlunun dürüst olma şartının varlığı tartışılmaktadır. Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz. TMK 2. maddesinde yer alan "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır." hükmü karşısında konkordato talep edenin de dürüstlük kuralına uyması gerektiği değerlendirilmiştir. Böylece davacılar konkordato taleplerinde dürüst hareket etmediklerinden konkordato müessesesinin sağladığı imkanlardan faydalanamaz.
Ayrıca davacılar konkordato taleplerinde tüm borçları ödemeye yetecek gelirleri ve taşınmazlarının bulunduğunu ileri sürmüşler, bu durumda davacılar bütün borçlarını tam olarak ödeyebilecek güçte iken, ki bu konuda geçici konkordato komiseri tarafından davacıların mallarının rayiç değerlemeleri yapılarak, rayiç mal varlıklarının borçlarının kat be kat üstünde olduğu tespit edilmiş, bu durumda konkordatonun borçlu davacılar tarafından borçların uzun vadeye yayılarak ödenmesi talebinin konkordatonun bir finansal enstrüman olarak kullanıldığı izlenimi uyandırmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacıların kefalete ilişkin borçlarını mal varlıkları ile konkordato müessesine ihtiyaç duymadan ödeyebilecek durumda olmaları, ayrıca en önemli husus davacıların konkordato taleplerinde dürüst hareket etmedikleri birlikte değerlendirildiğinde, davacıların avantaj sağlayacağı bir konkordatoyu tasdik etmek, konkordato kurumunun amacına uygun bulunmamıştır. Tüm bu değerlendirmelere göre davacıların kefalet borcunu ödeme gücü olduğu halde konkordato müessesine başvurduğu, bu durumun konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmadığı gibi davacıların konkordato müessesesine muhtaç olduğunun da kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmakla, davacıların konkordato taleplerinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, geçici komiserin görevine derhal son verilmesine ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile;
"1-Davacılar...., ...., ...., .... hakkında geçici mühletin kaldırılmasına, konkordato talebinin reddine,
Geçici konkordato komiserinin görevine derhal son verilmesine,
Tüm ihtiyati tedbirlerin derhal kaldırılmasına, "şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemenin 1 yıllık kesin süre karar vermesi gerekirken taleplerini ret ettiğini, davanın ret sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatinde olduklarını, yerel mahkemenin "davacıların menfi tespit davası olarak ileri süreceği hususları konkordato davasında ileri sürmeleri birlikte değerlendirildiğinde davacıların dürüst hareket etmedikleri sonucuna ulaşıldığına" dair tespitinin doğru olmadığı kanısında oldukların, dört müvekkilinin de iyi niyet kuralları çerçevesinde konkordato korumasından yararlanmak üzere istemde bulunduğunu, yerel mahkemenin "davacılar bütün borçlarını tam olarak ödeyebilecek güçte iken, ki bu konuda geçici konkordato komiseri tarafından davacıların mallarının rayiç değerlemeleri yapılarak, rayiç mal varlıklarının borçlarının kat be kat üstünde olduğu tespit edilmiş, bu durumda konkordatonun borçlu davacılar tarafından borçların uzun vadeye yayılarak ödenmesi talebinin konkordatonun bir finansal enstrüman olarak kullanıldığı izlenimi uyandırdığına" dair tespitlerin yerinde olmadığı kanısında olduğunu, müvekkillerinin iştirak halinde mülkiyet sahibi bulundukları taşınmazların yapılan tespit ile rayiç bedellerinin toplamının 645.400.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin davacılara ait taşınmazların icra marifetiyle satılması halinde rayiç bedellerinin %50 ile satılabileceği ve satış masraflarının, K.D.V. ve sair masraflar düşüldüğünde göz alacaklıların eline rayiç bedellerinin ancak %25 geçeceğinin öngörüldüğünü, taşınmazların rayiç bedellerinin 645.400.000,00 TL olup bu bedelin ancak %50 bedel üzerinden satılacağı düşünüldüğünde satış masraflarının, K.D.V., delalliye, icra ile avukatlık ücretleri .... vs. mahsubu ile alacaklılara takriben rayicin %25 geçeceğinin kanaatinde olduğunu, 645.400.000,00 TL (taşınmazların rayiç bedelleri) X%50 (satış oranı) = 322.700.000,00 TL kalacağı, bu bedelden yaklaşık %25 (satış masrafları, K.D.V., delalliye, icra ile avukatlık ücretleri ...vs.) düşüldükten sonra alacaklıların eline iyimser bir rakamla toplamda 161.350.000,00 TL geçeceğini, oysa müvekkillerinin an itibariyle görünen toplam borçlarının (kabul etmemekle beraber 2.000.000,00 USD bedelli senet dahil olmakla) 256.118.123,84 TL. olduğunu, cebri icra ile elde edilecek gelirle alacakların ancak yaklaşık %50'ne kavuşacağını, bu durumun hem alacaklıların hem de borçluların aleyhinde bir durum olduğunun aşikar olduğunu, oysa davacılara ait taşınmazların gerek yerel mahkemece verilecek kesin sürede veya projelerin onamasından sonra atanacak kayyım nezaretinde satılması halinde tüm alacaklıların alacaklarına artı %30 faizi ile kavuşmasının mümkün olacağını, bu durumda bazı taşınmazların davacılar uhdesinde kalacağının öngörüldüğünü, sonuçta bu durumun hem tüm alacaklıların hem de davacıların lehine olacağının aşikar olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, konkordato mühleti talebi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İİK'nın 287. maddesinde "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapa-cağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve ted-birlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Konkordatonun amacı, gelir gider dengesi bozulmuş olması nedeniyle borçlarını zamanında ödeyemeyen gerçek ya da tüzel kişilerin, kendilerine süre tanınması ve koruma sağlanması halinde, sunacakları proje çerçevesinde borçlarını ödeyerek iflasa tabi kişilerin iflastan kurtulması, iflasa tabi olmayan kişilerin mali sıkıntıdan kurtulması, alacaklıların da alacaklarını tahsil etmesinin sağlanmasıdır. İİK'nın 285. vd. maddelerinde düzenlenen konkordato kurumunda, geçici mühlet ve kesin mühlet olarak iki ayrı mühlet süresi düzenlenmiş olup geçici mühlette amaç, gerekli tedbirlerin alınması suretiyle borçlu tarafından sunulan projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesidir. Projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunduğunun anlaşılması halinde kesin mühlete geçiş mümkün kılınmıştır.
Konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
İşletmenin borçlarının ödenmesi yanında iyileştirilmesi de söz konusu olduğunda bunun sadece alacaklıların alacaklarının bir kısmına ve vade ile kavuşması, bu arada eğer faiz öngörülmemişse alacakların enflasyon karşısında zaman içinde faiz oranı kadar eritilmesi, bir diğer ifade ile iyileşmenin sadece alacaklılara yüklenmesi kabul edilemez. Nitekim İcra ve İflas Kanununun konkordato projesini niteleyen 286. maddesinde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağının gösterilmesi gerektiği de vurgulanmıştır.
Borçlunun ancak dürüst olması halinde konkordato teklifinin mahkemece tasdik edileceğini öngören İİK mad.298/I-1 hükmü, 17.07.2003 tarihinde kabul edilen 4949 sayılı Kanun ile kaldırılmış, yeni yasal düzenlemede ise konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi için borçlunun dürüst olması koşuluna yer verilmemiş ise de, İİK’nın 308/f maddesinde hâlâ kötüniyetle sakatlanmış bir konkordatonun tamamen feshine ilişkin düzenlemenin aynen korunmuş olması nedeniyle konkordatonun tasdiki aşamasında dürüstlük koşulunun gözetilmesi gerektiği, kaldı ki diğer alacaklılar ile eşitsizlik yaratacak şekilde işlemler yapılması, konkordato nisabını sağlamak için fiktif alacak oluşturulması, mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu halde borçlunun konkordato müessesinin sağladığı imkanlardan faydalanmasının mümkün olmadığının gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ; talep eden davacılar 07/11/2025 tarihli dava dilekçesi ile asıl borçlu dava dışı ... .. şirketine ipotek verdikleri müşterek taşınmazlarının asıl borçlu şirket konkordatoya müracaat etmesi sebebi ile ipotek borçlusu olan davacıların icra ve ihtiyati haciz baskısı altına girme ve müşterek taşınmazlarının cebri icra yolu ile değerinin altında satılacağı ihtimalinin bulunması ve ayrıca asıl borçluya davacı ... . tarafından teminat olarak verilen 2.000.000 USD bedelli senedin iade edilmemesi sebebi ile konkordatoya başvurarak tüm borçlarını ödemeye yetecek gelirleri ve taşınmazlarının bulunduğunu beyan etmişlerdir.
Davacı ....'nin konkordatoya dahil adi borçlarının 2.007.857,77 TL, davacı ...'nin konkordatoya dahil adi borçlarının 91.111,179, TL, davacı ....'in konkordatoya dahil adi borçlarının 3.131.428,00 TL, davacı ... .n'in konkordatoya dahil adi borçlarının 2.165.000,00 TL olduğu belirtilerek ön projede tasdik tarihinden itibaren başlamak üzere konkordatoya tabi borçların 3 yıllık vadede %30 faiz oranı uygulanmak suretiyle ödenmesi teklif edilmiştir. Sunulan 02/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda davacılara ait taşınmazların toplam değerinin 645.400.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Alacaklıların zarara uğratıldığı, kişilerin ise bundan fedakârlığın ötesinde avantaj sağlayacağı bir konkordato talebinde kesin mühlet vermek ve tasdik etmek kurumun amacına uygun olmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ödeme teklifinin davacıların ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtması gerekmekte olup davacılar yönünden İİK'nın 305. maddesinde düzenlenen tasdik koşullarının gerçekleşmemesine, davacıların iflasa tabi kişilerden olmamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2026 tarih, 2025/1039 Esas ve 2026/265 Karar sayılı kararına karşı davacıların istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; İİK'nın 288/1 maddesi atfı ile 293. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2026